Adem Aynası

7,5/10  (4 Oy) · 
6 okunma  · 
2 beğeni  · 
564 gösterim
"Adım Baki benim; Baki Yıldız. Tam sekiz yıldır 42 yaşındayım. Zira ben bir roman kahramanıyım."

Hiç kendinizi bir filmin içinde gibi hissettiniz mi? Ya da başınıza gelenlerin hepsinin bir oyun olduğunu düşündüğünüz oldu mu, "Bu kadar da saçma olmaz ki canım" ya da "hadi oradan" dediğiniz? Baki'nin oldu. Çünkü o bir roman kahramanı.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2013
  • Sayfa Sayısı:
    418
  • ISBN:
    9786053753230
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitabımız zaten kapağıyla ilgiyi üstüne çekebilecek kapasitede ve arka kapak yazısında da,8 senedir 42 yaşında bir roman kahramanının olduğunu gördüğünüzde ister istemez merakınız uyanıveriyor.Zira kitabın konusu ve içeriğindeki bazı detaylar oldukça orijinal geldi bana.Bu zamana kadar okuduğumuz romanlarda,roman yazılmış bitmiş,olay nihayete iyi kötü ermiş ve kahraman da bu sonu bile bile, kendisine yarenlik eden her okuyucuyla birlikte o bildiği yolu yürümek durumunda kalmıştır.Fakat bizim kahramanımız Baki Yıldız,hikayesi yarım kalmış bir kahraman ve sonunu kendi de bilmiyor.Yazarından,kendisini yarım bırakmasının intikamını almak gayesiyle işe koyuluyor.Yolculuk malumunuz İstanbul'da geçmekte ve İstanbul'u hem tarihi bir gözle hem de günümüz gözüyle aktarıyor fakat burada yazar bizi tasvirden biraz mahrum bırakıyor.Mekanların detayları hakkında veya en azından görmeyen okuyucuların bir nebze de olsa gözünde canlanması adına biraz tasvir olsa daha hoş olurdu diye düşünmeden edemedim.Bunda benim de hatam olmalı zira ismi geçen bazı yerleri,internetten araştırıp da fikir sahibi olabiliriz fakat ben bunu yapmadım.Okuyacak olanların araştırmalarını tavsiye ederim.

Bunun yanı sıra kahramanımızın anlatımında "çünkü"yü sürekli "çünki" olarak kullanmasını yadırgadım,gözümü tırmaladı resmen.Diğer karakterler bu kelimeyi kullandıklarında ise yazımı doğru şekilde yapılmıştı.Bunda yazarın bir bildiği vardır belki,ben bir mana yükleyemedim.Bunun dışında da kahramanımızın konuşmalarında sürekli bir kafiye çabası,bir müddet sonra zorlama olmaya başladı.Kıvamında olsa iyi olurdu belki ama bir süre sonra kabak tadı verdi ve okurken hızlıca geçmeye başladım kafiyeli söylemleri.

Kitabın orijinal yönlerine değinecek olursam da,bir kere hikaye başlı başına orijinal (ya da örneği varsa ben denk gelmedim,kusuruma bakmayın).Bunun yanında basım olarak da kitabın bazı sayfalarında ilgi çekici fontlar ve puntolar uygulanmış.Hele ki bir yerde,paragraf öyle küçük harflerle yazılmış ki,zaten bozuk olan gözlerimi hepten yordum.

Değişik bir okuma deneyimi yaşamak isteyenler,kitaba bir şans verebilirler.

Kitapla ilgili 2 Haber




Burası çok ıssız