Akbaba (Seçme Hikâyeler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.285
Gösterim
Adı:
Akbaba
Alt başlık:
Seçme Hikâyeler
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Sayfa sayısı:
157
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054498628
Kitabın türü:
Çeviri:
Naime Erkovan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Akbaba
Akbaba
Eğer bir ölü konuşuyor, bir hayalet ziyarete geliyor, bir köprü acı çekiyor ve bunların hepsi sıradan şeylermiş gibi gösteriliyorsa o zaman Kafka anlatıyor demektir. Kafka'nın dünyasını anlamak için romanlarından çok, öykülerine bakmak gerekir çünkü okur, yalnızlığı, yabancılaşmayı ve pasif direnişi en yoğun şekilde bu kısa metinlerde hisseder. Bu kitap, Kafka'nın hayattayken yayınlattıklarının yanı sıra, dostu Max Brod'dan yakmasını istediği tamamlanmış ve tamamlanmamış metinlerinden özgün bir seçki sunuyor.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Çok sevdiğim Franz ağabeyim neler neler yazmamıştır ki? Hayvanlarla ilgili öykülerinde de türlü metaforlar kullanmış, fabl dünyasına katkıda bulunmuş, örtülü anlatımda zirvelere doğru yol almıştır. Bu kitapta ve başka pek çok farklı kitapta yayınlanmış diğer öykülerinde hayvanlara çok yer vermiştir.
Meraklısı veya yazarla yeni tanışacak olanlar için pek çok yeni bakış açısı kazandıracaktır okumak.

İncelemeye farklı bir boyut kazandırmaya çalışayım. Kafka aforizmalarından birini hatırlatayım. Kafka eğer bir karga olsaydı veya bir karga eğer Kafka olsaydı diye yola çıkarak bir şeyler yazmayı denedim. Ya da sıradan bir karga işte karga gibi karga veya sıradışı bir karga. Şener Şen- Münir Özkul repliğine benzeyen şekilde "Atma Ziya" denilebilir :) Karga kadar karga işte :)

" Kargalar,tek bir karganın gökleri yok edebileceğini iddia ediyor. Buna hiç kuşku yok ama bu yine de göklere ilişkin hiçbir şey ifade etmez, çünkü gökyüzü kargaların yokluğu demektir." Aforizmalar/32


KARGA İLE RÖPORTAJ

-Merhaba Bay Karga.

-Merhaba.

-Öncelikle konuşmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Bu benim ilk röportajım olacak, meslekte yeniyim de.

-Hayırlı olsun. Fakat bir karganın dilinden anladığınıza inanır mı insanlar ?

-Benim gibiler inanacaktır. Onlar için yapıyorum zaten, diğerleri umrumda değil.

-Buna sevindim, inançlı ve kararlı insanları severim.

-İsterseniz başlayalım. Öncelikle şunu sormak istiyorum.Hep merak etmişimdir. Simsiyahsınız, bu kadar renkli bir dünyada siyah olmak nasıl bir hissiyata sebep oluyor?Mutlu musunuz?

-Hahaha. Hiç güleceğim yoktu. Mutlu olmasam ne çıkar yani? Sizden rica etsem mesela kırmızıya boyarsınız herhalde beni.Mutlu mu olurum yani böylece ?

-Olmazsınız sanırım. Haklısınız bu sizin kimliğiniz. Acemilik işte afedersiniz.

-Yok estağfurullah. Merak etmeniz gayet doğal. Mutlu musunuz demiştiniz. Galiba sadece mutluluğun tarifini arıyorum ama henüz bulamadım. Fazla bir ömrüm de kalmadı.

-Peki umudunuz var mı?

-Var ama beklentim yok.

-Beklentisiz bir umut mümkün mü?

-Bence mümkün. Hatta bu benim yaşam biçimim diyebilirim.

-İzninizle biraz özel bir soru sormak istiyorum. Sizi eşinizle beraber olurken göremiyoruz,nedir sebebi?

-Edep.

-Ne yani diğer hayvanlar edepsiz mi?

-Öyle bir şey demedim, herkes kendi hayatını yaşar.

-Peki edep neden bu kadar önemli sizin için? Nihayet bir kargasınız.

-Evet kargayım. Zaten bu yüzden önemli. Karanlık dünyamdaki tek ışığım edep.

-Bay karga, cevaplarınız beni çaresiz bırakıyor.Sanırım devam edemeyeceğim.

