Ağrı Dağı Yolcusu Kalmasın

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.591
Gösterim
Adı:
Ağrı Dağı Yolcusu Kalmasın
Baskı tarihi:
16 Ağustos 2019
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053759911
Kitabın türü:
Orijinal adı:
All Aboard for Ararat
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Ağrı Dağı Yolcusu Kalmasın
Ağrı Dağı İçin Herkes Gemiye
H. G. Wells’in 74 yaşında yazdığı, ütopyacı son eseri olan Ağrı Dağı Yolcusu Kalmasın, Tanrı’nın yeryüzüne yollayacağı yeni bir “tufan” için kendisine yeni bir Nuh arayışını anlatır.

Tanrı, bu iş için gönülsüz olan Nuh Lammock’ı ikna etmeye çalışırken Nuh ise Tanrı’yı birçok konuda âdeta sorguya çekip hem Tanrı’nın gerçekliğini sorgular hem de yaşananları mantık çerçevesine oturtmaya çalışır.

Wells’in kendisine has üslubuyla kaleme aldığı eser, sorgulamalar, arayışlar ve eleştirilerle yüklü. Yazar, insanlık ve dinler tarihini tartışırken aynı zamanda kendi iç muhasebesini yapıp Sosyalizm, Marksizm, Darwinizm gibi kuramlara dair son fikirlerini de su üstüne çıkarıyor. Ağrı Dağı’na gidecek yeni geminin hazırlıkları yapılırken Nuh Lammock ile H.G. Wells’in karakterleri de roman boyunca birbirine karışıyor.

“Dünya’nın halihazırdaki vaziyetine sert eleştiriler getiren, hikâye tarzındaki denemesi Ağrı Dağı Yolcusu Kalmasın’da Wells, terazinin tartmakta bocaladığı konulara mükemmel bir giriş yapıyor. Tanrı, başka bir Ağrı Dağı’na yolculuk edecek gemiyi hazırlaması için yeni peygamberini arıyor ve Nuh Lammock’ı ziyaret ediyor. Böylece Wellsvari monologlar şöleni başlıyor. Wells/Lammock, Kitab-ı Mukaddes’in bize anlattığı tarihi, sınır tanımadan ama eğlenceli bir şekilde sorgularken geminin yapımı ve yolculuk planları ise her adımda daha çok çıkmaza giriyor.” –Kirkus Review
88 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İncecik olan bu kitap içerik olarak beklediğimden daha yoğun çıktı. Dünyanın kötü gidişine dayanamayan ve akıl hastanesinden Tanrı telefon rehberinden Noah isimli birini bulup onu ziyarete gidiyor. İnsanlığa ikinci bir tufan göndereceğini ve bir gemi yapmasını bildiriyor. Noah ise karşısında Tanrıyı bulmuşken aklındaki soruları sormaya başlıyor. Bir bakıma Tanrıyı inanç konusunda değil yaptığı haksızlıklar için sorgulamaya başlıyor. Kitabın bir kısmında Komünizm ve Kapitalizm eleştirisi de okuyoruz.
88 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Uzun süreden beri ortada görünmeyen Tanrı bir anda modern dünyada ortaya çıkar ve kendine gemi inşa etmesi için, telefon rehberine bakarak bir 'Nuh' arar.Tanrı ile Nuh Lammock arasındaki teolojik sorgulamalara şahit oluyoruz ve bu sohbetler okunmaya değer.

H. G. Wells'in Dünyalar Savaşı, Görünmez Adam ve Zaman Makinesi kitaplarını da okumuştum. Genellikle bilim kurgu, distopik bir gelecek, insanların ve toplumların yozlaşmasını ele alıyor. Bu kitapta bu konulara ek bir de din ve siyaset konuları üzerine düşündürücü sohbetlere yer verilmiş.


