·
Okunma
·
Beğeni
·
4009
Gösterim
Adı:
Akıldışı Ama Öngörülebilir
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Sayfa sayısı:
428
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055655396
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
optimist
İnsan Davranışları Hakkında Yeni ve İlginç Bir Bakış Açısı

Para hakkında nasıl düşünüyoruz?
Bankerlerin ekonomiyi gözden kaçırmasının nedeni neydi?
İnsanların bankalara aşırı borçlanmasının nedeni neydi?
Kararlarımızı yönlendiren akıldışı kuvvetler nelerdir?
Kendimizi ekonomik çıkmazlardan nasıl kurtarabiliriz?

New York Times ve Wall Street Journal listelerinde uzun süre birinci sırada yer alan Akıldışı Ama Öngörülebilir’in gözden geçirilmiş ve genişletilmiş bu baskısında, Duke Üniversitesi öğretim üyelerinden davranışsal iktisatçı Dan Ariely, hem mevcut ekonomik krizin temel nedenlerinden bazılarını hem de kararlarımızı şekillendiren gizli kuvvetleri araştırıyor.

Sıkça rastlanan olayları ve zekice deneyleri çığır açıcı analizlerle harmanlayan Ariely, beklentilerin, duyguların, sosyal normların ve gözle görülemeyen görünüşte mantıksız diğer kuvvetlerin akıl yürütme becerilerimizi nasıl çarpıttığını gösteriyor. Kişisel, ulusal ve küresel politikaları planlarken geleneksel iktisat teorilerine bel bağlamamızın tehlikeli olabileceğini açıklıyor. Bireysel ya da kurumsal olarak yaptığımız hatalar hiçbir zaman rasgele değildir ve bir araya geldiklerinde piyasada yıkıcı sonuçları olan bir etki oluşturabilirler. Bu sistematik ve öngörülebilir hataların sonuçları, ilk kez mevcut küresel ekonomik krizin ışığı altında açıklanıyor.
428 syf.
·Beğendi·10/10
Davranışsal iktisat alanında okunacak ilk kitaplardan. İnsanların rasyonel davranışlarının arkasında yatan psikolojik ve iktisadi nedenler çok akıcı bir dille anlatılıyor. Deneylerin sonuçları hem eğlendiriyor hem de dürtülerimizin bireysel tercihleri nasıl etkilediğini öğreniyoruz.
428 syf.
·10/10
Daha çok iş yaşamıyla alakalı olan mükemmel bir psikolojik davranış öğreti kitabı. Zevkle okutturuyor kendisini. İnsan yaşamından örnekler sunarak çok şey ögretiyor. Bir nevi nasihat kitabi.
428 syf.
·20 günde·Beğendi·8/10
‘’Akıldışı ama Öngörülebilir’’ çok sevgili bi’ araştırma kitabı. Akademik, kuramsal bi’ içeriğe sahip olan bu kitap ne yönden sevgili buna değineceğim.

Kitabın konusu, son on- on beş senede duyulurluğu yavaş yavaş artan davranışsal iktisat hakkında. Bunu açıklamak için karşılaştırma yapmam gerekirse; klasik iktisat, insanların her zaman minimum maliyet/zarar ve maksimum fayda/kar ile hareket ettiğini savunan iktisat öğretisidir. Klasik iktisat bu akılcı kuramını ise ‘’homo economicus’’ yani rasyonel insan olarak adlandırmıştır. Fakat zaman içinde, tarihsel açıdan da ispatlanacağı gibi bu anlayışa göre çok büyük hatalar, fireler oluşmuştur. Bu hatalar aslında her işinde rasyonel ‘’sanılan’’ insanın hiç de rasyonel davranmadığını gösterir niteliktedir. Bu durumda ise ‘’Sorunlara nasıl yaklaşılmalı?’’ sorusuna cevap olarak ‘’davranışsal iktisat’’ söylenebilir.

