Adı:
Akbaba
Alt başlık:
Babil Kitaplığı-18
Baskı tarihi:
Eylül 2000
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9758457403004
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dost Kitabevi Yayınları
Baskılar:
Akbaba
Akbaba
Akbaba
Akbaba
Kafka'daki yüceltim yaratısından daha az hayranlık uyandırıcıdır. Yapıtlarında tek bir insan türü vardır: Homo Domesticus.
Hem Yahudi hem Alman olan bu insan, ne kadar alçakgönüllü de olsa, herhangi bir dizgede yer almaya can atar; evrende, bir bakanlıkta, bir tımarhanede ya da bir hapishanede. Yalnızca amaç ve doğal çevre vazgeçilmezdir; ne masalın yüceltimleri ne de ruhbilimsel irdeleme. Bu nedenle öyküleri romanlarından üstündür; bu nedenle, elimizdeki öykü seçkisinin, bu eşsiz yazarın değerini tam olarak kavramamızı sağladığını söylemek doğru olur.
- Jorge Luis Borges
96 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Çok sevdiğim Franz ağabeyim neler neler yazmamıştır ki? Hayvanlarla ilgili öykülerinde de türlü metaforlar kullanmış, fabl dünyasına katkıda bulunmuş, örtülü anlatımda zirvelere doğru yol almıştır. Bu kitapta ve başka pek çok farklı kitapta yayınlanmış diğer öykülerinde hayvanlara çok yer vermiştir.
Meraklısı veya yazarla yeni tanışacak olanlar için pek çok yeni bakış açısı kazandıracaktır okumak.

İncelemeye farklı bir boyut kazandırmaya çalışayım. Kafka aforizmalarından birini hatırlatayım. Kafka eğer bir karga olsaydı veya bir karga eğer Kafka olsaydı diye yola çıkarak bir şeyler yazmayı denedim. Ya da sıradan bir karga işte karga gibi karga veya sıradışı bir karga. Şener Şen- Münir Özkul repliğine benzeyen şekilde "Atma Ziya" denilebilir :) Karga kadar karga işte :)

" Kargalar,tek bir karganın gökleri yok edebileceğini iddia ediyor. Buna hiç kuşku yok ama bu yine de göklere ilişkin hiçbir şey ifade etmez, çünkü gökyüzü kargaların yokluğu demektir." Aforizmalar/32


KARGA İLE RÖPORTAJ

-Merhaba Bay Karga.

-Merhaba.

-Öncelikle konuşmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Bu benim ilk röportajım olacak, meslekte yeniyim de.

-Hayırlı olsun. Fakat bir karganın dilinden anladığınıza inanır mı insanlar ?

-Benim gibiler inanacaktır. Onlar için yapıyorum zaten, diğerleri umrumda değil.

-Buna sevindim, inançlı ve kararlı insanları severim.

-İsterseniz başlayalım. Öncelikle şunu sormak istiyorum.Hep merak etmişimdir. Simsiyahsınız, bu kadar renkli bir dünyada siyah olmak nasıl bir hissiyata sebep oluyor?Mutlu musunuz?

-Hahaha. Hiç güleceğim yoktu. Mutlu olmasam ne çıkar yani? Sizden rica etsem mesela kırmızıya boyarsınız herhalde beni.Mutlu mu olurum yani böylece ?

-Olmazsınız sanırım. Haklısınız bu sizin kimliğiniz. Acemilik işte afedersiniz.

-Yok estağfurullah. Merak etmeniz gayet doğal. Mutlu musunuz demiştiniz. Galiba sadece mutluluğun tarifini arıyorum ama henüz bulamadım. Fazla bir ömrüm de kalmadı.

-Peki umudunuz var mı?

-Var ama beklentim yok.

-Beklentisiz bir umut mümkün mü?

-Bence mümkün. Hatta bu benim yaşam biçimim diyebilirim.

-İzninizle biraz özel bir soru sormak istiyorum. Sizi eşinizle beraber olurken göremiyoruz,nedir sebebi?

-Edep.

-Ne yani diğer hayvanlar edepsiz mi?

-Öyle bir şey demedim, herkes kendi hayatını yaşar.

-Peki edep neden bu kadar önemli sizin için? Nihayet bir kargasınız.

-Evet kargayım. Zaten bu yüzden önemli. Karanlık dünyamdaki tek ışığım edep.

-Bay karga, cevaplarınız beni çaresiz bırakıyor.Sanırım devam edemeyeceğim.

-Sizi zorladıysam özür dilerim.Aziz kardeşim cesaretinizi kaybetmeyiniz. Her şeyin başı cesarettir. Sonu ne olursa olsun. Lütfen devam edelim.

-Yüreklendirdiğiniz için teşekkür ederim. İnanın buna çok ihtiyacım var.

-Biliyorum, zaten bu nedenle konuşmayı kabul ettim. Ben susmayı severim aslında. Sesimi de pek sevmezler. Sadece senin gibi temiz kalpliler beğenir sesimi, hatta çok melodik bulurlar.

-Gerçekten de çok hoş bir sesiniz var. Samimi söylüyorum, kulağa hoş geliyor. Ayrıca her sözünüzde bir anlam var.

-Teşekkür ederim mahçup ettiniz. İltifat etmeseniz daha memnun olurum. Ben böyleyim işte, dedim ya hiçbir beklentim yok.

-O zaman ölüm sizin için bir kurtuluş mu olur?

-Ben ölümü düşündüğüm zamanlarda yaşadığımı hissediyorum. Ölüm , hakikate açılan bir kapıdır.

-Sesiniz kısılır gibi oldu. İyi misiniz?

-Biraz hastayım. Şimdilik iyi sayılırım. Belki de bu hastalık beni öldürür belli mi olur?

-Geçmiş olsun. Lütfen iyi şeyler düşünün.

-Ben hiç umutsuz olmadım ki. İyi şeyler düşünmek. Düşünmeyi düşünmek bile güzel..

-İsterseniz başka bir gün devam edelim, siz dinlenin. Sanırım yordum sizi.

-Sizinle ilgisi yok. Kafam öyle karışık ki, çoğu zaman toparlayamıyorum. Galiba deliyim ben.

-Keşke hepimiz sizin gibi olabilsek. Çok teşekkür ederim benimle konuştuğunuz için.

-Asıl ben teşekkür ederim kardeşim. Derdime ortak oldunuz. Fakat siz benim sözlerime aldırmayın pek, kendi yolunuzu çizmeye bakın.
197 syf.
·2 günde
Yalnızlık için yola çıkan herkesin varacağı yegane durak:Kafka...
40'a yakın kısa hikâyeden oluşan derleme bir Kafka kitabı. Peki nasıl Kafka'nın hikayeleri? Kitabın çevirmeni Naime Erkovan şöyle anlatıyor; "Kafka'nın hikayeleri devasa bir örümcek ağıdır. Düşen, kurtulmak için çırpındıkça daha çok yapışır bu ağa. Tek bir kurtuluş vardır sessizce örümceği beklemek."
Kafka hikayelerindeki gerçeküstülük sadece Dönüşüm de Gregor Samsa'nın böceğe dönüşmesiyle sınırlı değil, bu kitaptaki 2-3 er sayfadan oluşan çoğu hikayesinde de bu gerçeküstülük var, bir ölü konuşabiliyor, hayalet ziyarete gelebiliyor, köprü acı çekebiliyor. Bu yüzden Kafka'nın hikayelerini anlamak çoğu zaman zor, imgeler, altmetin... Ama hikayeyi çözdüğünüzde de aldığınız tat başka.
Daha önce başka yayınlardan Kafka'nın derleme hikayelerini okuduğum için bu kitaptaki hikayelerin neredeyse yarısını 2. Kez okumuş oldum. İlk kez karşılaştığım öykülerinden de hoşuma giden oldu. Bunlardan biri de kitaba ismini veren Akbaba hikayesi, ve sadece 2 sayfa ama ben derin mana, ders çıkardım açıkçası ordan. Bu hikayenin ismini kitaba vermis Şule Yayınları . Kırmızı Kedi Yayınlarının da Akbaba isimli Kafka kitabı var fakat onda 8-10 tane hikaye var gibi, bu kitapla farklı kitap içerik olarak, karıştırılmasın.
Bir de kitabın sonuna Kafka'nın arkadaşına yazdığı bir nevi vasiyeti olan mektuplarını koymuslar, şu eserlerinin imhasıyla ilgili olan.
94 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Kitapta on bir adet hikaye mevcut. Beğendiğim hikayeleri özetleyecek olursam; İlk hikaye "Akbaba" çok kısa ama gerçeküstü edebiyat açısından oldukça önemli bir yapıttı. İkinci hikaye "Bir Açlık Sanatçısı" oldukça vurucu etkileri olan bir öyküydü. Hayatını aç kalarak kazanan bir sanatçının hikayesini anlatıyor Kafka. "Bir Melez" de yine fantastik edebiyat ile aynı anda Kedi ve Kuzu olan bir hayvanın hikayesi var. "Çakallar ve Araplar" adlı hikaye yine fantastik etkileri olan bir hikaye. Çakallarla konuşan çöldeki bir adamın hikayesini konu alıyor. "Akademiye bir Rapor" yine fantastikti bana göre. Konuşan bir maymun vardı karşımızda. Genel olarak bazı yerlerde anlamakta zorlansam da öykülerinin mekan ve konu açısından romanlarına göre daha etkili olduğunu söylemek istiyorum. Bu herkes için değişebilir ama bir Kafka severseniz bu kitabı da okuyun derim :)
96 syf.
·Beğendi·6/10
Eğer bir ölü konuşuyor, bir hayalet ziyarete geliyor, bir köprü acı çekiyor ve bunların hepsi sıradan şeylermiş gibi gösteriliyorsa o zaman Kafka anlatıyor demektir.
96 syf.
Çesitli hikâyelerin olduğu Kafka nın diğer eserlerine göre pek bilinmeyen bir eseri. Kafka okumaya yeni başlıyorsanız ilk okunacak kitabı bu diyebilirim.
96 syf.
·8/10
Kafka, öykülerinde düşüncelerini sıradışı ve gerçeküstü olayların arkasına saklıyor ve bu olayları da sanki olağan şeylermiş gibi anlatıyor. Aslında bu yazarı tanıyanların aşina olduğu bir durum. Kitaptaki öykülerin bazıları diğerlerine nazaran daha sade. Bazı öyküleri ise üstüne düşünmeyi ve yorumlamayı gerektiriyor. Başka okurlarla hakkında konuşmaya değerlendirme yapmaya müsait bir kitap. Kitapla ilgili dikkatimi en çok çeken şeylerden biri ise On Bir Oğul adlı öykü oldu. Bir babanın on bir oğlunu kişilik özellikleri ve görünüşleriyle anlattığı ve değerlendirdiği öyküde Kafka sanki oğullardan birini kendisinden yola çıkarak anlatmış :) Kısaca Kafka okumayı sevenler için tavsiye edebileceğim bir kitap.
94 syf.
·1 günde·Beğendi
Franz Kafka roman ve öykülerini yok etmesi için Max Brod'u görevlendirdi. Çünkü ona güveniyordu. Peki gerçekten yapıtlarının yok olmasını istedi mi ? Yoksa sadece bu sorumluluktan mı kurtulmaktı amacı. Brod tabii ki Kafka'nın isteğini gerçekleştirmedi ve bizde bu sayede Kafka okuma zevkine eriştik. Hem zaten ciddi manada yok olmasını istese Franz Kafka sanırım bu işi kendi gerçekleştirirdi.
Kitabımız ön söz dahil 12 hikayeden oluşmaktadır. Her hikayenin kendince verdiği bir mesaj bulunur. Kitaba ismini de veren Akbaba hikayesi kısa ve etkileyici küçük bir öyküdür aslında. Ama bize az sözle çok şey ifade edilebileceğini gösterir.