Kısa olmasına rağmen zor bir kitaptı, din ve siyaset göndermelerini idrak etmek gerek.
88 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Çok kısa olması sizi yanıltmasın. İçerik olarak yoğun bir eser ile karşı karşıyayız. Dini ve toplumsal yapıyı, öğretileri çok tatlı ve direk eleştirilerle H.G.Wells bize başka düşüncelerin kapılarını açıyor.
Hıristiyanlık üzerinden yapsa da eleştirilerini genel bir kapsayıcı durum yok dersek yalan olur. Sayfa sayısı az olsa da hap misali gayet katkı sağlayacak buna emin olun.

Keyifli okumalar...
88 syf.
·2 günde·7/10 puan
Sakın kitabın inceliğine kanıp çerez niyetine okumaya kalkmayın. Wells'in son eseri ve gerçekten anlamak istiyorsanız sindire sindire okumanızı öneriyorum. Kitap benim için 2 bölümden oluşuyor. İlk kısmı okuması çok kolay ve çok hoşunuza gideceğini düşündüğüm kısım. Burda Tanrı ve Nuh'un sohbetlerini okuyoruz. Bazen sakin bazen sinirli. İkinci kısma başlamadan önce bir durun, Wells'in önünde saygıyla eğilin ve sonra okumaya başlayın.
88 syf.
·2 günde·9/10 puan
Her şeyden önce şunu söylemek istiyorum; H.G Wells, Atatürk’ün en sevdiği yazarlardan biridir. Bu kitabı da elime alıp okumamın en büyük sebebi budur. Kitaba gelecek olursak, sayfa sayısı kısa ancak okuması öyle kolay bir kitap değil bence. İnanılmaz mükemmel noktalara değinerek, inanılmaz eleştiriler yapıyor. Okurken, yazarın ne kadar zeki olduğunu düşünüp durdum. Atatürk’ün sevdiği kadar varmış yani. Bu eleştirileri çok güzel bir nüktedanlıkla yazmış, hem gülüyor, hem şaşırıyorsunuz. Herkesin okuyup beğeneceği bir kitap değil. Dinle, tanrıyla, komünizmle, liberalizmle, modern toplumla dalga geçiyor işin özünde. Kaldıramayacaksanız, asla okumayın derim.
88 syf.
Tanrı 'nın yeryüzüne yollayacağı yeni bir tufan için kendisine yeni bir Nuh arayışının anlatıldığı ütopik bir hikaye ya da bir deneme ...Dini ve toplumsal konulardaki fikirler ve sorgulamalarla sıkça karşılaşıyoruz kitapta ...Kendine yeni bir Nuh bulan Tanrı 'nın Nuh'la diyalogları samimi ve ilgi çekici ...Mevcut dünya düzenini irdelerken kendi iç muhasebesini yapmış yazar ...Sorgulamalar ve eleştirilerle yüklü kısacık bir hikaye ...Ama aldanmayın kısa olmasına zira çok derin ...Okuyun bence...
88 syf.
·13 günde·9/10 puan
Din, insan ve toplum üzerine düşündüren güzel eleştiriler var. Çoğu yerde ütopik olarak değerlendirilse de tam olarak bu eleştirel yaklaşımın doğru olduğunu düşündüğüm için distopik olarak bakıyorum ben kitaba. İnce görünmesine rağmen okunması zor bir kitap. Sindire sindire okunması şiddetle tavsiye edilir.
88 syf.
·25 günde·Beğendi·9/10 puan
Bir son eser ancak bu kadar dolu dolu olabilirdi. Wells'in bu kitabı yazarlık hayatinin zirvesinde ve düşüncelerinin açıkça dile getirilmesinden oluşmuş. Hazır olun, bu ince bir kitap, okuması kolay görünebilir ama belki de yüzlerce kitap okunmasından, günlerce üzerinde düşünülmüş ce taritsilmis konulardan oluşuyor. Aslında tam olarak Dünya'ya bakışı ve inançlarını okuduğumu hissettim.

Bu kitabın hemen öncesinde Zamyatin'in BIZ kitabıni okumuştum. Orada distopik olan dünya, varilmaya çalışılan dünya aslında Wells'in bu kitapta ideal olarak hayal ettiği dünya. Düşünceler ne kadar da farklilasabiliyor. Zamyatin tek bir gerçeğe inanıyor olmayı distopia olarak anlatıyor aslında. Okuyun bu kitabı hatta ikisini ard arda okuyabilirsiniz de.


