Adı:
Ah Mercimeğim
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
107
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750521386
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Cevizin dibi kaynıyordu. Aslı’nın gelin gideceği yer Marmaris’ti. Oradaki bir sarrafla evlenecekti. Kızlar laf kazanını habire harlıyorlardı. Ben yine gizli yerimdeydim. Herkes konuşuyordu. Aslı susuyordu. “Ne şanslısın. Tüm yıl tatil gibi olacak sana.” “Sen zaten altın gibiydin, bir de altıncıya düştün kız.” “Altın suyuna battın da çıktın say bacım.” Herkes, her şeyi diyordu da bir tek Aslı’nın dilinde laf yoktu.

Evlerde, yollarda, yol kenarlarında lafazanlıklar, eprimiş pabıçlar, hardal sarısı pantollar, it ayağı yemiş gibi gezen gobeller… Yalan dünya, zalım dünya… Sen bekle ecik, bir yağmur yağacak düzelecek her şey…

Ah Mercimeğim, en olmayacağı olur eden sebatkârlığın hikâyeleri. Aşkın ve tutunmanın halleri…

Mustafa Çiftci’nin yeryüzüne iyilikle bakan masalsı dünyasından… Taşranın ağrıları, heves ve rüyaları…
107 syf.
Mustafa Çiftci'nin Bozkırda Altmış Altı'sı bugüne kadar okuduğum en başarılı hikaye kitaplarından biriydi. Çok beğenmiştim. Onun etkisiyle bu sefer Ah Mercimeğim'i aldım. Bu da gayet başarılı bir kitap. İlkinden biraz daha geride diyebilirim ama içinde bulunan altı farklı öykü de okunmaya değer, başarılı yazılar.

Ancak bu kitapta bir hikayeyi apayrı değerlendirmek isterim. O ise, kitaba adını veren Ah Mercimeğim.

Çiftci, taşrada geçen aşkları bir başka anlatıyor doğrusu. ilk kitaptaki Handan Yeşili öyleydi, Elif öyleydi mesela. Burada ise Ah Mercimeğim öyle. İlkgençlik aşkı gibi başlayan ama hiç bitmeyen bir sevdaya, hiç bitmeyen bir kalp sızısına uzanan, tertemiz bir aşk öyküsü. Çok beğendim, çok sevdim.

Çiftci'nin dili çok başarılı. Kaliteli öyküler okumak isteyenler için her iki kitabını da tavsiye ederim.
107 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Mustafa Çiftçi'nin bu sıcacık, tebessüm ettiren, kimi zaman da hüzünlendiren, hayatın içinden, hayat akışını bize sunan Ah Mercimeğim öykü kitabına bayıldım... Her bir öykü kendi içinde çok güzeldi. Özellikle bir çok kişide olduğu gibi kitaba adını veren öyküyü çok sevdim. Hele bir de Baba Neredesin? öyküsünde ki çocuğun okula gitme isteği ve azmi... Okunmaya değer bir kitap. Kaçırmayın...
107 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Bu zamana kadar bu yazarı nasıl tanımadım neden okumadım bilmiyorum ama bundan sonra her fırsatta kitaplarını alacağım

Çok keyif aldığım öykülerden, özellikle İç Anadolu'nun tadını hissettim. Belki Ankara'da yaşamış ve bu şehri bilen bir insan olarak bana özlem giderme aracı gibi oldu .
107 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Yazarın sıcak üslubu kitabı bırakmanızı engelliyor ve aa kitap bitmiş diyorsunuz. Anadolu insanının özellikle iç kesimlerindeki insan profili farklı karakterlerle çıkıyor karşımıza tüm hikayelerde. Keyifli okumalar.
107 syf.
·Puan vermedi
“Derinden bir nefes aldım. Zannettim ki derin soluk alırsam eccik rahatlarım. Yok, öyle olmuyormuş. Derine daldıkça boğuluyorum. İşte o an sesim çıkmadı ama gözümden iki damla yaş geldi. Benim bir türlü anlatamadığımı iki damla yaş anlattı. Aslı baktı bir zaman. Sonra uzandı, eliyle gözyaşımı sildi ve “ah mercimeğim” dedi.”

