Aganta Burina Burinata (Bütün Eserleri 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.173
Gösterim
Adı:
Aganta Burina Burinata
Alt başlık:
Bütün Eserleri 1
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754941883
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
"Balıkçılar, sünger avcıları, dalgıçlar, gemiciler...Halikarnas Balıkçısı'nın hikaye ve romanlarıyla gelen bu tipler, sadece edebiyata ilk kez geldikleri için ilginç değildirler. Balıkçı, denize bağlı olarak, güzelliği, özgürlüğü, başkaldırıyı, insanoğlunun geçmişteki ve gelecekteki arayışlarını kayıplarını, bunalımlarını, korkularını, ışığı kırar gibi kendiliğinden alabildiğine etkin bir anlatımla ortaya koyarak, çağdaş insancıl bakışla eski uygarlıklar arasındaki bağları göstermiştir.

Balıkçı'nın ilk romanı olan Agata Burina Burinata, yazarın şiirli ve müzikli dilinin, doğa ve insan sevgisinin, tanıtım ve duygusal gücünün en güzel örneklerinden biridir.
(Arka Kapak)
231 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın nam-ı diğer Halikarnas Balıkçısı'nın ilk okuduğum kitabı olan Aganta Burina Burinata kitabı, babasının tüm engellemelerine rağmen deniz sevgisini icinde büyütüp tüm damarlarında deniz sevgisini yaşatan Mahmut karakterinin hayatını konu alıyor. Babası, amcaları ve etrafında gördüğü herkes gemici iken ve girdiği her sokağın sonunun denize çıkması ile denizi sevmemesi mümkün olamamıştır. Böylelikle içindeki sevgi ile gemici olmuştur ama hayatın akışı içerisinde bir müddet gemicilikten ayrılması gerekmiştir. Bu ve bunun gibi olayları konu alan, Mahmut'un tüm duygu ve düşüncelerine detaylı şekilde yer veren ve başarılı betimlemeleri olan bir kitaptır Aganta Burina Burinata. Öyle ki yeri geliyor Mahmut oluyorsunuz yeri geliyor dümeni elinize alıyorsunuz. Ve yazarla beraber olaylara çıkarımlar yapıyorsunuz ve verdiği mesajları iyi şekilde algılıyorsunuz.
Bu kitapla birlikte Türk edebiyatımızın yazarlarını daha çok tanımam gerektiğini, kitaplarını da kesinkes okumam gerektiğinin farkına vardım. Herkese tavsiyemdir. :)
192 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Bu aralar pek kitap okuma isteğim yok. Başına geçtiğim zaman 5-10 sayfa okuyup kapatıyorum kitabın kapağını... İstek gelsin diye sürekli kitap alıyorum ama nafile, bu seferde daldan dala atlarken buluyorum kendimi... Bunun nedeni sıcak havalardan dolayı oluşan miskinlik mi, bir hafta sonra staja başlayacak olup günde 8-10 saat hastanenin o kendine has ağır kokusunu teneffüs edecek olmamdan kaynaklı rehavet mi yoksa geçirdiğim göz enfeksiyonundan kaynaklı mı bilmiyorum. Fakat bugün içimdeki ses “ben bu oyunu bozarım!” Dedi :) İyi ki de dedi. Gün içinde kitabı bitireceğime dair kendi kendime söz verdim. Umarım kitap okuyamama sorunsalım da geçip gitmiştir böylece.

Uzun zamandır okumayı düşünüyordum Aganta Burina Burinata’yı. Cevat Şakir Kabaağaçlı, nam-ı diğer Halikarnas Balıkçısı ile de tanışmış oldum böylece. Her keyifle okuduğum Türk eserinden sonra bu kadar güzel ve geniş bir edebiyata sahip olduğumuz için mutlu olur bir yandan da geç tanıştığım yazarlar için de üzüntü ve utanç duyarım. Aynı şeyi Halikarnas Balıkçısı ile de yaşadım.

Denize aşık biri Kabaağaçlı. Bodruma sürgün edilmesiyle gün yüzüne çıkmış Bodruma ve denize olan hayranlığı. Halikarnas ismi de Bodrum’un antik çağdaki ismi Halikarnasos’tan gelmiş. Hal böyle olurken eserinin de denize olan hayranlık, sevgi ve özlem içeriyor olması elbette kaçınılmaz.

Önce Sait Faik, daha sonra Halikarnas Balıkçısı okuyarak denize doydum.

Kitabı okurken hastalık, sıcak her şeyi bir kenara bıraktım. En son 4 sene önce gittiğim Bodrum’da deniz kenarında kitabımı okurken hayal ettim kendimi. Biraz deniz, biraz uyku, çokça huzur!