Bu kitabı okurken onlarca kitapta anlatılmış bazı bilgileri hap gibi alacaksınız ama çokça da düşüneceksiniz. Etkisinden çıkılamayan teorilerle dolu bu kitap. Bugün dahi geçerli her durum tespiti, sadece teknolojimiz daha ileri.
88 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Tanrı çıkıp gelse odam da karşıma otursa ve şöyle söylese "Bir karar aldım tarihi belli noktadan yeniden başlatacağım. O nokta ise İbrahim'in İsmail'i kurban ettiği olaydır. Ve ben seni seçtim kurban adayı olarak. Kurban edilmeden kurtulacaksın ve sonra senle yeni düzeni belirleyeceğiz. Düzenin nasıl olacağını şimdiden planlamalıyız."

Bence çok iyi olurdu çünkü benim kendisine soracağım bir sürü soru var. Bunda yanlış bir şey yok çünkü bana aklı ve düşünme yetisini veren kendisi. Bunu kullanmak en doğal hakkım. Hem kendisi demiyor mu? "Ben gizli bir hazineydim bilinmek istedim. O yüzden mahlukatı yarattım." Kendisi bilinmek istemiş ve insanı yaratmış. Akıl ve düşünme yetisi vermiş.

Düşünen varlık nasıl düşünmeden sorgulamadan bulur aradığı şeyi? Bir olgu akıl mantığa uymasa nasıl ona inanırız okumadan kaynağını araştırmadan bir olguya körü körüne inanmak bize akıl veren Yaratıcıya hakarettir.

Kitabın ana karakteri Noah ağabeyimizin karşısında bir gün Tanrı belirir. Ona bir gemi yapıp tarihi tekrar baştan başlatma planın bahseder . Tabi Noah ağabeyimiz Tanrıyı bulmuş durur mu? Soruyor düşünce deryasındaki yolunu bulamayan soruları bir bir onu yaratan Yaratıcıya.Neden bu kadar adaletsizlik oldu? Neden kurunun yanında yaş da yandı? Bütün dünyada neden bu kadar kötülük var? Oysa iyilik ve kötülükte aynı kaynaktan gelmiyor mu?

Normalde inançsız bir birey bu soruları cevap almak için can atar ama inançlı bir birey dini tabular yüzünden bu soruları kafasında saklar ve kimseyle paylaşmaz... Şimdi ben anlamadım kim inançlı? Ona akıl veren tanrıyı bulmaya çalışmayıp körü körüne inanan mı yoksa tanrıyı bulmak için onun verdiği aklı kullanan mı...?
88 syf.
·8/10 puan
Kitap bilindik Wells eserlerinden daha farklı bir yapıya sahip. Wells 1940 yılında, 74 yaşında iken bu kitabı yazmaya başlamış. Başlamış diyorum çünkü kitap henüz tamamlanmamış. Fakat talep olunca yayınlanmaya karar verilmiş. Bu sebeple de zaten kitap pek bilinmiyor.

Kitapta aslında dini, siyasi ve felsefi görüşü işlenmiş diyebiliriz. İncil'i okumuş kişiler bu kitabı benden daha farklı biçimde algılayabilecektir. Maalesef bu konularda pek bilgisi olmayan biri olarak benim için kitap Lucifer ve The Man from Earth arası bir atmosfere sahip idi.

Kitap içerisinde bir çok atıf var, hatta bunlardan biri yine Wells'in kitabı olan Zaman Makinesi'ne yönelik. Atıfları anlayınca insan memnun oluyor elbette.

Kitap 82 sayfa, ama işte bilgisi olmayan birisi için sürekli bu kimdir (örneğin Tarsuslu Saul), Babil'in hikayesi nedir diye bakarken bayağı uzun sürüyor okuması.

