Ahlakın Soykütüğü Üstüne

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.647
Gösterim
Adı:
Ahlakın Soykütüğü Üstüne
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754684057
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Zur Genaologie der Moral - Eine Streitschrift
Çeviri:
Ahmet İnam
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Baskılar:
Ahlakın Soykütüğü Üstüne
Ahlakın Soykütüğü Üstüne Bir Kavga Yazısı
Hınç duygusunu yakından incelemeyi düşünen psikologlara karşı söyleyeceğim şu: Bu bitki en iyi anarşist ve Yahudi düşmanları arasında açıyor, bir de gizli yerlerde çiçekleniyor hep, menekşe gibi, ama farklı bir kokuyla.
-Friedrich Nietzsche
(Arka Kapak)
Niçe'yi tek bir kitabı üzerinden analiz edemezsiniz. Onun tüm kitapları bir pazılın parçası gibidir klişe bir ifadeyle. Tam anladınız derken tersten vurabilir sizi. Ama sanılanın aksine çok anlaşılmaz bir felsefeci de değildir. Aslında kendi de diyor bu kitabının başında, beni yavaş yavaş anlarsınız diye. Ama dil ve kavram yıkıcı olduğu için (filolog yönünden geliyor sanırım) kendi icerisinde bir şiirselliği var. Sıkıcı kavramlara boğmuyor sizi. Düşüncelerle kelimeler aracılığı ile dansediyor Niçe. Anlamadınız diyelim, zararı yok, damakta sözün ezgisi kaldı çünkü. Açın okuyun şerhlerini, biyografilerini, fakat unutmayın Niçe herkese duymak isteği şekilde konuşur. Siz okumaya devam edin, ısrarla.
Ki bu kitabi yıkıcı bir kitaptır, dikkatinizi verdiğiniz sürece sarsar sizi, bildiklerinizi, kara vicdanınızı. Hakikati olamayan bir adamdan hakikatsizlik felsefesine giriş. Oldukça erdemli bir yolla üstelik.
Öncelikle belirteyim Nietzsche'nin okuduğum ilk kitabı bu kitaptır ve felsefe konusunda da yeni sayılırım. Bu kitabı ve yazılanları tamamiyle anladığımı söylemeye cüret edemem fakat beni düşünmeye ve soru sormaya fazlasıyla teşvik etti hatta mecbur bıraktı. Kafamı karıştırdı. Nietzsche'nin dediği gibi ahlakı iyiyi ve kötüyü sorgulamak gerekli. Şimdi benim gözümde Nietzsche bazen cesur, yürekli, zeki, umursamaz, kendine güvenli, kendinden eminken bazen de gerekçelendiremeden uyduran, nefret yüklü, kendi kabında çırpınıp duran, anlaşılmaz biri. Anlamak, tanımak için daha çok Nietzsche okumak lazım fakat bu adamın yaptığı felsefe bana göre bizim kültüre bir hayli uzak temellendirmeleri örnekleri ve yaşadığı hayat böyle uzak ve yabancı olunca felsefesi de gediğine doğal olarak oturmayacaktır.
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.519 Oy)8.803 beğeni28.591 okunma841 alıntı139.097 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.257 Oy)19.005 beğeni43.214 okunma2.982 alıntı182.270 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.448 Oy)7.849 beğeni21.301 okunma3.975 alıntı128.762 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.395 Oy)3.898 beğeni12.914 okunma1.181 alıntı52.690 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.991 Oy)6.336 beğeni16.745 okunma2.878 alıntı85.774 gösterim
  • Sokrates'in Savunması
    8.5/10 (1.250 Oy)1.172 beğeni4.510 okunma1.137 alıntı28.285 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.342 Oy)3.430 beğeni10.465 okunma5.239 alıntı95.073 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.678 Oy)13.371 beğeni34.410 okunma3.377 alıntı145.516 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.868 Oy)8.820 beğeni26.242 okunma2.646 alıntı114.210 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.638 Oy)5.741 beğeni19.592 okunma835 alıntı100.728 gösterim
Kitabın belirli yerine kadar düşüncelerini anladığım ama bir noktadan sonra başka düşünürlerden alıntı yapmaya başladığında koptuğum bir kitap. Farklı disiplinden olduğum için beyin basmadı bazı kısımları ve üstüne başka düşünürlerde işe karışınca devreler yanmadım uzunca bir ara vereyim dedim. :D Felsefe şuan platonik takılmaya karar verdiğim ve hayatım düzene girdiğimde büyük bir aşkla tekrar geri döneceğim bir alan. :D Okuduğum yere kadar ve algıladım kısımlardan yola çıkarak bence okunması gereken kitaplardan biri.
Vicdan azabı bir hastalıktır, buna şüphe yok,
Ama hamilelik nasıl bir hastaliksa öyle bir hastalıktır.
Ahlakın Soykütüğü Üstüne - Friedrich Nietzsche
"Biz yani; idrak edenler, kendimizi tanımıyoruz, kendimiz kendimizi: Bunun da bir sebebi var: Hiçbir zaman kendimizi aramadık ki- bir gün kendimizi bulabilmemiz nasıl mümkün olsun? Haklı olarak denmişti; "Kalbiniz hazinenizin olduğu yerdedir"diye; bizim hazinemiz, anlayışımızın arı kovanlarının bulunduğu yerdedir. Biz, aklın doğuştan kanatlı hayvanları ve bal toplayıcıları olarak hep oraya doğru gidiyoruz, aslında biz tüm kalbimizle sadece bir tek şeyle ilgileniyoruz-"eve bir şeyler götürmekle". Bunun dışında hayatla, "yaşananlarla" ilgili olanlar-hangimiz bunlar için yeterince ciddiyete sahibiz?Ya da zamana? Bu tür şeylerle korkarım ki hiçbir zaman tam olarak "ilgilenmedik": Yüreğimiz orada değil işte-hatta kulağımız bile!"
Sils- Maria (Önsöz)

