Adı:
Ağlama Dolabı
Baskı tarihi:
Şubat 2012
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750501333
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Bir dakikanızı istirham edeceğim, kıymetli abilerim, ablalarım.
Şu elinizde tutmuş olduğunuz kitap; Sıdıka 2003, Olası Lakırdılukurdular, Sıkılhan’la Diyalog Çabaları adlı başlıklar altında tam elli iki tane öykü içeriyor.
Düzeyli ilişki yaşamak isteyenler, kredi kartı mağdurları, noter tasdikli TV güzelleri, otoyol fahişeleri, sahte şeyhler, iş arayan tetikçiler, dizi ağaları, çocuklarıyla diyalog kurduklarını sanan anne babalar, hırslı ofis insanları, digital musallatlar, internet bağımlıları, kontör ve bonus manyakları, deprem unutkanları, savaş çığırtkanları... Velhasıl türlü çeşitli insan öyküleri, fazla kasmayan, araklanabilir kısa cümleler ve gözü yormayan harflerle anlatılıyor.
Sadece bunları alıp gitmiyorsunuz. Yanında “Ağlama Dolabı” adlı üç öykülük hisli bir set daha veriyoruz. Kapağındaki miki resimlerine aldanıp da “Bu kitap kadın ruhuna hitap etmiyodur, içinde aşk felan yoktur” demeyiniz. Haşarı okurlarının tükenmez kalemle bıyık yapmasından endişelendiği için bilboardlara resmini koydurtmayan fakat aslında yakışıklı bir insan olan yazarın hisli ve derin cümleleri de bulunuyor.
Deneyiniz, memnun kalacaksınız.

Atilla Atalay
Efsane. Kitabın başında Sıdıka ile, ortalarında Sıkılhan Öflan ve onu arayanlarla, her telefonda bambaşka mevzularla güldüren. Kitabın sonuna doğruysa hüzünlendiren, en yakın arkadaşınızın derdini dinliyormus gibi okuduğunuz, çok çok güzel bir kitap. Arka kapağındaki yazıyı görünce okumak istemiştim, iyi ki okumuşum.
Bir kitabın kapak yazısı içeriğine bu kadar uyabilir ve bir kitap içinde ancak bu kadar çok tarz barındırabilir. Sıkılhan'la Diyalog Çabaları'nda gülmeye alışmışken , Ağlama Dolabı kısmına geldiğinizde afallıyorsunuz. Bir anda bir kasvet çöküyor üstünüze. Sanki çok yakın arkadaşlarınız oturup karşınıza derdini anlatıyor hissine kapılıyorsunuz. Karşılıklı çay içip ,çok üzüldüm ya diyecek raddeye geliyorsunuz. Hepsini olmasa da bir gün mutlaka kitabın son kısmını okuyun. Ama eğer uzun zamandır işsizseniz ve artık inanılmaz kötü hissediyorsanız lütfen İnsan Kalma Alıştırmalarını atlayın..
Saçma. Ben ağlarken kimseye görünmek istemem . Tanımadığım biri sorsa iyiyimden başka ne diyeceğim ki ?
Hem bak doğruyu konuşmak gerekirse ben artık film falan anlamaz oldum. Bir görüntü beş kez tekrarlanmazsa , aynı cümle defalarca bağırılmazsa hatta bazı şeyler daire içine alınmazsa baktığımdan hiçbir şey anlamıyorum.
Televizyonların normal saatlerde insanları gerizekalaştırma gibi kutsal bir görevleri var.
Ve hemen gidemedim
Ve artık gidemedim
Ve sonra hiç gidemedim
Kurtuluşta son durakta bir tramvay ölüsü
Sanki ben
Öylece kalakaldım
Hepimiz kalakaldık
Elimizde tetiği çekilmeyen
Namlusu yönsüz bir tabanca gibi
(Edip Cansever )
Yalnız ben değil ,hepimiz milletçe kafamızın içinde sesler duymaya başladık.
Öylesine konuşuyorum. Kendimi bebeklere sallanan tuhaf sesli plastik çıngıraklara benzetiyorum . Söylediklerimin hiçbir anlamı yok. Ama susarsam , çıkardığım ses kesilirse o yeniden ağlamaya başlayacak.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ağlama Dolabı
Baskı tarihi:
Şubat 2012
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750501333
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Bir dakikanızı istirham edeceğim, kıymetli abilerim, ablalarım.
Şu elinizde tutmuş olduğunuz kitap; Sıdıka 2003, Olası Lakırdılukurdular, Sıkılhan’la Diyalog Çabaları adlı başlıklar altında tam elli iki tane öykü içeriyor.
Düzeyli ilişki yaşamak isteyenler, kredi kartı mağdurları, noter tasdikli TV güzelleri, otoyol fahişeleri, sahte şeyhler, iş arayan tetikçiler, dizi ağaları, çocuklarıyla diyalog kurduklarını sanan anne babalar, hırslı ofis insanları, digital musallatlar, internet bağımlıları, kontör ve bonus manyakları, deprem unutkanları, savaş çığırtkanları... Velhasıl türlü çeşitli insan öyküleri, fazla kasmayan, araklanabilir kısa cümleler ve gözü yormayan harflerle anlatılıyor.
Sadece bunları alıp gitmiyorsunuz. Yanında “Ağlama Dolabı” adlı üç öykülük hisli bir set daha veriyoruz. Kapağındaki miki resimlerine aldanıp da “Bu kitap kadın ruhuna hitap etmiyodur, içinde aşk felan yoktur” demeyiniz. Haşarı okurlarının tükenmez kalemle bıyık yapmasından endişelendiği için bilboardlara resmini koydurtmayan fakat aslında yakışıklı bir insan olan yazarın hisli ve derin cümleleri de bulunuyor.
Deneyiniz, memnun kalacaksınız.

Atilla Atalay

Kitabı okuyanlar 22 okur

  • Ah Kam Yıl
  • Tuğba Mutlu
  • Ehu Ehe
  • Suna ERDEM
  • Birsen Öztürk
  • Ebrar Kavaklıoğlu
  • Özlem
  • Hakan ŞAHİN
  • Mert Koc
  • Cansu Yıldız

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.3 (1)
9
%42.9 (3)
8
%14.3 (1)
7
%28.6 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0