Ağlasın Gökyüzü (Deniz Gezmiş)

·
Okunma
·
Beğeni
·
662
Gösterim
Adı:
Ağlasın Gökyüzü
Alt başlık:
Deniz Gezmiş
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944143585
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ozan Yayınları
Tohumumu toprağa verip hayatı döllerim, rengimi ışığa verip umudu döllerim, kokumu havaya verip yeli döllerim. Ben ne has bahçelerde bir gül ağacıyım, ne zalimin uğrunda bir darağacıyım, ben bir avlu duvarında mor çiçekli leylak ağacıyım. Arı gündüz gelir benden bal alır, zalim gece gelir benden dal alır. Ben bir leylak ağacıyım, üç dalım gitti oy dallarım kırık, üç dalım gitti incecik kollarım kırık..."

68 kuşağının efsanevi gençlik önderlerinden Deniz Gezmiş ve arkadaşları üzerine bugüne kadar çok şeyler yazılıp söylendi. Ama hiçbiri, Türkiye siyasi tarihinin bu en büyük trajedisini, bu kadar etkileyici, bu kadar sıcak ve yalın anlatmadı.

"Ağlasın Gökyüzü"nde anlatılan olaylar, Anadolu insanına özgü direniş ruhunun, özgürlük ve bağımsızlık tutkusunun ve tabii inandığı değerler uğruna adanmışlıkla mücadele eden yitik bir kuşağın destanıdır. Vehbi Bardakçı'nın usta kalemiyle duygusal derinlik ve yoğunluk kazanan bu destanı yeni kuşakların ilgisine sunmaktan ve "Ağlasın Gökyüzü" gibi olağanüstü bir edebiyat eserini ülkemiz kültür hayatına kazandırmaktan kıvanç duyuyoruz.
528 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Yazarın daha öncede KERBELA kitabını okumuş ve etkisinden uzun bir zaman çıkamamıştım.
Üç kitaptan oluşan "ADANMIŞ HAYATLAR" serisinin bu ikinci kitabı Deniz Gezmiş i anlatiyor.
Altmış sekiz kuşağının efsanevi gençlik önderlerinden Deniz Gezmiş ve arkadaşları üzerine bugüne kadar çok şeyler yazılıp söylendi.Ama hiçbiri Türkiye siyasi tarihinin bu en büyük trajedisini,bu kadar etkileyici,bu kadar sıcak ve yalın anlatmadı.
Anadolu insanına özgü direniş ruhunun,özgürlük ve bağımsızlık tutkusunun ve inandığı değerler uğruna adanmışlıkla mücadele eden yitik bir kuşağın destanıdır.
Yazar VEHBİ BARDAKÇI nın usta kalemiyle duygusal derinlik ve yoğunluk kazanan bu romanı çok beğeneceksiniz...
528 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı sevgi, saygı ve hasretle anarken, devrimcilerin emperyalistlerin uşakları ile yaptıkları mücadelenin değerini ve anlamını bilmek adına, kitap dışından bir bilgi ile iyi okumalar.
DENİZ GEZMİŞ VE ABDULLAH GÜL İki genç insan..
Birinin adı Deniz Gezmiş‘ti..
Ankara’dan..
Diğerinin Abdullah Gül..
Kayseri’den..
1960lı yılların sonralarında yolları İstanbul Üniversitesi’nde kesişti..
Hukuk Fakültesinde okuyan Deniz Gezmiş sol görüşlüydü..
Öğrenci lideriydi..
Fikir Kulüplerinin önde gelen isimlerinden..
İktisad Fakültesinde okuyan Abdullah Gül ise sağ görüşlü..
Milli Türk Talebe Birliği üyesi…
İslamcı grubun Akıncılar cephesinden..

