Ahir Zaman İlmihali

8,3/10  (4 Oy) · 
6 okunma  · 
4 beğeni  · 
93 gösterim
Dünyada yaşanan son gelişmeler de gösterdi ki islam artık sadece Müslümanlar için değil, bütün insanlık göz önüne alınarak ve gezegen ölçeğindeki gelişmelere merkezî bir önem verilerek yeniden formüle edilmek durumundadır.Bu yeni formülasyonu, "islam'ı bir 'dünya görüşü' olarak sunmak" şeklinde özetlemek mümkündür, işte elinizdeki eserin temel hedefi islam'ı bir "dünya görüşü" olarak sunabilmek, amacı da, bu suretle İslam dünyasının tarihe müdahil olmasını sağlamaya yönelik bir katkıda bulunmaktadır. Açıktır ki böyle bir teşebbüs islam'ı Kelime-i Şahadet, namaz, oruç, hac ve zekât ile sınırlayan ve "islam'ın şartı beştir." şeklindeki yanlış anlayıştan yola çıkan "ilmihaller"den kesinlikle farklı olacaktır. Bu sebeple sizlere sunulan bu eser, bilinen anlamıyla bir "ilmlhal"den öte bir şeydir.Ahir Zaman ilmihali, yedisinden yetmişine toplumun tamamına yönelik ve onlara ulaşmayı amaçlayan bir eser olması itibarıyla; ilmî usûl ve üsluptan ziyade fikre yani şekilden ziyade muhtevaya öncelik veren bir yaklaşımın ürünüdür. Okuyucularımızı, içinde bulunduğumuz "zor zamanlar"da yaşanabilir ve sürdürülebilir bir Müslümanlıkla tanıştırabllmek amacıyla yazılan bu eser, öncelikle "çağdaş islam düşüncesl"nin bugün geldiği noktayı aktarmayı da amaçlamaktadır.Elinizdeki İlmihal, hem ilmihal geleneğinde bir kırılma noktası olabilmek hem de islam'ı bütün insanlık İçin kurtuluş ümidi olarak takdim edebilmek gibi bir idealizmin ürünüdür.
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2015
  • Sayfa Sayısı:
    432
  • ISBN:
    9786059168069
  • Yayınevi:
    Otto Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
murat ergin 
29 May 2017 · Kitabı okudu · 7 günde · 9/10 puan

hayri kırbaşoğlunun antikapitalist ve anti emperyalist kimliği bu kitapta aslında olması gereken dinin çağ kötülüklerine karşı duruşunu omurgalaştırıyor.

Celaletdin Camcı 
03 Ara 2017 · Kitabı okudu · 33 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yazarın da belirttiği gibi "yüzyıllardır birikmiş ve gerçek islam dininin dışına çıkmış daraltan ve de bunaltan yaklaşım ve kuralların" yeniden gözden geçirilmesi ve yorumlanması gerekliliğini söyleyen bir kitap. İlklerden biri olması değerini arttırmakla birlikte hem yazara hem de diğer bu konunun uzmanlarına çok çalışmayı ve yeni eserler verme görevini yüklüyor

Kitaptan 5 Alıntı

Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
 14 Nis 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Özetle iman bir defa kazanıldıktan sonra, ona ne kadar aykırı davranılırsa davranılsın, kaybedilmesi asla söz konusu olmayan tapulu bir mülk değildir. Tam aksine İman Salih amellerle sürekli ispat edilmesi gereken, bu yapılmayıp, tam tersi istikamette hareket edildiğinde, kaybedilmesi ihtimal dahilinde olan bir şeydir.

Ahir Zaman İlmihali, M. Hayri Kırbaşoğlu (Sayfa 42 - Yayınevi 21)Ahir Zaman İlmihali, M. Hayri Kırbaşoğlu (Sayfa 42 - Yayınevi 21)
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
14 Nis 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

İslam '' Bütün Müslümanlar kardeştir'' diyor ama toprak ağaları ile köylülerin, petrol zengini ülkelerle, fakirlik, açlık ve sefalet pençesinde kıvranan İslam ülkelerinin ne kadar kardeş oldukları ortadadır.Bazı istatistiklere göre bir takım İslam ülkelerinde açlıkla karşı karşıya bulunanların oranı %20' le re varmaktadır ama onların '' Din Kardeşleri'' sıcacık ve yumuşacık yataklarında, karnı tok ve huzur içerisinde uyuya bilmekte, üstelik bunu yaparken de ne vicdan azabı çekmekte, ne de bu sebeple uykuları kaçmaktadır.

Ahir Zaman İlmihali, M. Hayri Kırbaşoğlu (Sayfa 44 - Yayınevi 21)Ahir Zaman İlmihali, M. Hayri Kırbaşoğlu (Sayfa 44 - Yayınevi 21)
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
17 Nis 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Tevekkül
Bırak çalışmayı, emret oturduğun yerden,
Yorulma, öyle ya, Mevlâ ecîr-i hâsın iken!
Yazıp sabahleyin evden çıkarken işlerini,
Birer birer oku tekmîl edince defterini;
Bütün o işleri Rabbim görür: Vazîfesidir…
Yükün hafifledi… Sen şimdi doğru kahveye gir!
Çoluk, çocuk sürünürmüş sonunda aç kalarak…
Hudâ vekîl-i umûrun değil mi? Keyfine bak!
Başın sıkıldı mı, kâfi senin o nazlı sesin:
” Yetiş!” de kendisi gelsin, ya Hızr´ı göndersin!
Evinde hastalanan varsa, borcudur: Bakacak;
Şifâ hazînesi derhal oluk oluk akacak.
Demek ki: Her şeyin Allah… Yanaşman, ırgadın O;
Çoluk çocuk O´na âid: Lalan, bacın, dadın O;
Alış seninse de, mes´ûl olan verişten O;
Denizde cenk olacakmış… Gemin O, kaptanın O;
Köyün yasakçısı; şehrin de baş muhassılı O;
Tabîb-i âile, eczâcı… Hepsi hâsılı O.
Ya sen nesin? Mütevekkîl! Yutulmaz artık bu,
Biraz da saygı gerektir… Ne saygısızlık bu?
Hudâ’yı kendine kul yaptı, kendi oldu Hudâ;
Utanmadan da tevekkül diyor bu cür´ete… Ha?

