Geri Bildirim

Akışı Olmayan SularPınar Kür

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.145
Gösterim
Adı:
Akışı Olmayan Sular
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
245
ISBN:
9789752891210
Kitabın türü:
Yayınevi:
Everest Yayınları
Ölümü unutmalı, yaşamaya bakmalı! Ölüm nasıl unutulur, biliyorsan eğer? Ölümü bildikten sonra nasıl yaşanır? Daha önce yaşıyor muydum? Bir soru. Daha önce yaşıyor muydum? Yaşıyor muydum? Peki, yaşamadan ölünür mü? Bir Soru Daha. Yaşamadan ölünür mü?

Yüzeysel ilişkiler ve aşklarla tükenip biten bir ömür yaşanmış sayılabilir mi? Yaşamın kıyısında durup, yaşamın kendisini ıskalayıp yanı başından geçip gidebilir mi insan tüm yaşamı dışarıda bırakarak? Yaşanmayan hayatlar, erişilmeyene duyulan özlem, yarım kalan aşklar geçmişin birer yansıması olarak bugün de karşımıza çıkmaz mı durup dururken? Yaşam ırmağının akmadığını hissedince ölüm bir çözüm olabilir mi?
1984 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı alan Akışı Olmayan Sular, Pınar Kür'ün öykücülüğünde önemli bir dönüm noktası...
(Arka Kapak)
Uzun zamandır beni böylesine alıp götüren okuma haline bürünmemiştim. İlk defa Pınar Kür okuyorum ki bu kitabı da Sait Faik hikaye ödülüne layık görülmüş.
Kitabın ismi herhangi bir öykünün adı değil ama kitabı bitirdiğimde isabet olduğunu düşündüm. Akışı Olmayan Sular.. Aslında akıp gidebilecekken diğerleri gibi o akışı tutturamayan bazen korkularına bazen çevrenin baskısına yenilen sular, yani insanlar, yani bizler..
İlk öykü; Biraz Daha Ölmek. Pınar Kür'e hayranlığımın uyandığı buruk bir hikayeydi.
En çok Kısa Yol Yolcusu öyküsünü sevdim ve bitirirken ağladığımı fark ettim. Bizzat hissettiğim, düşündüğüm birçok şeyi karakterin de kendine dert edinmiş olması ve bunu okumak ayrı bir keyif verdi. Keyif değil de buruk bir gülümseme bıraktı diyelim.
Leyla İçin Şiir öyküsünü pek sevemedim bazı yerler absürt geldi ve rahatsız ediciydi.
Bunun dışında Son Çizgi öyküsünde ise karakterin sürekli gördüğü rüyanın benim de aralıklarla gördüğüm rüya olması ve aynı şekilde düşündürmesi tuhaftı. Kitaba beni yaklaştıran başka bir detay oldu.
Son öykü Bitmiş Zamana Dair ise anı üzerine yazılabilecek etkili bir hikayeydi, karakterler ve ilişkiler özenle seçilmişti.
Ana tema olarak; kendini arama, var olan düzende kaybolmuşluk, yalnızlık ve özellikle korkular... Belki de bu korkular olmasa bizi çevreleyen çemberin dışına çıkarak bulunduğumuz noktaya bakıp ne kadar sığ ve doyumsuz yaşadığımızı anlayacağız, bilemiyorum. Karakterlerin bazıları bunu tasarlıyor, bazıları daha da ileri gidip bunu deniyor. İyi mi olmuş kötü mü olmuş, okuyup karar verin derim.
Akışı Olmayan Sular, 2. el eşya satan bir dükkanda isminden etkilenip aldığım bir kitap. Uzunca bir süre okunacak diğer kitapların arasında sürünmeye devam etti. Bir gün elime alıp incelediğimde, artık okumaya hazır olduğumu hissettim. Belki de bir kitabı, onu okumak için gereken en iyi ruhsal durumda okudum.

Dili, hikayelerin işlenişi -bir el işi edasıyla-, karakterler orijinal ve samimi. Tasvirlerde kendimi gördüm, hissettim.
Kitap, beş hikayeden oluşuyor. Her bir hikayede bir oğlan çocuğunun aşkı anlatılıyor. Son hikaye hariç. Son hikayede ise bir kız çocuğu var. Benim de en sevdiğim hikaye bu oldu tabii.
Erkeklerin anlatıldığı dört hikayeye gelirsek; her biri farklı bir imkansız aşk. Farklı bir çocuksuluk var her birinin içinde.
Güzel satırlar ve ulaşılamaza dayanılmaz özlem. Bu son hikayemiz için de geçerli aslında. "Bitmiş Zamana Dair", bir kız çocuğunun, köklü bir ailenin son üyeleriyle geçirdiği zamanı anlatıyor. Eski zenginliklerin giderek yitmesi ama o hayatı yaşamaktan vazgeçemeyen ve modern hayata uyum sağlayamayacak bir aile ile modern hayatın griliğinden kaçmaya çalışan bir kız çocuğu. Eskiler ayrı güzelmiş dedirten bir yaşama bu.