Davranışsal iktisat, klasik iktisatın tersine kişilerin düşüncelerinde ve davranışlarında her zaman rasyonel, akılcı davranmadıklarını, aksine insanların yapıları gereği rasyonel olmamak için pek çok sebebi olduğunu göz önünde bulundurup, kişilerin fikirlerini ve yaptıklarını buna göre anlamlandıran iktisat alanlarından biridir. Dan Ariely, kitabında davranışsal iktisatla ilgili olarak ısrarla şuna değiniyor: Evet, insanlar rasyonel, faydacı varlıklardır fakat bu her zaman akılcı olduklarını göstermez. İnsan yaşamında pek çok sorun meydana gelir ve ve bu hatalar, akılcı olmayan davranışlar kendiliğinden meydana gelmezler, rastgele değildirler. İnsanlar hataları ‘’öylesine’’ yapmazlar, aksine tüm bu hataların belirli nedenleri vardır. O halde neden bu hataların sebeplerini, insan zihnindeki işleyişlerini anlayıp onları ‘’öngörülebilir’’ hale getirmiyoruz?

Yani evet, hatalarımız var ama kendi içinde sistemli, tutarlı olan bu hatalar rastgele olmadığına göre bunlara sebep olan şeyler bulunabilir, yani onları öngörebiliriz. Yazar bu minvalde farklı üniversitelerde pek çok öğrenciyle ve kendi meslektaşları ile çeşitli deneyler yapmış. Kitabın anlatılış biçimi gayet açıktı; yazar öncelikli olarak fikrinden, kuramından bahsetmiş, daha sonra kitlesi genelde öğrencileri oluşturan deneyleri uygulamış, açıklamış ve net bi’ biçimde sonuca ulaşmış. Bu sırayı izleyerek anlatılan on üç bölüm vardı fakat deneyler çok daha fazlaydı. Bazı konular çok daha ayrıntılı araştırma gerektirir nitelikte olsa da yazar ek farklı çalışmalar ve deneylerle fikirlerini destekleyerek güçlendirmiş. Son olarak 2008 konut krizinin davranışsal açıdan incelenmesi üzerine bir bölüm daha vardı. Bilançolarla, mali tablolarla ve rakamsal kayıplarla anılan bu büyük krizin sebebinin davranışsal açıdan, yani insanlar; bankacılar, tüketiciler ve şirket çalışanları tarafından ele alınmasının faydalı olduğunu ve krizi daha iyi anlamak noktasında bakılması gereken bir açı olduğunu düşünüyorum.

Kişisel olarak faydalı bulduğum bu kitabın temel hedefinin farkındalık yaratmak olduğunu düşünüyorum. Elbette sadece iktisatla ilgilenenler için değil, bilime ilgi duyan herkes için. İlgilendiğimiz farklı alanların baş oyuncusu insanken, farklı bilim dallarını araştırma, ilerletme, sınıflandırmada yer alan bizlerin, ilgililerin nasıl olup da onları kalıplara soktuğumuz fikri gerçekten duvara tosluyor. Çünkü ilgilendiğimiz, merak duyduğumuz bu alanlar aslında doğrudan insanı ele alıyor. İnsan çok boyutluluğu, katmanlılığı, pek çok açısıyla her şeye el sallayan bi’ varlık. Eminlikle yaklaşabildiğim tek nokta onun parçalardan oluştuğu.. ve psikolojinin insan bütünlüğündeki yerinin kesinlikle çok önemli olduğu. Yaşamdaki bazı noktalara insani temel gerçeklerimizi yani doğamızı, derine inersek de psikolojimizi ele alıp bakarsak bazı şeyleri daha açık, net ve aydınlık bi’ noktadan görme şansına erişebiliriz.

