Ah Biz Eşekler

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.871
Gösterim
Adı:
Ah Biz Eşekler
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038076
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınları
Baskılar:
Ah Biz Eşekler
Ah Biz Eşekler
Ama kurdun gelmesini hiç istemediğinden, yine kendini kandırmaya çalışıyormuş:

-Kurt değildir, inşallah değildir. Başka yer kalmadı da burasını mı buldu gelecek?...

 Gözlerim iyi seçmiyor da ondan...Çalıların gölgesini kurt sandım.
 Kurt yaklaşmış. Aralarında eşek adımı ile üç dört yüz adım kalmış.

Eski kuşaktan eşek,
 ...
 (Arka Kapak'tan)
144 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Ah Biz Eşekler, yazar, şair, gazeteci ve güldürü üstadı Aziz Nesin'in 1960 yılında yayınlamış olduğu öykülerinden oluşan eseridir. Aziz Nesin bu öykülerinde 27 Mayıs 1960 darbesi öncesi ve darbe sırasında yaşanan baskılardan etkilenerek yaşadıklarını okuyucuya aktarmaktadır.
Ah Biz Eşekler adlı öyküde ise eşekler üzerinden korkak ve kendi deyimiyle aydınlıktan korkan kara aydınların eleştirisini mizahi bir etkileyicilikle okuyucuya yansıtmayı başarmıştır. Tıpkı öyküdeki kart eşek gibi, kara aydınların da toplumsal sorunlara karşı vurdumduymaz ve ilgisiz olmalarını ve sonunda onların da kendilerini kurda kaptırmaları gibi yok olduklarını aktarmıştır. Bizim Ev adlı öyküde ise, memleketimizin nasıl yabancılar tarafından yavaş yavaş istila edildiğini ve evin sahibi olan bizlerin bunu göremeyecek kadar körleşmiş ve ahmaklaştığımızı da oldukça farklı bir yaklaşımla okuyucuya aktarmaktadır.
Dinin yeteri kadar bilinememesi, memur ve tüccarın yaşamlarındaki farklılıkları, insanın özgürlüğünün sorgulanması, toplumsal ve bireysel ahlâkın yozlaşması ve aydınların yaşadığı baskılar bu eserde üzerinde durulan temel noktalardır.
Ah Biz Eşekler, sade ve anlaşılır dille anlatılmasının yanısıra, toplumda görülen baskı ve yozlaşmaların aydın bir yazarın gözünden mizahi bir dille aktarıldığından kesinlikle okunmaya değer bir eser olarak görülmelidir...
144 syf.
·7/10
20 öykünün yer aldığı Aziz Nesin kitabında ağırlıklı olarak bürokrasi eleştirisi ve milletin kısıtlı zekasıyla birbirlerini kandırma hırsı hikayeleri yer alıyor. Kurnazlığı başına dert olan adamın hikayesi olan "Bizim Ev", hiç görmediği, hiç tanımadığı bir kadının ismi ile hayata tutunan adamın hikayesi "Marta Tore Öldü", diğer öykülerin arasından sıyrılıp akılda kalabilecek olanlardan bir kaçı. "İffetimi Nasıl Korudum" öyküsünde de gururla anlatılan iffet korunmasının nasıl gerçekleşmediğini de gayet kinayeli biçimde anlatmış Nesin.
132 syf.
·2 günde
Aziz Nesin'in tüm öykü eserlerinde olduğu gibi bu eserinde de kara mizah,bol bol güldürü ama biraz acı bir gülünç :) ve güzel mesajlardan bolca var.. Aslinda diyecek çok şey var ki canınızı sıkmak istemiyorum ama yine de değinmeden geçemeyeceğim birkaç nokta var.
Öncelikle eserdeki hikayeler geçmişten günümüze özellikle bizim milletin arasında gerçekleşen ama değinilmeyen gerek halk arasında gerek de ülke gündemine gelmeyen bazı olaylar var. Mesela;
Fareler birbirini yer,
Neden bu hale düştük ,
Allah kabul etsin,
O ne namussuzdur ve
Ah biz eşekler hikayelerini birkez okuyun ne demek istediğimi anlarsınız. Harika bir eser ve Aziz Nesin'in o zamana göre Ülkemiz,milletimiz hakkinda ne kadar ince bilgilere sahip olduğu, herşeyin farkında olduğunu,bunlarida üstün cesaret ve özgüvenle dile getirdiğini eserleriyle görüyoruz. Muhakkak tavsiye ediyorum,iyi okumalar..
168 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Eserin, Tekin Yayınevi 1976 baskısını okudum. İçerisinde birbirinden güzel 20 öykü bulunuyor.

