Ağustos Böcekleri ve Karıncalar

·
Okunma
·
Beğeni
·
134
Gösterim
Adı:
Ağustos Böcekleri ve Karıncalar
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058243842
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Titanic Yayınları
Muzaffer nan ölüm dösegindedir. Kendisine akmakta olan gazete i oglu Kemal, her biri hayat mü adelesi ile dagilmis aga eyi Metin ve Aziz le irlikte a lasi Selma yi muhtemel son ir ge e i in eve agirir. Büyük aga ey ile kavgali oldugu gerek esi ile eve girmeyip yakinlardaki ir kahvede ha er ekleyen Aziz disinda herkes kendi yasam kaygilarini ve streslerini yanina alarak eve gelir. Artik son saatlerini yasamakta olan a a ile kisa ir süre ilgilenen kardesler ok ge meden ulunduklari dairenin Altinoluk ta yazligin ankadaki ir miktar paranin nasil pay edile egine ve evdeki esyalarin kime dagitila agina dair derin ir soh ete aslarlar. Eski defterler a ilir pismanliklar ve su lamalar aslar. erkesin her seyi par alayarak dagittigi o ge e alan ir kapi akillari karistira aktir. Bir mal varligina sahip olmak i in kan agi yeterli midir Son ir ge e kardesin ir irini tanimasi i in yete ek midir ak nedir? Erhan Tun er in festivallerde övgüler alan ilk uzun metraj filmi Agustos Bö ekleri ve Karin alar in ödüllü senaryosu sinemaseverlerin ve senarist adaylarinin dikkatle okumasi gereken ir senaryo alismasi.
Aynı adı taşıyan oldukça başarılı bir filmin senaryosu. Filmin sadece senaryosunu beklerken oyuncuların filmle ilgili duygu ve düşünceleri,yönetmen yazar ile yapılan söyleşiler,reji defteri gibi detayları da görünce çok mutlu oldum. Eski bir tiyatro oyuncusu olarak,kendimi yeniden ışıklı kulislerden geçip tozlu sahneye adım atmış gibi hissettim. Gözlerimi kapayıp sahneleri oynayarak okudum kitabı. Sırada filmi izlemek var.
Konusu da hayli ilginç ve tamamen gerçek. Üstelik yazarın bu konuyu seçmesinin hikayesi de hayli ilginç. Kitapta neler yok ki; kendi doğumunda kaybeden dört kardeşin en küçüğünü hem diğerlerinin hem de kendisinin suçlaması,henüz ölmemiş bir babanın paylaşılamayan mirası ve ikiyüzlü akrabalar...
Beğenerek okuduğum kitabı sizlere de tavsiye edebilirim kitapla kalın.
Okuduğum ilk seneryo kitabı ,farklı bir deneyim ,farklı bir tarz oldu benim için .Kitabı okumaya başladığımda sayfalar öyle hızla akıp gitti ki son sayfayı çevirdiğimde ancak soluk alabildim. Tabiri caiz soluksuz okumuşum :)) Açıkcası kitabı elime aldığımda böylesine keyif alacağımı düşünmemiştim .Okurken özellikle bazı bölümlerde kestikkkk (yönetmenim bu kısım böyle olmasın bu karakterin içine bir tutam sevgi,bir fiske ilgi ,bir kaşıkta mutluluk serpelim hııı olmaz mı )diyecek kadar kaptırmışım kendimi .Bir an okumuyorum da sete dalmışım tepe taklak çekimleri izliyormuşum gibi hissettiğim doğrudur :)))
Konusu aslında yaşadığımız topluma yabancı değil taaa içinden bir konu .Bir toplumun en önemli bireyleri ailedir . Aile kavramını yitirmişliğimizin bu kadar acı bir şekilde karşımıza çıkması aslında bizleri şaşıtmasın.
" Kardeş " canından candır .Ama yaşadığımız sağlıksız iletişim kurma şeklimiz bireyler arasındaki kopukluklar bu "canından can " kavramını yitirip" canını alan " kavramıyla yer bile değiştirebiliyor ne yazıkki.