Yıl 1968 idi..
Temmuz sıcağı..
Amerikan 6. Filosu İstanbul boğazındaydı..
Savaş gemileri Dolmabahçe açıklarına demir atmıştı..
Amerikan askerleri karaya çıkmış, İstanbul genelevlerinde cirit atıyordu.
Yanki, Yüksek Kaldırım’da ve Beyoğlu Abanoz sokakta zevk alemleri yaparken, polisin dışarda onların güvenliğini alması bardağı taşırmıştı.
Tepki büyüktü..
Sol görüşlü öğrenciler “6.Filo Defol” mitingleri yapıyordu..
Sağ görüşlüler ise buna karşı çıkıyordu..
İki grup sürekli kavga ediyordu..
Gazeteler linç manşetleri atıyordu..
“Kızılları boğmanın vakti geldi”
“Ya susturacağız, ya kan kusturacağız”
Genelkurmay kışlalarda broşür dağıtıyordu.
“Amerika’yı sevmeyen komünisttir.”
İstanbul Üniversitesi barut fıçısı gibiydi..
Birgün Deniz Gezmiş ve Abdullah Gül‘ün içinde bulunduğu gruplar karşı karşıya geldi..
Bir yanda Nazım Hikmet‘in çocukları..
Diğer yanda Necip Fazıl‘ın..
Taşlar, sopalar, tekme, tokat..
Fikirler değil yumruklar konuştu..
Zaman zaman da silahlar..
Ertesi gün Deniz Gezmiş ve arkadaşları, Abdullah Gül ve arkadaşlarının fotoğraflarını okulun duvarlarına astılar..
Altına da tek cümle yazdılar.
“Faşistler giremez”
Abdullah Gül o günden sonra 6 ay okula ara vermek zorunda kalmıştı..

Yıllar geçti..
Amerikan Emperyalizmine hayır diyen sol görüşlü öğrenciler bir bir yok edildi..
Fikir Kulüplerinde yetişenlerin önü kesildi.
Kimi kahpe bir pusuda öldürüldü..
Kimi işkencede son nefesini verdi…
Kimi de Denizler gibi darağacına gönderildi..
Bazıları onlarca yıl hapis yattı..
Bazıları da köşesine çekildi..

Peki sağ görüşlü, özellikle islami cepheden öğrencilere ne oldu?..
Abdullah Gül devletin zirvesine, Cumhurbaşkanlığına kadar yükseldi..
..Ve diğer Milli Türk Talebe Birliği üyeleri..
Recep Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç, Mehmet Ali Şahin, Cemil Çiçek, Beşir Atalay, Abdülkadir Aksu, Hüseyin Çelik, Ahmet Davutoğlu, Numan Kurtulmuş, Fehmi Koru, Abdurrahman Dilipak, Kadir Topbaş ve daha niceleri.
Hepsi önemli yerlere geldi..
Devlet onlara teslim edildi..

