Akılla Bir Konuşmam Oldu

·
Okunma
·
Beğeni
·
1697
Gösterim
Adı:
Akılla Bir Konuşmam Oldu
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050947038
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
İnsan iyi hissederse iyi yaşar.

“İyi” ile sarmalandığında iyi şeyler üretir.

İyi hissetmeyi, iyiye inanırsa bulur.



“İyi”yi kimi insan Tanrı'da bulur, kimisi meleklerde.

Kimisi çiçeklerde, kimisi ağaçlarda.



Kimisi aşkta, kimisi sevgilide, kimisi çocuklarda,

kimisi müzikte, kimisi fizikte.



İyiden aldığımız güçle yaşarız.

İyinin dokunduğu yerden filizleniriz.

İyiden aldığımız güçle yaptıklarımız “umut” olur.



Tabular ve önyargılarla insanlar birbirini düşman ilan ediyor.

Çok da iyi bir dünya değil aslında burası.



Yine de umutlarınızı yok etmeyin. Bu evrende iyi de var.



Sabırlı ol. Güçlü ol. İçine çek nefesi.

Hayatı, iyiyi içine çek.



“Evrendeki iyiden asla vazgeçme.”



(Tanıtım Bülteninden)
272 syf.
·3 günde·9/10
Kitap dört bölümden oluşuyor;
Dünyam,Yüzler,Şairlerim,Çocuklarım.
Daha çok müzik üzerine yazılar barındırıyor, bazıları Fazıl Say'ın önceki tarihlerde sosyal medya hesaplarında paylaşmış olduğu yazıların,videoların toplanmış hali. Bunun yanı sıra siyaset ve ülke gündemi ile alakalı önemli konuları, yaşadığı zorlukları da anlatıyor. Bir sanatçı gözünden gündemi görmek ve eserlerde verilen emeği hissetmek adına önemli bir kitap.
Ayrıca kitapla aynı adı taşıyan eserin Fazıl Say ve Serenad Bağcan tarafından yorumlanışını da şuraya bırakayım. :)
https://youtu.be/4KVY2xNDzvE
272 syf.
·3 günde·Beğendi
Çokça biyografi ve otobiyografi okudum ama bunun samimiyetini sadece iclal aydının ilk kitabında görmüştüm.
Fazıl SAY yaşayan en büyük değerler arasında ancak ötekilileştirilerek değeri arttılan Nazım aşığı bir adam. Kitabı 9.5-10 gibi bişeye almıştım ama ilk sayfadan yarısına kadar mest etti. Yudum yudum kahve içer gibi aralarda Nazım orotoryumunu dinleyerek okuyorum. Dudaklarını dışa sarkıtıp dramatik bir ruhu notalandırırken fal taşı gibi gözlerle izleyerek okuyorum. Aşkı seyredip, dinleyip, okuyorum.
272 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Fazıl Say öyle içten bir dille yazmış ki; müzikle ilgisi sadece dinlemek olan beni, bu konuda ayrıntılı olarak düşünmeye sevk etti.

Bir müzik dinlerken kaçımız çalan enstrümanlara dikkat ederiz? Kaçımız o enstrümanları çalanları merak ederiz? Kaçımız günlerce , saatlerce harcanan emekleri düşünürüz? ( Profesyonel olarak ilgilenenler dışında)
Kendi adıma benim kriterlerim müziğin bana verdiği haz ve şarkının sözleridir. Genel olarak çevremdeki insanlara baktığımda ise durumun pek de farklı olmadığını görüyorum. Tanınmış bir müziği dinlerken solisti hepimiz biliriz ama piyanoda kim var diye kimse merak etmez :(

Böyle bir ülkede bir piyanist nasıl görünmez olmaktan çıkabilir?