Günümüzün neoliberal, akılcı dünyasında salt verilerle, grafiklerle hareket etmenin aslında her zaman doğru cevap olmadığını bilimsel bi’ dille anlatmış Dan Ariely. Aslında günümüzün fazla duyarlı, reklam, marka, sosyal medya, tv, sanat, toplumsal roller, düşünce akımları vb. tüm birbiriyle bağlantılı olan bu örümcek ağı ortamında iktisatın kalıplardan çıkıp , daha gerçekçi, davranışsal ve hayatın içinden bakması gerektiği anlatılıyor kitapta. Yazar, bunu anlatırken iktisattan dönüşmesini değil, özüne dönmesini istiyor. Çünkü modern iktisatın kurucusu olarak kabul edilen Adam Smith 1776’da ‘’Milletlerin Zenginliğinin Doğası ve Nedenleri Üzerine Bir İnceleme’’ isimli eserini yazmadan önce 1759’da ‘’Ahlaki Duygular Kuramı’’nı yazmıştı. A. Smith’in bu kitabında değindiği konu ise, duyguların hislerin ve ahlakın insan davranışlarına farklı cepheleri olduğu, iktisatçıların bunu görmezden gelmesinin veya inkar etmesinin doğru olmadığını, tersine bunları araştırılmaya değer konular olarak ele almanın gerekliliğini belirtmiştir.