Başta anne ve baba profilinin çocuklar üzerindeki etkisinin topluma yansıması aslında Selma, Metin ,Kemal ve Aziz'in hikayesi ."Ben'ci " kişiliğimizin en güzel örneği.Kitapta Sabahattin Ali'den alıntı yapılan bölüm seneryonun tümünü özetlemiş edeta.

Çokta üzerinde söylenecek söz yok aslında .Filmi izleyince okuduğum her satır harf harf birleşip kelimelere sonra ete kemiğe bürünüp eyleme dökülmesi ayrı güzeldi :)))
Ayrıca film Uluslarası Hollanda film festivalinde yarışma filmi imiş ...Kitapta ve filmde emeği geçen herkesi kutluyorum .Okurken de izlerken de aynı duygu geçişlerini yakaladım ve başarılı bir emek olmuş.
AĞUSTOS BÖCEKLERİ VE KARINCALAR
-sinopsis
Muzaffer İnan ölüm döşeğindedir.
Kendisine bakmakta olan gazeteci oğlu Kemal,
her biri hayat mücadelesi ile dağılmış 2 ağabeyi Metin ve
Aziz’le birlikte ablası Selma’yı muhtemel ‘son bir gece’için
eve çağırır. Büyük ağabey ile kavgalı olduğu gerekçesi ile
eve girmeyip, yakınlardaki bir kahvede haber bekleyen
Aziz dışında herkes, kendi yaşam kaygılarını ve streslerini
yanına alarak eve gelir. Artık son saatlerini yaşamakta olan
baba ile kısa bir süre ilgilenen kardeşler, çok geçmeden
bulundukları dairenin, Edremit’teki yazlığın, bankadaki bir
miktar paranın nasıl pay edileceğine ve evdeki eşyaların
kime dağıtılacağına dair derin bir sohbete başlarlar. Eski
defterler açılır, pişmanlıklar ve suçlamalar başlar
İlk defa bir senaryo kitabı okudum. Okurken kendimi oyuncusu olarak okusaydım nasıl olurdu diye düşündüm. Beş tane ödül almış bir sanat filminin yolculuğunu kitabın sonundaki röportajlardan öğrenmiş oldum. Bir sanat filmi kolay ortaya çıkmıyormuş hayal, amaç , emek ve fedakarlık gerektiriyormuş. Kitabı okurken filmide seyrettim. Çok beğendim bütün ödülleri hakediyor (kazandığı, kazanacağı). Konusu ise hayatın çok içinden, aslında sıradan bile denilebilir ama bir o kadar da evrensel bir konu. Ölüm döşeğindeki bir babanın son günlerinde evinde toplanan bir eksiğiyle kardeşlerin, babalarının mirasını ölmeden pay etme telaşları, geçmişte yaşadıklarının hesaplaşmaları anlatılıyor. İletişim bu hayatta ekmek, su kadar önemli bir konu bence hele ki aile içinde. Kendini karşındaki kişiye duyuramamak kitapta da dediği gibi" akan bir suya konuşmak gibi" bir iletişimsizlik yaşandığında ailede sevgisizlikte ortaya çıkıyor çünkü yabancısı oluyorsun o kişinin. Sevgisizlik ve dışlanmışlık bir insanı psikopat yapabilir mi? Kardeşler hesaplaşmalarını çözebilecek mi? Hepsi kitapta... Bir tüyo, sizi kitabın sonunda bir ters köşe bekliyor ben beğendim sizde beğenirsiniz umarım herkese hem kitabını hemde filmini şiddetle tavsiye ediyorum. Böyle bir kitabı ve filmi bizlere kazandırdığı içinde yazarımız Erhan Tuncer'e teşekkür ediyorum
#etkinlik #AğustosBöcekleriVeKarıncalar #kitapçılgınları
Kitap Yorumu:
Ağustos Böcekleri ve Karıncalar Filminin Senaryo Kitabı benim için bir ilk oldu..
Hikayenin filmini izlemedim ancak filmin fragmanlarını izlemek de karakterleri tanımak adına yardımcı oldu tabii..
Gelelim hikayemizin konusuna... Babaları ölüm döşeğinde olan kardeşler onun için bir araya geliyor ve o son gecede kendilerini geçmişin hesaplaşması ve eleştirisi içinde buluyorlar..
Büyük abi Metin (baskı içinde büyümüş koyu bir dindar) , Abla Selma(aile baskısından kurtulmak için kaçıp evlenen mutsuz bir kadın), arada kalmış yokmuş gibi davranan ortanca abi Aziz ve babaya bakmakla yükümlü olan küçük kardeş Kemal...
Hepsinin tek ortak noktası ise Miras!!
Fakat işler mirasa gelmeden evvel; bugüne kadar konuşulmayan herşey; bazen öfke patlamaları ile bazen de tatlı hatıralar ile ortalığa saçılır...
