Adem'le Havva'nın Güncesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
1559
Gösterim
Adı:
Adem'le Havva'nın Güncesi
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755106045
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Adem ile Havva’nın Güncesi
Adem ile Havva
Adem ile Havva’nın Güncesi
Adem
Adem
Ünlü Amerikan güldürü yazarı Mark Twain (1835-1910) bütün yaşamı boyunca zengin olmaya çabalamış, ama bunu hiçbir zaman başaramamış serüvenci bir yazar. Tom Sawyer gibi, Huckleberry Finn gibi ünlü yapıtlarının yanısıra pek çok öykü de yazmış, dünya klasikleri arasına girmiş bir güldürü ustası. Alaycılığının, güldürücülüğünün temelinde hep bir burukluk vardır. Uygarlık diye, çağdaşlık diye yutturulan çıkar düzenlerine, ucuz taşra politikasına, ikiyüzlülüğe, yeteneksizliğe karşı büyük bir öfke vardır içinde. Bunlar, yazdıklarına da yansımıştır. Adem'le Havva'nın Güncesi, bu ünlü yazarın en sevilen öykülerinden biridir. Ayrıca bu kitapta Mark Twainin yedi öyküsünü daha bulacaksınız...
178 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
İncelememin giriş kısmında kitabı şiddetle tavsiye ettiğimi ve “ENLER” listeme girdiğini söylemeliyim.

Adem ve Havva ilk insanlar olarak cennette var oldular. Önce Adem ardından Havva geldi. İkisi de birbirlerine yabancıydı ve ikisini de birbirine çeken bir şeyler vardı. Havva bunu cinsiyete bağlıyordu.

Kitap Adem’in ve Havva’nın birbirleri, dünyayı, çevreyi anlamlandırma hakkındaki görüşlerini günlük şeklinde her ikisinin de kendi ağızından aktarıyor.
Mark Twain o kadar güzel bir üslupla kitabı kaleme almış ki. Kimi zaman bir tebessüm , kimi zaman çatık bir kaş ve düşünmekten kırışan alnınızla okuyorsunuz kitabı. Yazılandan çok çok daha fazla şey veren bir roman kaleme almış Mark Twain.

Adem’in gözünde en başta Havva rahatsız eden, sürekli konuşan, her şeye ad veren bir yabancı , bir çokbilmişten ibaretken ; Havva için Adem her zaman keşfedilebilecek bir yanı olan , saygıyı ve sevgiyi hak eden biri. Hatta Havva zekasıyla onu kırmamak için isimlerini bildiği şeyleri , bildiğini belli ederek değil de sanki öyle olduğunu hissettiğini hissettirerek aktarıyor Adem’e. Adem tarafındansa bu “çok bilmişlik” olarak algılanıyor.

Kadın ve erkek üzerine oldukça fazla şey bulabileceğimiz bir bilgi seli bu kitap. Ben Havva’yı okurken kendi kişiliğimden , mizacımdan çok fazla şey buldum. Cinsiyet kavramına bakış açımızı da genişletecek bir kaynak.

Bilim, bilgi açlığı, bilme arzusu kitabın oturduğu bir taht. Cennetten kavulmalarının sebebi olan elma bir bilginin meyvesi. Hiçbir şeyi bilmemek cennette kalmanızı sağlar ama bilginin tadına baktığınız anda kovulursunuz ve ölümle siz ve sizin soyunuzdan gelen her şey , dünyada bulunan her varlık ölümle cezalandırılır. Neden?
Tanrı neden üç yaşında bir bebekten daha fazla şey bilmeyen ve merak duygusu sürekli içinde olan bir canlıyı merak etti diye cezalandırır ? Üstelik yaratırken , her insanın mizacının farklı olduğunu ve bu mizacı onlara kendinin verdiğini söyleyerek … Neden bu acımasız cezayı verir?

