Akan Sulara Karşı

·
Okunma
·
Beğeni
·
204
Gösterim
Adı:
Akan Sulara Karşı
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750407413
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Literatür Yayıncılık
Baskılar:
Akan Sulara Karşı
Akan Sulara Karşı
"... herhalde aç kalmazdım, bir iş bulurdum. Ama yediremiyordum kendime. Çok sevdiğim öğretmenlik mesleğinden kovulmak... Olacak iş değildi, onurum inciniyordu. Beni cezalandıranların hiçbiri bu mesleğe benim kadar bağlı değildi."

"... Genel Başkan konuşmasını yaparken dışarıdan uğultular, gürültüler geliyordu. İsmail Sefa Güner Hoca Başaran'la beni çağırdı, 'Kayseri halkına hitaben çabuk bir bildiri hazırlayın' dedi. Bir köşeye çekilip yazmaya başladık ama ne kadar geç... Daha birkaç cümle yazmadan pencerelere taşlar yağmaya başladı. Gidip baktım, çoğu çocuk, genç... Ellerinde taşlar, sopalar, sinemaya doğru yaklaşıyorlar... Herkes ayakta, herkesin gözü büyümüş. Fakir, heyecanı yatıştırmaya çalışıyor, 'Oturun arkadaşlar, biz bu çocuklar için çalışıyoruz, onları eğiteceğiz...' diyor. Ama kapılar dışardan zorlanıyor. Derken pencerelerden, tutuşturulmuş gazlı paçavralar atılıyor..."

Talip Apaydın'ın öğretmenlik anıları. Bir öğretmenin 1946-80 arası 34 yıllık çileli, mücadele dolu yaşamı çevresinde bir eğitim kuşağının direnci... Bugünkü kuşaklara umut ve cesaret veren bir direnç...

İçindekiler;

İlk Görev
Tokat Dolayları
Gezici Başöğretmenlik İşi
Orman Köyleri
1950 Seçimlerinde Köyler
Özel Yaşamımdaki Değişim
Evim Aranıyor
Eğitmenler
Köy Okulları
O Öğretmenler
Bayburtlu Hoca
Tokat Yolları
Almus Barajı
Yaz Aylarında Köy Okulları
Ardıç Kahvesi
Almus İlçe Oldu
Bir Atılım
Kolay Olmadı
Turhal Ortaokulu
Evime Kapanıp
Yaz Dinlenceleri
Genel Ortam
Taşra Bunalımı
Turhal'dan Ayrılıyoruz
Eski Bir Şair
TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası)
Amasya
İki Tatsız Olay
Bakanlık Emrine Alınıyorum
Danıştay'da Duruşma
Ankara'ya Geliyoruz
Kayseri'de Yakılıyorduk
İnönü'yle Görüşüyoruz
Danıştay Lehime Karar Veriyor
Boykot
Bu Kadarı Olmaz
Ankara'ya Naklim Çıkıyor
Bahçelievler Ortaokulu
Ortam Bozuktu
Bakanlık Müşavirliği
Atatürk'ün 100. Doğum Yılı