Bir hikayeden ziyade düşünsel bir kitap olduğunu belirtmemde fayda var. Okumayı düşünenlerin ilgisine sunarım, i̇yi geceler.
88 syf.
·7/10 puan
Spoiler içerir!
H.G. Wells'in ütopyacı son eseri beni gerçek anlamda hayal kırıklığına uğrattı.
Kurgusundan dolayı değil, sonundan dolayı. Zaten oldum olası sonu olmayan kitapları sevmemişimdir. Sonu belirsiz değil sonu yok, bildiğin yok. Evet kurgu konusu hepimizin bildiği bir konu aslında. Nuh'un Gemisini bilmeyen çok az insan vardır diye düşünüyorum. Bizim bildiğimiz bu hikayenin pek tabii bir sonu var ama Wells'in ütopyasında bir son yok.
Son sayfaya gelene kadar tek solukta okuduğum bir kitap, sonuçta bilim kurgunun öncüsü olan Wells'in kalemini seviyorum.
Okuduğum için pişman mıyım? Hayır. Sadece sonundaki, son olmayışından rahatsızım. Bir de mesela; Nuh, gemi için mürettebat arıyorken uykudan uyanıp kendini gemide buldu. Peki eski karısı var mıydı ya da üç çocuğu? Bunların boşluk olarak bırakılması bence garip bir durum.
Tanrı'nın kesinlikle devrimden yana olduğunu savunuyorum. Bolşevizm, yeryüzünde bu güne kadarki en Tanrı yanlısı harekettir. Tıpkı geçmişte olduğu gibi günümüzde de ruhban sınıfına dayanan dinler Tanrı' yı bir kadavraya indirgeyerek onu artık müdahale edemeyen sabit bir güç olarak görüyorlar. Rusya' nın Tanrı karşıtı bir yönü yok. Seni temin ederim. Devrimin "Din halkın afyonudur." dediği doğru tabii ama kurumsallaşmış din gerçekten de öyle. Devrim, yaşayan Tanrı'dır; din ise turşusu kurulmuş bir Tanrı.
"... Havva'yı çağırdım yanıma. Utanarak bir çalının arkasından çıktılar; saçma sapan şeyler giymiş, incir yapraklarıyla örtmüşlerdi kendilerini. Buna çok kızmıştım. Onlar için yarattığım o parlak ufak dünya lekelenmişti. (...)"
H. G. Wells
Sayfa 14 - Yaratıcılarından utanarak örtündükleri için Tanrı kızıyor, yanlış anlaşılmasın.
... kuracağımız dünyanın çocuklarının inatçı gelenekçilik tarafından pusuya düşürülerek karanlığa ve ölüme mahkum edilmesini engellemeye mecburuz.
... Tanrı'nın tuhaf bir marifetini zaman geçtikçe kanıksamaya başlamıştı. Zira Tanrı büyük umutlarla parlak bir başlangıç yapıyor, adamın birini yeni bir sayfa açması için teşvik ediyor ve sonrasında da onu yarı yolda bırakıyordu. İnsanlığın keder dolu tarihi aslında yanlış başlangıçların tarihiydi.
Nuh gülmeyi bırakıp bakışlarını Tanrı'ya çevirdi. "Tüm Kitab-ı Mukaddes boyunca ne sen gülüyorsun ne de Şeytan. Bunu hiç fark etmemiştim."
"... zira hiç çocuğum yok benim."
"Eserlerini böyle bir samimiyetle kaleme alan hiç kimse çocuksuz değildir," dedi Tanrı usulca. (...) "Yazarlar, diğer pek çok organizma gibi tohumlarını suya bırakır, mesela gerçek kemikli balıklar gibi. Ancak tohumları günler sonra onlara geri döner. Bu konuda endişelenmenize hiç gerek yok."
En baştan bu sahte proletarya isyanın iki boyutu vardır. Özel olarak eğitilmiş ve yönlendirilmiş elitler, hakları için feryat figan eden öfkeli proletaryanın kılığına girerek Marksistlerin tahayyülündeki yeni dünyanın propagandasını yaptılar. Bu şekilde de gerçek proletaryanın enfekte edilebileceğini düşündüler. Gördüğün üzere devrimci fikirler daha en baştan tahrif edilmişti.
"İnsanlar 'Tanrı, aşktır,' derler fakat 'Tanrı, umuttur,' demek çok daha yerinde olur."
H. G. Wells
Sayfa 16 - İthaki Yayınları H. G. Wells Kitaplığı Ağustos 2019, 1. Baskı
Her şeyin temelinde Fransız devriminin verdiği umuttan güç alan ve bizzat Karl Marx’ın bile bastıramayacağı insanlık için yeni bir hayat kurma arzusu yatıyor.
Sevgili Tanrım, arınmak istiyoruz, zihinlerimizin arınmasını. Ortak bir azimle yeniden doğmak istiyoruz. Elitler için mutlak saflık, kitleler içinse mutlak dürüstlükten güç alan, tatmin edici ve basit şeyler istiyoruz.
"Kendimi kum fırtınasının ortasındaki bir Arap ordugâhına elektrikli süpürge satmaya çalışıyor gibi hissedeceğim."
H. G. Wells
Sayfa 71 - İthaki Yayınları H. G. Wells Kitaplığı Ağustos 2019, 1. Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ağrı Dağı Yolcusu Kalmasın
Baskı tarihi:
16 Ağustos 2019
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053759911
Kitabın türü:
Orijinal adı:
All Aboard for Ararat
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Ağrı Dağı Yolcusu Kalmasın
Ağrı Dağı İçin Herkes Gemiye
H. G. Wells’in 74 yaşında yazdığı, ütopyacı son eseri olan Ağrı Dağı Yolcusu Kalmasın, Tanrı’nın yeryüzüne yollayacağı yeni bir “tufan” için kendisine yeni bir Nuh arayışını anlatır.