-Sizi zorladıysam özür dilerim.Aziz kardeşim cesaretinizi kaybetmeyiniz. Her şeyin başı cesarettir. Sonu ne olursa olsun. Lütfen devam edelim.

-Yüreklendirdiğiniz için teşekkür ederim. İnanın buna çok ihtiyacım var.

-Biliyorum, zaten bu nedenle konuşmayı kabul ettim. Ben susmayı severim aslında. Sesimi de pek sevmezler. Sadece senin gibi temiz kalpliler beğenir sesimi, hatta çok melodik bulurlar.

-Gerçekten de çok hoş bir sesiniz var. Samimi söylüyorum, kulağa hoş geliyor. Ayrıca her sözünüzde bir anlam var.

-Teşekkür ederim mahçup ettiniz. İltifat etmeseniz daha memnun olurum. Ben böyleyim işte, dedim ya hiçbir beklentim yok.

-O zaman ölüm sizin için bir kurtuluş mu olur?

-Ben ölümü düşündüğüm zamanlarda yaşadığımı hissediyorum. Ölüm , hakikate açılan bir kapıdır.

-Sesiniz kısılır gibi oldu. İyi misiniz?

-Biraz hastayım. Şimdilik iyi sayılırım. Belki de bu hastalık beni öldürür belli mi olur?

-Geçmiş olsun. Lütfen iyi şeyler düşünün.

-Ben hiç umutsuz olmadım ki. İyi şeyler düşünmek. Düşünmeyi düşünmek bile güzel..

-İsterseniz başka bir gün devam edelim, siz dinlenin. Sanırım yordum sizi.

-Sizinle ilgisi yok. Kafam öyle karışık ki, çoğu zaman toparlayamıyorum. Galiba deliyim ben.

-Keşke hepimiz sizin gibi olabilsek. Çok teşekkür ederim benimle konuştuğunuz için.

-Asıl ben teşekkür ederim kardeşim. Derdime ortak oldunuz. Fakat siz benim sözlerime aldırmayın pek, kendi yolunuzu çizmeye bakın.
197 syf.
·2 günde
Yalnızlık için yola çıkan herkesin varacağı yegane durak:Kafka...
40'a yakın kısa hikâyeden oluşan derleme bir Kafka kitabı. Peki nasıl Kafka'nın hikayeleri? Kitabın çevirmeni Naime Erkovan şöyle anlatıyor; "Kafka'nın hikayeleri devasa bir örümcek ağıdır. Düşen, kurtulmak için çırpındıkça daha çok yapışır bu ağa. Tek bir kurtuluş vardır sessizce örümceği beklemek."
Kafka hikayelerindeki gerçeküstülük sadece Dönüşüm de Gregor Samsa'nın böceğe dönüşmesiyle sınırlı değil, bu kitaptaki 2-3 er sayfadan oluşan çoğu hikayesinde de bu gerçeküstülük var, bir ölü konuşabiliyor, hayalet ziyarete gelebiliyor, köprü acı çekebiliyor. Bu yüzden Kafka'nın hikayelerini anlamak çoğu zaman zor, imgeler, altmetin... Ama hikayeyi çözdüğünüzde de aldığınız tat başka.
Daha önce başka yayınlardan Kafka'nın derleme hikayelerini okuduğum için bu kitaptaki hikayelerin neredeyse yarısını 2. Kez okumuş oldum. İlk kez karşılaştığım öykülerinden de hoşuma giden oldu. Bunlardan biri de kitaba ismini veren Akbaba hikayesi, ve sadece 2 sayfa ama ben derin mana, ders çıkardım açıkçası ordan. Bu hikayenin ismini kitaba vermis Şule Yayınları . Kırmızı Kedi Yayınlarının da Akbaba isimli Kafka kitabı var fakat onda 8-10 tane hikaye var gibi, bu kitapla farklı kitap içerik olarak, karıştırılmasın.
Bir de kitabın sonuna Kafka'nın arkadaşına yazdığı bir nevi vasiyeti olan mektuplarını koymuslar, şu eserlerinin imhasıyla ilgili olan.
96 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Jorge Luis Borges,Akbaba’nın önsözünde Kafka için şunu söylüyor:
‘İki düşünce,daha doğrusu,iki saplantı Franz Kafka’nın yapıtlarına yön verir.Birincisi itaat,ikincisi ise sonsuzluktur’
Akbaba,11 öyküden oluşan bir seçki.Her öykü kısa olmasına karşın yoğun.Birbiri ile bağlantılı öyküler (Akbaba ile Prometheus,Çin Seddi Yapılırken ile Şehrin Amblemi’nde görüleceği üzere) de okumayı zevkli kılıyor.
96 syf.
·7/10
Dost Kitabevi Yayınları'nın Babil Kitaplığı dizisinden çıkan Akbaba'yı okudum. Kitabın içerisinde toplam 11 tane hikaye bulunuyor. En beğendiğim hikayeler kitaba da ismini veren "Akbaba" ve "Bir Açlık Şampiyonu" oldu. Çeviriyi Kafka kitaplarının tanıdık ismi Kamuran Şipal yapmış. Borges'in Kafka için yazdığı önsöz kısmını, kitaptaki hikayelerden daha çok sevdim. Genel olarak güzel bir kitap, ama kanımca Kafka'nın romanları daha başarılı.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10
Klasik bir Kafka lezzeti.Canını kurtarmak için ayaklarını akbabaya teslim etmesi ve bu esnada arkadaşıyla konuştukları tam da Kafkavari.Süper(kitabın geneli anlamında).
94 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Kitapta on bir adet hikaye mevcut. Beğendiğim hikayeleri özetleyecek olursam; İlk hikaye "Akbaba" çok kısa ama gerçeküstü edebiyat açısından oldukça önemli bir yapıttı. İkinci hikaye "Bir Açlık Sanatçısı" oldukça vurucu etkileri olan bir öyküydü. Hayatını aç kalarak kazanan bir sanatçının hikayesini anlatıyor Kafka. "Bir Melez" de yine fantastik edebiyat ile aynı anda Kedi ve Kuzu olan bir hayvanın hikayesi var. "Çakallar ve Araplar" adlı hikaye yine fantastik etkileri olan bir hikaye. Çakallarla konuşan çöldeki bir adamın hikayesini konu alıyor. "Akademiye bir Rapor" yine fantastikti bana göre. Konuşan bir maymun vardı karşımızda. Genel olarak bazı yerlerde anlamakta zorlansam da öykülerinin mekan ve konu açısından romanlarına göre daha etkili olduğunu söylemek istiyorum. Bu herkes için değişebilir ama bir Kafka severseniz bu kitabı da okuyun derim :)
94 syf.
·3 günde·3/10
Birbirinden bağımsız 11 ayrı hikayenin yer aldığı, hoş bir kitap. Kafka' nın kendine has hikayeleri özellikle "akademiye bir rapor" ve "akbaba" da kendini yine gösteriyor. Fakat hikayeler sanki sonu getirilmemiş, yarım bırakılmış gibi tadına varamadan sona eriyor. İnsan bir Gregor Samsa aramıyor değil.
Keyifli okumalar.
96 syf.
·Beğendi·8/10
Kafka'nın öykülerinden bir seçki yer alıyor bu kitapta. Tabii en ilginci de Akbaba isimli öyküdür. Bu öykü çok kısa ama bir o kadar da düşündürücüdür. Öyküde Kafka ne anlatmak istemiştir bilinmez ancak her okur kendince bir yorumda bulunabilir. Kafka'nın bütün öykülerinde olduğu gibi bu öykülerde de bir hüzün, yalnızlık ya da dışlanmışlık duygusu hakimdir. Borges'e göre ise Kafka'nın yazın niteliklerini görmek için romanlarından çok bu öykülerine bakmak lazım.