Şeytanın tarih boyunca kadınlar üzerine çullanması , o çok severek okuduğumuz masallarda bile yasak elmaya ve Havva’ya gönderimde bulunulması, kadınların yıllarca aşağılanmasına, şeytan olarak algılanmasına sebebiyet veren o bilgi meyvesinin , şehvetin yeni bir bakış açısıyla kaleme alınması… Bence günah keçisi olarak görülmüş , tarih boyunca yaşayan ve yaşamakta olan tüm kadınların ve onları şeytanın ahbabı ve tehlike maddesi olarak gören tüm erkeklerin bu kitabı okuması gerekli. Kadının tehlikesinin şehvetinden , fiziksel özelliklerinden değil de zekasından dolayı olduğunu ve bunun tehlikeden çok insanlığa , dünyaya bilim adına ve bilgi adına getirileri ve artıları olduğunu kağıdına aktaran Mark Twain’e teşekkürü bir borç bilirim.

Kitap aynı zamanda felsefeyi de içinde bulunduran müthiş bir sorgulama kitabıdır.Siyaset, bilim, din , insan özellikleri hakkında rahatsız etmeyen , akıcı bir üslupla bizi bu konularda bilgi ve soru yağmuruna tuttuğu gibi bir cümleyi size ömür boyu düşündürecek, içinize kuşku tohumları ekecek cümleler kurmaktadır. Çok çok güzel bir kitap. Site içinde daha çok okunmasını temenni ederim.
147 syf.
SADECE ADEM İLE HAVVA'NIN GÜNCESİ ÖYKÜSÜNÜN YORUMLAMASI


Öncelikle bu yazıyı okurken arka fonda, aşağıda ilişik olan şarkıyı dinlemenizi hatta sonrasında klibini izlemenizi öneririm.

SOKO - First Love Never Die : https://youtu.be/-_Y2jfK06pY

---------------------------------------

Havva anamız Adem babamız veya Eva anamız Adam babamız dünya yuvamız.

Düşünsenize, gözünüzü bir açmışsınız, her yer o kadar canlı renklere sahip ki!
Her şey o kadar saf ve temiz ki aldığınız oksijen ciğerinizi yakıyor. Daha yeni doğdunuz ve yeni doğar doğmaz gözleriniz yanmaya başlıyor cennet bahçesinin zerafetinden.

Bir gün uyanmışsınız ve kaburganızda bir leke var. Yanı başınızda da uzun saçlı bir yaratık! Kim bu nereden geldi? Zararlı mı? Yaratık doğruluyor ve ses çıkarıyor.
Her şeye isim takıyor. Adem'in peşinden ayrılmıyor. Çünkü bu yaratık sevgi dolu ve yaşadığı dünyayı hayvanları bitkileri o kadar çok seviyor ki her nesne ile arkadaş oluyor.

Yıldızlar ile dost oluyor onları selamlıyor. Adem'i merak ediyor ve sonra ne oluyor biliyor musunuz???

Adem'e değer veriyor. Tabi o zamanlar aşk meşk falan yok. Ama Eva anamız Ademi çok çok çok seviyor. Onun gönlünü almak için de yasak ağaçtan elmalar topluyor Adem'e veriyor.

-"Yasak elmalar bunlar. Onun dediğine göre bir iş açacakmışım başıma. Olsun!
Onu hoşnut kılmak uğruna, başıma gelecek her işi göze almaya hazırım." diyor koca yürekli Eva.

Adem ise hep ondan kaçıyor. Onun çekip gitmesini istiyor. Miskinliğine devam etmek istiyor.

-"Yeni yaratık kendisinin dişi olduğunu söylüyor. Belki de uyduruyordur. Her neyse, beni hiç ilgilendirmez.
Başımdan çekip gitse de şu çenesinden kurtulsam tek." diye düşünüyor Adem.

O malum elmanın yenmesiyle bütün dünya değişiyor ve dünyaya ÖLÜM geliyor. Kaplanların koynunda uyuyabilirdi Eva önceden ama artık uyuyamıyor. Bütün canlılar birbirlerini yemeye başlıyor. Ölüm dünyaya balyoz gibi iniyor.

Kaçıp iki insan başka yere yuva kuruyor. Bir gün Havva ufak bir yaratık ile beliriyor. Adını Kabil koyuyorlar. Kimse bu yaratığın ne olduğunu bilmiyor. Sonrada bir tane daha yaratık geliyor. Buna da Habil diyorlar.