Deniz hiç insanın memleketi olur mu? Deniz uğruna evinden, işinden, eşinden vazgeçer mi? Ancak insan deniz insanıysa olur galiba bunlar. Aşını, ekmeğini denizden çıkarıyorsa olur. Gözünü açıp ilk gördüğü şey denizse olur ancak.

Mahmut da deniz sevdalısı biri. Kaptan olan babasının onca telkinine aldırmadan denizci olur kendisi de. Denize aşık. Mahmut’un denizde geçen serüvenlerini okurken ,her ne kadar denizcilikle ilgili terimler oldukça fazla olsa da, keyifle okudum. Çünkü denizde mutluydu. Deniz onun anası, babası, eşi, dostu herşeyiydi. Fakat bu sevda ayrılıkla sonuçlandı. Mahmut denizi terk etti, evlendi, toprak sahibi oldu. Çocukken babasının sözlerini kulak ardı etmesine rağmen o da toprağa döndü. Fakat deniz sevdası hiç azalmadı, gittikçe için için yaktı onu. Çünkü toprak onu mutlu etmiyordu. Orada kendini yeteri kadar özgür hissetmiyordu. Oradaki insanlarla aynı dili konuşamıyordu. Denizi aldattığını düşünüyor, bu düşünceler onu içten içe mahvediyordu. Durum böyle olunca da mavi vatanına dönmesi uzun sürmedi.

Sen denize dönerek en iyisini yaptın Mahmut. Ben de birini seçecek olsam şüphesiz denizi seçerdim. Huzur verici hür mavilik dururken çorak toprağı kim ne yapsın?

Aganta!
https://youtu.be/c9-jAUo6GL0
192 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
İnsan mümkünse bu kitabı deniz kıyısında okumalı, şöyle kendini kalabalıktan uzak, ıssız bir kıyıya atıp; denizin, göğün derinliklerine bırakmalı. Kitabın imgesel anlatımına orada şahit olmalı. Denizin sonsuz maviliği eşliğinde tanışmalı kitabın başkarakteri olan Mahmut’la ki o zaman anlaşılsın onun deniz sevdası...

Dedesinin, babasının, amcalarının ve etrafında bulunan diğer insanların denizci olması Mahmut'un çocukluğundan itibaren deniz sevdasına tutulmasına sebep olmuştur. Üstelik yaşadığı kasabanın sokaklarının sonu hep denize çıktığından onun denize olan sevdası daha da körüklenmiştir. Akrabalarının çoğu denizde boğulmuş, bundan dolayı babası ve annesi tarafından: "Sakın ha, denizci olayım deme!" uyarılarıyla engellenmeye çalışılmış, ne var ki Mahmut'un deniz aşkına engel olamamışlardır.

Kitapta Mahmut’la birlikte denize âşık bir sürü karakter tanıyoruz. Bu deniz insanlarının yaşamlarına, ekmeklerini denizden çıkarışlarına şahit oluyoruz. Ve öğreniyoruz, aslında deniz insanlarının denize duyduğu sevginin tek taraflı olmadığını. Öyle ki, deniz bir insana sevgisini verdi mi o kişinin ölüsünü bile toprağa kaptırmaz, bağrında saklarmış...

Deniz insanlarının yanında bir de toprak insanlarını tanıyoruz kitapta… Mahmut çeşitli kader silsileleriyle deniz ve toprak hayatı arasında kalırken, biz de şiirli bir anlatımla okuyoruz onun bu iki hayat hakkındaki izlenimlerini...