Aziz Nesin esere adını veren "Ah Biz Eşekler" öyküsünde ülkemizin aydınlarını eleştiriyor.

Sıkıyönetim döneminin anlatıldığı "Mutlu Kedi" öyküsü, kısa olmasına rağmen, değindiği konular açısından oldukça etkileyici. Bu kısa öyküde, insanların özgürlüğünün kısıtlanmasına aslında kendi korkaklıklarının sebep olduğu, insanca davranmayı beceremediklerinden hayvanların mutluluğuna dahi imrenir hale geldikleri anlatılıyor.

"Allah Kabul Etsin" ve "Bizim Ev" öykülerinde, ev sahibi ile kiracı ilişkileri üzerinden, namazı kılarken Kade-i Ahire'de çok oturduğu için aklına kirayı artırmak gerektiği gelen Hacı tipli ev sahiplerini, birde bu ilişkiyi devlet yönetimine benzeterek özelleştirmeleri eleştiriyor.

"En Güzel Sermaye Özel Sermaye" öyküsünde yine özelleştirme ve serbest piyasa ekonomisi ile ilgili eleştirileri bulunuyor.

"Hıçkırık" öyküsünde evlendikten birkaç ay sonra boşanan çiftlerin, ayrılma sebeplerini mizahi bir yolla anlatıyor.

Birçok hikayede o döneme ilişkin, mizah yollu ağır siyasi eleştirilerde bulunuyor. "Fareler Birbirlerini Yerler" öyküsü bunların içerisinde en güzellerinden bir tanesi.

Müslüman bir kişinin sadece Müslüman bir anne babadan doğduğu için İslam dinini benimsemesini, aslında çoğu kişinin İslam dininin gerekliliklerini bilmeden bu dine uyduğunu, Müslüman olmanın bir gelenek haline dönüşmesini "Hırant Hüdaverdi Olmuştu" öyküsüyle eleştiriyor.

"Rahmetli Sağ Olacaktı ki" öyküsünde sanırım Atatürk'ü anlatıyor. Geçmişteki kahramanlarla övünen, aksaklıkların düzelmesi için sürekli bir kahraman gelmesini bekleyen, fakat kendisi mücadele edecek bir kahraman olmayı hiç düşünmeyen insanlar eleştiriliyor sanki.

"Neden Bu Hale Düştük" öyküsünde vatandaşların iktidarın baskısından korkarak doğru bildiklerini açıklayamaması, cesaret gösterip muhalefet yapamaması üzerinde duruluyor. Biliyorum, birçok incelememde Sabahattin Ali'den bahsediyorum, ama burada, iktidar baskısından korkanlara yönelik söylediği şu sözünü eklemem gerek: "... bana: 'Doğru düşünüyorsun ama, bunları söyleme!' diyen adam adeta namussuzluk tavsiye ediyor demektir ve bu sersemler bunun farkında değil."

"Marta Tore Öldü" ve "Kimliksiz Adam" öyküleri orduda görev aldığı sürede yaşadığı anılar gibi... "Ramazan Aydın" ve "Üç Nöbetçi" öyküleri hapishane ile ilgili ama bu öykülerde de askerlerle olan ilişkisini anlatıyor. Bu dört öyküde eleştirel bir yaklaşımın yanı sıra duygusal bir anlatım da görülüyor.

"Ne Güzel Makine" öyküsünde bir şehrimizi bir devlet büyüğü ziyaret ediyor efendim... Tabii o zamanlar böyle durumlarda Validen Belediye Başkanına, memurundan temizlik işçisine herkes ayağa kalkar, ortada bir telaş, bir kargaşa yaşanırmış. Sayın Devlet büyüğünün bir kusur görmemesi için her yer pırıl pırıl temizlenir, evraklar tastamam hazırlanırmış. Geçeceği caddeye "bal dök yala" o derece temiz. Ama sadece geçeceği cadde. Bir arka cadde sanki Yunanistan sınırında, bize ait değil... Bu devlet büyüğü, rotası belirlenmiş güzergahı çarçabuk gezer, gözüne çarpan bir nesneye, "Aaa, ne güzel makine" der, ziyaret edeceği bir sonraki şehre doğru yola devam edermiş. Şimdi burada ben hikayeyi mi anlattım, hikaye bizi mi ya da dünü mü, bugünü mü anlattı? Buna hikayeyi okuyarak ya da yerel seçimlere az bir zamanın kaldığı bugünlerde, şehirlerimizi sık sık ziyaret eden devlet büyüklerimizin güzergahını gözlemleyerek siz karar verin. Mitingden mitinge, sadece Millet Bulvarı'nın köprüden meydana kadar olan kısmının temizlenip, trafik şeritlerinin boyanmasına ne kadar canım sıkıldıysa, konuyu uzattım da uzattım. Daha fazla uzatmıyorum, iyi okumalar diliyorum... Öyküler güzel...
132 syf.
Aziz Nesin birçok hikayesini okuduğum ve toplumuzun kör noktaları aydınlatıyor. Bu öyküsü de Adam Smith liberalerizmine mizahi bakarken . Hickirikta ise bir adamın hayatına nasıl damga vurduğu ...
132 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Fareler bir birilerini yerler.ve onamuzsuzdur o, ifetimi korudum öyküleri okurken anlıyorsunuz "Neden bu hale düştük sorusunu?". Nerelisin diye soranlara, cevap vermenin anlamsızlığı çöküyor bu öyküler den sonra, dünyanın hangi noktasına ait olduğumuzun ne önemi var?
144 syf.
·28 günde·Beğendi·9/10
"Sesini yükseltme! Unutma ki seslerin en çirkini eşeğin sesidir."
Lokman Suresi; 19. ayet

OKUMAK ÖĞRENMEKTİR, İNSAN KEŞFETMEK GÜZELDİR !

İlk defa Aziz Nesin okudum. Zaten aklımdaydı ama Tuco Herrera sebep oldu diyebilirim, malum kendisinin has adamlarından, babam diyor.
Tuco inceleme de istedi,istemese de muhtemelen yazardım. Bu inceleme için Tuco'ya söz verdim ve ona ithaf olsun :) niceleri hatırım için yaz dedi de kıramazdım onu darılırdı :) Bakınız Mülayim misali , sonuçta yazı mı tura mı demeyin okudum kitabı ve dik geldi düşüncelerim :)
https://www.youtube.com/watch?v=rgtW_35Df-k

Kitap kısa öykülerden, yer yer hatıra veya denemeye benzeyen yazılardan oluşuyor. Yazarı tanımak adına tek başına ölçü olur mu, olmaz elbette çünkü hem çok fazla eseri var hem de hayatına dair yazdığı kitaplar var. Fakat yine de çok faydalı ve keyifli bir okuma oldu benim açımdan, çoğu neşeli ama hep de bir hüzün payı olan bu yazıları okumak.

Neden bugüne kadar okumadım peki? İlle de somut olarak işte şundan diyemesem de, 90lı yıllarda çocuk olduğum için ve hayata bakışımız hayli farklı olduğu için önyargılı veya mesafeli kalmış olabilirim. Bugün bunun gereksizliğinin farkındayım ve okumaya devam edeceğim çünkü aynı fikirde olmamız zaten gerekmiyor.

Neydi onu toplumda marjinal bir yere getiren? Fikirleri mi, inanç ya da inançsızlığı mı, farklı bakış açıları geliştirmesi mi, elbette daha iyi tanıyanlar bu konuda bilgi sahibidir, henüz yolun başındayım. Öldüğünde kimileri onun için, "İnanmadığı yere gitti" demişler. Bilemem artık tam olarak ne yaşadı , bir insan teki olarak hepimiz gibi göçüp gitti bu dünyadan.

İncelemenin en başına bir ayet ekledim, aslında hep inanırım ki, hakikati kimin dile getireceği hiç belli olmaz. Bazen hacı,hoca dediğin adamların söylemediklerini Aziz Nesin gibiler söyler. Kitaba ismini veren hikaye gerçekten çok özeldi. "Ah biz eşekler" Okuyanlar bilir, eşeklerin eskiden bir dili olduğunu fakat bunun bir süreçten geçerek sonunda Aİ sesine dönüştüğünü kurgulamış yazar, güzel de etmiş. Kurtların saldırısını hafife alan eşeklerin bir gün ne kadar çaresiz hale geldiğini anlatıyor. Aklıma ister istemez dolar kurunun günümüzdeki durumu geldi,
"Dolar 5 lira olur mu? Olmaz canım, 5 oldu, 6 olur mu? Hayır ne mümkün.. 6 oldu 7 olmasın sakın? Ne münasebet.."
Veya bunu tarihimize de uyarlayabiliriz. Osmanlı, Balkan savaşlarını yara bere içinde atlatmışken, 1. Dünya Savaşını da büyük kayıplarla atlatıp nihayet Kurtuluş Savaşına geldiğimizde iyi ki artık "eşeklik etmekle bir yere varılamayacağını" çoktan bilen Mustafa Kemal sazı eline almıştı.

Bir süredir dünyaya ve haliyle ülkemizdeki gidişata daha muhalif baktığım doğrudur. Kitap sitemizin ve daha çok okumanın da bunda katkısı büyüktür. Yine de iktidar olsun muhalefet olsun veya başkaca kesimler hakkındaki düşüncem, doğrusuna doğru yanlışına yanlış demek yönündedir. Topyekün bir kötülemeyi vicdansızlık olarak kabul ediyorum.

Biraz daha kitaptan bahsedelim. Nesin'in dili hiciv üzerine kurulu malum. Politik kurnazlığı, kültürel yozlaşmayı, kişisel menfaatleri çok güzel ve vurucu şekilde anlatıyor. Ağalara, beylere de çakıyor elbette, para düzenine de sallıyor.

Elimdeki kitabın yayın tarihi 1973, Tekin Yayınevi, 3. baskıymış. Kitabın bir bölümü, ilk 2 baskıda olmayıp bu baskıya eklenenlerden oluşuyor. Şimdiki yeni baskılarda eklenen çıkarılan var mı bilmiyorum. 20 kısa öykü-deneme var kitapta.

Hepsine tek tek değinemesem de bazılarından daha fazla etkilendiğimi söyleyeyim. Özellikle;
Ah Biz Eşekler, Allah Kabul Etsin,Bizim Ev, Neden Bu Hale Düştük, Marta Tore Öldü,Ramazan Aydın,Fareler Birbirini Yer çok hoşuma giden yazılardı.

Epeyi uzattım, son olarak Ramazan Aydın hikayesinden birkaç alıntıyla bitireyim. Bir insan tekine odaklanmış Nesin,kendisinin ve insanların yalnızlığına.

"Orada beni en çok memnun eden şey, yalnız başına olmamdı. Çoktan beri bir türlü yalnız kalamıyordum.Çok uzaklarda tatlı bir anı gibi kalan güzel yalnızlığımı neredeyse unutacaktım."

"Nasıl olup da yalnızlıktan hoşlandığıma şaşanlar; dahası bendeki bu yalnızlık özlemini yapmacık bulanlar bile var.Nasıl mı yalnız yaşayabiliyorum? İşte böyle. Önce bu, insanın yalnızlıktan ne anladığına bağlıdır. Kendi başına kalınca,hiçbir zaman salt yalnız olmuyorum ki. Çok yalnız kaldığım için, yalnızlığımı çoğaltıp, tek başımayken de kalabalık olmasını öğrendim."

