Akbaba (Seçme Hikâyeler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.304
Gösterim
Adı:
Akbaba
Alt başlık:
Seçme Hikâyeler
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Sayfa sayısı:
157
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054498628
Kitabın türü:
Çeviri:
Naime Erkovan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Akbaba
Akbaba
Eğer bir ölü konuşuyor, bir hayalet ziyarete geliyor, bir köprü acı çekiyor ve bunların hepsi sıradan şeylermiş gibi gösteriliyorsa o zaman Kafka anlatıyor demektir. Kafka'nın dünyasını anlamak için romanlarından çok, öykülerine bakmak gerekir çünkü okur, yalnızlığı, yabancılaşmayı ve pasif direnişi en yoğun şekilde bu kısa metinlerde hisseder. Bu kitap, Kafka'nın hayattayken yayınlattıklarının yanı sıra, dostu Max Brod'dan yakmasını istediği tamamlanmış ve tamamlanmamış metinlerinden özgün bir seçki sunuyor.
96 syf.
·Beğendi·9/10
Borges tarfından seçilmiş birbirinden değerli onbir hikayenin yazarı için galiba Nietzche’nin şu sözü aforizması düşer:
“Derin olduklarını bilenler, duru olmaya çalışırlar. Derin görünmek isteyenler, bulanıklık için uğraşırlar(...)”
Kafka’nın duruluğunun altında onun dipsiz uçurumunu bugüne kadar okuduğum her hikayesinde ürperek hissettim. Ve o duruluğun üstünde “amor fati” yüzmektedir. Kafka’nın bir diğer önemli erdemini —bence— yine Nietzsche başka aforizmasında güzel açıklar:
“Derin düşünen kişi her zaman haksız olduğunu bilir, istediğince davranıp yargılasa da.”
Farklı kitaplarda geçen bu iki aforizmanın ortak öznesi derin düşünen ve bunu bilen kişidir: Franz Kafka
Bunun yanında, önsözde Borges’in yazdığı kısa inceleme defalarca okunmayı hak ediyor. Borges, geniş kavrayışıyla, Kafka üzerine çok özgün ve doğru saptamalarda bulunmuş.
Her bir hikayeyi keyifle okudum ama sıralama yapmam gerekseydi ilk üç hikaye olarak şunları seçerdim; Prometheus, Açlık Sanatçısı ve Akademiye Bir Rapor.
96 syf.
·Puan vermedi
Franz Kafka’nın 11 adet öyküden oluşan kitabında da en çok 11 oğul’u beğendim, Her bir oğluna ait özellikleri ayrı ayrı tanımlaması muazzamdı.Zevkle okunulacak bir kitap
96 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Jorge Luis Borges,Akbaba’nın önsözünde Kafka için şunu söylüyor:
‘İki düşünce,daha doğrusu,iki saplantı Franz Kafka’nın yapıtlarına yön verir.Birincisi itaat,ikincisi ise sonsuzluktur’
Akbaba,11 öyküden oluşan bir seçki.Her öykü kısa olmasına karşın yoğun.Birbiri ile bağlantılı öyküler (Akbaba ile Prometheus,Çin Seddi Yapılırken ile Şehrin Amblemi’nde görüleceği üzere) de okumayı zevkli kılıyor.
197 syf.
·2 günde
Yalnızlık için yola çıkan herkesin varacağı yegane durak:Kafka...
