Adam Strand'ın Otuz Dokuz Ölümü

·
Okunma
·
Beğeni
·
886
Gösterim
Adı:
Adam Strand'ın Otuz Dokuz Ölümü
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053140375
Kitabın türü:
Çeviri:
Ogün Baştürk
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Adam Strand depresyonda değil. Zihinsel bir hastalığı ya da hepimizin gündelik hayatta tecrübe ettiği rutinin ötesinde bir derdi de yok. Sadece canının sıkkın olduğunu söylüyor. Hayatına son vermeyi deniyor, otuz dokuz defa, ancak her defasında tekrar hayata dönüyor. Ama anlatmak istediği hikâye bu değil. Hatta herhangi bir hikâye anlatmak da istemiyor.

Henüz on yedi yaşındaki Adam Strand atlama, kesme, aşırı doz, kendini boğma, tüfek, zehirlenme gibi türlü türlü yöntemlerle kendisini otuz dokuz kez öldürür. Nedenlerini hiçbir zaman açıklamaz ve bununla beraber her teşebbüsünden birkaç saat sonra uyanmanın bir yolunu bulur. Bir nehir üzerinde, şehir meydanında bir melek heykeli üzerinde, terk edilmiş köprülerde... Nedenleri takip etmesi zor olaylar ve başlıklar içeren bu kitabı elinizden bırakamayacak, zorlayıcı ve sürükleyici bir hikayenin parçası olacaksınız! İntihar fikrinin etrafında şekillenen ve 16 yaşındaki bir lise öğrencisi gencin ve arkadaşlarının, Mississippi Nehri'nin kenarındaki bir kasabada geçen yaz mevsimini konu alan bu romanda, ALA Alex ödüllü yazarı ilginç kılan, metnin karmaşık kurgusu ya da hayret verici sonu değil, puslu iklimiyle Ortabatı Amerika ve karakterlerin iç dünyasını betimlemedeki ustalığı... Varoluşun iki yakası: ölüm içgüdüsü ile yaşam sevinci iç içe geçmiş bir şekilde ve berrak bir üslupla işleniyor romanda
(Tanıtım Bülteninden)
256 syf.
·Beğendi·10/10
Okuduğum en güzel kitaplardan biri. İlk üçe rahat girer. Anlatımı, sıkmaması, akıcılığı, özgünlüğü; her şeyiyle muhteşem bir eser.