Aile içi iletişimsizligin bedelleri ödenmiştir onların hayatlarında.. Tüm kardeşler bundan payını almıştır..
Ve bir de yetmezmiş gibi ölmek üzere olan babanın, kardeşler tarafından hiç bilinmeyen bir evladı daha ortaya çıkar ve bundan sonra işler iyice kızışır...
Hikayenin sonu ise bizi hiç ummadığımız bir finalle şaşırtıyor okumayanlar için sürpriz olsun diyorum
Sonuç itibariyle ben kitabı begendim. Hepimizin kendimizden, ailemizden güncel bir şeyler yakalayabilecegimiz, düşündürücü ve etkili bir anlatım olmuş. Filmi de izlemek şart tabii
AĞUSTOS BÖCEKLERİ VE KARINCALAR
Yazan
ERHAN TUNCER
Kafataslarımızın içine benzer odalarımız. Ve
bir insan ömrüne sığmayan şeyi dört duvarın içine
sığdırabilmiş olan odaların nemli, kekremsi loş hava
boşluğunda bazı, bu loşluk bu nem ve bu kekremsilikte
kök salan acaip mantarlar gibi bilmediğimiz,
görmediğimiz, tanımadığımız ak saçlı ihtiyar başları
kımıldanır ve bizimle konuşurlar.
İlhami Bekir Tez
Erhan Tuncer
Sayfa 8 - Titanic yayınları
Ağustos Böcekleri ve Karıncalar’la ilgili ilk
sormak istediğim; filminiz Altın Koza’da yarıştı. İlk
olarak Altın Koza’yı tercih etmenizin sebebi nedir?
Şöyle cevap verebilirim: Bağımsız bir sinemacı
olarak yapmam gereken filmimi olabildiğince seyirciyle
buluşturma çalışmak. Filmimde mesleki disiplini en üst
düzeyde ve televizyon izleyicilerinin yakından tanıdığı çok
iyi oyuncularla çalıştım. Gün Koper, Bennu Yıldırımlar,
Erdem Akakçe, Yücel Erten, Özer Arslan ve Gözde
Kocaoğlu Yağmur akılda kalıcı, sağlam performanslar ortaya
koydular. Bu nedenle de filmimin izleyici ile buluşmasını
ayrıca çok önemsiyordum. Adana Film Festivali’ni tercih
etmemin sebebi Yılmaz Güney sevgime dayanıyor. Hep bir
172
film çekeyim ve Altın Koza’da gösterilsin isterdim çünkü
Altın Koza’nın ülkemizdeki festivaller içinde en adaletli
ve duruşu olan festivallerden biri olduğunu düşünüyorum.
Yapımcım İlker Avcı ve benim bu süreçte birincil amacımız,
filmimizin seçki içinde yer alıp izleyiciyle buluşmasıydı,
öyle de oldu. Filmimizin Dünya ve Türkiye prömiyeri Adana
Film Festivali’nde gerçekleştirildi. Bir sonraki durağımız
da 5. Uluslararası Van Gölü Film Festivali. Van’da ‘her şeye
rağmen’ bir film festivali gerçekleştiriliyor. Biz de her şeye
rağmen film yapan bir ekibiz. O zaman, filmimizi elbette
Van’a ve ‘her şeye rağmen’ gerçekleşen film festivallerine
yollamakla yükümlüyüz
Erhan Tuncer
Sayfa 171 - Titanic yayınları
- niye abinizden bu kadar çok korkuyorsunuz?
- dinlemiyor çünkü. Dinler gibi gözükür ama o esnada yeni kuracağı cümleleri düşünür. Onunla iletişim kurmaya çalışmak gerçekten zor. Sürekli akan bir suyla konuşmak gibi.
Bennu Yıldırımlar
Sevgili Erhan beni telefonla arayıp bu güzel
senaryosundan söz ettiğinde, öncelikle konusundan dolayı
heyecan duydum. Ardından okudum ve en kısa süre
içerisinde okumak istediğimi söyledim kendisine. Kimi
zaman konu sizi sarar ama sonuç olarak bazen öyle bir
senaryoyla karşılaşırsınız ki, hoş sohbet içinde anlatılandan
epeyce eksik bir şey gelebilir karşınıza. Ama öyle olmadı
bu sefer; gerçekten iyiydi.
Konu, ne kadar bizden görünse de, dünyanın
diğer bölgelerinde yaşayan insanların da sorununu dile
getirebilecek düzeydeydi. Yerel olduğu kadar evrenseldi
de yani. Ölüm, babalık, din-insan çelişkisi, kardeşlik,
miras, aile olmak, hayatta ve ayakta kalmak, içimizde
biriktirdiğimiz zehirler ve panzehirleri, zekâ kullanımı,
hesaplaşma ve bir dolu duygu... Hepsi hemen hemen
dört duvar arasında geçiyor. Büyük prodüksiyona gerek
kalmadan anlatılabilecek durumlar. İşte sinema sanatının
gücü...
Erhan Tuncer
Sayfa 140 - TİTANİC YAYINLARI

