Ağladı ve Gözyaşlarını ÖptümAytuğ Akdoğan

·
Okunma
·
Beğeni
·
791
Gösterim
Adı:
Ağladı ve Gözyaşlarını Öptüm
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
142
Format:
Karton kapak
ISBN:
6051281544
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İkinci Adam Yayınları
Hayat genç bir yazarı yolculuklara zorluyorsa, Aytuğ Akdoğan valizini çoktan hazırlamış. Onun ufkunu maceralar, rotasını ise merak belirleyecek. Gittiği yerden döner mi: Aklı bedenini bağışlarsa oralarda kalacaktır. Yazdıkları bunun ipuçlarını taşıyor çünkü."
Küçük İskender.
Kitap, ilk cümlesinden itibaren toplumsallaşmış ya da toplumsallaşamamış insanın sahip olabileceği kimlikleri sorgular ve ironik bir biçimde "serseri" ruhlu bir genç tarafından, yirmi birinci yüzyılın "modern" insanına ve hayatına eleştirel bir bakış getirir. Henüz on dokuz yaşındaki bir gencin aykırı varoluşunu keşfetme ve hakikat arayışındaki yolculuğunda edindiği gözlem ve yorumlar, kitabı üç bölümden oluşan psikolojik bir deneme-roman haline getirir; yazar, bir şeyler anlatırken aynı zamanda bir şeyler söylemeyi de arzular. Yıllarca yalnız yaşamasına izin verildiğinden dolayı içinde oluşan intikam ve şiddet duygusu yüzünden ise kitabın sonlarına doğru artık ufak ufak delirmeye başlar; okur bu sonlarla beraber yazarın bilinci ile kendi sorgusu arasında gidip gelir. Kitabı bitirdiğinizde ise yazarın deyimiyle "kendinizi gerçekleştirmek için" yazarı öldürmüş olursunuz.
(Tanıtım Bülteninden)
Bir zamanlar aşık olduğum kadından aldığım kitap, onu düşünerek okuduğum için bazı bölümlerinde ağladım. Peki kitap güzel miydi? Hislerim geçtiğinde ikinci kez okuduğum da kitabı basit buldum, yazarı uğraşmış ama güzel bir eser yaratamamış. Boş zamanınız varsa okuyun derim, zira zaman yaratmanıza değecek bir kitap değil.
Kendini mutsuzluğa adamış 19 yaşında bir "adam" ın kalbinden, omrunden, kafasından geçenler kalemiyle buluşup bize ulaşıyor. Mutsuz olmak istiyor cunku mutlu olursa yazacağına inanmıyor inanmadığı başka şeylerin yanında... başka insanlar başka coğrafyalar geziyor gezdiği yerler bazen tanıdık bazen cok yabancı geliyor. Nereye giderse gitsin Istanbul vazgeçilmezi, benzetmelerinin gizli öznesi. Tanrıyla, yarattıklariyla kendi hayatıyla alıp veremediği var; belli ki bunalmış ve yazmak istemiş. Yazarsa kurtulacağı inancına sığınarak...
Ben ne pahasına olursa olsun eli silah değil kalem tutan bir adama güvenirim. (Polis ya da askerlerin olduğu yerde mi endişelenmeli insan yoksa olmadıkları mı?) Aynı şekilde benim kadınım en azından elinde bir kitapla oturur kanepemizde. İnsanlar sadece kan dökerek değil, düşünerek ve araştırarak da kendilerini ve o çok sevdikleri topraklarını kanıtlayabilirler.
İnsanlar süregelen dünyayı beğenmedikleri için kendi dünyalarını kurup bir roman yazıyorlar, resim çiziyorlar, şarkı besteliyorlar ya da bir film çekiyorlar. Sanat oluyor yaptıkları, onlar ise sanatçı. Her sanat eserinin ortaya çıkışında bir mutsuzluğun ya da kaçışın hikâyesi vardır.
Aslında ben hala o fahişenin odasındaki deri ceketli, pezevenk görünümlü, katil ruhlu pisliğim. Peki ya bazı sabahlar on yaşındaki bir oğlan çocuğu gibi anne ve babasının arasına girip yatan kim? En belalı şehirlerin en belalı serserileriyle pazarlık yapan ya da daha dilini ve hayatını bilmediği bir ülkenin fahişesiyle o yola çıkmayı anlamsızca göze alan kim? İyi bir roman yazmak için kendimi satabilirim, ama kendimi aldatmam. Kendimden saklanamam, hayır bu kadar güçlü değilim. Öyleyse hangisi benim? Hepsi benim.
Benim gibi birini nasıl sevebilirsin? Bazen sadece benim gibi birini değil mi? Senin için bu kadar yeterli.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ağladı ve Gözyaşlarını Öptüm
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
142
Format:
Karton kapak
ISBN:
6051281544
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İkinci Adam Yayınları
Hayat genç bir yazarı yolculuklara zorluyorsa, Aytuğ Akdoğan valizini çoktan hazırlamış. Onun ufkunu maceralar, rotasını ise merak belirleyecek. Gittiği yerden döner mi: Aklı bedenini bağışlarsa oralarda kalacaktır. Yazdıkları bunun ipuçlarını taşıyor çünkü."
Küçük İskender.
Kitap, ilk cümlesinden itibaren toplumsallaşmış ya da toplumsallaşamamış insanın sahip olabileceği kimlikleri sorgular ve ironik bir biçimde "serseri" ruhlu bir genç tarafından, yirmi birinci yüzyılın "modern" insanına ve hayatına eleştirel bir bakış getirir. Henüz on dokuz yaşındaki bir gencin aykırı varoluşunu keşfetme ve hakikat arayışındaki yolculuğunda edindiği gözlem ve yorumlar, kitabı üç bölümden oluşan psikolojik bir deneme-roman haline getirir; yazar, bir şeyler anlatırken aynı zamanda bir şeyler söylemeyi de arzular. Yıllarca yalnız yaşamasına izin verildiğinden dolayı içinde oluşan intikam ve şiddet duygusu yüzünden ise kitabın sonlarına doğru artık ufak ufak delirmeye başlar; okur bu sonlarla beraber yazarın bilinci ile kendi sorgusu arasında gidip gelir. Kitabı bitirdiğinizde ise yazarın deyimiyle "kendinizi gerçekleştirmek için" yazarı öldürmüş olursunuz.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 39 okur

  • Öykü Hacıbekiroğlu
  • Berivan
  • Emine Kozay
  • Canan Ince
  • Kitap kurdu
  • Batuhan Zengin
  • Şülay Pehlivan
  • Leyla
  • Gaye Mat
  • İclal Erdoğan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.7 (4)
9
%6.7 (1)
8
%26.7 (4)
7
%6.7 (1)
6
%13.3 (2)
5
%13.3 (2)
4
%6.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0