Akıl Öyküleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
11
Gösterim
Adı:
Akıl Öyküleri
Baskı tarihi:
11 Haziran 2018
Sayfa sayısı:
262
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052240267
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fark Yayınları
İNANÇ FARKI
Bir zamanlar Amerika’nın Hawaii adalarındaki Çinliler, ölülerini ziyaret ettikleri zaman mezara pirinç serpiyorlardı.
Bir gün bir Amerikalı, kendi ölüsünün mezarına koymak için çiçek götürürken, Çinli’nin yaptığını gördü ve alay edercesine sordu:
—Arkadaşın pilâvı ne zaman kalkıp yiyecek?
Çinli cevap verdi:
—Senin arkadaşın kalkıp çiçekleri kokladığı zaman yiyecek.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Bir bilgeye sormuşlar;
Bir insanın zekasını nasıl anlarsınız?
Konuşmasından demiş
Ya hiç konuşmazsa, demişler.
*O kadar akıllı insan yoktur ki...* ( Akıl Öyküleri sh 17 yazarı Murat Ertan)
Solomon adalarında yaşayan ilginç bir ağaç kesme yöntemi olduğunu biliyor muydunuz? Elektronik bir testere gibi teknolojik bir yöntemden yoksun olan yerliler, baltayla kesemeyecekleri kadar kalın bir ağacı üfleyerek deviriyorlarmış... Evet yanlış duymadınız, üf-le-ye-rek. Baltayla deviremeyeceklerini düşündükleri ağacın karşısına hep birlikte dizilip bir ağızdan ağaca kötü sözler fısıldıyorlarmış. Bunu yaparken her ağacın bir ruh taşıdığına inanıyorlarmış. Kötü sözlerin bu ruhu gücendirip ağacı terk etmesini bekliyorlarmış. Ve haklı çıkıyorlarmış. Bir süre sonra ağaç kurumaya başlıyormuş. Ardından da deviriyorlarmış.

İnanmayabilirsiniz... Ancak yerlilerin ağacın içinde farz ettiği ruhun insanlarda da olduğuna bir inanabilsek... Ve onları baltadan çok kötü sözlerin devireceğine...

Söz baltadan daha yaralayıcı olmalı...( Akıl Öyküleri sh 52 yazarı Murat Ertan)
Buzdolabınızda yiyecek bir şeyler, sırtınızda bir elbiseniz, başınızın üstünde bir çatı ve uyuyacak bir yatağınız varsa,
bu dünyada yaşayan insanların yüzde yetmiş beşinden daha zenginsiniz demektir.
Bu sabah kalktığınızda kendinizi sağlıklı hissettinizse, hafta sonunu göremeyecek milyonlardan daha talihli olduğunuz
açıktır.
Yüzünüzde bir gülümseme ile başınızı dik tutabiliyorsanız, Allah’ın sevdiği kullarından birisi olduğunuza inanın. Çünkü hemen herkes bunu yapabilir, ama çoğu da yapmaz.
… ve eğer bu yazıyı okuyabiliyorsanız, bu dünyada okuyacak hiç bir şeyi olmayan iki milyar insandan çok ama çok talihli olduğunuzu aklınızdan çıkarmayın.( Akıl Öyküleri sh 142 yazarı Murat Ertan)
*Geleceğin suçlusunu Yetiştirmenin En Basit Kuralları*
1 Küçükken daha, çocuğa ne isterse vermeye başla !
Ki, herkesin onun geçimini sağlamakla
mükellef olduğuna inansın…
2 Fena sözler söylediğinde gül !
Ki, kendisinin akıllı olduğuna inansın…
3 Ona düşünmeyi, beynini kullanmayı öğretme sakın !
Bırak, onsekizine gelince kendisi karar versin…
4 Yerde bıraktığı her şeyi kaldır:kitaplarını, giysilerini,
pabuçlarını…Onun için her şeyi sen yap !
Ki, sorumlulukları hep başkalarına yüklesin…
5 Onun önünde sık sık kavga et !
Ki, bir gün aile parçalanırsa pek de şaşırmasın…
6 Ona istediği kadar harçlık vermekten kaçınma !
Asla kendi parasını kazanmanın
ne demek olduğunu öğrenmesin…
7 Yiyecekmiş, içecekmiş, konformuş, tüm arzularını
yerine getir !
Ki, istediklerini her zaman elde etmeye
Şartlansın…
8 Komşulara, öğretmenlere, polise, vs. karşı
hep onun tarafında ol !
Ki, hepsine karşı ön yargılarla davransın…
Evet evet, bütün bunları yap !
Ki, günün birinde onun başına bir bela gelirse
kendinden özür dile,
ama onu felaket dolu bir hayata
hazırladığın için
kendine teşekkür etmeyi de
İhmal etme sakın !.
(Akıl Öyküleri sh 254 yazarı Murat Ertan)
Bilge bir adama sormuşlar:
“Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz?
“Terzimi severim,” diye cevap vermiş.
Soruyu soranlar şaşırmışlar:
“Aman üstad, dünyada sevecek o kadar çok kimse varken terzi de kim
oluyor? O da nereden çıktı? Neden terzi?
Bilge, bu soruya da şöyle cevap vermiş:
“Dostlarım, evet ben terzimi severim. Çünkü ona her gittiğimde, benim
ölçümü yeniden alır.
Ama ötekiler öyle değildir.
Bir kez benim hakkımda karar verirler, ölünceye kadar da, beni hep aynı gözle görürler.(Akıl Öyküleri sh 219 yazarı Murat Ertan)
OSMANLI padişahı Yavuz Sultan Selim, tebdil-i kıyafetle Kuşlar Çarşısı’nı gezer.

Burada, avcılar avladıkları kuşları, tuzakçılar yakaladıkları maharetli, eğitimli, güzelim kuşları satıyorlar.

Bir ara Yavuz Sultan Selim’in gözü kekliklere ilişir…

Bir grup kekliğin kafesinin üzerindeki yazıda “Tane işi satış, fiyatı 1 altın” yazıyor.

Hemen yanıbaşlarında, adeta altın kafes içinde bir keklik daha var ki, fiyatı; 300 altın. Padişahın gözü 300 altınlık kekliğe takılır.

”Hayırdır” der satıcıya ve sorar: ”Bunun diğerlerinden ne farkı var ki, bunlar 1 altın, bu 300 altın?”

Satıcı, ”Bu keklik özel eğitimli, çok güzel ötüyor, ötmesi bir yana bunun ötüşünü duyan ne kadar keklik varsa hepsi onun etrafına doluşuyor” der. ”Tabii bu arada avcılar da o etrafa doluşan keklikleri daha rahat avlıyorlar” diye de ekler.

Padişah ”Satın alıyorum” der ve 500 altın verir.

Parayı verir ve hemen oracıkta kekliğin kafasını koparır.

Adam şaşırıp, ‘‘Ne yaptınız, en maharetli kekliğin kafasını koparttınız, yazık değil mi” diye dövünürken; Padişah gürler: “Bu kendi soyuna ihanet eden bir kekliktir. Bunun akıbeti er veya geç ölümdür
Devesiyle birlikte çölde seyehat eden bir bedevî,güçlükle yürüyen, dudakları susuzluktan kurumuş bir adama rast gelir. Adam bunu görünce şu istemiş. Devesinden inip ona su ikram etmiş.
Suyu içen adam birden bedeviyi iterek deveye atladığı gibi kaçmaya başlamış. Bedevi arkasından bağırmış:
Tamam deveyi al git ama senden bir ricam var. Sakın bu olayı kimseye anlatma!
Bu isteği tuhaf bulan gaspçı biraz duraklayıp nedenini sormuş:
*Eğer anlatırsan, bu her yere yayılır ve insanlar bir daha çölde muhtaç birinigörünce yardım etmezler* demiş bedevî.
Bedevi gibi derdimiz deve değil de, kötülüğün yayılmaması olsaydı, toplum ve millet olarak sorunlarımızı çözerek huzur ve barış içinde yaşıyor olurduk ( Akıl Öyküleri sh 39 yazarı Murat Ertan)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akıl Öyküleri
Baskı tarihi:
11 Haziran 2018
Sayfa sayısı:
262
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052240267
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fark Yayınları
İNANÇ FARKI
Bir zamanlar Amerika’nın Hawaii adalarındaki Çinliler, ölülerini ziyaret ettikleri zaman mezara pirinç serpiyorlardı.
Bir gün bir Amerikalı, kendi ölüsünün mezarına koymak için çiçek götürürken, Çinli’nin yaptığını gördü ve alay edercesine sordu:
—Arkadaşın pilâvı ne zaman kalkıp yiyecek?
Çinli cevap verdi:
—Senin arkadaşın kalkıp çiçekleri kokladığı zaman yiyecek.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Muhibbi Canan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0