Kitabın kapağını kapatıyoruz ve belki de kitabın özeti niteliğindeki Mahmut'un şu sözü aklımızda kalıyor:
"Denizciler derler ki büyük fırtınalarda karanlığın ortasından bir ses onları adlarıyla çağırırmış. İşte o çağıran ses kendi kaderleri imiş. İnsanın yaradılışı kendisini 'Gel!' diye çağırdı mı durabilen kim! …"
192 syf.
·12 günde·Beğendi·8/10
Bazı insanlar kara insanıdır, bazıları ise deniz... Bir kere aldılar mı denizin, tuzun kokusunu; işittiler mi dalgaların sesini vazgeçemezler ondan asla... Ölüme gideceklerini, bir mezar taşlarının olmayacağını bile bile... Kim engellemeye çalışırsa çalışsın deniz çeker onları kendine. Aganta burina burinata'da kendinizi Mahmut'la birlikte kah masmavi denizde bulacaksınız kah fırtınanın ortasında. Bodrum canlanacak gözlerinizin önünde tüm güzelliği ile. Tek sorun denizcilikle ilgili terimlerin fazlalığı.
192 syf.
·Puan vermedi
Bu kitabi da yıllar önce okumustum.Kitap, denize duyulan özlem ve tutkuyla yazilmis. Mahmut bir denizcinin ogludur. Yillarini denizde geçirir. Sonra evlenir ve bir köye yerleşir. Yerleştiği köy denize uzaktır. Bu durum bir süre sonra Mahmut'u mutsuz eder ve denize büyük bir özlem duymaya başlar. Siirsel anlatımiyla göz dolduran güzel bir kitap.
192 syf.
Bodrum ve Muğla için yaptığı çalışmalar sebebiyle Bodrum’un antik çağdaki ismine ithafen Halikarnas Balıkçısı adıyla bilinen Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın ilk romanı Aganta Burina Burinata’yı bitirdim. Yazarı araştırınca en çok göze çarpan bilgi olan şiirsel anlatım daha kitabın ilk cümlesinden itibaren göze çarpıyor. Ayrıca ustaca kullanılan benzetmeler de anlatıma büyük güç katıyor. Çocukluğundan itibaren çevresindeki herkesin karşı çıkmasına ve tüm güçlüklerine rağmen denize tutkun olan Mahmut’un hikayesi anlatılıyor. Deniz insanları ile toprak insanlarını karşılaştıran bir denize güzelleme de diyebiliriz aslında. Eserin eksi tarafı içinde çok fazla denizcilik terimi bulunması( ben bu konuda kendimi bilgili görmeme rağmen eski terimler de bulunması sebebiyle okurken birçok terimi anca tahmin edebildim). Bir de anlatımda akıcılık yok, olaylar bazen dakika dakika anlatılırken bir anda yıllar geçiyor. Bu da kopmaya sebebiyet veriyor. Ama her şeye rağmen sırf o süslü dili ve benzetmeleri sebebiyle okunmayı hakediyor. Bu arada meraklısı için kitabın adı da “Serenlerin üstündeki alt ve üst direkleri tut!” anlamına gelen bir denizcilik terimi. Genelde tekneler denize atılırken kullanıldığı için kitaptaki ana karakterin duygularını harekete geçiren bir terim.
192 syf.
·Puan vermedi
Saygıya dayalı bağlılık, sevgiye dayalı bağlılık, merhamete dayalı bağlılık, tutkuya dayalı bağlılık... Kitapta, kahramanımız bu sırayla hayatını bir yerlere koyuyor. Saygısından istemedigi bir hayatı yaşıyor , sevdiğinden de öyle, acıdığından da... Hatta tutkusundan da. Peki kahramanımız hangi hayata bağlı kalacak?
Her gün çalıştığımız iş yerine , kaldığımız yere , yaşadığımız şehire bizi bağlayan ne? Ailemiz mi, sevdiğimiz mi, arkamızda birakamadiklarimiz mi , hayallerimiz mi? Birini seçtiğimizde hangisinin pişmanlığını yaşarız; içinde yaşadığımız durumdan daha mı iyi olur herşey ya da sonunda memnun olur muyuz seçimimizden ? Her zaman içimizde olanı bulmak, susturur belki bütün bu soruları. O zaman Aganta Burina Burinata!! ( Haydi harekete geçelim diyorum ben bu naraya :D )
192 syf.
·Puan vermedi
Bugun derste Halikarnas Balikcis takma adi olan Cevdet Sakir Kabaagacli' nin AGANTA BURİNA BURİNATA ' yi isledik.Halikarnas BURSA' nin eski adiymis. Yazarimiz da Bursayi cok sevdigi ve neredeyse butun eserlerinde deniz ,Bodrum, ege konulari gectigi icin ona Halikarnas takma adini koymuslardir
192 syf.
·Puan vermedi
Toprağa bağlı yaşayan insanlarla denizin çağrısına kulak veren insanlar arasında; bakış açıları, yaşam biçimleri ve kültürel anlamda derin bir farklılık vardır. Geçim kaynaklarını topraktan kazanan insanlar, toprak karşısında, geçimlerini denizden kazanan insanlara göre büyük oranda bir üstünlük duygusuyla yaşarlar. Toprak, yaşamsal gereksinimlerini
sunduğu insan karşısında kendi iradesini adeta ipotek etmiştir. Oysa deniz, bir türlü evcilleştirilemeyen, tutsak alınamayan, iradesini kendi ellerinden başkasına emanet etmeyen, özgürlüğüne her şeyin ötesinde düşkün tavrıyla, insana kendi özgürlüğünün ve bağımsızlığının da hatırlatıcısıdır.
192 syf.
·Beğendi·9/10
Edebiyatımızın denizle ilgili en güzel romanı diyebilirim. Okurken sürekli acaba bu ne demek diye sözlüğe başvuruyorsunuz. Mutlaka okunması gereken bir kitap.
192 syf.
Denizcilikte bir terim "aganta burina burinata". "Yelkenleri tut!" anlamına gelir kitabın adı. Dışarıdan mavisi ve yeşili ile insanlara mutluluk veren denizin öte yüzünü gösteriyor Halikarnas Balıkçısı. Kitap bir dönem denizcilik yapan sonra denizin can alıcılığından ve cimriliğinden dolayı karaya sığınan ancak içindeki deniz özlemini bastıramayan bir denizcinin anıları şeklinde ve flashback tekniğiyle ilerliyor. Birinci kişi anlatıcı ağzından olayları okumak, olayları daha samimi kılıp okur ve yazar arasındaki mesafeyi yakınlaştırıyor. Anadolu'nun mavisi var romanda. Güzellikleri ve zalimlikleriyle. Denizin güzellikleri içinizi deniz hasretiyle doldururken yine denizin zalimlikleri her seferinde içinizde ince bir sızı bırakıyor.
186 syf.
·2 günde·8/10
Cevat Şakir Kabaağaçlı nam-ı diğer Halikarnas Balıkçısı'nın buram buram deniz kokan eseri Aganta Burina Burinata güzel bir yolculuk oldu benim için bir deniz tutkununa. Her zaman bir sahil kasabasında yaşamak istemişimdir. Bu kitabı okurken yıllardır içimde olan deniz tutkusu kabardı. Denizci bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen Mahmut'un denize olan aşkı öyle güzel kaleme alınmış ki, kitabı bitirip kapatırken benim de dilimde "aganta burina burinata" naarası belirdi. Bir denizci terimi olan sözün anlamı "serenlerin üstündeki üst ve alt yelkenleri tut" demekmiş. Kitabı okurken Edip Cansever'in şiiri de dilime dolandı.
//
"İnsan yaşadığı yere benzer
O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer Suyunda yüzen balığa
Toprağını iten çiçeğe
Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine "

Bir insanı doğduğu yerden uzaklaştırmak ne kadar doğru diye sorguladım. Deniz aşkı içinde olan kahramanımız Mahmut, ne kadar denizden uzak tutulmaya çalışıldıysa da olmuyor. Çünkü şiirdeki gibi Mahmut o denize, denizde yüzen balığa benziyor. Ve sonuç olarak denizden uzak kaldığı zamanı yaşamdan saymıyor. O denize kavuştu. Sıra benim hayalim olan sahil kasabasına yerleşmekte. Adım adım bu gün de geliyor :)
Sevgi ile kalın...
"Doğum, hastalık, ölüm Allah'ın emri. Anladık! Fakat ne bileyim, özlediğin bir işte çalışmadan, içine doğduğun şu dünyanın ötesini berisini hiç görmeden, taş üstüne bir taş koymadan, bir ağaçcağız olsun dikmeden, bir günceğiz olsun şunun bunun eteğini öpmeden yaşayamamak ve böylece dünyadan defolup gitmek de Allah'ın emri değil a!.."
"İçimden, "Toprak işleri böyle oluyor zahar" dedim. Yani birbirimizin yüzüne gülecek, arkasından kuyu kazacaktık."
Onda, herkeste arayıp arayıp da pek az bulduğum veya hiç bulamadığım ve yine özleyip durduğum bir şeyin pek çoğu vardı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aganta Burina Burinata
Alt başlık:
Bütün Eserleri 1
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754941883
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
"Balıkçılar, sünger avcıları, dalgıçlar, gemiciler...Halikarnas Balıkçısı'nın hikaye ve romanlarıyla gelen bu tipler, sadece edebiyata ilk kez geldikleri için ilginç değildirler. Balıkçı, denize bağlı olarak, güzelliği, özgürlüğü, başkaldırıyı, insanoğlunun geçmişteki ve gelecekteki arayışlarını kayıplarını, bunalımlarını, korkularını, ışığı kırar gibi kendiliğinden alabildiğine etkin bir anlatımla ortaya koyarak, çağdaş insancıl bakışla eski uygarlıklar arasındaki bağları göstermiştir.

Balıkçı'nın ilk romanı olan Agata Burina Burinata, yazarın şiirli ve müzikli dilinin, doğa ve insan sevgisinin, tanıtım ve duygusal gücünün en güzel örneklerinden biridir.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 701 okur

  • Gamze Savaş
  • Dilek Hamzaoğlu
  • Flaneur.....
  • Emre
  • M. Selim Yaman
  • SIDIKA TOPAL
  • Gökhan
  • Nesrin Gök
  • Ceyhun Emre
  • Irmak aktaş

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.1
14-17 Yaş
%2.3
18-24 Yaş
%28.1
25-34 Yaş
%25.1
35-44 Yaş
%25.1
45-54 Yaş
%11.7
55-64 Yaş
%1.8
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%63.1
Erkek
%36.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.1 (37)
9
%18.1 (37)
8
%31.9 (65)
7
%20.6 (42)
6
%6.4 (13)
5
%2.9 (6)
4
%0
3
%1.5 (3)
2
%0.5 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları