Ahilik Ve Erzurum

·
Okunma
·
Beğeni
·
6
Gösterim
Adı:
Ahilik Ve Erzurum
Baskı tarihi:
28 Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059521253
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Türkler arasında İslamiyet’in kabullenip yayılması, Ahmed Yesevî’nin eski Türk geleneklerini de ihmal etmeyen hoşgörülü anlayışıyla olmuştu. Yesevî, İslam inanç ve ibadet motifleriyle, İslam öncesi Türk örf, âdet ve geleneklerini harmanlayan bir anlayış ortaya koyarak Türk milletinin İslamiyet’i daha süratli benimsemesinde önemli rol oynamıştı. Ahmed Yesevî’den ilham alan Ahî Evran da, aynı anlayışla bir Türk-İslam sentezi meydana getirmeyi amaçlamıştır.

Ahî Evran, Anadolu’da yerleşik olabilmenin lokomotifi olarak halk ile içli dışlı olan esnafı görmüş ve Türk-İslam sentezine dayanan bir esnaf birliği kurmuştur. Dayanışma ve kardeşlik esasına dayalı bu anlayış, yeni yurttaki eski inançlara ve özellikle de Bizans’a karşı ayakta kalabilmek için birlik ve beraberlik motifini işlemiştir. Bu nedenle ahî birliklerine sadece Türk ve Müslüman olanlar kabul edilmişlerdir. Çünkü bu yurtta ilelebet kalabilmenin tek yolu, birlik ve beraberliği sağlayıp korumaktır. Bu sebeple Anadolu Beylikleri arasında süregelen kavgaları bitirip de tek bir güç altında birleştirmek için ahîler çok uğraş vermişlerdir. Bu manada Osmanlı Devleti’nin kuruluş felsefesi, ahîler tarafından belirlenmiştir demek yanlış olmaz.

Güzel ülkemizin daha güçlü olabilmesi için, içinde bulunduğumuz bu yeni asırda da millî birlik ve beraberliğimizin güçlendirilerek çağdaş medeniyet seviyesini aşabilmek için ahîlik kurumunun ve ilkelerinin yeniden canlandırılması, oldukça önemlidir. Nitekim esnaf dayanışmasını sağlamak gayesiyle ahî sandıklarının kurulacağına ilişkin karar, bu bakımdan fevkalade sevindiricidir.
176 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Yine çok severek okuduğum bir kitap daha. Gelelim yorumuma.
.
.
Ahîlik, XIII. ve XIV. asırlarda Anadolu'da kurulup gelişen bir esnaf teşkilatıdır. Bir devlerin ancak oluşturduğu kurumlar sayesinde ayakta kalabileceği gerçeğinin farkında olan ve teşkilatçılığı çok iyi bilen Ahî Evran'ın Anadolu'ya geldigindeki ilk işi, iş kollarını kurumsallaştırmak olmuştur. Ahîlikte belli başlı da kurallar mevcuttur ve kurallara uymayanlar bu kuruluşa giremiyorlar. Hata yapanlar da atılıyor ve bir daha mesleklerini yapamıyorlar. Ahîler, konuksever olmalıdır. Utanacagi bir iş yapmamalıdır. Ikramdan kaçmaması gerekmektedir. Hiç kimseye kötü söz soylememelidir. Kendi ayıbından başka kimsenin ayıbını araştırmamalıdır. Kimsenin ırzına, namusuna dokunmamalıdır. Ahîliğin Türkçemize kazandırdığı deyimler de mevcutmuş. Bu kitap sayesinde onları da öğrenmiş oldum. Püf noktası, pabucunu dama atmak, iflas topu atıldı vb. Bunların hangi durumlar sonucu ortaya çıktığını öğrenmek için de bu güzel kitabı temin etmenizi öneririm.
.
.
Ben Ahîliği bir tek memleketimde (Kırşehir) olan kutlamalardan ve Ahî Evran türbesinden bilirdim lâkin Erzurum'da da köklü bir temeli varmış. Yeni şeyler öğrenmeye aç bir insan olduğum için bu kitabın bana çok yararı oldu. Çok güzel bir şekilde hazırlanmış ve de yer yer de resimlerle zenginleştirilmiş güzel bir kaynak olmuş. Ahîlik üzerine araştırma yapan, ders gören veya tez hazırlayanlar için ve de yeni bilgiler öğrenmek isteyenler için tavsiye edeceğim mükemmel bir kitap.
#parlakmeltemkitapligi
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ahilik Ve Erzurum
Baskı tarihi:
28 Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059521253
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Türkler arasında İslamiyet’in kabullenip yayılması, Ahmed Yesevî’nin eski Türk geleneklerini de ihmal etmeyen hoşgörülü anlayışıyla olmuştu. Yesevî, İslam inanç ve ibadet motifleriyle, İslam öncesi Türk örf, âdet ve geleneklerini harmanlayan bir anlayış ortaya koyarak Türk milletinin İslamiyet’i daha süratli benimsemesinde önemli rol oynamıştı. Ahmed Yesevî’den ilham alan Ahî Evran da, aynı anlayışla bir Türk-İslam sentezi meydana getirmeyi amaçlamıştır.

Ahî Evran, Anadolu’da yerleşik olabilmenin lokomotifi olarak halk ile içli dışlı olan esnafı görmüş ve Türk-İslam sentezine dayanan bir esnaf birliği kurmuştur. Dayanışma ve kardeşlik esasına dayalı bu anlayış, yeni yurttaki eski inançlara ve özellikle de Bizans’a karşı ayakta kalabilmek için birlik ve beraberlik motifini işlemiştir. Bu nedenle ahî birliklerine sadece Türk ve Müslüman olanlar kabul edilmişlerdir. Çünkü bu yurtta ilelebet kalabilmenin tek yolu, birlik ve beraberliği sağlayıp korumaktır. Bu sebeple Anadolu Beylikleri arasında süregelen kavgaları bitirip de tek bir güç altında birleştirmek için ahîler çok uğraş vermişlerdir. Bu manada Osmanlı Devleti’nin kuruluş felsefesi, ahîler tarafından belirlenmiştir demek yanlış olmaz.

Güzel ülkemizin daha güçlü olabilmesi için, içinde bulunduğumuz bu yeni asırda da millî birlik ve beraberliğimizin güçlendirilerek çağdaş medeniyet seviyesini aşabilmek için ahîlik kurumunun ve ilkelerinin yeniden canlandırılması, oldukça önemlidir. Nitekim esnaf dayanışmasını sağlamak gayesiyle ahî sandıklarının kurulacağına ilişkin karar, bu bakımdan fevkalade sevindiricidir.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Meltem Parlak Aydın

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0