44 yıl önce..
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan darağacında can verdiler..
İşlerini cellada bırakmadılar..
Sehpalarını kendileri tekmelediler..
Onların mahkeme salonunda söyledikleri bir söz,bugün bile unutulmadı..
“Türkiye’de gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunanlar varsa, bunlar ancak Amerikan emperyalizmi ile iş yapan çıkarcılardır.”
Üç fidanın anısına saygıyla.
528 syf.
·Beğendi·10/10
Cogu kisinin ön yargılarını yıkıp Denize biraz daha duvarlarını yıkıp onu hissedebilecegi bi kitap etkisinde kalmıştım günlerce uzun olmasına karsın akıcı ve elinizden düşüremediğiniz bi kitap
528 syf.
·7 günde·Puan vermedi
"Tohumumu toprağa verip hayatı döllerim, rengimi ışığa verip umudu döllerim, kokumu havaya verip yeli döllerim. Ben ne has bahçelerde bir gül ağacıyım, ne zalimin uğrunda bir darağacıyım, ben bir avlu duvarında mor çiçekli leylak ağacıyım. Arı gündüz gelir benden bal alır, zalim gece gelir benden dal alır. Ben bir leylak ağacıyım, üç dalım gitti oy dallarım kırık, üç dalım gitti incecik kollarım kırık..."
528 syf.
·Beğendi·1/10
Yazarın okuduğum ilk ve son kitabı oldu. Siyasi görüşümüz her ne olursa olsun ve her ne kadar benzeşiyor olursa olsun konuya objektif bakamayan, tarafı olduğu tarafı sempatikleştirmek, güzel göstermek için elinden geleni yapan yazarların eserleri benim nezdimde bir yerde tıkanıyor. Bu eserde de maalesef durum bundan ibaret oldu.
"İnsanoğlunun yaşama arzusu, düşmanın öldürme ve yok etme hırsını yenmek zorunda.."
"Hayatı dokuyan ve örgüleyen renkler solmasın diye çıkmışlardı bu ölümcül yola. Ama bazıları hayatın renklerini soldurmak için, öldürmenin ve yok etmenin en sinsi yollarını deniyordu. Onlar istiyorlardı ki, Anadolu'nun ücra köşeleri ağa karanlığında kaybolsun, ilim irfanla aydınlanmasın. Bu karanlık sürsün gitsin.."
Yapraklarınca hava, köklerince toprak, dallarınca yağmur.. Hayat o kadar zengin ve çeşitliyken, toprak herkese yetecek kadar bereketli, evren herkese yetecek kadar genişken, insanların neden birbirine zulmettiğini anlamıyordu.
''O özlenen gün gelecek, mutlak gelecek!'' diyordu. ''İnsanlar birbirlerine şevkatle yaklaşacak. '' Herkes birbirinin değerini anlayacak ve takdir edecek. Uyum içinde konuşup anlaşacaklar. Karşıt görüşte olanlar bile (emperyalistler ve işbirlikçiler hariç) birbirleriyle yumuşak ve uyumlu ses tonlarıyla tartışacak. Bu tartışmalar, daha iyiyi ve güzeli bulmak adına yapılacak. Kavga gürültü olmayacak. Önce insan kendi içinde kendisiyle barışık olacak. Mutlu olacak. Kendisini beğenecek, sevecek. Sonra mutlu bireylerden oluşan mutlu bir toplum çıkacak ortaya. Sömürü olmayacak. Zulüm olmayacak. Hapishaneler müze ve kütüphaneye dönüştürülecek. Dünyanın hiç bir yerinde, açlık, hastalık ve savaşlar olmayacak. Cehalet olmayacak. Olmayacak artık!'' diyordu.
Vehbi Bardakçı
Sayfa 93 - Ozan Yayıncılık
Özgür ve adil insanların ulaşamayacağı hiçbir hedef, çıkamayacağı hiçbir zirve yoktu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ağlasın Gökyüzü
Alt başlık:
Deniz Gezmiş
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944143585
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ozan Yayınları
Tohumumu toprağa verip hayatı döllerim, rengimi ışığa verip umudu döllerim, kokumu havaya verip yeli döllerim. Ben ne has bahçelerde bir gül ağacıyım, ne zalimin uğrunda bir darağacıyım, ben bir avlu duvarında mor çiçekli leylak ağacıyım. Arı gündüz gelir benden bal alır, zalim gece gelir benden dal alır. Ben bir leylak ağacıyım, üç dalım gitti oy dallarım kırık, üç dalım gitti incecik kollarım kırık..."

68 kuşağının efsanevi gençlik önderlerinden Deniz Gezmiş ve arkadaşları üzerine bugüne kadar çok şeyler yazılıp söylendi. Ama hiçbiri, Türkiye siyasi tarihinin bu en büyük trajedisini, bu kadar etkileyici, bu kadar sıcak ve yalın anlatmadı.

"Ağlasın Gökyüzü"nde anlatılan olaylar, Anadolu insanına özgü direniş ruhunun, özgürlük ve bağımsızlık tutkusunun ve tabii inandığı değerler uğruna adanmışlıkla mücadele eden yitik bir kuşağın destanıdır. Vehbi Bardakçı'nın usta kalemiyle duygusal derinlik ve yoğunluk kazanan bu destanı yeni kuşakların ilgisine sunmaktan ve "Ağlasın Gökyüzü" gibi olağanüstü bir edebiyat eserini ülkemiz kültür hayatına kazandırmaktan kıvanç duyuyoruz.

Kitabı okuyanlar 36 okur

  • Ida
  • caner akcan
  • Emre Samur
  • Yeşim Gezgen
  • Emine Akyüz
  • Yağmur
  • İlknur
  • Adem Yüce
  • Hilâl
  • Rojin.ekren

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (6)
9
%26.7 (4)
8
%6.7 (1)
7
%6.7 (1)
6
%6.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%6.7 (1)
1
%6.7 (1)