40'a yakın kısa hikâyeden oluşan derleme bir Kafka kitabı. Peki nasıl Kafka'nın hikayeleri? Kitabın çevirmeni Naime Erkovan şöyle anlatıyor; "Kafka'nın hikayeleri devasa bir örümcek ağıdır. Düşen, kurtulmak için çırpındıkça daha çok yapışır bu ağa. Tek bir kurtuluş vardır sessizce örümceği beklemek."
Kafka hikayelerindeki gerçeküstülük sadece Dönüşüm de Gregor Samsa'nın böceğe dönüşmesiyle sınırlı değil, bu kitaptaki 2-3 er sayfadan oluşan çoğu hikayesinde de bu gerçeküstülük var, bir ölü konuşabiliyor, hayalet ziyarete gelebiliyor, köprü acı çekebiliyor. Bu yüzden Kafka'nın hikayelerini anlamak çoğu zaman zor, imgeler, altmetin... Ama hikayeyi çözdüğünüzde de aldığınız tat başka.
Daha önce başka yayınlardan Kafka'nın derleme hikayelerini okuduğum için bu kitaptaki hikayelerin neredeyse yarısını 2. Kez okumuş oldum. İlk kez karşılaştığım öykülerinden de hoşuma giden oldu. Bunlardan biri de kitaba ismini veren Akbaba hikayesi, ve sadece 2 sayfa ama ben derin mana, ders çıkardım açıkçası ordan. Bu hikayenin ismini kitaba vermis Şule Yayınları . Kırmızı Kedi Yayınlarının da Akbaba isimli Kafka kitabı var fakat onda 8-10 tane hikaye var gibi, bu kitapla farklı kitap içerik olarak, karıştırılmasın.
Bir de kitabın sonuna Kafka'nın arkadaşına yazdığı bir nevi vasiyeti olan mektuplarını koymuslar, şu eserlerinin imhasıyla ilgili olan.
96 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Gayet etkileyici bir kitaptı. Özellikle " Bir Açlık Şampiyonu " adlı bölüm. Gayet akıcı bir şekilde ilerliyor.
Düşünsenize haftalarca, aylarca açsınız ve en sonunda hiçbir şey yiyemeyecek duruma geliyorsunuz.
94 syf.
·1 günde·Beğendi
Franz Kafka roman ve öykülerini yok etmesi için Max Brod'u görevlendirdi. Çünkü ona güveniyordu. Peki gerçekten yapıtlarının yok olmasını istedi mi ? Yoksa sadece bu sorumluluktan mı kurtulmaktı amacı. Brod tabii ki Kafka'nın isteğini gerçekleştirmedi ve bizde bu sayede Kafka okuma zevkine eriştik. Hem zaten ciddi manada yok olmasını istese Franz Kafka sanırım bu işi kendi gerçekleştirirdi.
Kitabımız ön söz dahil 12 hikayeden oluşmaktadır. Her hikayenin kendince verdiği bir mesaj bulunur. Kitaba ismini de veren Akbaba hikayesi kısa ve etkileyici küçük bir öyküdür aslında. Ama bize az sözle çok şey ifade edilebileceğini gösterir.
Öyküler arasında en çok beğendiğim Bir Açlık Sanatçısı oldu. Hüzünlü sonu, hikaye bittiğinde düşündürücü bir etki bırakıyor diyebilirim.
Keyifli okumalar.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Çok sevdiğim Franz ağabeyim neler neler yazmamıştır ki? Hayvanlarla ilgili öykülerinde de türlü metaforlar kullanmış, fabl dünyasına katkıda bulunmuş, örtülü anlatımda zirvelere doğru yol almıştır. Bu kitapta ve başka pek çok farklı kitapta yayınlanmış diğer öykülerinde hayvanlara çok yer vermiştir.
Meraklısı veya yazarla yeni tanışacak olanlar için pek çok yeni bakış açısı kazandıracaktır okumak.

İncelemeye farklı bir boyut kazandırmaya çalışayım. Kafka aforizmalarından birini hatırlatayım. Kafka eğer bir karga olsaydı veya bir karga eğer Kafka olsaydı diye yola çıkarak bir şeyler yazmayı denedim. Ya da sıradan bir karga işte karga gibi karga veya sıradışı bir karga. Şener Şen- Münir Özkul repliğine benzeyen şekilde "Atma Ziya" denilebilir :) Karga kadar karga işte :)

" Kargalar,tek bir karganın gökleri yok edebileceğini iddia ediyor. Buna hiç kuşku yok ama bu yine de göklere ilişkin hiçbir şey ifade etmez, çünkü gökyüzü kargaların yokluğu demektir." Aforizmalar/32


KARGA İLE RÖPORTAJ

-Merhaba Bay Karga.

-Merhaba.

-Öncelikle konuşmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Bu benim ilk röportajım olacak, meslekte yeniyim de.

-Hayırlı olsun. Fakat bir karganın dilinden anladığınıza inanır mı insanlar ?

-Benim gibiler inanacaktır. Onlar için yapıyorum zaten, diğerleri umrumda değil.

-Buna sevindim, inançlı ve kararlı insanları severim.

-İsterseniz başlayalım. Öncelikle şunu sormak istiyorum.Hep merak etmişimdir. Simsiyahsınız, bu kadar renkli bir dünyada siyah olmak nasıl bir hissiyata sebep oluyor?Mutlu musunuz?

-Hahaha. Hiç güleceğim yoktu. Mutlu olmasam ne çıkar yani? Sizden rica etsem mesela kırmızıya boyarsınız herhalde beni.Mutlu mu olurum yani böylece ?

-Olmazsınız sanırım. Haklısınız bu sizin kimliğiniz. Acemilik işte afedersiniz.

-Yok estağfurullah. Merak etmeniz gayet doğal. Mutlu musunuz demiştiniz. Galiba sadece mutluluğun tarifini arıyorum ama henüz bulamadım. Fazla bir ömrüm de kalmadı.

-Peki umudunuz var mı?

-Var ama beklentim yok.

-Beklentisiz bir umut mümkün mü?

-Bence mümkün. Hatta bu benim yaşam biçimim diyebilirim.

-İzninizle biraz özel bir soru sormak istiyorum. Sizi eşinizle beraber olurken göremiyoruz,nedir sebebi?

-Edep.

-Ne yani diğer hayvanlar edepsiz mi?

-Öyle bir şey demedim, herkes kendi hayatını yaşar.

-Peki edep neden bu kadar önemli sizin için? Nihayet bir kargasınız.

-Evet kargayım. Zaten bu yüzden önemli. Karanlık dünyamdaki tek ışığım edep.

-Bay karga, cevaplarınız beni çaresiz bırakıyor.Sanırım devam edemeyeceğim.

-Sizi zorladıysam özür dilerim.Aziz kardeşim cesaretinizi kaybetmeyiniz. Her şeyin başı cesarettir. Sonu ne olursa olsun. Lütfen devam edelim.

-Yüreklendirdiğiniz için teşekkür ederim. İnanın buna çok ihtiyacım var.

-Biliyorum, zaten bu nedenle konuşmayı kabul ettim. Ben susmayı severim aslında. Sesimi de pek sevmezler. Sadece senin gibi temiz kalpliler beğenir sesimi, hatta çok melodik bulurlar.

-Gerçekten de çok hoş bir sesiniz var. Samimi söylüyorum, kulağa hoş geliyor. Ayrıca her sözünüzde bir anlam var.

-Teşekkür ederim mahçup ettiniz. İltifat etmeseniz daha memnun olurum. Ben böyleyim işte, dedim ya hiçbir beklentim yok.

-O zaman ölüm sizin için bir kurtuluş mu olur?

-Ben ölümü düşündüğüm zamanlarda yaşadığımı hissediyorum. Ölüm , hakikate açılan bir kapıdır.

-Sesiniz kısılır gibi oldu. İyi misiniz?

-Biraz hastayım. Şimdilik iyi sayılırım. Belki de bu hastalık beni öldürür belli mi olur?

-Geçmiş olsun. Lütfen iyi şeyler düşünün.

-Ben hiç umutsuz olmadım ki. İyi şeyler düşünmek. Düşünmeyi düşünmek bile güzel..

-İsterseniz başka bir gün devam edelim, siz dinlenin. Sanırım yordum sizi.

-Sizinle ilgisi yok. Kafam öyle karışık ki, çoğu zaman toparlayamıyorum. Galiba deliyim ben.

-Keşke hepimiz sizin gibi olabilsek. Çok teşekkür ederim benimle konuştuğunuz için.

-Asıl ben teşekkür ederim kardeşim. Derdime ortak oldunuz. Fakat siz benim sözlerime aldırmayın pek, kendi yolunuzu çizmeye bakın.
96 syf.
·3 günde·7/10
Çesitli hikâyelerin olduğu Kafka nın diğer eserlerine göre pek bilinmeyen bir eseri. Kafka okumaya yeni başlıyorsanız ilk okunacak kitabı bu diyebilirim.
96 syf.
·3/10
Sadece Şehir Arması (Das Stadtwappen) hikayesi hoşuma gitti. Kafka diye her yazdığını beğenmek zorunda değilim ne de olsa.

