Tam bir türk dizisi kıvamında, çok basit dili olan, akıcı bir aşk romanı. Elinize alınca çabucak bitirmek isteyeceğiniz bir hikayeyi kaleme almış yazarımız.
Tam bir türk dizisi kıvamında, çok basit dili olan, akıcı bir aşk romanı. Elinize alınca çabucak bitirmek isteyeceğiniz bir hikayeyi kaleme almış yazarımız.
Sevgisiz büyüyen Emir ile zengin bir yaşantıdan çalışmak zorunda kalacağı bir hayatın içinde kendisini bulan Meleğin aşkı.
Keyifli okumalar.
Kendi Düşen Ağlamaz kitabını çok beğenmiştim. Ondan esinlenerek ikinci kitabına başlamaya karar verdim. Dilinin akıcı ve sade olması hem okuma açısından hem de anlam açısından çok kolaydı. Dört yüz küsur sayfa olmasına rağmen bir gecede okuyup bitirdim.
Kitabın konusu gayet basitti. Her zamanki gibi biraz Türk dizilerini anımsatan bir kurgusu vardı. Belki de bu yüzden dikkatimi çekti. Olay örgüsü net olduğu için okurken, bir süre sonra “Kitap mı okuyorum yoksa dizi mi izliyorum?” diye düşünmeden edemedim.
Sevmediğim tek nokta, Kendi Düşen Ağlamaz kitabında olduğu gibi sonunun çok basit bir şekilde bağlanmasıydı. Kitapta olaylar ortada ve sonda yoğunlaşıyor, ardından bir anda her şey gerçekleşip bitiyor. En azından son bölüm biraz daha uzatılabilirdi diye düşünüyorum. Ben genelde sonların biraz daha detaylı işlenmesini seviyorum.
Sert ve acimasiz olan is adami Mert ile masum ve yorgun Melekin hikayesidir. Kitapta zaman zaman erkek karekteri merti dövmek istesemde okudukca onada uzulmeden edemiyor insan
Kitabi kapagina vuruldugum icin aldm cok hosuma gitti. Icerigi ise bilindk konulardan aslinda anlasmali zoraki ewlilik fln :) Emir sert hatta kotunun dibi bir patron. Bu hale gelmesnden babasi olucak adam sorumlu. Yani oyle baba olmaz olsun. Melek ise adi gibi bi kiz tek sucu Emir'in bir aylik asistani olmasi :) Yazar akici anlatmisti sklmadn okudm ama artik keske farkli konular bulslr diyorum :) okuyun okutun :)
Emir, emretmeyi seven, başarılı, yakışıklı, bir o kadar da huysuz bir işadamıdır. Annesi tarafından terk edildiğinden beri kalbinin kapıları herkese kapalı yaralı babası tarafından hiç sevgi görmeden büyütülmüş bir çocuk. Asistanı evleneceği için yerine kısa süreliğine geçen Melek daha ilk günden yaptığı sakarlıkla bütün okları üstüne çekti.
Melek, masum bir güzelliğe sahip, adı gibi bir melek babasının ölümünden sonra hayat şartları ve annesinin hastalığı nedeni ile mesleğini yapmak yerine Emir’in şirketinde insan kaynaklarında çalışmaya başlar. Paraya ihtiyacı olduğu bir dönemde gelen asistanlık teklifini değerlendirir.
Emir’in Japon’larla yapacağı anlaşma için şartları vardır. Bu şart evli olması. Meleğ’e para teklif edip onunla nişanlı rolü yapmasını ister ancak karşı taraf o kadar akıllı ki onların oyun oynadığını anlayıp ikisinide inanılmaz oyuna getirir ve Japanya’da evlenmek zorunda kalırlar. Peki şimdi ne olacak?
Huysuz ve zorba Emir sevgisiz kalbinin kapılarını Melek’e açabilecek mi?
Tam her şey yoluna girerken Emir’in yaptığı hatayı Melek affedebilecek mi?
Melek’in babasının ölümünde Emir’in babasının bir ilgisi var mı?