Mehmet Akif Ersoy

(Alıntı kitaba sadık kalınarak yapılmıştır.)

Ahir Zaman İlmihali, M. Hayri Kırbaşoğlu (Sayfa 193 - Yayınevi 21)Ahir Zaman İlmihali, M. Hayri Kırbaşoğlu (Sayfa 193 - Yayınevi 21)
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
17 Nis 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Türkiye’de Dini/Manevi Değer/Kavramların Ticari/Siyasi Kullanımı
Yetmişli yıllardan itibaren köyden kente göçün hızlanmasına paralel olarak şehirlerde Menderes-Demirel’in temsil ettiği muhafazakâr/dindar politik görüşün alternatifi olarak daha siyasi ‘İslamcı’ bir politik hareket gelişti. Bu politik hareket doğal olarak şehirlerde esnaf/işadamı kesiminde de kendine taraftarlar edindi. Bu insanlar muhtemelen bir yandan kendi ideolojilerinin propagandasını yapmak, bir yandan da mütedeyyin insanları ‘müşteri’ edinmek için İslam dini/düşüncesinin önemli kavramlarını şirketlerine, işyerlerine ve ürünlerine isim/marka olarak vermeye başladılar. Bu furyadan Allah ve Peygamber dışında bütün önemli İslami/dini kavramlar nasibini aldı: İslam, şeriat, tevhid, Tekbir, ihlas, Mekke-Medine, hicret, miraç, cihad, zemzem, hicab, tesettür, iffet... vs. İslam (Kitabevi, Cenaze işleri), Tevhid (Kitabevi...), Tekbir (Giyim), İhlas (Holding), Medine (Turizm Şirketi), Medine (Hurmaları) Hicret (Giyim, Kitabevi), Miraç (Asansörleri), Cihad (Köfte salonu), Zemzem, Mekke (Kola), Hicab, Tesettür, İffet (Giyim), Şeriat (Mayo, Haşema)... Bunlardan biri üzerinde biraz durmak istiyoruz: “Tekbir Giyim”. Tekbir, bilindiği gibi İslam’ın temeli olan ‘tevhid’in parolasıdır: “Allahu ekber” Kanaatimce bu kavramın bir tekstil (giyim) şirketine isim/marka yapılması, İslam dinine ve onun temel inanç ilkesi olan Allah’a yapılmış büyük bir saygısızlıktır. Bir yönüyle bana tevhid’ e şirk koşulmuş gibi gelmektedir. Artık “tekbir” dendiği zaman aklımıza sadece “Allahu ekber” gelmiyor aynı zamanda “Tekbir Giyim” ve onun defilelerde istihdam ettiği güzel manken yüzleri ve desenli eşarplar geliyor. Biraz önce Allah ve Peygamberin bu istismar çarkının dışında kaldığını söylemiştir. Aslında bu fütursuzluk, Allahın ismini de kullanmadan kaçınmadı. Bir holding ortaklarına ve mudilerine dağıtmak üzere hazırlamış olduğu dosyanın iç kapağına “En büyük ortağımız Allah’tır” diye yazmaktan çekinmedi. Holding kısa sürede bir sürü yolsuzluk ve dümenle iflas edince, (haşa) en büyük ortak da bir anlamda iflas etmiş oldu.
Benzer bir istismar çarkı bugünlerde küresel düzlemde ve Türkiye’de İslamcılığa ve fundamentalizme panzehir olarak Mevlânâ ve Mesnevi üzerinden yürütülmektedir. Budizme benzer, kemiksiz, kılçıksız, kuralsız, (Şeriatsız) hatta ‘Allah’sız (vahdet-i vücut) alternatif, ‘light’ bir İslam üretilmeye çalışılmaktadır. Türkiye ise vaktiyle Necip Fazıl’ın dediği gibi, Mevlânâ’yı “Turist terliğine” çevirmeye çalışmaktadır. Terlik olmasa da, turistlere yönelik ‘Sema’ gösterileri ve Mevlânâ takıları piyasa yapmaya devam ediyor. Bu profesyonel kreasyonlar karşısında Konyalı küçük esnafın üretmiş olduğu “Mevlânâ şekerleri” ve “Mevlânâ pidesi” artık masum kalmaktadır. İlhami GÜLER

Ahir Zaman İlmihali, M. Hayri Kırbaşoğlu (Sayfa 186 - Yayınevi 21)Ahir Zaman İlmihali, M. Hayri Kırbaşoğlu (Sayfa 186 - Yayınevi 21)
Laz Mühendis 
 29 Kas 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Gençlere tevazüden çok şeref ve haysiyeti, teslimiyetçilikten çok cesaret ve mücadeleyi, merhametten çok adaleti öğretmek gerekir. Böylece kendi yolunu kendi çizecek ve bunun için izin ve icazet istemeyecek kişilikli ve onur sahibi bireyler yetişecektir.

Ahir Zaman İlmihali, M. Hayri Kırbaşoğlu (Sayfa 85 - undefined)Ahir Zaman İlmihali, M. Hayri Kırbaşoğlu (Sayfa 85 - undefined)