Öyküler arasında en çok beğendiğim Bir Açlık Sanatçısı oldu. Hüzünlü sonu, hikaye bittiğinde düşündürücü bir etki bırakıyor diyebilirim.
Keyifli okumalar.
96 syf.
·Beğendi·9/10
Borges tarfından seçilmiş birbirinden değerli onbir hikayenin yazarı için galiba Nietzche’nin şu sözü aforizması düşer:
“Derin olduklarını bilenler, duru olmaya çalışırlar. Derin görünmek isteyenler, bulanıklık için uğraşırlar(...)”
Kafka’nın duruluğunun altında onun dipsiz uçurumunu bugüne kadar okuduğum her hikayesinde ürperek hissettim. Ve o duruluğun üstünde “amor fati” yüzmektedir. Kafka’nın bir diğer önemli erdemini —bence— yine Nietzsche başka aforizmasında güzel açıklar:
“Derin düşünen kişi her zaman haksız olduğunu bilir, istediğince davranıp yargılasa da.”
Farklı kitaplarda geçen bu iki aforizmanın ortak öznesi derin düşünen ve bunu bilen kişidir: Franz Kafka
Bunun yanında, önsözde Borges’in yazdığı kısa inceleme defalarca okunmayı hak ediyor. Borges, geniş kavrayışıyla, Kafka üzerine çok özgün ve doğru saptamalarda bulunmuş.
Her bir hikayeyi keyifle okudum ama sıralama yapmam gerekseydi ilk üç hikaye olarak şunları seçerdim; Prometheus, Açlık Sanatçısı ve Akademiye Bir Rapor.
96 syf.
Kısacık bir öykü seçkisi denilebilir bu kitap için... Kafkanin tüm öykülerini okumuş biri olarak, ilginç ve ilgi çekici gelmistir bana. Akbaba ile olan diyaloğu zaten tam bir kafkaesk kültürü izleri taşıyor. Akbabanin zalimligini kızıyorsun öykü boyunca... Ancak Akbabanin bundan hic haberi olmuyor, öyle bir ortam oluşuyor kitap bitince. :)
96 syf.
·7/10
Dost Kitabevi Yayınları'nın Babil Kitaplığı dizisinden çıkan Akbaba'yı okudum. Kitabın içerisinde toplam 11 tane hikaye bulunuyor. En beğendiğim hikayeler kitaba da ismini veren "Akbaba" ve "Bir Açlık Şampiyonu" oldu. Çeviriyi Kafka kitaplarının tanıdık ismi Kamuran Şipal yapmış. Borges'in Kafka için yazdığı önsöz kısmını, kitaptaki hikayelerden daha çok sevdim. Genel olarak güzel bir kitap, ama kanımca Kafka'nın romanları daha başarılı.
96 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Gayet etkileyici bir kitaptı. Özellikle " Bir Açlık Şampiyonu " adlı bölüm. Gayet akıcı bir şekilde ilerliyor.
Düşünsenize haftalarca, aylarca açsınız ve en sonunda hiçbir şey yiyemeyecek duruma geliyorsunuz.
96 syf.
·5/10
Jorge Luis Borges, Kafka öykülerinin romanlarından daha önemli ve etkileyici olduğunu yazıyor ama bu kitaptaki öykülerin çoğu sıradan(affınıza sığınaraktan) bence. 94 sayfada 11 öykü var. Esen Tezel kusursuz bir çeviri hazırlamış. Ellerine sağlık. Bir Açlık Sanatçısı ve Çakallar ve Araplar öne çıkan öykülerden bazıları ama ben genel olarak pek beğenemedim. Okursanız kendi yargınızı verebilirsiniz elbet.
"Ve işte o zaman öğrenmeye başladım! Oh, insan zora gelince öğreniyor, bir çıkış yoluna kavuşmak istedi mi öğreniyor, hiçbir şeye aldırış etmeden öğreniyor! Kamçıyla denetliyor kendini, öz varlığında en ufak bir direnişle karşılaşmaya görsün, etini kıymık kıymık ediyor."
Ve öğrendim beyler. Ah, mecbursanız öğreniyorsunuz, bir çıkış istiyorsanız öğreniyorsunuz; paldır küldür öğreniyorsunuz. Kendini bir kırbaçla kontrol ediyor, en küçük bir dirençle karşılaşınca yine kendini parçalıyorsun.
Franz Kafka
Sayfa 72 - Kırmızı Kedi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akbaba
Alt başlık:
Babil Kitaplığı-18
Baskı tarihi:
Eylül 2000
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9758457403004
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dost Kitabevi Yayınları
Baskılar:
Akbaba
Akbaba
Akbaba
Akbaba
Kafka'daki yüceltim yaratısından daha az hayranlık uyandırıcıdır. Yapıtlarında tek bir insan türü vardır: Homo Domesticus.
Hem Yahudi hem Alman olan bu insan, ne kadar alçakgönüllü de olsa, herhangi bir dizgede yer almaya can atar; evrende, bir bakanlıkta, bir tımarhanede ya da bir hapishanede. Yalnızca amaç ve doğal çevre vazgeçilmezdir; ne masalın yüceltimleri ne de ruhbilimsel irdeleme. Bu nedenle öyküleri romanlarından üstündür; bu nedenle, elimizdeki öykü seçkisinin, bu eşsiz yazarın değerini tam olarak kavramamızı sağladığını söylemek doğru olur.
- Jorge Luis Borges

Kitabı okuyanlar 206 okur

  • Öznur Kaygusuz
  • Şadan Çağlar
  • Yusuf Aymaz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%1.6 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0