@aysegulcicekoğlu kalemini çok severek okurum. Elinize alınca bırakmak istemeyeceğiniz kadar güçlü bir kalemi var. Her ne kadar favori kitabım olmasada su gibi akıp gidiyor. Diğer kitaplarda görüşmek dileğiyle.
Türk yazarlarından beğenerek okuduğum, kalemini sevdiğim bi yazar Ayşegül Çiçekoğlu. Her kitabında o kadar güzel kurgulamış ki olayları, kitaptaki duygular insanın resmen yüreğine işliyo. Emir'in değişimi, öfkesi ve sevmesi; Melek'in annesine sevgisini, Emir'e sinir oluşları ve Emre'nin Ilknur'a olan aşkı ve sabrı. Okurken sanki olayların içindeymiş gibi hep. Kesinlikle ve kesinlikle okunmalı.
#OKUDUMBİTTİ
#ALINTI
Hiç beklemediğiniz anda önünüzde açılıveren bir kapı, aşkın hayatınız boyunca kaçtığınız acılar ve sevinçlerle döşeli yollarında sizi yürümeye zorlayabilir. O gün geldiğinde yaşayacaklarınıza hazır mısınız?
"Emir, kapının açılma sesine doğru döndüğünde odadan vuran ışığın önünde dikilen Melek'i gördü. Omuzlarına dökülen kırmızı saçları arkadan vuran ışığın altında ateş gibi parlıyordu. Hiçbir şey söylemeden öylece bakakaldı bir süre. Sonunda sadece 'Uyanmışsın,' diyebildi. Sanki uyandığını anlamamış gibi..."
Yakışıklı ve huysuz işadamı Emir Zorlu'nun adı kadar masum asistanı Melek'le aşkın sınırlarını zorlayan hikayesi. Annesi tarafından terk edildiği günden beri kalbini sevgiye kapatan bu huysuz adam, beklemediği anda önüne çıkan bu deli aşkı kabul edip güzeller güzeli Melek'in sakin sularında durulacak mı? Yoksa aşkı görmezden gelip sevdiği kadını bir kenara atarak, önüne geleni ezip geçtiği bir imparatorluk mu kuracak? Affet, çocuk yaşta annesi tarafından terk edilerek dünyaya kalbini kapatan bir adamın beklemediği bir anda önüne çıkan masum bir melek sayesinde sevmeyi ve affetmeyi öğrenişinin hikayesi.
Hiç beklemediğiniz anda önünüzde açılıveren bir kapı, aşkın hayatınız boyunca kaçtığınız acılar ve sevinçlerle döşeli yollarında sizi yürümeye zorlayabilir. O gün geldiğinde yaşayacaklarınıza hazır mısınız?
“Emir, kapının açılma sesine doğru döndüğünde odadan vuran ışığın önünde dikilen Melek’i gördü. Omuzlarına dökülen kırmızı saçları arkadan vuran ışığın altında ateş gibi parlıyordu. Hiçbir şey söylemeden öylece bakakaldı bir süre. Sonunda sadece ‘Uyanmışsın,’ diyebildi. Sanki uyandığını anlamamış gibi...”
Yakışıklı ve huysuz işadamı Emir Zorlu’nun adı kadar masum asistanı Melek’le aşkın sınırlarını zorlayan hikayesi. Annesi tarafından terk edildiği günden beri kalbini sevgiye kapatan bu huysuz adam, beklemediği anda önüne çıkan bu deli aşkı kabul edip güzeller güzeli Melek’in sakin sularında durulacak mı? Yoksa aşkı görmezden gelip sevdiği kadını bir kenara atarak, önüne geleni ezip geçtiği bir imparatorluk mu kuracak? Affet, çocuk yaşta annesi tarafından terk edilerek dünyaya kalbini kapatan bir adamın beklemediği bir anda önüne çıkan masum bir melek sayesinde sevmeyi ve affetmeyi öğrenişinin hikayesi.
