Ağustosun Kuru Çayırları

7,6/10  (5 Oy) · 
8 okunma  · 
4 beğeni  · 
591 gösterim
1954 yılının ağustos ayının kavurucu bir gününde, on üç yaşındaki Jubie Watts ve ailesi Charlotte, Kuzey Carolina'dan Florida'ya tatile gitmek üzere yola çıkarlar. Jubie, üç kardeşi, annesi ve ailenin zenci hizmetçisi Mary Luther, Packard marka arabaya sıkışırlar. Jubie hatırladığı kadarıyla, Mary yemek pişirmek, temizlik yapmak, babasının öfkesine maruz kalmak ve annesinin 'önemsiz ihmallerini' telafi etmek ve bir de Jubie'yi karşılık sevmek için her zaman yanlarındadır.
Akıllı ve meraklı olan Jubie, güneye yaptıkları bu seyahatleri boyunca gördükleri ırkçı tabelaları ve tırmanan ırklar arası gerilimi yakından gözlemler. Ancak yolculuklarının onları götüreceği şoke edici değişimi ise asla tahmin edemez. Şimdi, bu trajedinin hemen ardından, Jubie ailesinin kusurları ve sınırlamaları ile yüzleşmeli, kendi yanılgılarını tespit etmek ve özgürlüğü için coşkulu bir atılımda bulunmak zorundadır.
Değişim zamanlarının enerjisiyle can bulan, bu umut, kalp kırıklığı, aşk ve cesaret öyküsü bizi çocuktan yetişkine, yaralı birinden boyun eğmez birine dönüştürebilir.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2011
  • Sayfa Sayısı:
    320
  • ISBN:
    9789944824422
  • Orijinal Adı:
    The Dry Grass of August
  • Çeviri:
    Anıl Ceren Altunkanat
  • Yayınevi:
    Epsilon Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Zeynep 
12 Nis 01:25 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 7/10 puan

Kitabı uzun sürede okumuş olsam da genel anlamda akıcı bir anlatıma sahipti. Siyahi insanların yaşamış oldukları sıkıntılara ışık tutmuş; ama çok ayrıntıya girmeden, beyaz bir genç kızın gözünden, siyahi bakıcısı sebebiyle görebildiği kadarını anlatmış. Okunmaya değer bir kitap.

Sadettin TANIK 
15 Nis 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Amerika'daki bir dönem yaşanan siyah-beyaz ayrımı. Beyaz bir ailenin aile içi ilişkileri, siyah yardımcılarıyla ilişkileri ve yardımcının zor hayatı üzerine gayet sade yazılmış bir roman. Film izler gibi okuyorsunuz. Okumayı önerebilirim...

Gülşah Özkaya 
11 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Hem sürükleyici hem de size bir şeyler katan bir kitap. Kitap birinin ağzından anlatıldığı için 1950'li yıllarda yaşamış gibi oluyorsunuz. O yılların kültürünü, kelimelerini öğreniyorsunuz. Hiç sıkılmadan bir çırpıda bitirirsiniz. Merak uyandırıyor, betimlemeler çok güzel. Tavsiye ederim.