Ah mercimeğim...
107 syf.
·Beğendi·9/10
.
.Çok sevdim çok..Öyle içten öyle bizden hikâyeler var ki bu kitapta..Hem bir çırpıda okunan hem yüreğe değen satırlar..Çok seviyorum böyle samimi yazarları, taşra insanını anlatan hem içimizde bir sızı bırakan hem de öyle saf duygular barındıran..ilk işim diğer kitaplarını da okumak olacak...
107 syf.
·1 günde·9/10
Bir solukta bitecek kısa kısa öykülerden oluşan bir kitap Ah Mercimeğim. Okurken sanki Adile Naşit'in Münir Özkul'un filmlerini izliyormuşum gibi hissettim, öyle samimiydi. Ara ara yerel dilin de kullanıldığı, insanı anlatan, yüreğe dokunan sıcacık öyküler. Keyifle okudum.
107 syf.
·Beğendi·10/10
Küçükken böyle çizgi film çeşidinin az olduğu ama kıymetli olduğu zamanlarım vardı benim birde annanemin anlattığı yaşanmışlık hikayeler her ikisinin kıymetini o kadar iyi bilirdim ki izlediğimi bir daha izlemek dinlediğimi bi daha dinlemek.Ve hiç bıkmamak.Bu kitapta bana İzlerken ve dinlerken keyif alıp hayaller kurduğum o küçüklük zamanlarıma götürdü.O kadar keyif aldım ki kitap bitti yüzümde bi hafif tebessüm bıraktı hem eski anlarımı hemde hayallerimi getirdi aklıma.

Kitap 6 hikayeden oluşuyor.Bu hikayeler o kadar güzel bi dil ile anlatılmış ki okurken bazı yerlerinde bi güldürüyor ve öyle özenle seçilmiş ki sıralaması güldürdükten sonra düşündürüyor.Kitabın en beğendiğim yanı şive ile yazılmasıydıBazı değerlerin halen var olması halen kıymetinin bilinmesi çok güzel Bu Altı hikayeden ikisini çok beğendim aslında hepsi hoş ama bu ikisi daha bi iz bıraktı
#ahmercimegim ve #babanerdesin
Her ikisininde ortak noktası gerçekten istemek ve sabır etmek pes etmemek ve olacağına yürekten inanmak çabalamak ve daha birçok duyguyu size aşılıyor..
107 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Televizyonda zengin temalı,iş adamı ve villa içerikli o kadar çok şey var ki "SIRADAN"insanı anlatan bu kitabın sayfalarini özlemle çevirdim.Duru,sade bir dille yazılmış bu kitap her öyküsüyle benim yüreğime dokundu,mutlaka okuyun.
107 syf.
·1 günde·9/10
Kendime sakladığım bir incelemem var, ne kadar inceleme denir bilemiyorum gerçi.
Ama siz de bilin istiyorum bu kitabı, o yüzden buraya da birşeyler karalıyorum.

Öncelikle şunu bilin ki bu öykü kitabını bana tavsiye eden kişi çokça öykü okumuş ve bunlar arasından bir tavsiye vermiştir, yani nadide bir kitaptır kendileri.

Altı adet kısa ama dolu dolu öyküden oluşuyor ve hepsi de bizden birşeyler taşıyor, bizden olmasa annemizden, babamızdan, komşumuzdan, arkadaşımızdan.

Bazen otobüste bir teyzeye selam verirsiniz de muhabbet etmeye başlar sonra onun hayat hikayesini dinlersiniz ya, ya da bir bekleme salonunda bakışları derin bir abla sizdeki samimiyeti hissedince tavsiye babında hayatından birkaç kesit sunar size, işte bu öyküleri okuyunca yaşını başını almış insanlar size gençliklerinden, geçirdiklerinden haberler taşıyor gibi de hissedebilirsiniz, yaşadıklarınızı da hatırlayabilirsiniz.
Ne köyden hikayeler diyebilirim ne şehirden, ikisi arasında birşey, bizim toplumumuzdan, bizden.
Ve okurken kalbinizde hep bir kuş olacak, bazen ağlayacak bazen gülecek.