"Affet, güzel bir üslup ve hoş bir bakış açısıyla kağıda dökülmüş tutkulu bir aşk hikayesi. Masumiyeti ve zalimliği bir araya getiren satırları sizi öyle bir etkisi altına alıyor ki kitabın son sayfasına nasıl geldiğinizi anlamıyorsunuz ve bittiğinde kendinize şu soruyu soruyorsunuz: Ben olsam affeder miydim? Evet, affederdim.”
_______
Merhabalar güne güzel bir kitapla başlayalım Ayşegül Çiçekoğlu'ndan AFFET
Konusuna gelince ;Yakışıklı ve huysuz iş adamı Emir Zorlu 'nun adı kadar masum asistanı Melek'le aşkın sınırlarını zorlayan hikayesi.
________
Annesi tarafından terkedildiği günden beri kalbini sevgiye kapatan bu huysuz adam beklemediği anda önüne çıkan bu deli aşkı kabul edip güzeller güzeli Melek 'in sakin sularında durulacakmı? Yoksa aşkı görmezden gelip sevdiği kadını bir kenara atarak önüne geleni ezip geçtiği bir imparatorluk mu kuracak? *
*
_________
Merak uyandırıcı ve akıcı anlatımıyla nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Melek'in hayatın zorluklara göğüs germesi ve Emir'in tututarsızlıkları karşısında güçlü durması çok güzeldi.
Ben kitabı sevdim okumadıysanız alacağınız kitapların arasına ekleyin derim. Teşekkürler
Uzun zamandır gördüğüm kitapalrini merak ettiğim yazar ile sonunda tanışmış oldum. Önce biraz kitabın konusundan bahsedip bana ne hissettirdiklerini anlatmaya çalışacağım .
.
Esas oğlumuz yakışıklı ama bir o kadar da huysuz asabi Emir Zorlu. Kendisi bir iş adamı. Tam manasıyla da işine körü körüne tutkun kendini işine adamis. Onun Yeni asistanı da Melek . Adı gibi melek gibi bir kadın (biraz da saflık vardı bence :) aralarındaki aşk bağını okuyoruz tabiki. Bakalım Emir bey o duvarlarını yıkıp sevmeyi başarabilecek mi..
.
Evet konu klasik hem de aşırı klasik yine de okutuyor kendini bu da yazarın marifeti sanırım. Çok kızarak okudum gerçekten Emir'in zorbaliklarina,kaba davranışlarına ayrı kizdim,Melek'in silik karakterine ayrı. Benim için Melek resmen silik bir kadın karekter oldu. Kitaplarda da silik karakterleri okumayı sevmiyorum :/ yine de sonunu merak ettim mi ettim okuttu mu evet bilmiyorum ama karakterlerin iç dünyalarına daha çok girmek isterdim. Annesiz büyümüş olan Emir'le iç sesiyle daha çok konuşmak isterdim diye düşündüm. Yine de Melek'in annesi ile Emir'in arasındaki bağı okumak keyifliydi ve biraz olsun Emir'in ic dünyasını bize anlatıyordu.
Ben bu kitabı okurken yazarın diğer kitaplarının çok da iyi efsane falan olduğunu söyleyen arkadaşlarim oldu. O nedenle diğerlerine de sans verecegim tabiki zamanı geldiğinde :)
.
.
.
Kitapla Kalın :)
İstanbul doğumlu. Evli, 24 yaşında bir kızı var. Son birkaç yıldır İstanbul, Ayvalık ve Rize Fındıklı üçgeninde yaşıyor. Uzun yıllar profesyonel iş yaşamında kaldıktan sonra 2013 yılında eşinin de teşvikiyle yazmaya başladı. İlk kitabı Bırakma Ellerimi 2015 yılında çıktı. Daha sonra sırasıyla İntikam, Sen Benim Kaderimsin, Tutkunun Savaşı, Affet, Kendi Düşen Ağlamaz, Sen Benim Nefesimsin, Benim Hayatım, Sevgimin Esareti, Gözyaşlarımız, Sensiz Geçen Yıllarım: Yankı, Sensiz Geçen Yıllarım: Ada, 8:15 Vapuru kitapları yayımlandı.