"Babil Kulesi’nin yapımından önce bütün işler oldukça düzenli yürüyordu, hatta belki gereğinden fazla mükemmeldi; kılavuzlar, çevirmenler, işçi barınakları ve çevre yolları üzerinde gereğinden fazla durulmuştu, sanki yüzyıllar boyu sürecek bir iş vardı ortada. Hatta o zamanki hakim bir görüşe göre, bu işte ne denli ağır davranılsa gene azdı; ama bu görüşü de fazla abartmamak gerekiyordu, yoksa kulenin temelini atmaktan bile çekinilebilirdi. Yani şöyle bir gerekçeden yola çıkılıyordu: Önemli olan, gökyüzüne kadar uzanacak bir kuleyi yapma düşüncesidir.
Bu düşünce yanında üst tarafı ikinci planda kalır."

Bazı şeyleri düşünebilmek, uygulamaktan daha zor ve cesaret gerektirebilir.
96 syf.
·Beğendi·6/10
Eğer bir ölü konuşuyor, bir hayalet ziyarete geliyor, bir köprü acı çekiyor ve bunların hepsi sıradan şeylermiş gibi gösteriliyorsa o zaman Kafka anlatıyor demektir.
96 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
öyküler her zamanki gibi Kafka kafasının sızıntıları..
akademiyle ilgili öyküsü en hoşuma gideniydi.
kısa fakat insanı zorlayan bu öykülerdeki ayrıntıları farklı açılardan okursanız farklı göndermeler yakalamak mümkün.. çünkü Kafka okuyorsunuz ve öykü gibi kafkanın konuşturduğu bir alandasınız..
96 syf.
·8/10
Kafka, öykülerinde düşüncelerini sıradışı ve gerçeküstü olayların arkasına saklıyor ve bu olayları da sanki olağan şeylermiş gibi anlatıyor. Aslında bu yazarı tanıyanların aşina olduğu bir durum. Kitaptaki öykülerin bazıları diğerlerine nazaran daha sade. Bazı öyküleri ise üstüne düşünmeyi ve yorumlamayı gerektiriyor. Başka okurlarla hakkında konuşmaya değerlendirme yapmaya müsait bir kitap. Kitapla ilgili dikkatimi en çok çeken şeylerden biri ise On Bir Oğul adlı öykü oldu. Bir babanın on bir oğlunu kişilik özellikleri ve görünüşleriyle anlattığı ve değerlendirdiği öyküde Kafka sanki oğullardan birini kendisinden yola çıkarak anlatmış :) Kısaca Kafka okumayı sevenler için tavsiye edebileceğim bir kitap.
Her gün kiliseye gittiğim bir dönem vardı, çünkü sevdiğim bir kız akşamları yarım saat orada diz çöküp dua ediyordu, ben de bu arada onu rahatça izleyebiliyordum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akbaba
Alt başlık:
Seçme Hikâyeler
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Sayfa sayısı:
157
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054498628
Kitabın türü:
Çeviri:
Naime Erkovan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Akbaba
Akbaba
Eğer bir ölü konuşuyor, bir hayalet ziyarete geliyor, bir köprü acı çekiyor ve bunların hepsi sıradan şeylermiş gibi gösteriliyorsa o zaman Kafka anlatıyor demektir. Kafka'nın dünyasını anlamak için romanlarından çok, öykülerine bakmak gerekir çünkü okur, yalnızlığı, yabancılaşmayı ve pasif direnişi en yoğun şekilde bu kısa metinlerde hisseder. Bu kitap, Kafka'nın hayattayken yayınlattıklarının yanı sıra, dostu Max Brod'dan yakmasını istediği tamamlanmış ve tamamlanmamış metinlerinden özgün bir seçki sunuyor.

Kitabı okuyanlar 163 okur

  • Merve_mete
  • Merve
  • Mehtap K.
  • Lsyçnvs
  • Robert Langdon
  • Fatma GÜZEL
  • Mazlum
  • Düşünür Dünyalı
  • Şule PEK
  • Su Ökdemir

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.4 (3)
9
%1.8 (1)
8
%1.8 (1)
7
%3.6 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0