Aklımın Darağacı

0,0/10  (0 Oy) · 
0 okunma  · 
0 beğeni  · 
121 gösterim
Hayatım hep aynı şeyleri yaşamakla geçti. Kimi sevdiysem, gitti. Nedenini söylemeden, kucaklaşmadan, veda etmeden gitti. Oysa her gidişin bir nedeni olmalıydı; sarılıp son kez kokusunu bırakmalıydı giden, ardında kalanlara…
Ne kokusu kaldı sevdiklerimin ne de sebebi vardı gidişlerinin.
Önce sevdiler, yücelttiler, övdüler, okşadılar, öptüler ama sonra hepsini yerle bir edip, hiçe sayıp beni, çıplak ayaklarıyla ruhumu ezip gittiler. Bu yüzden çok sevdiklerime hep çok sövdüm ben. Kanayan yanlarımı sarıp zamana sövdüm. Akan gözyaşlarımı örttüğüm makyajımı silerken sövdüm. Uyandığımda sövdüm, uykusuz kalınca sövdüm…
Unuttum mu?
Tabii ki unutmadım ama aklımın darağacına astım hepsini. Yokluklarına sövdüm, yalnızlığıma sövdüm. İçimden atamadığım cesetlerine sövdüm…Sonra ruhumu astım aklımın darağacına kurusun diye...

Islak bir kadının hikâyesi bu! Nedensiz gitmelerin hikâyesi. Bilmediğimiz, görmediğimiz ama asla vazgeçemediğimiz, gidenlerimizin hikâyesi bu…
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2016
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9786055225339
  • Yayınevi:
    Kerasus Yayınları
  • Kitabın Türü:
Buket TIMAÇ SAYAR 
02 Eki 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Bu kitaptaki isimler hariç tüm hikaye gerçek. Huntington ve Genetik Alzheimer hastalığı olan insanlarımıza dikkat çekmek için yazılmış. Hiçbir hastalık, siz izin vermedikçe,bir insanı toplumdan uzaklaştıramaz. Terkedilişlere alışkın yaralı bir kız, çok sevdiği insanlar tarafından hiçe sayılan...Kanayan yanlarını sarmaya çalışıyor, makyajını silerken bir yandan da sövüyor aklının dar ağacına astıklarına...Nedensiz gitmelerin hikayesi değil bu,nedeni vardır her gidenin... Başarılı bir kurgu,beklenmeyen son.. Tavsiye ederim