http://kitapokurum.blogspot.com.tr/...babil-kitapligi.html
96 syf.
Kısacık bir öykü seçkisi denilebilir bu kitap için... Kafkanin tüm öykülerini okumuş biri olarak, ilginç ve ilgi çekici gelmistir bana. Akbaba ile olan diyaloğu zaten tam bir kafkaesk kültürü izleri taşıyor. Akbabanin zalimligini kızıyorsun öykü boyunca... Ancak Akbabanin bundan hic haberi olmuyor, öyle bir ortam oluşuyor kitap bitince. :)
96 syf.
·8/10
Kafka, öykülerinde düşüncelerini sıradışı ve gerçeküstü olayların arkasına saklıyor ve bu olayları da sanki olağan şeylermiş gibi anlatıyor. Aslında bu yazarı tanıyanların aşina olduğu bir durum. Kitaptaki öykülerin bazıları diğerlerine nazaran daha sade. Bazı öyküleri ise üstüne düşünmeyi ve yorumlamayı gerektiriyor. Başka okurlarla hakkında konuşmaya değerlendirme yapmaya müsait bir kitap. Kitapla ilgili dikkatimi en çok çeken şeylerden biri ise On Bir Oğul adlı öykü oldu. Bir babanın on bir oğlunu kişilik özellikleri ve görünüşleriyle anlattığı ve değerlendirdiği öyküde Kafka sanki oğullardan birini kendisinden yola çıkarak anlatmış :) Kısaca Kafka okumayı sevenler için tavsiye edebileceğim bir kitap.
96 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
öyküler her zamanki gibi Kafka kafasının sızıntıları..
akademiyle ilgili öyküsü en hoşuma gideniydi.
kısa fakat insanı zorlayan bu öykülerdeki ayrıntıları farklı açılardan okursanız farklı göndermeler yakalamak mümkün.. çünkü Kafka okuyorsunuz ve öykü gibi kafkanın konuşturduğu bir alandasınız..
96 syf.
·Beğendi·6/10
Eğer bir ölü konuşuyor, bir hayalet ziyarete geliyor, bir köprü acı çekiyor ve bunların hepsi sıradan şeylermiş gibi gösteriliyorsa o zaman Kafka anlatıyor demektir.
Her gün kiliseye gittiğim bir dönem vardı, çünkü sevdiğim bir kız akşamları yarım saat orada diz çöküp dua ediyordu, ben de bu arada onu rahatça izleyebiliyordum.
Franz Kafka
Sayfa 128 - Şule Yayınları 2011
"Kafka yalnızca kabuslar düşleyebiliyor ve gerçekliğin hiç durmamacasına kabus ürettiğini düşünmeden edemiyordu."
Franz Kafka
Sayfa 10 - Jorge Luis Borges'in Önsözünden
"Kafka'nın en tartışmasız becerisi, tahammül edilemez durumlar yaratmaktır."
Franz Kafka
Sayfa 12 - Jorge Luis Borges'in Önsözünden
"Ve işte o zaman öğrenmeye başladım! Oh, insan zora gelince öğreniyor, bir çıkış yoluna kavuşmak istedi mi öğreniyor, hiçbir şeye aldırış etmeden öğreniyor! Kamçıyla denetliyor kendini, öz varlığında en ufak bir direnişle karşılaşmaya görsün, etini kıymık kıymık ediyor."
Sana tayin edilen zaman o kadar kısa ki, bir saniyesini kaybetsen bütün hayatını kaybetmiş olursun, çünkü hayatın o kaybettiğin zaman kadar uzundur sadece, daha uzun değil. Yani bir yola koyulduysan hangi koşul altında olursa olsun devam et, yalnızca kazanabilirsin, tehlikeli bir şey yapmıyorsun, belki sonunda düşeceksin, fakat ilk adımlardan hemen sonra geri dönmüş ve merdivenleri aşağı inmiş olsaydın daha en başta düşerdin ve belki değil, kesin. O halde bu koridorlarda bir şey bulamıyorsan yeni katlar var, yukarıda bir şey bulamıyorsan zorluk yok, yeni merdivenler çık. Çıkmayı bırakmadığın sürece basamaklar durmaz, senin yükselen ayaklarının altında büyüyecekler.
Yine de yeryüzündeki herkesin topuğu kaşınır; küçük şempanzenin de, büyük Aşil'in de.
Franz Kafka
Sayfa 62 - Kırmızı Kedi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akbaba
Alt başlık:
Seçme Hikâyeler
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Sayfa sayısı:
157
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054498628
Kitabın türü:
Çeviri:
Naime Erkovan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Akbaba
Akbaba
Eğer bir ölü konuşuyor, bir hayalet ziyarete geliyor, bir köprü acı çekiyor ve bunların hepsi sıradan şeylermiş gibi gösteriliyorsa o zaman Kafka anlatıyor demektir. Kafka'nın dünyasını anlamak için romanlarından çok, öykülerine bakmak gerekir çünkü okur, yalnızlığı, yabancılaşmayı ve pasif direnişi en yoğun şekilde bu kısa metinlerde hisseder. Bu kitap, Kafka'nın hayattayken yayınlattıklarının yanı sıra, dostu Max Brod'dan yakmasını istediği tamamlanmış ve tamamlanmamış metinlerinden özgün bir seçki sunuyor.

Kitabı okuyanlar 161 okur

  • Merve_mete
  • Merve
  • Mehtap K.
  • Lsyçnvs
  • Robert Langdon
  • Fatma GÜZEL
  • Mazlum
  • Düşünür Dünyalı
  • Şule PEK
  • Su Ökdemir

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.5 (3)
9
%1.8 (1)
8
%1.8 (1)
7
%3.6 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0