Hikayenin kahramanı Ramazan Aydın'dan bir duvar yazısıyla bitirelim,

"İlimdir insanların rehberi
Duvardır berduşların defteri"

Biz de defter niyetine buralara yazıyoruz işte, Tuco'nun da dediği gibi hep işsizlikten :) O zaman esen ve işsiz kalın. Herkese iyi okumalar..
144 syf.
·Puan vermedi
Aziz Nesin klasiğini okurken aklımdan bol bol;
-Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla
-Geçti Bor'un pazarı
-Yorgan gitti kavga bitti
-Ele verir talkını,kendi yutar salkımı
-Ne şiş yansın ne kebap gibi deyimler geldi geçti.

Bazılarını hayvanlar bazılarını ise ismi cismi bilinmeyen kişi ve mekanlar üzerinden verdiği derin dersler bazen güldürdü bazen düşündürdü. Daha çok güldüm ve her defasında da ağlanacak halimize gülüyorum dedim. Kitaba ismini veren 'Ah Biz Eşekler' ilk öykü ve kitabın sonuna kadar bilerek bilmeyerek yapılan eşekliklerden bahsediyor. Bunun yanında her biri ayrı değerli olsa da 'Bizim Ev' ve 'Fareler Birbirlerini Yer' boğazımı düğüm düğüm etti.Böyle bir mizah çalışmasında okuru bu duruma getirmekte ustanın kaleminin kuvveti olsa gerek.

Aziz Nesin'i anlatmak,okuyun,okutun,farklı bakın demek bana düşmez elbette.Fakat söyleyeceğim son söz de diyorum ki;
"Eyy Sevgili Nesin, o günden bu güne hiçbir şey değişmemiş. O zamanlar Aaa-i Aaa-i diyenler şimdi aaa-iiii aaa-iiiii diyor!"

#Alıntı
:... O eski kuşaktan eşek,tehlike kuyruk altına girinceye dek kendini avutup kandırmamış olsaydı,bizler de konuşmasını bilecektik.Ah biz eşekler...Aaa-i aaa-i"
144 syf.
·Beğendi·10/10
YA HERRO YA MERRO
Bir incelemeye böyle başlanmaz biliyorum .Ama çıkıp camdan “Aziz Baba sen ne adammışsın be “diye bağırasım geldi .Arkadaşlar zor tuttular:)

Ne demişler “Ağzın doluyken Aziz Nesin okuma”.Mazallah kahkaha atarken öbür dünyayı boylarsınız da gülmekten öldü derler ardınızdan .

Bu adamın kitaplarının çok başka bir havası var .Kitaba başlamanızla bitirmeniz bir oluyor.

Ah Biz eşekler kitabı okuduğum üçüncü Aziz Nesin kitabı.Bu kitaptan sonra anladım ki bizim memlekette hakikaten iyi adamları harcıyorlar .Şu adam kadar samimi,cesur ,gerçeklerimizi çaktırmadan anlatan bir adam daha var mıdır ya .Sürgün anılarını bile güldüre güldüre okutan bir adama gelde kötü sıfatlar yakıştır!



Kısa kısa öykülerden oluşan bu kitabın dili oldukça akıcı.Aziz Nesin okuyanlar bilir tam bir Aziz Nesin üslubuyla yazılmış.Konuşma havası tarzında ağzınızdan kayıyor sözcükler.
Bazı hikayeleri okurken “hadi canım” ,yapma be “ deyip Aziz Nesine bağladığım oldu.O kadar efsane yani öyküler .Bazı öyküler tam bir fıkra tadında.

