Adem'in Kekliği ve Chopin

·
Okunma
·
Beğeni
·
511
Gösterim
Adı:
Adem'in Kekliği ve Chopin
Baskı tarihi:
Temmuz 2015
Sayfa sayısı:
139
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750517907
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Baskılar:
Adem
Adem
Galeri denilen yer üç tane salon. Biz birinin işini bitirince gidiyoruz. Haftaya kalmadan diğer salon için çağırıyorlar. İş kolay, hem de makara yapıyoruz. Hasan’la tıkır mıkır çalışıyoruz. İşte böyle çalışırken ben O’nu gördüm.Beyaz bir elbise giymiş, boynuna kırmızı bir şey sarılı, yürümüyor, sanki uçuyor. Geldi salonun en dibindeki resme bakmaya başladı. O resme bakıyor, ben O’na bakıyorum. Ne kadar baktık bilmiyorum, Hasan gelip koluma vurdu.

- Bora Bey seni çağırıyor.

“Geliyorum,” deyip kafamı çevirdim ki, O gidiyor.

Yozgat’tan Ankara’ya gidenler, Ankara’dan Yozgat’a dönenler... Böcüklü saksılar, hayırlı kısmetler, Pabrikalar, yevmiya hesabı yapan ırgatlar, usul aksak evlerine varanlar, perzulaya yumulanlar, kalbi taş olanlar, dudakları kıpır kıpır diyeşet okuyanlar, essahlı konuşanlar... Oy oyy Doktur melhamı yok mu bunun? Bozkırda Altmışaltı’yla tanıdığımız, iyimser ve insancıl Mustafa Çiftci dünyasının ilk örnekleri. Adem’in Kekliği ve Chopin, Çiftci’nin ilk hikâye kitabı...
126 syf.
·2 günde·9/10
Mustafa Çiftçi'ye gerçek anlamda bayılıyorum. 3 kitabını da okudum ve hiç biri beni hayal kırıklığına uğratmadı. Öyküleri, bu öykülerdeki karakterleri, iki sayfaya sığdırılan olaylar o kadar güzel ki bitmesin istiyorsunuz kitap. Çati ile gözleriniz dolarken İlyas ile komik olabiliyorsunuz. Gülizar'ı sevip Bora'dan hiç hazzetmiyorsunuz. Her karakterin altının bu kadar dolu olması belki de her öyküden koca bir kitap çıkaracak kadar geniş bir yelpazesi olması beni çok heyecanlandırıyor. Şimdi Mustafa Çiftçi'nin yeni bir kitap yazmasını beklemek zorundayız ve en zoru da bu olacak sanırım.
126 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Mustafa Çiftci' nin okuduğum üçüncü kitabı diğer kitaplarına nazaran hikayeleri kısa diyebilirim ama yine de sıkmıyor ve bitmişlik hissi vermediği gibi kitabı bitirince bir rahatlık peyda oluyor. Beni derinden etkileyen bazı hikayelere gelirsek:Çati'ye Kıyamam, Komik Oluyorsun İlyas, Turkuaz Ajans, Portakal ve Diyeşet...
126 syf.
·62 günde·Beğendi·10/10
Mustafa Çiftçi nin çoğu hikayesinde kendime bir yer buluyorum. Büyük ihtimal hemşehri olduğumuz içindir.

Okurken ufak tebessümler ister istemez insanın yüzünde bitiveriyor. Yazarın sıcak üslubu her kitabını keyifli hale getiriyor. En çok keyif aldığım hikayesi "portakal" oldu. Kısa bir kitap, içindeki hikayelerin de çoğu kısa hikayeler. Öğüt vermeyen, durumu gösteren, okuru yönlendirme çabası gütmemiş, alttan alttan mesajlarla dolu olmayan, çok samimi bir kitap.