Henüz ergenlik çağında bir genç. Aşkı tatmış, dostluğu ve aile hayatının karmaşasını tatmış, hatta ölümü bile tatmış. Aslında Z kuşağının temel problemi işleniyor kitapta. Hızlı yaşama ve erken ölme isteği. Z kuşağının yaşamının bir anlamı yok, her şeyi kısa sürede tüketip bitiriyorlar. Bu da onları doyumsuzluğa ve sabırsızlığa itiyor. Acele ediyorlar, bekleyemiyorlar. Ölümü bile.
Kitabın sonu ise "bazen doğmak için defalarca ölmek gerekir" gibi ilginç bir cümle kurduruyor insana.
256 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Evet an itibariyle hedeflerimdeki bir kitabı bitirmiş bulunmaktayım.
Çok farklı bir kitap ölüm ve yaşayış arasında kalan 16 yaşındaki genç bir çocuk .
Kendini otuz dokuz kez öldürmeye teşebbüs eden bir genç...
"Kimse her zaman mutlu ya da her zaman üzgün değildir, değil mi?
Bilmiyorum geçici şeyler gibi duruyorlar, hava durumu gibi gelip geçici, hiçbir şey sabit değildir. Bu problemin bir parçasıydı. Hiçbir şeyin bu geçici doğasını sevmiyordum."
Sence dilde zamanlar olmasaydı, zaman hakkında farklı düşünür müydük? Demek istediğim, mesela Çincede hiç zaman yok; bu, onların geçmişi ya da şimdiyi, bizim on iki zaman kipiyle algıladığımızdan daha farklı algılamalarına mı yarıyor?
Hayatın değeri nedir? Ne kadardır? Bunları aynı şeyler midir? Benim hayatının değeri seninkiyle aynı mıdır? Yanımızda duran, aynı odada bulunduğumuz ya da sokakta, dünyanın herhangi bir yerinde karşılaştığımız bir insanım hayatının değeri sizinkinden az ya da çok mudur? Altı milyardan fazla insan var dünyada, bütün bu insanların hayatlarının değeri aynı mıdır? Peki bu ne kadardır? Altı saniye önce doğmuş bir bebeğin hayatı, doksan beş yaşında as önce inme inmiş bir kişininkinden fazla ya da az mıdır? Bir itfaye eri ile kundakçının, hayat destek ünitesine bağlı komadaki bir kız ile doktorun, bir seri katil ile kanserden ölmekte olan bir kadının hayatlarının değeri eşit midir? Bütün hayatlar yaşamaya değer midir?
Peki ya sizin hayaliniz karanlıksa, ya kalbinizin sesi sizi tehlikeli bir yola
sokmak istiyorsa? İlham periniz bir hiçlikse? O zaman değişmek zorundasınız derler size. Bunun yanlış bir hayal olduğunu, yanlış bir gün, yanlış bir ilham olduğunu söylerler size. Bir şeyler yanlıştır ve düzeltilmesi gerekir, sizin düzeltilmeniz gerekir. Çünkü yaşamanızı istedikleri sizin hayaliniz değil, kendi hayalleridir.
Gregory Galloway
Sayfa 164 - Ayrıntı Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Adam Strand'ın Otuz Dokuz Ölümü
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053140375
Kitabın türü:
Çeviri:
Ogün Baştürk
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Adam Strand depresyonda değil. Zihinsel bir hastalığı ya da hepimizin gündelik hayatta tecrübe ettiği rutinin ötesinde bir derdi de yok. Sadece canının sıkkın olduğunu söylüyor. Hayatına son vermeyi deniyor, otuz dokuz defa, ancak her defasında tekrar hayata dönüyor. Ama anlatmak istediği hikâye bu değil. Hatta herhangi bir hikâye anlatmak da istemiyor.

Henüz on yedi yaşındaki Adam Strand atlama, kesme, aşırı doz, kendini boğma, tüfek, zehirlenme gibi türlü türlü yöntemlerle kendisini otuz dokuz kez öldürür. Nedenlerini hiçbir zaman açıklamaz ve bununla beraber her teşebbüsünden birkaç saat sonra uyanmanın bir yolunu bulur. Bir nehir üzerinde, şehir meydanında bir melek heykeli üzerinde, terk edilmiş köprülerde... Nedenleri takip etmesi zor olaylar ve başlıklar içeren bu kitabı elinizden bırakamayacak, zorlayıcı ve sürükleyici bir hikayenin parçası olacaksınız! İntihar fikrinin etrafında şekillenen ve 16 yaşındaki bir lise öğrencisi gencin ve arkadaşlarının, Mississippi Nehri'nin kenarındaki bir kasabada geçen yaz mevsimini konu alan bu romanda, ALA Alex ödüllü yazarı ilginç kılan, metnin karmaşık kurgusu ya da hayret verici sonu değil, puslu iklimiyle Ortabatı Amerika ve karakterlerin iç dünyasını betimlemedeki ustalığı... Varoluşun iki yakası: ölüm içgüdüsü ile yaşam sevinci iç içe geçmiş bir şekilde ve berrak bir üslupla işleniyor romanda
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 33 okur

  • aylin ünlüer
  • Nur tűmra akduman
  • Ella
  • Vahit Can Keskin
  • Rabia Bayduz
  • Emine Şalcı
  • Melisa özen
  • baebee
  • Scharfsinnig
  • Elif Albayrak

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (4)
9
%10 (1)
8
%10 (1)
7
%30 (3)
6
%10 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0