Tanrı, bu iş için gönülsüz olan Nuh Lammock’ı ikna etmeye çalışırken Nuh ise Tanrı’yı birçok konuda âdeta sorguya çekip hem Tanrı’nın gerçekliğini sorgular hem de yaşananları mantık çerçevesine oturtmaya çalışır.

Wells’in kendisine has üslubuyla kaleme aldığı eser, sorgulamalar, arayışlar ve eleştirilerle yüklü. Yazar, insanlık ve dinler tarihini tartışırken aynı zamanda kendi iç muhasebesini yapıp Sosyalizm, Marksizm, Darwinizm gibi kuramlara dair son fikirlerini de su üstüne çıkarıyor. Ağrı Dağı’na gidecek yeni geminin hazırlıkları yapılırken Nuh Lammock ile H.G. Wells’in karakterleri de roman boyunca birbirine karışıyor.

“Dünya’nın halihazırdaki vaziyetine sert eleştiriler getiren, hikâye tarzındaki denemesi Ağrı Dağı Yolcusu Kalmasın’da Wells, terazinin tartmakta bocaladığı konulara mükemmel bir giriş yapıyor. Tanrı, başka bir Ağrı Dağı’na yolculuk edecek gemiyi hazırlaması için yeni peygamberini arıyor ve Nuh Lammock’ı ziyaret ediyor. Böylece Wellsvari monologlar şöleni başlıyor. Wells/Lammock, Kitab-ı Mukaddes’in bize anlattığı tarihi, sınır tanımadan ama eğlenceli bir şekilde sorgularken geminin yapımı ve yolculuk planları ise her adımda daha çok çıkmaza giriyor.” –Kirkus Review

Kitabı okuyanlar 307 okur

  • Umut Gök
  • BİRSEN ÖNERİCİ
  • volkan mazman
  • Emel
  • Turan ATEŞ
  • Oğuz Çevik
  • Büşra Üstün
  • Yiğit
  • Sule Aslantas
  • Bay C

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.7 (16)
9
%12.8 (19)
8
%30.2 (45)
7
%25.5 (38)
6
%12.1 (18)
5
%4.7 (7)
4
%2.7 (4)
3
%0
2
%0
1
%0.7 (1)