Yazarı Mustafa Çiftçi bizi bize çok sade ve akıcı bir dille anlatmış ama kendi üslubu ile, yani öyküler sanki farklı bir imzaya sahip, başka bir tadı var.
Hikayelerden bahsetmem doğru olur mu bilemedim, hiç alıntı da paylaşamadım ama kitabı ara ara elime alacağım için alıntılar ekleyebilirim.
Özel bir kitap, okuyabilirseniz en yakınızdaki kişiye de okutmak isteyeceksiniz.
Lütfen okuyun.
107 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Mustafa Çiftçi insanın en saf ve belki en güzel hallerini anlatmaya devam ediyor. Her hikayesi çok bildik cok tanıdık tatlarla dolu. Hem güldürüp Hem ağlatan hikayeler, hayat gibi...
107 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Çocukluğumuzun şekerli yoğurtlu ekmekleri gibi samimi bir o kadar halktan yazılmış bir dile sahip olan Mustafa Çiftçi , Mustafa Kutlu gibi Anadoluyu içine alan hikayeleri ile sizden biriyim diyerek gönlünüzü alıyor.
Aslı baktı bir zaman. Sonra uzandı, eliyle gözyaşımı sildi ve "ah mercimeğim," dedi, "ah mercimeğim..."
Mustafa Çiftci
Sayfa 21 - İletişim Yayınları
Gel de sinirlenme. Ne olur sanki benimle çıksan. Ben başımı omzuna koyup "Sevdim anam, desem," sevmek ölmek gibiymiş, "desem... Sen de anam olarak benim için kılıç çalsan. Derdime derman olsan. Nerdee, anama dışarı çıkalım deyince "cehenneme giderim" der gibi oluyordu.
Mustafa Çiftci
Sayfa 13 - İletişim
“İnsanın içinde bir ses varmış,öğrendim. O ses hiç susmazmış, öğrendim. O ses kadar zalim, o ses kadar hain hiçbir şey yokmuş, öğrendim.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ah Mercimeğim
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
107
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750521386
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Cevizin dibi kaynıyordu. Aslı’nın gelin gideceği yer Marmaris’ti. Oradaki bir sarrafla evlenecekti. Kızlar laf kazanını habire harlıyorlardı. Ben yine gizli yerimdeydim. Herkes konuşuyordu. Aslı susuyordu. “Ne şanslısın. Tüm yıl tatil gibi olacak sana.” “Sen zaten altın gibiydin, bir de altıncıya düştün kız.” “Altın suyuna battın da çıktın say bacım.” Herkes, her şeyi diyordu da bir tek Aslı’nın dilinde laf yoktu.

Evlerde, yollarda, yol kenarlarında lafazanlıklar, eprimiş pabıçlar, hardal sarısı pantollar, it ayağı yemiş gibi gezen gobeller… Yalan dünya, zalım dünya… Sen bekle ecik, bir yağmur yağacak düzelecek her şey…

Ah Mercimeğim, en olmayacağı olur eden sebatkârlığın hikâyeleri. Aşkın ve tutunmanın halleri…

Mustafa Çiftci’nin yeryüzüne iyilikle bakan masalsı dünyasından… Taşranın ağrıları, heves ve rüyaları…

Kitabı okuyanlar 132 okur

  • Pelin Ömercan
  • Vildan Kıroğlu
  • Mehmet Y.
  • rabia sezici
  • özge
  • Fatma
  • Büşra Kurt
  • SubXan
  • Emine Şalcı
  • blackrose️

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44.1 (26)
9
%27.1 (16)
8
%11.9 (7)
7
%13.6 (8)
6
%1.7 (1)
5
%0
4
%1.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0