Ah be Aziz Baba senin dönemindeki eşekler şimdi maymuna döndü .Görmedim,duymadım,
bilmiyorum misali..
144 syf.
·1 günde·9/10
Normalde öykü okumayı sevmem ama Aziz Nesin'in öyküleri bir başka. Gene gelinim sana söylüyorum kızım sen anla anlatımıyla çok güzel dokundurmalar yapmış. Bir çırpıda okunan bir kitap.
144 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Aslında yazar canlılar üstünden insanları eleştiriyor ama mizahi bi şekilde biz insanlar bir tehlike karşısında nasıl tepki veriyoruz illaki tehlikenin bize gelmesine gerek yok bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diye kendimizi mi avutuyoruz yoksa hayır o yılan bi gün beni de ısıracak sıra banada gelir algisiyla tepki mi veriyoruz tehlike gelmeden
144 syf.
·2618 günde·Beğendi·10/10
Sadece "Ah Biz Eşekler" hikayesi dahi bu kitaba 10 yıldız vermek için yeterlidir. Bir eşeğin dağdan inen kurt sesini duymasına rağmen inanmak istememesi, gün boyunca umursamayıp kendini kandırması, sebebini kendisine de anlatamadığı bir hal ile kurdu görmezden gelmesi ve gece olup da kurt dağdan inince kendisini kandırmasının bedelini canıyla ödemesini ince ince, nüktelerle dokumuş. Her satırını bize benzetmiş, bize yormuş. Okuyup da anlayana öyle güzel dersler veriyor ki bu ülke bugün neden bu halde diye soru sormaya takatiniz kalmıyor. Her şey ortada zaten. Aziz Nesin'in neden Aziz Nesin olduğunu gayet güzel gösteren bir kitaptır bu.

Kusurlarımızı, bizi, kimliğimizi bize en güzel anlatabilen adamın en güzel kitaplarından birisi. Mutlaka okunmalı.
Yalnız kalınca niçin mi yalnızlık çekmiyorum? Çünkü kendimi çoğaltıyorum, tek başıma kalabalık oluyorum.
Adam Smith şöyle demiştir: "lesse passe lesse fer, trejoli transfer!" Yani Türkçesi " Bırak ziftlensin, boşver zıkkımlansın!" demektir.
Hayri,
-Çünkü, dedi, doğduğunuz zaman sizin haberiniz bile olmadan nüfus kağıdınıza Müslüman diye yazmışlar. Siz de Müslüman olmuşsunuz.
Buna çok canı sıkıldığı sinirli konuşmalarından anlaşılan bir bayan,
-Evet ama, dedi, ben Müslüman anababadan doğmuştum.
Hacı Hayri,
-Müslüman anababadan doğup doğmamak sizin elinizde miydi? Doğmadan önce Müslüman anababadan dünyaya gelmek için dilekçe mi vermiştiniz?
Hayri sordu :
-Siz müslüman mısınız?
Kadın birden,
-Evet, dedi, hamdolsun Müslümanım.
-Niçin Müslümansınız?
Bu soru karşısında kadın durakladı.
-Müslümanım işte... dedi. Ne demek niçin?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ah Biz Eşekler
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038076
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınları
Baskılar:
Ah Biz Eşekler
Ah Biz Eşekler
Ama kurdun gelmesini hiç istemediğinden, yine kendini kandırmaya çalışıyormuş:

-Kurt değildir, inşallah değildir. Başka yer kalmadı da burasını mı buldu gelecek?...

 Gözlerim iyi seçmiyor da ondan...Çalıların gölgesini kurt sandım.
 Kurt yaklaşmış. Aralarında eşek adımı ile üç dört yüz adım kalmış.

Eski kuşaktan eşek,
 ...
 (Arka Kapak'tan)

Kitabı okuyanlar 259 okur

  • Mamostee
  • Mehmet Şentürk
  • seray
  • Gürhan Cihan
  • Halit falan işte
  • SIDIKA TOPAL
  • Ade birman
  • Kahvelii
  • Medlerdenceren
  • Gökhan Nalbant

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.3
14-17 Yaş
%8
18-24 Yaş
%16
25-34 Yaş
%16
35-44 Yaş
%36
45-54 Yaş
%16
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%54.9
Erkek
%45.1

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.1 (20)
9
%12.3 (7)
8
%21.1 (12)
7
%8.8 (5)
6
%5.3 (3)
5
%1.8 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0