Aisopos Masalları

·
Okunma
·
Beğeni
·
570
Gösterim
Adı:
Aisopos Masalları
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750803277
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Ezop. Hayvan masallarının en eski ustası. Grekçe adının doğru yazılımıyla Aisopos. Kendi de bir masal kişisine dönüşmüş, Frigyalı eciş bücüş köle...

Aisopos'un dilden dile tüm dünya yazınını etkilemiş, Eskiçağ ozanlarına, Ortaçağ masalcılarına örnek olmuş, La Fontaine'e yol göstermiş masalları, Nurallah Ataç'ın eşsiz çevirisiyle yıllar sonra bir kez daha Türkçede.
Hayvanlar aracılığıyla insanı anlatıyor bize bu masallar. Hainini, sinsisini, akıllısını, yüreklisini...
Sayfanın birinde kendinize de rastlayabilirsiniz!
(Arka Kapak)
224 syf.
·6/10
Masallar olsa da adı , Aslın da bildiğimiz anlam da masal değil hiç biri.. Bir nevi "kıssadan hisse çıkar" kardeşim anlamındaki insanlarla insanlar, insanlarla hayvanlar, muhtelif hayvanlar arasında arasında diyaloglar şeklinde hayat nasihatleri olan 358 adet. kısa kısa anlatımlar dan ibaret. Her masalın sonu. hemen hemen " Bu masal bunu anlatmak için söylenmiştir." bir notla bitiyor. Kısacası La fonten nerede bu nerede. Tabi bana göre. Belki ben yanılgıdayımdır.Bilemem...
1
İYİLİKLERLE KÖTÜLÜKLER
Kötülükler iyilikleri güçsüz bulmuş, yeryüzünden sürmüşler. Onlar da ne yapsın? Göğe ağmış, yüce tanrı
Zeus'un (1) önüne çıkmışlar: "Bizim durumumuz ne olacak? Bundan sonra insanoğlu için bizim elimizden ne
gelir?" diye sormuşlar. Tanrı: "Siz artık insanoğluna hepiniz birden gitmeyin, birer birer gidin" demiş. O gün
bugün kötülükler insanların yanıbaşındadır, saldırıp durur; iyiliklerse gökte oturduklarından, uzun zaman
geçer de ondan sonra inerler.
Bu masal da gösteriyor: Bir iyilik mi umuyoruz? Çok bekleriz; ama başımızda dolaşan kötülük çabucak gelip çatar
ZEUS İLE UTANMA
Zeus insanı yarattıktan sonra ona türlü duyguları, düşünceleri de vermiş, ama mayasına utanma katmayı
unutmuş. "Acaba neresinden soksam?" diye bir hayli düşünmüş: "Bari dibinden sokayım!" demiş. Utanma
önce razı olmamış: "Ben öyle yerlerden giremem" diye dayatmış; bakmış ki Zeus zorluyor, dediğini ille
yaptıracak: "Peki," demiş, "gireyim; ama bir koşulla: Eros buradan girmeyecek; o girerse ben durmaz, o saat
çıkarım." İşte bunun içindir ki ahlak düşkünlerinde utanma olmaz.
Aşk insanı bir kavradı mı, utanmaya yer komaz; bu masal onu gösteriyor.
YENGEÇLE KIZI
Yengecin biri kızına: "Öyle yan yan yürümesene! O ıslak taşlara sürtünmesine!" der dururmuş: bir gün kızı
dayanamamış: "Anne," demiş, "hele sen bir doğru yürü de ben de sana bakıp doğru nasıl yürünür
öğreneyim."
Elâlemi kınayıp ders vermeye kalkmadan önce insan kendi huyunu, kendi yürüyüşünü düzeltmelidir.
PUTÇU
Adamın biri tahtadan bir Hermes (2) yontusu yapmış, pazara götürüp satılığa çıkarmış. Bakmış ki alan
olmuyor, ille bir alıcı bulayım diye başlamış bağırmaya: "Bu benim sattığım tanrının insana çok iyiliği
dokunur, her işinde kazancını artırır." Oradan biri geçiyormuş, durmuş: "Be adam! O kadar iyiliği dokunursa
ne diye satarsın? Sakla da sana iyilik etsin" demiş. Putçu: "Beklemeye vaktim mi var benim? Ben hemen bir
yardım istiyorum. Oysa ki bu, acele nedir, hiç bilmez: durur durur da ondan sonra eder edeceği yardımı!"
demiş.
Bu masal, hep çıkarlarını arayıp tanrıları bile umursamayan kimselerin durumunu gösterir
MARTI KUŞU
Martı kuşu yalnızlığı sever, bunun için de hep denizlerde yaşar. Derler ki insanlardan korunmak için gider,
yuvasını da deniz boyundaki kayalar üzerine kurarmış. Böylece bir martı, yumurtlama vaktinde, bir buruna
gitmiş, suların üzerinde bir kaya bulup oraya yuva kurmuş. Ama yiyecek aramaya çıktığı bir gün yel esmiş,
deniz kudurmuş, ta kayanın tepesine yükselip martının yavrularını boğmuş. Martı dönüp de başına gelenleri
görünce: "Eyvahlar olsun! Ben karaların düzenlerinden korkup sulara sığınmıştım; meğer deniz daha
hainmiş!" diye ağlayıp inlemiş.
Nice insanlar da vardır, kendilerini düşmanlarından korurlar ama hiç farkına varmadan, düşmandan da daha
tehlikeli dostların eline düşerler.
ZEUS, PROMETHEUS, ATHENA, MOMOS
Zeus bir boğa yaratmış, Prometheus bir insan yaratmış, Athena tanrıça da bir ev yapmış. "Momos'a ( 22)
soralım, hangisi daha güzel oldu?" demişler, kalkmışlar, Momos'a gitmişler. Momos kıskanmış onları.
Zeus'a: "Bu hayvanı yaratmışsın, ama gözlerini neden boynuzlarına koymadın? varacağı yeri nasıl görsün?"
demiş; sonra Prometheus'a dönmüş, insanı göstererek: "Sen de bunun yüreğini dışarı çıkarmalıydın ki
kötülüğü gizli kalmasın, ne düşünüyorsa herkesler görüp anlayabilsin" demiş. Athena'nın yaptığı evi de
beğenmemiş: "Hani bunun tekerlekleri? Olur ki yanına bir kötü gelir; o zaman nasıl kalkıp da uzaklaşır?"
demiş. Zeus, Momos'un kıskançlığına kızmış, onu Olympos'tan kovmuş.
Bu masal da gösteriyor: ille kınamak isteyen her işin bir eksiğini bulur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aisopos Masalları
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750803277
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Ezop. Hayvan masallarının en eski ustası. Grekçe adının doğru yazılımıyla Aisopos. Kendi de bir masal kişisine dönüşmüş, Frigyalı eciş bücüş köle...

Aisopos'un dilden dile tüm dünya yazınını etkilemiş, Eskiçağ ozanlarına, Ortaçağ masalcılarına örnek olmuş, La Fontaine'e yol göstermiş masalları, Nurallah Ataç'ın eşsiz çevirisiyle yıllar sonra bir kez daha Türkçede.
Hayvanlar aracılığıyla insanı anlatıyor bize bu masallar. Hainini, sinsisini, akıllısını, yüreklisini...
Sayfanın birinde kendinize de rastlayabilirsiniz!
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • Mstfa
  • Burcu
  • Pina Mina
  • Merve Tur
  • Beledi
  • Şadan Çağlar
  • Ali Can
  • altan koroglu
  • yhy
  • Destan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (3)
8
%16.7 (1)
7
%16.7 (1)
6
%16.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0