Tüm bu deneysel ve eleştirel öğreti sürecini yazar sıklıkla kendi anılarını da ekleyerek, çok keyifli ve muzip, sıkmayan, sevgili bi’ tarzla ele almış, bu durum da kitabın aslında bilgi yoğun ağırlığını kısmen yok eden, daha çekilebilir hale getiren bi’ etki yaratmış. Sürekli altını çizerek, not alarak ve bir bazı özetlemeler çıkararak gittiğim için bu kitabı uzun bi’ zamana yaydım. Akıldışı ama Öngörülebilir’i klasik iktisatı bilip, günümüze uyarlarken sürekli bi’ eksik, gedik duygusuyla sarsılan, bir şeylerin yerinin dolmadığını düşünen herkese öneririm. Çünkü olaya bir de ‘’davranışsal’’ yönden bakmak kesinlikle fayda sağlıyor; bazı sorunları bu şekilde aklınızdan silerek, sorunlara ‘’nasıl’’ yaklaşılması gerektiğine dair temel bi’ bilgi edinebilirsiniz.
428 syf.
·Beğendi·8/10
Bir çok bilimsel teoriden yola çıkarak tercih sürecimizi ele alıyor. Sürü psikolojisinin sebebi nedir yada bir şeyi neden severiz yada sevmeyiz gibi bir çok soruya cevap veriyor. Sevdim çünkü kendi fizyolojim ve psikolojim hakkındaki bilincim ve farkındalığımı artırdı. İyi okumalar. Var olun
428 syf.
·Beğendi·10/10
Ekonomi bilimi, insanların kararlarını tamamen rasyonel olarak aldığı varsayımı üzerine kurulmuştur. Arz talep dengeleri, fiyat belirlenmesi, paranın değeri vs her şeyin akılcı olduğu temeline dayanır. Tamamen aynı iki ürün varsa ucuzunu alırız ya da ihtiyacımız olmayanı almayız gibi. Ancak Dan Ariely (Psikoloji ve Davranışsal EKonomi Profesörü) bu kitabında verdiğimiz pek çok kararın mantık dışı olduğunu, duygusal ya da psikolojik eğilimlerimizle karar aldığımızı ve bunun kolaylıkla yönlendirilebilir olduğunu, ekonominin de bu irrasyonellikten bağımsız düşünülemeyeceğini anlatıyor.
Her bölümünde farklı bir konunun ele alındığı kitap inanılmaz eğlenceli ve samimi bir dille anlatılmış, yaptığı deneyler ve analizlerle zenginleştirdiği bu kitapta hem çok şey öğrenmek mümkün hem de çok gülmek...
428 syf.
·Beğendi·4/10
Kitabın adında zaten içeriği ile ilgili tüyoları veriyor.Eser rasyonel davranışlarımızın aslında öngörülebilir olduğunu deneysel bir tutum sergileyerek ve işin matematiğine girerek sizi ikna ediyor.Sayılarla ve ekonomik terimlerle arası olmayanları çok sıkacağına inandığım tezlerini bileme ve realizme dayandırdığı eseri başarılı buldum.
428 syf.
·9/10
Bu kitap adını ilk kez duyduğum ve iktisada ait bir alt dal olduğunu düşündüğüm davranışsal iktisat alanında profesör olan Dan Ariely tarafından kaleme alınmış. Ben eserin yayınevi tarafından kısaltılmış ve seslendirilmiş versiyonunu dinledim. Eserin orjinalinin 400 küsür sayfa olduğunu belirtmeliyim. Ariely eserde insanların tüketim, ticaret, alım satım gibi iktisatla ilgili konulara dair bilinçli olduğunu düşündüğümüz tüm tavır ve tutumlarının altında aslında insan türüne özgü bazı dürtülerin bulunduğunu gösteriyor ve bu dürtülerin neler olduğu hakkında bilgi veriyor. Kitabı oldukca zihin açıcı buldum ve bu konudaki perspektifimi kitap sayesinde genişlettim. Tavsiye ederim.
428 syf.
·8 günde·9/10
klasik iktisatın iddia ettiği, aklıcı mantıklı hareket eden insanın; aksine, esasen küçük dürtü-tetikleyicilerle kolaylıkla manüpile edildiğini 13 başlık ve kendi ekibiyle düzenlediği onlarca deneyle anlatıldığı kitap. başlık tam olarak kitabı anlatıyor; akıldışı davranıyoruz ve bunlar öngörülebilir dolayısıyla bunları düzeltebiliriz.
buraya çok uzun bir özet-inceleme koyarım inşallah. kendime notlar gibisinden.
428 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Kitap fena değil. Davranışsal iktisat ve psikolojik tercih mekanizmaları üzerine önermeler, deneyler ve hikayeler içeriyor. Lakin kitapta ana çerçeve başarılı bir şekilde çizilememiş. Deneyler ve hikayelerin çokluğu okuyucuyu yer yer bağlamdan uzaklaştırabiliyor. Özgün değil. Vasat yahut belki bir tık üstü.
428 syf.
Bir mağazaya girerken almak istediğimiz şeyi kafamızda tam olarak tasarlamış olduğumuz halde, mağazadan hiç de istemediğimiz bir şeyi alıp çıkmamızın sebebini ve bu gibi rasyonel olmayan davranışlarımızın sebeblerini anlatıyor) Anlatımı akıcı ve günlük hayatta hepimizin yaşadığı olayları ele aldığı için bir solukta bitecek faydalı bir kitap.
428 syf.
"... Bir restoranın önünden geçiyorsunuz ve içeriye girmek için iki kişinin sırada beklediğini görüyorsunuz. “Burası iyi bir restoran olmalı” diye düşünüyorsunuz. “İnsanlar sırada bekliyor.” Siz de bu insanların arkasına geçiyorsunuz. Başka biri geliyor. Üç kişinin sırada beklediğini görüyor, “Burası şahane bir restoran olmalı” diye düşünüyor ve sıraya katılıyor. Ve başkaları da ekleniyor. Bu davranış türüne sürüleşme diyoruz. Bu, başka insanların önceki davranışlarına dayanarak bir şeyin iyi (ya da) kötü olduğunu varsaydığımızda ortaya çıkıyor ve biz de aynı şekilde davranıyoruz."
... kitap çarpıcı bir şekilde insanın yanılsamalarına dikkat çekmiş.
İnsanoğlu ne tuhaf bir eser! Muhakemede ne kadar yüce! Kabiliyet açısından ne kadar sınırsız! Bedeni ve hareketleri ne kadar süratli ve takdire şayan! Tutumlarıyla nasıl benziyor bir meleğe! Aklıyla nasıl benziyor bir tanrıya! Evrenin harikası, hayvanların en mükemmel örneği. —Hamlet, II. Bölüm, 2. Sahne
... Bir restoranın önünden geçiyorsunuz ve içeriye girmek için iki kişinin sırada beklediğini görüyorsunuz. “Burası iyi bir restoran olmalı” diye düşünüyorsunuz. “İnsanlar sırada bekliyor.” Siz de bu insanların arkasına geçiyorsunuz. Başka biri geliyor. Üç kişinin sırada beklediğini görüyor, “Burası şahane bir restoran olmalı” diye düşünüyor ve sıraya katılıyor. Ve başkaları da ekleniyor. Bu davranış türüne sürüleşme diyoruz. Bu, başka insanların önceki davranışlarına dayanarak bir şeyin iyi (ya da) kötü olduğunu varsaydığımızda ortaya çıkıyor ve biz de aynı şekilde davranıyoruz.
Herhalde bütünüyle entegre insan diye bir şey yok. Aslında, bizler birden çok kişiliğin bir yığışımı olabiliriz. Her ne kadar kendi Dr. Jkyll'ımızın, Mr. Hyde'ımızın gücünü tümüyle takdir etmesini sağlamak için yapabileceğimiz fazla bir şey yoksa da, şiddetli duyguların etkisindeyken yanlış kararlar vermeye yatkın olduğumuzun bilincinde olmak, "Hyde" tarafımız hakkındaki bilgimizi günlük aktivitelerimize uygulama konusunda belki de bir şekilde bize yardımcı olabilir.
Dan Ariely
Sayfa 121 - Optimist Yayım
İnsanlara bir şeyin tatsız olabileceğini açıkça söylediğinizde, büyük ihtimalle sizinle hemfikir olacaklardır-deneyimleri böyle dediği için değil, beklentilerinden dolayı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akıldışı Ama Öngörülebilir
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Sayfa sayısı:
428
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055655396
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
optimist
İnsan Davranışları Hakkında Yeni ve İlginç Bir Bakış Açısı

Para hakkında nasıl düşünüyoruz?
Bankerlerin ekonomiyi gözden kaçırmasının nedeni neydi?
İnsanların bankalara aşırı borçlanmasının nedeni neydi?
Kararlarımızı yönlendiren akıldışı kuvvetler nelerdir?
Kendimizi ekonomik çıkmazlardan nasıl kurtarabiliriz?

New York Times ve Wall Street Journal listelerinde uzun süre birinci sırada yer alan Akıldışı Ama Öngörülebilir’in gözden geçirilmiş ve genişletilmiş bu baskısında, Duke Üniversitesi öğretim üyelerinden davranışsal iktisatçı Dan Ariely, hem mevcut ekonomik krizin temel nedenlerinden bazılarını hem de kararlarımızı şekillendiren gizli kuvvetleri araştırıyor.

Sıkça rastlanan olayları ve zekice deneyleri çığır açıcı analizlerle harmanlayan Ariely, beklentilerin, duyguların, sosyal normların ve gözle görülemeyen görünüşte mantıksız diğer kuvvetlerin akıl yürütme becerilerimizi nasıl çarpıttığını gösteriyor. Kişisel, ulusal ve küresel politikaları planlarken geleneksel iktisat teorilerine bel bağlamamızın tehlikeli olabileceğini açıklıyor. Bireysel ya da kurumsal olarak yaptığımız hatalar hiçbir zaman rasgele değildir ve bir araya geldiklerinde piyasada yıkıcı sonuçları olan bir etki oluşturabilirler. Bu sistematik ve öngörülebilir hataların sonuçları, ilk kez mevcut küresel ekonomik krizin ışığı altında açıklanıyor.

Kitabı okuyanlar 217 okur

  • SENA ÖNDER
  • Selçuk Aydin
  • Starry Mindss
  • Özlem Ataünal
  • Tolga
  • m o o n
  • Cenker Berk
  • Şenol Akkaş
  • MERTCAN ÖZKAN
  • Zeynep Tanrıverdi

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.7
Erkek
%43.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.5 (20)
9
%22.6 (21)
8
%33.3 (31)
7
%17.2 (16)
6
%3.2 (3)
5
%1.1 (1)
4
%1.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0