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ağustos Böcekleri ve Karıncalar
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058243842
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Titanic Yayınları
Muzaffer nan ölüm dösegindedir. Kendisine akmakta olan gazete i oglu Kemal, her biri hayat mü adelesi ile dagilmis aga eyi Metin ve Aziz le irlikte a lasi Selma yi muhtemel son ir ge e i in eve agirir. Büyük aga ey ile kavgali oldugu gerek esi ile eve girmeyip yakinlardaki ir kahvede ha er ekleyen Aziz disinda herkes kendi yasam kaygilarini ve streslerini yanina alarak eve gelir. Artik son saatlerini yasamakta olan a a ile kisa ir süre ilgilenen kardesler ok ge meden ulunduklari dairenin Altinoluk ta yazligin ankadaki ir miktar paranin nasil pay edile egine ve evdeki esyalarin kime dagitila agina dair derin ir soh ete aslarlar. Eski defterler a ilir pismanliklar ve su lamalar aslar. erkesin her seyi par alayarak dagittigi o ge e alan ir kapi akillari karistira aktir. Bir mal varligina sahip olmak i in kan agi yeterli midir Son ir ge e kardesin ir irini tanimasi i in yete ek midir ak nedir? Erhan Tun er in festivallerde övgüler alan ilk uzun metraj filmi Agustos Bö ekleri ve Karin alar in ödüllü senaryosu sinemaseverlerin ve senarist adaylarinin dikkatle okumasi gereken ir senaryo alismasi.

Kitabı okuyanlar 10 okur

  • Kitap ve Kahve Delisi
  • Reyhan Gültekin
  • Burcu Ünlü
  • gonul Yigit
  • Tc Kemal Cengiz
  • Mustafa Bağdat
  • Nilay.Fatih
  • Yaso'nunkitapları
  • Evlaaaa
  • Alfa psikoloji yayınları

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (1)
9
%16.7 (1)
8
%0
7
%33.3 (2)
6
%0
5
%33.3 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0