Artık ilk ailemiz yuvasında yaşıyor. Zaman geliyor geçiyor derken dünyaya gelen ÖLÜM, herkese tadını tattırıyor.

Bildiğimiz üzere Kabil kardeşi Habil'i yaralıyor ve ölmesine sebep oluyor. Henüz aileden kimse ÖLÜMün ne demek olduğunu bilmiyor ki! Şeytanın tasvir ettiği gibi "uzun bir uyku hali, ama bildiğin bir uyku değil.". Eva ana için ne büyük bir acı. Dünyanın ilk cinayeti, ilk ölümü, ilk acısı, ilk kaybı, ilk gözyaşı.... Bir ananın ilk feryadı. Acaba Havva ana o elmayı yediğine pişman olmuş muydu oğlunu ölü görünce? Bunu asla bilemeyiz sanırım.

Ömrünü sevgiye ve güzelliğe adamış Havva anamızı saygı ve sevgi ile yad ediyorum.

Adem klasik erkek, hisseder ama pek belli edemez. Adem de onu çok seviyor ve hatta diyor ki:
-Aradan geçen bunca yıldan sonra, başlangıçta Havva'yı zaman zaman yanlış anlamış olduğumu görüyorum. Cennet Bahçesi'nde onsuz yaşamaktansa, dışarıda onunla birlikte yaşamak çok daha güzel. İlkin çok konuştuğunu düşünüyordum hep, şimdi ise bir gün susmasının, sesinin günlerimden silinmesinin benim için büyük bir acı olacağını düşünüyorum.
Bizi birbirimize yaklaştıran, bana onun yüreğindeki iyiliği, ruhundaki tatlılığı tanımayı öğreten o ilk kestane bin yaşasın!

Biraz ketum olsa da Adem baba iyi birisi. Havva yı çok sevmiş sonraları. Yukarıda da diyor ya..

Adem'in güncelerinde cümleler birer ikişer cümle ile sınırlı iken Havva'nın günceleri oldukça uzun ve betimleme kaynıyor. Çünkü Eva sevgi dolup taşan bir kalbe sahip. Konuşmayı da çok seviyor :)))

Çok enfes ve mizahi yönü güçlü bir öykü idi. Herkese tavsiye ederim. Normalde tavsiye işini sevmem pek ama bu kısa ve sıcacık öykü için istisna yapabilirim. :))

Okuyacak olanlara keyifler dilerim.

Bu öyküden edindiğim çıkarımlar şunlardır:

1) Dünyaya ölüm indiğinden bu yana, hayatı çok ciddiye almak aptallıktır.
2) Sevgi sadece insana değil canlıya, cansıza, dünyaya, galaksiye, evrene beslenebilen bir duygudur.
3) Sevdiklerimizin ölümüne ağlamak, kendi bencilliğimizden ileri gelir. Biz en çok kendimizi düşünürüz.
4) Sevdiklerimizin ardından elbette göz yaşı dökeriz ama dökerken de güzel anılar ile tebessüm edebilmeliyiz.
5) Sevgi yetmez tek başına; emek, özveri, mücadele, dayanışma varsa sevgi bir anlam kazanır. Yoksa beş harfli bir kelimeden öte gidemez.
6) Sevdiklerimize kızarken, tavır alırken veya kötü söz söylerken, onların bir gün hayatımızdan göçüp gideceğini, ardından ise bize pişmanlıkların kalacağını düşünmek gerek bazen.
7) Kaybedişler aslında birer kazanımdır. Bazıları meyvelerini geç verir.
8) Sevilenler ihmale gelmez.
9) Sevdiğini söylemek, belli etmek ayıp bir şey değil.
10) Ayıp derseniz şayet, en büyük ayıbı işleyin. Şahane sevin, doğaçlama dans edin.
11) Sizi mutlu edecek şeyleri asla ve asla ertelemeyin. Mottomuz şu olsun "ŞİMDİ DEĞİL İSE NE ZAMAN"

Sevgi ile sağlıcakla, esen kalın.



Eva'nın mezarında ise şu yazılıymış:

Cennet, O'nun olduğu yerdi.
Adem

---------------------------------------
Final şarkımız da yine aynı sanatçıdan.
SOKO - We Might Be Dead By Tomorrow : https://youtu.be/hqj8_RdLoJE
216 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitabı okul dolayısıyla zorunlu olarak okumak durumunda kaldım. Kitap çok akıcı hızlı bir şekilde ilerliyor ve günlük biçiminde yazılmış. (adı üstünde). Yabancı yazar olması sebebiyle onun ilk insan hakkında yorumu, düşünceleri ve kurgusu benim mantığımla uyuşmadı. Ne çok kötü ne de çok iyi bir kitap diyemem ama diyebileceğim tek şey ne bilgi anlamında ne de düşünce olarak pek bir şey katmadı.
Herkese keyifli okumalar dilerim..
168 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Benim için inanılmaz yorucu bir kitaptı. İlk yarısının esprili dili ve yazarın kurgusu kendini okursa da kitabın ikinci yarısında çok zorlandım ve bitirmek için okudum. Keyifli bir okuma deneyimi yaşayamadım maalesef.
178 syf.
Gördüm şöyle standın üzerinde ismini, ”Adem ile Havva’nın Güncesi”.. Daha o andan itibaren belliydi güzel bir kitap olduğunn :)
Kitap 3 bölümden oluşuyor. İlk bölümde Adem ile Havva’yla tanışıyoruz, onların birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini yüzümüzde oluşan sırıtışla okuyoruz. 2. Bölümde Mark amcanın sivri dilini şeytanın ağzından dinliyoruz, oldukça doğru çıkarımlar yaptığını söylemek hiç de yanlış olmaz. 3. Bölüm de ise dünyadaki insanların mektupları ile güncelerinden oluşan daha gerçekçi olan kısıma geçiyoruz, bu kısımda da değindiği öyle güzel ve doğru noktalar var ki..
Kitap birçok şey katıyor okudukça. Bakış açımız genişliyor özellikle din konusundaki kalıplaşmış birtakım bağnaz düşünceleri bir kenara atıp da okumakta fayda var :)
Bir kitap demek yeni fikirler, yeni bakışlar demektir..
İhtiyacımız var :)
Okuyun, okutturun..
178 syf.
·Beğendi·8/10
Yazar kadın erkek ilişkilerinin genel geçer değişmezlerini tadına doyulmaz bir mizah duygusuyla kaleme almış. "Âdem'le Havva'nın Güncesi" aynı zamanda güzel bir aşk hikayesi midir? Buna okur kendi karar vermeli.
178 syf.
·Beğendi·9/10
Güldürdü. Dini bir kısımdan yaklaşılmamış olaya. Çok çok çok sevdim. Son kısımdaki "O her neredeyse Cennet oradadır.'' Kısmı etkiledi beni. Harikasın Mark Twain.
178 syf.
·12 günde·8/10
İlk kez Mark Twain okudum. Ve çok beğendim. Mark Twain' in mizah anlayışını sonuna kadar yansıttığı bu eserinde Adem ve Havva' nın yanı sıra Nuh peygamber ile ilgili anlatılar da mevcut. Sonlara doğru biraz sıkıcı olsa da oralara gelene kadar bir nefeste büyük bir keyifle okunacak bir kitap.
178 syf.
·5 günde·10/10
Adem ve Havva'nın dünyadaki ilk gününden başlayarak ironik,
mitolojik ve doğaüstü karakterlerle beraber dinleri ve Tanrıyı sorgulatan felsefi bir kitap. Çok güzeldi. Okuma önerisi olarak önerebilirim.
216 syf.
·9/10
Mizahçı abimiz Mark Twain'in kitabı Adem ve Havva'nın güncesi.

Kitapta Stefan Zweig'ın kitapları kadar yazı yok. Bir sayfa resim diğer sayfa yazı. Ve yazı sayfanın beşte ikisi kadar. Bu yüzden fazla para vermeyin derim sonra üzülürsünüz. Ben bkm'den 5tlye aldım gayet makul.

Kitaba gelecek olursak fazla bişey söylememe gerek yok. Gözümüzde gülücüklerle kitap en fazla 1 saat sürüyor.


Okuyun gitsin canım nolcak
178 syf.
Öncelikle garip ama Mark Twain’den okuduğum ilk kitaptı, ve Twain’in deist olduğunu da bu kitapla öğrendim. Tabi ki farklı düşünceleri öğrenmeyi severim, bu kitabı okurken de çoğunlukla zevk aldım. İçerisinde 4 farklı bölüm var: Adem ile Havva’nın Güncesi, Cennetteki O Gün, Dünyadan Mektuplar, Adem Ailesinin Belgeleri. İlk 3 bölümü gerçekten severek okudum ama 4. bölümde çok sıkıldım. Bazı olaylar inandırıcı olabilecek şekilde anlatılmış, bazı olaylar ise “aa çok saçma” dedirtiyor. Deistlerin kendince haklı gördükleri düşünceleri bu kitap sayesinde öğrendim ve şaşırtıcı geldi. Okunmasını kesinlikle tavsiye ederim diyemem ama farklı görüşlere de hakim olmak istiyorsanız bir bakabilirsiniz.
"Bizi birbirimize yakınlaştıran, bana onun yüreğindeki iyiliği, ruhundaki tatlılığı tanımayı öğreten o ilk meyve bin yaşasın !
"Adem de bir insandı topu topu; her şeyi anlatmaya yetiyor bu...
Elmayı elma diye değil yasak olduğu için istemişti. Gerçek yanlış, yılanı yasak etmemekti.Yılan yasak olsaydı, elma yerine onu yerdi Adem..."
"Bence bir kimse başka bir kimseye dar gününde yardım ederse, sövmezse, kötü söylemezse, her işe burnunu sokmazsa, Tanrı'nın adını da küçük' t' ile yazmazsa işini sağlama bağlamıştır. "
Yasak elma bu, onun dediğine göre bir iş açacakmışım başıma. Olsun!
Onu hoşnut kılmak uğruna başıma gelecek her şeyi göze almaya hazırım..
Bu tür bir sevgi mantık ve istatistiğin ürünü değil. Öylece seviyorsun, kimse nedenini bilmiyor ve anlatamıyorsun. Buna gerek de yok!
Bugün mesafeler konusunda daha iyi fikirlere sahibim. Almayı çılgınca arzuladığım her güzel şeye el atmaya heveslendiğimde, o şey ya çok uzaktaydı ya da yarım karış ötede ama ikisi de bana bir adımlık mesafe gibi geliyordu; lakin heyhat: Ne mesafede olurlarsa olsunlar arada dikenler vardı!
Bence çiçekler gökyüzünden Tanrı'nın gülümsemesini yakalayıp içlerinde saklayan muhteşem yaratıklar.
Mark Twain
Sayfa 33 - İthaki Yayınları- Havva'nın Güncesi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Adem'le Havva'nın Güncesi
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755106045
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Adem ile Havva’nın Güncesi
Adem ile Havva
Adem ile Havva’nın Güncesi
Adem
Adem
Ünlü Amerikan güldürü yazarı Mark Twain (1835-1910) bütün yaşamı boyunca zengin olmaya çabalamış, ama bunu hiçbir zaman başaramamış serüvenci bir yazar. Tom Sawyer gibi, Huckleberry Finn gibi ünlü yapıtlarının yanısıra pek çok öykü de yazmış, dünya klasikleri arasına girmiş bir güldürü ustası. Alaycılığının, güldürücülüğünün temelinde hep bir burukluk vardır. Uygarlık diye, çağdaşlık diye yutturulan çıkar düzenlerine, ucuz taşra politikasına, ikiyüzlülüğe, yeteneksizliğe karşı büyük bir öfke vardır içinde. Bunlar, yazdıklarına da yansımıştır. Adem'le Havva'nın Güncesi, bu ünlü yazarın en sevilen öykülerinden biridir. Ayrıca bu kitapta Mark Twainin yedi öyküsünü daha bulacaksınız...

Kitabı okuyanlar 171 okur

  • merve karakuş
  • Aslı DAĞCI
  • Nihan Ulutan
  • Osman Yüksel
  • Şadan Çağlar
  • Abdullah ALTAN

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0