Kesinlikle tavsiye ediyorum.
126 syf.
·Beğendi·8/10
Nefis hikayeler ve akıcı bir dil.
Çok sevdim en çok ta "Diyeşet" öyküsü etkiledi.
Yazma konusunda calisanlarin farklı anlatıcı tipleriyle calismalarina ornek olacak bir kitap.
126 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Mustafa Çiftçinin üç kitabına göre biraz ( doğru kelimeyi bulamıyorum ) iyi değil ama yine de her öyküde ayrı bir naiflik, ayrı bir dokunuş. Yöre ağzı öyle midir bilmem ama anlatımı pek güzel bütün kitaplarında. Çati ve portakal ile ilgili hikayeler çok çok güzeldi.
Ben bu işlere karışmadım.
Babamdan nasihatliyim; baba dediğin adam her meselenin içinde olmayacak. Büyük meselelerde politikayı belirleyecek, sonra geri duracak. Yoksa lafının sözünün ağırlığı kalmaz.
... Müziği çalan adam yaşamıyormuş, eskilerden bir adammış, adı da Şopen'miş. Adamın kendi yok burda, Allah'ı var iyi çalıyo, dertli çalıyo, belli ki o da sevdalık çekmiş...
Mustafa Çiftci
Sayfa 10 - İletişim yayınları
“Kıyamazsın he mi?” dedi. Gözlüğünü çıkardı. Diyecek laf ararken Halime bir de uzanıp öptü yanağından. “Haydi, sıkma kendini, hayırlı işler olsun. “ deyiverdi. Sanki Halime’nin dilinden cennetten haber geldi. Öyle sevindirdik oldu Çati. İlk basamağa adımını attı. Hiç sağı solu yoklamadan, düşerim diye korkmadan , “Kıyamazsın he mi?” diyerek, mutluluktan kanatlandı, indi merdivenden...
Ben portakalı ilkin orada gördüm. Orta birinci sınıfın ikinci ayında. Portakalı verdiler ya ben nasıl yenir bilmiyom ki. Önce baktım millet nasıl yiyo. Soydular kabuklarını, ben de soydum. Attılar ağızlarına, ben de attım ama önce az az aldım ağzıma. Tadını sevmezsem diye. Sevmemek ne kelime, ben portakalı nasıl sevdim.
Mustafa Çiftci
Sayfa 101 - İletişim yayınları
Aradan geçti bir zaman. Yavaş yavaş Halime, Çati'nin kokusuna alıştı. Zaten Nesli Abla'sı demişti ki insan kısmı birbirinin kokusuna alıştı mı gerisi kolay olur.
İşte böyle çalışırken ben onu gördüm. Beyaz bir elbise giymiş, boynuna kırmızı bir şey sarılı, yürümüyor sanki uçuyor. Geldi salonun en dibindeki resme bakmaya başladı. O resme bakıyor ben ona bakıyorum ne kadar baktık bilmiyorum. Hasan gelip koluma vurdu.
Vay dedi vay yalan dünya! Ben ne bilirdim Hamit bir dağ imiş. Ben o dağın gölgesinde gezermişim de haberim yokmuş. Şimdi gölge çekildi üstümden. Ortada kaldım. Ortada kalana yağmur çamur değmez mi? Değer hem nasıl değer...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Adem'in Kekliği ve Chopin
Baskı tarihi:
Temmuz 2015
Sayfa sayısı:
139
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750517907
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Baskılar:
Adem
Adem
Galeri denilen yer üç tane salon. Biz birinin işini bitirince gidiyoruz. Haftaya kalmadan diğer salon için çağırıyorlar. İş kolay, hem de makara yapıyoruz. Hasan’la tıkır mıkır çalışıyoruz. İşte böyle çalışırken ben O’nu gördüm.Beyaz bir elbise giymiş, boynuna kırmızı bir şey sarılı, yürümüyor, sanki uçuyor. Geldi salonun en dibindeki resme bakmaya başladı. O resme bakıyor, ben O’na bakıyorum. Ne kadar baktık bilmiyorum, Hasan gelip koluma vurdu.

- Bora Bey seni çağırıyor.

“Geliyorum,” deyip kafamı çevirdim ki, O gidiyor.

Yozgat’tan Ankara’ya gidenler, Ankara’dan Yozgat’a dönenler... Böcüklü saksılar, hayırlı kısmetler, Pabrikalar, yevmiya hesabı yapan ırgatlar, usul aksak evlerine varanlar, perzulaya yumulanlar, kalbi taş olanlar, dudakları kıpır kıpır diyeşet okuyanlar, essahlı konuşanlar... Oy oyy Doktur melhamı yok mu bunun? Bozkırda Altmışaltı’yla tanıdığımız, iyimser ve insancıl Mustafa Çiftci dünyasının ilk örnekleri. Adem’in Kekliği ve Chopin, Çiftci’nin ilk hikâye kitabı...

Kitabı okuyanlar 49 okur

  • Mahir

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0