(Tanıtım Bülteninden)
205 syf.
·8/10
Talip Apaydın kendi hikayesini bir dostuna anlatırmışçasına yazmakla kalmamış aynı zamanda döneme yönelik önemli bilgiler de aktarmıştır. Kullandığı dilin oldukça akıcı olması da cabası.
Bana öyle gelirdi ki şu köyün evlerini, sokaklarını ip çekip yeniden kuralım, insanların kafası değişiverecek. Bu eğri büğrülük, bu plansızlık insanların kafasını bulandırmış, dolaştırmış. Göremez, anlayamaz etmiş. İyiyi kötüden ayırt edemez olmuşlar. Yılanın deri değiştirmesi gibi insanımızı bu ilkellikten birden alıp çıkarmak gerekiyor.
Bölgedeki köylerin çoğu orman kıyısında, orman içinde kurulmuştu. Özellikle Sivas iline hudut olan Dumanlı dağlarına yaslanmış köylerimiz gürgen, çam, meşe ormanları ile çevrili idi. Ekilir toprakların azlığı, nüfusun gittikçe artması gözle görülür hızda orman bozumunu getiriyordu. Köylere giderken atımın üstünde hemen her gün görürdüm, habire ağaç diplerler, tarla açarlardı. Bazan bir iki ay önce orman olan bir düzlüğü şimdi tarla haline getirilmiş ekin ekilmiş bulurdum. Üzülüyordum bu işe. Ben ki yolun kıyısındaki ağaçlardan atıma dokunmak için küçük kamçı kesemezdim, yazık olur diye. Öyle bir ağaç sevgim vardı. Köylüler ise baltalarla, kazmalarla saldırıyorlardı ormana. Durmadan azaltıyorlardı. Yeşil giysili orman bakım memurları, cakalı orman mühendisleri önleyemiyordu bu gidişi. Halk arasında türlü söylentiler dolaşırdı üstelik. Rüşvetler, paralar, ziyafetler… Yoksul köylüler sık sık mahkemelere düşerdi. Bir eşek yükü kaçak odun için aylarca gider gelirlerdi. Oysa kentli kereste tüccarlar, kamyonlarla ya da Tozanlı çayının coşkun aktığı aylarda su üstünde sürdürerek yüzlerce ton keresteyi indirirlerdi kente. Bu konuda da söylentiler çıkardı. Aynı alım belgesiyle önce ırmaktan indirtti, sonra kamyonlarla bir daha taşıttı. Ya da falanca bey elli ton kereste işlemi yaptırdı, aylardır çeke çeke bitiremedi. Hangi elli ton, iki yüz elli tondan az gittiyse ben adam değilim… Nasıl saptayacaksın, hiç anlaşılmazdı işin iç yüzü. Bizler sadece şunu görürdük, ormancılar da bizim gibi devlet memuruydu ama bizim rüyamızda göremeyeceğimiz denli para harcarlardı. Kentin en lüks lokantasının önünden ne zaman geçsek, pencerelerden görürdük, içerde birileriyle kafa çekerlerdi. Olan ormana oluyordu elbet. Dumanlı ormanları hızla eriyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akan Sulara Karşı
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750407413
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Literatür Yayıncılık
Baskılar:
Akan Sulara Karşı
Akan Sulara Karşı
"... herhalde aç kalmazdım, bir iş bulurdum. Ama yediremiyordum kendime. Çok sevdiğim öğretmenlik mesleğinden kovulmak... Olacak iş değildi, onurum inciniyordu. Beni cezalandıranların hiçbiri bu mesleğe benim kadar bağlı değildi."

"... Genel Başkan konuşmasını yaparken dışarıdan uğultular, gürültüler geliyordu. İsmail Sefa Güner Hoca Başaran'la beni çağırdı, 'Kayseri halkına hitaben çabuk bir bildiri hazırlayın' dedi. Bir köşeye çekilip yazmaya başladık ama ne kadar geç... Daha birkaç cümle yazmadan pencerelere taşlar yağmaya başladı. Gidip baktım, çoğu çocuk, genç... Ellerinde taşlar, sopalar, sinemaya doğru yaklaşıyorlar... Herkes ayakta, herkesin gözü büyümüş. Fakir, heyecanı yatıştırmaya çalışıyor, 'Oturun arkadaşlar, biz bu çocuklar için çalışıyoruz, onları eğiteceğiz...' diyor. Ama kapılar dışardan zorlanıyor. Derken pencerelerden, tutuşturulmuş gazlı paçavralar atılıyor..."

Talip Apaydın'ın öğretmenlik anıları. Bir öğretmenin 1946-80 arası 34 yıllık çileli, mücadele dolu yaşamı çevresinde bir eğitim kuşağının direnci... Bugünkü kuşaklara umut ve cesaret veren bir direnç...

İçindekiler;

İlk Görev
Tokat Dolayları
Gezici Başöğretmenlik İşi
Orman Köyleri
1950 Seçimlerinde Köyler
Özel Yaşamımdaki Değişim
Evim Aranıyor
Eğitmenler
Köy Okulları
O Öğretmenler
Bayburtlu Hoca
Tokat Yolları
Almus Barajı
Yaz Aylarında Köy Okulları
Ardıç Kahvesi
Almus İlçe Oldu
Bir Atılım
Kolay Olmadı
Turhal Ortaokulu
Evime Kapanıp
Yaz Dinlenceleri
Genel Ortam
Taşra Bunalımı
Turhal'dan Ayrılıyoruz
Eski Bir Şair
TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası)
Amasya
İki Tatsız Olay
Bakanlık Emrine Alınıyorum
Danıştay'da Duruşma
Ankara'ya Geliyoruz
Kayseri'de Yakılıyorduk
İnönü'yle Görüşüyoruz
Danıştay Lehime Karar Veriyor
Boykot
Bu Kadarı Olmaz
Ankara'ya Naklim Çıkıyor
Bahçelievler Ortaokulu
Ortam Bozuktu
Bakanlık Müşavirliği
Atatürk'ün 100. Doğum Yılı

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Ahmet Konukseven

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0