Bir piyanist düşünün ki; bir şiirin duygusuna göre notalara ses versin!
Bir kadro düşünün ki; gece-gündüz demeden bu işe gönlünü versin!
Bir müzisyen düşünün ki; müzikle şiiri harmanlayıp, o dizeleri herkesin diline pelesenk etsin!
İşte başarı budur! Kendi özüne inerek özgün olanı ortaya çıkarmak budur! Fazıl Say'ın başarısı budur!

Bu başarısında yaşadıklarının önemi yadsınamaz. Madımak katliamında hayatını kaybeden babasının yakın arkadaşları Behçet Aysan ve Metin Altıok 'a olan bir nevi vefa borcu... Babasının bir edebiyatçı olması... Mesleğinin en başlarında henüz başarılı olmadan önce deli gibi şiirle uğraşması...

Kitap , "Dünyam, Yüzler, Şairlerim ve Çocuklarım" olmak üzere dört bölümden oluşuyor. İlk bölümde müziğe dair değişik bakış açıları ele alınmış. İkinci bölümde yazarımızın hayatında rolü olan dünyadan ve Türkiye'den pek çok sanat insanı anlatılmış. Üçüncü bölümde daha çok şiirler eşliğinde bestelediği eserleri yer alıyor. Dördüncü bölümde ise, ürettiği eserleri ve tuttuğu notlar okuyucuyla paylaşılıyor.

Son olarak kitabın ismini veren şiirle noktalayalım:
"Akılla bir konuşmam oldu dün gece;
Sana soracaklarım var, dedim;
Sen ki her bilginin temelisin,
Bana yol göstermelisin.
Yaşamaktan bezdim, ne yapsam?
Birkaç yıl daha katlan, dedi.
Nedir; dedim bu yaşamak?
Bir düş, dedi; birkaç görüntü.
Evi barkı olmak nedir? dedim;
Biraz keyfetmek için
Yıllar yılı dert çekmek, dedi.
Bu zorbalar ne biçim adamlar? dedim;
Kurt, köpek, çakal makal, dedi.
Ne dersin bu adamlara, dedim;
Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi.
Benim bu deli gönlüm, dedim;
Ne zaman akıllanacak?
Biraz daha kulağı burkulunca, dedi.
Hayyam'ın bu sözlerine ne dersin, dedim:
Dizmiş alt alta sözleri,
Hoşbeş etmiş derim, dedi."
272 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Gecenin üçünde bitti kitap.Ama o nasıl bitmedir...Her eserinin hikayesine tanık oldum Fazıl Say ın.Misal “yeni şarkılar” ı anlatıyor.Yürüyen köşkü,masalların masalını,göğe bakma durağını...Hemen giriyorum YouTube a açıp dinliyorum.Hikayesini bilince daha bir güzel daha bir duygulu olmaz mı şiir ve müziğin buluşması.Hayat garip gerçekten.Piyanoya merak salmasam ya da kırtasiyeci amca Fazıl Say dan bahsetmese ya da sahafa girip Fazıl Say ın bu kitabını ansızın elimde bulmasam kim bilir ne zamana kısmet olurdu bu şölen.O yüzden diyorum ya hayatın her anını sevelim arkadaşlar.Sahafa giderken yağmura tutuldum diye pişman olmuştum ya hani.Şimdi diyorum ki sel çıksaydı bile pişman olduğuma değmezmiş.Hayat acısıyla tatlısıyla en güzele götüren yoldur efendim.Unutmayalım bunu.Ve bırakalım müziğe,kitaplara,şiirlere kendimizi...
272 syf.
·Puan vermedi
Kitap deneme tarzında yazılmış ve Fazıl Say’ın yıllar boyunca sosyal medyada yazdığı yazılar dört bölümde toplanmış: Dünyam, Yüzler, Şairlerim ve Çocuklarım. Dünyam’da yazarın dünya görüşünü, Yüzler’de sevdiği dostlarıyla olan anılarını, Şairlerim’de ve Çocuklarım’da eserlerinin notlarını okuyoruz.

Kitaptan Fazıl Say’ın babası Ahmet Say’ın yazar olduğunu da öğrendim. Fazıl Say babasının en çok öykü türündeki Güneşin Savrulduğu Yerden kitabını severmiş.

Fazıl Say’ı sevenler ve müzikle ilgilenenler için Akılla Bir Konuşmam Oldu güzel bir okuma olacaktır.
272 syf.
·Beğendi·7/10
Müziğe yeni başlayacaklar için güzel bir kitap ..annesi babası küçük Yaşta ayrılmış olan Fazıl Say’ın sanat dolu yaşamı ..babası Ahmet say sayesinde sanatçı bir çevrede yetişmiş ..Aziz nesin ,Cemal Süreyya ,Metin altıoklar ....gibi
272 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Çok başarılı işlere imza atan bir adamın yazılarını barındırıyor. Önyargısız ve sanatına saygı duyarak okuduğunuzda size birçok bilgi verebilecek bir kitap. En azından kaliteli klasik müzik hakkında fikriniz olacaktır.
272 syf.
·3 günde·9/10
KISACA: Kitabı çok beğendim.Müzikle ilgilenmek isteyenler için çeşitli tavsiyeler ve hikayeler barındırıyor.Müzikle ilgilenmeyenler için ise Türkiye de sanatın konumu,sanata verilen değerden bahsediliyor.

UZUNCA(spoilerımsı):Fazıl Say bu kitabında yıllardır verdiği emeği her ne kadar tam anlamıyla aktarmaya olanağı olmasa da sayfalara sığdırmaya çalışmış.O bir çırpıda dinlediğimiz,yeri gelip acımasızca eleştirdiğimiz eserlerin ne kadar zor şartlar altında kafa patlatılarak,hayatından çeşitli ödünler verilerek büyük EMEKLER çekilip oluşturulduğunu emeğin,sevginin,tutkunun önemini bütün samimiyetiyle anlatmış.Kitapta çok hoşuma giden bir özeleştirisi var Fazıl Sayın:”Atatürkçülüğün ve laikliğinin öneminin karşıt görüş çok güçlendiğinde son 15-20 senede daha iyi öğrenildiği ve GARDIROP ATATÜRKÇÜLÜĞÜNÜN çekmeceden çıkma fikirlerinin,kuru teoriciliğin işe yaramadığının görüldüğü,20 sene önceki düşünsel yanlışlarını fark edip kendisinin küçük çevresindeki fikir cereyanlarında bile daha toleranslı olması gerektiği.”
Fazıl Say bu ülkenin gerçekten kıymetini bilemediğimiz bir sanatçısı,aydını.Ülkece klasik müziğe olan ilgisizliğimiz ortada ve bunu bilmesine rağmen,hayyam retweet davası gibi yıldırılma,karalanma;konservatuarlardan orkestralardan eserlerinin çıkarılmasına rağmen ülkesine küsmeyen,Aşık Veysel,Nazım Hikmet,Metin Altıoklar,Nasreddin Hoca gibi değerlerimizi,kendince harmanlayıp batıya ve en önemlisi de bize anlatmaya çalışıyor.Fazıl Say siyasi ve dini görüşü bir kenara bırakılıp sadece sanatıyla değerlendirilmelidir.
272 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Yazarı bir müzisyenin olan, okuduğum ilk kitap oldu. Fazıl Say'ın yazdığı başka kitaplar da varmış. Akılla Bir Konuşmam Oldu kitabı bu kitapların sonuncusu. Eserde dört bölüm var: "Dünyam" bölümünde, yazarın hayatı ve dünya görüşüne dair yazılar var. "Yüzler" bölümünde, yazarın hayatında iz bırakmış kimselerle ilgili yazılar paylaşılmış. Üçüncü bölüm "Şairlerim" ismini taşıyor ve müzisyenin hayatına etki eden, şiirlerini bestelediği şairlerden bahsediliyor. Son bölümün adı, "Çocuklarım". Bu bölümde de müzisyenin besteleriyle ilgili bilgiler yer alıyor. Kitabın ismi, Say'ın "İlk Şarkılar" albümünde yer alan Hayyam şiirinden geliyor. Bu albüm çok iyidir. Bir bakmanızı tavsiye ederim. Say, kitabın önsözünde, bu kitabın bir yazarın eseri olarak değil, bir müzisyenin müzik ve fikir paylaşımı olarak değerlendirilmesini istiyor. Bu kitaba kadar Fazıl Say benim için başarılı bir müzisyen ama daha çok, medyada yer alan tartışma ve hukuk davalarıyla tanıdığım biriydi. Kitapla birlikte, dünyada ne kadar çok tanındığı, ne kadar çok beste yaptığıyla ilgili bilgiler de edinmiş oldum. Kolay değil, beş yaşından beri müzikle uğraşan ve çocukluğundan beri ailece görüştükleri, Türkiye kültür hayatında önemli izleri olan kimselerin yanında bulunmuş biri var karşımızda. Kitapta pek çok müzisyen ve şaire övgüler var. Bunun yanında, küçük bir hata da var. Kitabın 174. sayfasında, "'İyi şef' Hikmet Şimşek" isimli başlığın altında verilen, Hikmet Şimşek'in TRT1 kanalında yaptığı programın adı, "Konser Saati" değil, "Pazar Konseri" olmalıydı. Dünyaca ünlü bir müzisyenin aklından geçenleri, hayalleri, dostlarını ve insan yanını merak edenler, bunun yanında, iyi müzik eseri önerisi almak isteyenler için faydalı bir kitap olabilir.
Gemimiz ne zaman açık denizlere açılsa, başlar tekinsiz sessizlikleri ve yeraltından konuşmaları... Ama duyarız seslerini.
Bu sesler hep terk edilmenin çaresizliğidir. "Açık denizler" ise hep "Daha ileri daha ileri" der. Kendi ruhumuza sorsak "Fora fora nedir?" diye.
Bilginin gücüdür.
Sükûnetin tedavisidir.
Çalışkanlıktır.
Yeniye cesaret vermektir.
Üretmektir sonsuza kadar.
Fazıl Say
Sayfa 55 - Doğan Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akılla Bir Konuşmam Oldu
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050947038
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
İnsan iyi hissederse iyi yaşar.

“İyi” ile sarmalandığında iyi şeyler üretir.

İyi hissetmeyi, iyiye inanırsa bulur.



“İyi”yi kimi insan Tanrı'da bulur, kimisi meleklerde.

Kimisi çiçeklerde, kimisi ağaçlarda.



Kimisi aşkta, kimisi sevgilide, kimisi çocuklarda,

kimisi müzikte, kimisi fizikte.



İyiden aldığımız güçle yaşarız.

İyinin dokunduğu yerden filizleniriz.

İyiden aldığımız güçle yaptıklarımız “umut” olur.



Tabular ve önyargılarla insanlar birbirini düşman ilan ediyor.

Çok da iyi bir dünya değil aslında burası.



Yine de umutlarınızı yok etmeyin. Bu evrende iyi de var.



Sabırlı ol. Güçlü ol. İçine çek nefesi.

Hayatı, iyiyi içine çek.



“Evrendeki iyiden asla vazgeçme.”



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 207 okur

  • Aspidistra
  • Yunus ÇİNÇİN
  • Oğuz kaptan
  • Saygın Şen
  • melike mermaid
  • Eylem Tamaç
  • E.T
  • Zeynep Kırdağ
  • Turan Eken
  • Burcu ÇÖzkan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (11)
9
%16.7 (11)
8
%25.8 (17)
7
%24.2 (16)
6
%7.6 (5)
5
%3 (2)
4
%1.5 (1)
3
%1.5 (1)
2
%1.5 (1)
1
%1.5 (1)