İlerde daha çok Pınar Kür okumak isterim. Kadın yazarlarımıza ağırlık vermek gerek.

Benzer kitaplar

Kitap çok sürükleyiciydi. Hikayeyi baya sevmiştim. Üzerinden epey zaman geçmiş olmasına rağmen hala hatırlıyorum. Normalde beğenmediğim kitapların konularını çok çabuk unuturum.
Pınar Kür öyküleri çok güzeldir. Akar gider okurken. Çok büyük olaylara sahne olmadan, herkesin içinden geçer. Bir öykü hariç hepsinin kahramanının erkek olması bakımından da ilgi çekiciydi.
Gerçekleşmesini istediğim düşler çocuklukta kaldı.
Taa o zaman öğrendim düş dediğinin gerçek olamayacağını.
Çiçeklerin dalında sevilmesi gerektiğinden söz ediyor annem, yolunmuş bir çiçeğin bıçaklanmış bir insana benzediğinden. Peki öyleyse, evdeki vazoları dolduran çiçekler hep ölmüş insanlar mı? "Ne güzel kokuyor bunlar," diye yüzünü gömdüğü karanfil demetleri? Kaldırın, götürün çevremdeki ölüleri. Bütün bu bıçaklanmış insanları görmek istemiyorum.
Demek ki hiç kimse deli değildir. Ancak düş göremeyenler ya da gördüklerini hemen unutanlar, yani aptallar, başkalarını deli diye suçlayabilirler. Evet, aptallar! Delilik neyin karşıtı diye sorup duruyordum kendime. İşte şu an onu da buldum: aptallığın karşıtı, doğuştan ya da sonradan edinilmiş, ama sürekli olan aptallığın...
Pınar Kür
Sayfa 89 - Everest Yayınları
Neden elimden tutmadı, neden yol göstermedi bana? Neden ben onun elinden?.. Bir anlık korku. O çirkin insanların yıllar yılı besledikleri, büyütmeye çabaladıkları korku. Kolumu omzundan çektim.
... Beni kurtarmaya gerek görmedi Leyla. Bıraktı gitti ötekilerin arasında. Başka birini arıyordu o. Beni değil. Benim istediğim sevgi bu değil.
Pınar Kür
Sayfa 104 - undefined
Hiçbir gerçeği sorguya çekmeden, gerçek olamayacaklarla oyalanarak geçirdiğim bunca yılın yaşamak olup olmadığını sormak ilk kez aklıma geliyor.Herkes böyle midir? Herkes ölüme adım attığında mı merak eder yaşayıp yaşamadığını?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akışı Olmayan Sular
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
245
ISBN:
9789752891210
Kitabın türü:
Yayınevi:
Everest Yayınları
Ölümü unutmalı, yaşamaya bakmalı! Ölüm nasıl unutulur, biliyorsan eğer? Ölümü bildikten sonra nasıl yaşanır? Daha önce yaşıyor muydum? Bir soru. Daha önce yaşıyor muydum? Yaşıyor muydum? Peki, yaşamadan ölünür mü? Bir Soru Daha. Yaşamadan ölünür mü?

Yüzeysel ilişkiler ve aşklarla tükenip biten bir ömür yaşanmış sayılabilir mi? Yaşamın kıyısında durup, yaşamın kendisini ıskalayıp yanı başından geçip gidebilir mi insan tüm yaşamı dışarıda bırakarak? Yaşanmayan hayatlar, erişilmeyene duyulan özlem, yarım kalan aşklar geçmişin birer yansıması olarak bugün de karşımıza çıkmaz mı durup dururken? Yaşam ırmağının akmadığını hissedince ölüm bir çözüm olabilir mi?
1984 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı alan Akışı Olmayan Sular, Pınar Kür'ün öykücülüğünde önemli bir dönüm noktası...
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 75 okur

  • Yasemin Buhar
  • Kedi Oscar
  • Ela K.
  • Ebru°
  • Cüneyt Karaağaç
  • Zübeyde Uyutmaz
  • Enes çağrı Akgünes
  • Ecem İspir
  • Elif ASYA
  • R.a

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.2
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%17.8
25-34 Yaş
%28.9
35-44 Yaş
%24.4
45-54 Yaş
%22.2
55-64 Yaş
%4.4
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%74.7
Erkek
%25.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.5 (2)
9
%21.1 (4)
8
%21.1 (4)
7
%21.1 (4)
6
%10.5 (2)
5
%0
4
%5.3 (1)
3
%5.3 (1)
2
%0
1
%5.3 (1)