Nietzsche'nin, felsefenin temel sorunsalı olan ahlak, iyi-kötü, iyi-fena, suç, vicdan azabı kavramlarına farklı yorumlar getirerek ele aldığı bir kitap. Daha önce Nietzsche'nin kitaplarıni okumama rağmen anlamakta güçlük çektim. Kitapta yer alan latince-fransızca cümlelerin çevirisi olmaması, konuyu daha da zorlaştırıyor. (Aynı yayınevinin Nietzsche'nin diger kitaplarında bu sorun yoktu.)
Okumak isteyen arkadaşlara da yeni şeyler katacağına eminim.
Daha yüksek düzeyde on bin yada on milyon en üst kültür düzeylerinden geçince acıya yatkınlık eğrisi gerçektende olağanüstü ve apansız bir biçimde düşüyor. Acıya karşı tiksinti uyandıran şey acının kendisi değil de anlamsızlığıdır.
Ahlak diye öğrendiklerimizin kökeni üzerine üç bölümden oluşan bir inceleme. İlkinde iyi ve kötünün kaynağının bencil olmayan eylemlerin alışkanlık kazanmasından ötürü başladığını söylüyor Nietzsche. Eylemin iyiliği eylemin kendisinden gelmiyordur oysaki ona göre. Efendi ve köle ahlakını ele alırken efendi ahlakını güçlü ve özgür kişilerin benimsediğine köle ahlakını ise tersi kişilerin benimsediğine değiniyor. Efendi ve köle zıtlığını ele alıyor.
İkinci bölümde suç ve kara vicdan kavramlarını inceliyor. Ona göre suçun ortaya çıkışı ahlakın bozukluğundan kaynaklı değil. Suç bir bedeldir ve ceza bunu garanti altına alır. Bu ahlak köle ahlakında ortaya çıkar daha çok. Üçüncü bölümde ise çileciliği hastalıklı bir arzu olarak görür. İnsanın hayvani güdülerinden ortaya çıkan ilkel ve günahkar bir arzudur.
"Ya ahlâk tehlikelerin en tehlikelisiyse?" Bu kitaptan sonra ahlak bir daha hiç eski huzurunu bulamadı tüm temel taşları onu kendi çıkarları adına kullanan doğmaların üstüne yıkıldı
Çok fazla Nietzsche okuyan biri olarak soyluyorum nietzschenin en agir kitabi,defalarca olunsa bile bazen anlaması gerçekten çok.ahlakın derinlerine girmiş,yine çoğu filozofu yerden yere vuran bir kitap
Okuyabildiğim kadar,ulaşabildiğim kadar farklı tarzlara ulasmaya çalışıyorum. Ama nietzsche okurken gerçekten düşündüğümü hissediyorum gercekten ben dışında,yaşamın ve çevrenin getirdikleri dışında,sorunlar dışında... Kitaplarını okuduğum süre boyunca sadece onun fikirlerini idrak edebilmek için cümleleri birden fazla anlama geldiği için saf,yorumsuz sadece düşünüyorum. Bunu hissedebiliyorum.Ben düşündüğümü hissedebiliyorum.

Üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasina rağmen şuan yaşanan ve yaşanmaya devam eden ve eminim ki yaşanacakları, hayatları daha önceden görüp kağıda dökmüş olması beni hiç olmadığı kadar etkiliyor.

Farklı bir bakış açısı isteyenlere. Iyi ve kötü kavramlarına bir nevi başka başka pencerelerden bakmak isteyenlere bu kitap.
Ezberleri bozmaz belki ama düz bir bakış yerine görüş açınızı biraz daha genişletebilir.

Şunu ayrıca belirtmek isterim nietzsche ve onun görüşleri,hiçciligi sadece dini konularda değildir. Bu yüzden kendisine önyargılı davranılmasını istemem. Ve ayrıca hangi konuda olursa olsun onun hiçciligi inancınız, düşüncelerinize olan saygınız yüksek ise eğer sizin düşüncelerinizi asla değiştirmez...
İnsana duyulan korku ile birlikte, ona olan sevgiyi, hürmeti, umudu ve evet, ona olan istenci de yitirdik. İnsana bakmak yoruyor artık. Bugün nihilizm bu değilse başka nedir ki? İnsan yorgunuyuz...
İnsanın kendine bir bellek oluşturmayı gerekli görmüş olduğu hiçbir seferde kan, işkence, kurban eksik olmamıştır.
Yürekten gelerek, “İleri! köhne ahlakımız da komedilikmiş!” diye haykırdığımız gün, “ruhun yazgısı”nın Dionysosçu dramı için yeni bir entrika ve yeni bir olanak keşfetmiş olacağız.
Bizim insana karşı tiksinmemize yol açan ne bugün? -insan bize acı veriyor çünkü, buna şüphe yok. Korku değil; insanda korkulacak hiçbir şeyin kalmamış olması daha çok; ön planda "insan" denen solucanların kaynıyor olması; iflah olmaz vasatlıktaki, yürek daraltıcı " "evcil insan"ın, kendisini şimdiden varılacak hedef ve doruk noktası olarak, tarihin anlamı olarak, daha "üstün insan" olarak duyumsamayı öğrenmiş olması -pis kokuları bugün Avrupa'yı sarmak üzere olan kusurlular, hastalıklılar, bitkinler, içi geçmişler yığınından ayrıldığını hissettiği ölçüde, bu yüzden de en azından görece kusursuz olduğu, hiç değilse hâla bir yaşam becerisine sahip olduğu, hiç değilse, yaşamı evetlediği ölçüde kuşkusuz bir hakkının olması böyle duyumsamaya...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ahlakın Soykütüğü Üstüne
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754684057
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Zur Genaologie der Moral - Eine Streitschrift
Çeviri:
Ahmet İnam
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Baskılar:
Ahlakın Soykütüğü Üstüne
Ahlakın Soykütüğü Üstüne Bir Kavga Yazısı
Hınç duygusunu yakından incelemeyi düşünen psikologlara karşı söyleyeceğim şu: Bu bitki en iyi anarşist ve Yahudi düşmanları arasında açıyor, bir de gizli yerlerde çiçekleniyor hep, menekşe gibi, ama farklı bir kokuyla.
-Friedrich Nietzsche
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 190 okur

  • who is joseph
  • Ayça İrem Cangür
  • Berkay
  • Nurhan Köroğlu
  • Tamer
  • Ben Ozgurlugum
  • Drkitapsever
  • Ayşegül tatilde
  • Mustafa Polat
  • Cano Dayi

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.4
14-17 Yaş
%1.4
18-24 Yaş
%25.7
25-34 Yaş
%34.3
35-44 Yaş
%31.4
45-54 Yaş
%4.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%37.4
Erkek
%62.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.7 (23)
9
%17.2 (10)
8
%15.5 (9)
7
%22.4 (13)
6
%3.4 (2)
5
%1.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları