Adınla Çağır Beni

9,2/10  (29 Oy) · 
44 okunma  · 
26 beğeni  · 
1.453 gösterim
Aşk birden çıkar insanın karşısına; yakalamak ya da ıskalamak size kalmış.
Bazen “aşk” olduğunu anlamazsınız, bazen de anlasanız bile onu tutmak, kendinize saklamak zordur.

Adınla Çağır Beni, delikanlılık çağındaki bir gençle, ailesinin yazlığında kısa süreliğine kalmaya gelen bir konuğun
arasında gelişen beklenmedik, bir o kadar da güçlü aşkın öyküsü.
Sevdiği kişiyi sadece bedeninin değil ruhunun da bir parçası yapmanın etkileyici bir tasviri.

Saf tutkunun dönüştürücü etkisini olağanüstü bir üslupla kaleme alan André Aciman,
iki erkeğin gözlerinden damarlarına akan bir aşkı okuyucuya yaşatıyor.

Adınla Çağır Beni, ince detaylarıyla insanı saran bir roman.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2009
  • Sayfa Sayısı:
    248
  • ISBN:
    9789755704036
  • Çeviri:
    Süha Sertabiboğlu
  • Yayınevi:
    Sel Yayınları
  • Kitabın Türü:
Berke Can Turan 
 19 Şub 11:16 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Okuyup büyüsüne kapıldığım esere çok denk geldim. Çoğunun etkisinden bir süre çıkamadım, bazılarının (Kara Kule elbette) etkisinden çıkabileceğimi de düşünmüyorum ve bununla çok mutluyum. Kitap çekiciliği farklı unsurlardan kaynaklanır; hikayesine kapılırsınız, üslubuna kapılırsınız, karakterlerine ve bazen o karakterlerle olan benzerliklerinize kapılırsınız. Bazen de yalnızca kapılırsınız ve ne olduğunu anlamazsınız.

Birinci ağızdan yazmak zordur. Normalde istenilen ve gereken duygunun daha üst düzeyde verilmesi gerekir. Başarmak da zordur. Çünkü duygunun işe yaraması için empati gerekir. Hatta bu empati bazen öyle kurulmalıdır ki taban tabana zıt olduğunuz bir karakteri bile anlamalısınız. "Adınla Çağır Beni" işte bu tarz bir empatiye ihtiyaç duyuyor anlaşılmak için, yarattığı duygu yoğunluğu ile de o noktayı kısa sürede yakalıyor.

Anlatım açısından yoğun eserlerden, iç dünyası karışık bir karakteriniz var ise başka bir yol izlenmemeli zaten. Bir başlangıç noktası veya herhangi bir bitiş olmadan süregelen hikayeye bulabildiğiniz yerden dalmanız lazım ki adaptasyon süreci kısa olsun. Ayrıca şunu da görüyoruz ki; yer yer güldüren, yer yer üzen, kalpleri burkan romantik bir macera için illa bir kadın unsuru gerekmiyormuş. İnsani duygular sadedir ve kime, nereye, nasıl yönelirse yönelsin genellikle birbirine benzer. Vıcık vıcık bir aşk romanı olmamış ve en duygu yüklü unsur olan zamanın geçişini de çok güzel kullanmış. Yoğun detaylardan sıkılmak mümkündür, yoğunlaşamamak, çoğumuzun çoğu zaman yaşadığı "boş okuma" yapmak genellikle bu tarz anlatıma sahip romanlarda yaşanabilir. Fakat "Adınla Çağır Beni", karakter duygularını şeffaf bir şekilde açığa çıkaran bu ince detayları büyüleyici şekilde kullanan bir roman.

Aynı isimle beyazperdeye uyarlanan ve önümüzdeki Oscar ödüllerinde hatırı sayılır adaylıklar alan uyarlamaya merakımın uyanmaması elde değil. İlgi alanımın gerektirdiği üzere kitabı okurken adeta izledim de ve ne kadar zor bir uyarlama olduğunu tahmin edebiliyorum. Umuyorum ki duygu yoğunluğu yerinde ve güzel verilmiştir. Şu ana kadar görme fırsatı bulduğum Oscar adayları beni hayal kırıklığına uğratmadı, kitabından aldığım izlenime göre "Call Me By Your Name" de beklentilerimi fazlasıyla karşılayan bir film olacak gibi.