Adı:
Akşam Güneşi
Baskı tarihi:
Haziran 2010
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751026606
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkilâp Kitabevi
Baskılar:
Akşam Güneşi
Akşam Güneşi
CUMHURİYET romanının kurucularından Reşat Nuri Güntekin'in, daha çok, ülkemiz geleneklerini tanımlama ve kişilik canlandırmada başarılı, duygusal ve sevgi dolu bir kitabı da, onun ilk ve en önemli romanı Çalıkuşu'yla eş düzeyde sayılabilir. Akşam Güneşi'nde, romanın unutulmaz kahramanı olan Jülide'nin sımsıcak serüvenini bulacaksınız. Feride'den aşağı kalmayan bir kahramanın romanı.

Onu ilk defa bir haziran günü Sazlı Pınar yolunda gördüm. Viran bir köprünün başında köylülerle konuşuyordu.
Yanında dizgini boynuna bırakılmış bir kula at vardı. Yanından geçerken selam verdik. Jandarma arkadaşım:
- Keyifler iyidir inşallah Bey, dedi.
- Çok şükür çavuş... Sen de iyisin ya?
Biraz önümden giden ihtiyar jandarma, köprünün öte başında atını durdurdu, beni bekledi. Eski bir çizme gibi sert ve kırışıklarla dolu yüzünde memnun bir gülümseme vardı:
- Şu adamı gördün mü Doktor Bey, dedi. Hani Cenabı Hak, Kitabında Hazret-i Peygamberin son peygamber olduğunu yazmasaydı ben, bu adama peygamber derdim.
 
432 syf.
·Beğendi·10/10
Akşam Güneşi Reşat Nuri Güntekin tarafından yazılan sosyal aşk dalında,platonik bir aşkla ilerleyen duygu yüklü bir eser. Sevdiği kişiye körü körüne bağlanan, erkekten ziyade, mantığıyla ,duygularıyla hareket eden iyi kalpli bir adamı anlatıyor...Yaşadıklarını hissederek okursanız sizi içine doğru çekiyor...Sürükleyici bir kitap.Edebiyatçı olarak Reşat Nuri'nin tüm eserlerini ısrarla okumanızı isterim.Keyifli okumalar diliyorum.

ÖZET:
Nazmi Bey çocuk yaşta anne ve babasını kaybetmiş ve amcası tarafından büyütülmüş bir şahıstır. Eğitimine Fransa’da devam etmiş, orada zevk ve eğlence düşkünü bir kişi olarak tanınmaya başlamıştır. Jülide ve Nazan adlı kızlarla duygusal olarak ilgilenen Nazmi, amcasının kızı Şükran ile evlenmiştir. Eskiden tanıdığı Jülide ise bir adamla evlenmek üzeredir. Nazmi Bey Jülide’ye bir baba gibi davranır ve onun evleneceği kişiyi görmeye gider. Ancak Jülide evlilikten vazgeçer. Bunun sebebi Nazmi Bey’e olan ilgisidir. Bu ilgiyi bir mektuptan öğrenen Nazmi Bey de ona karşı bir aşk beslemeye başlar. Ancak bu duygusal bağ Jülide’nin İhsan ile evlenmesiyle sona erer. Jülide evlendiği İhsan ile Bakü’ye gidince Nazmi Bey bir boşluğa düştüğünü hisseder ve bu gidişten sonra ölüm haberi gelir.

Kitap Açıklaması:

Onu ilk defa bir haziran günü Sazlı Pınar yolunda gördüm. Viran bir köprünün başında köylülerle konuşuyordu.
Yanında dizgini boynuna bırakılmış bir kula at vardı. Yanından geçerken selam verdik. Jandarma arkadaşım:
- Keyifler iyidir inşallah Bey, dedi.
- Çok şükür çavuş... Sen de iyisin ya?
Biraz önümden giden ihtiyar jandarma, köprünün öte başında atını durdurdu, beni bekledi. Eski bir çizme gibi sert ve kırışıklarla dolu yüzünde memnun bir gülümseme vardı:
- Şu adamı gördün mü Doktor Bey, dedi. Hani Cenabı Hak, Kitabında Hazret-i Peygamber'in son peygamber olduğunu yazmasaydı ben, bu adama peygamber derdim.
431 syf.
Bazı kitaplar olur hiç aklında yokken birden insanın karşısına çıkar ya hani, bu roman da benim için öyle oldu. Akşam Güneşi bütün sıcaklığıyla içimi ısıttı. Öylesine hoş bir anlatım ve diyalogları vardı ki bazen gülümsemekten bazen de gözlerimin dolmasından kendimi alamadım. Jülide'ye bazen kızıp küsebilirsiniz yine de Çalıkuşu'ndaki Feride karakteri kadar seveceğinize eminim en az onun kadar haşarı bir karakter... Nazmi'yi de es geçmemek gerek; vatansever, mücadeleci biraz çapkın bir karakter olarak karşımıza çıkıp, bir Sırplının kendisini yaralamasıyla tüm hayatını değiştirip, evlenip sakin bir hayat geçirmek için Akdeniz'de bir adaya gitmesi ve öylesine samimi, öylesine mütevazı bir karaktere dönmesiyle devam ediyor. Adaya, kimsesiz kalan Jülide geliyor ve yer yer insanın içini ısıtan, yer yer insanı hüzünlendiren olaylar başlıyor. Edebi yönü tartışılmaz olan bu akıcı ve etkileyici romanı öneririm. İyi okumalar dilerim.
336 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Spoiler içermektedir !
1926 yılında yazılmış olan Reşat Nuri eseri akıcıklık ve edebi yönüyle tartışılmaz bir eser.
Nazmi bey eski bir zabittir. Çılgın ve oldukça renkli bir hayatı vardır. Fransa'da eğitim görmüş ve sağlık sorunları ile M... adasındaki çiftliğinde yaşamına devam etmeye karar vermiştir. Eşinin yeğeni ,babasını kaybetmesi üzerine çiftliğe gelmesiyle olaylar gelişir.
Nazmi beyin en hoşuma giden yanı Fransa'da eğitim gördüğü dönemde ülkemizi daha iyi gösterebilmek için hem çalışıp hemde zevklerinden asla vazgeçmeyişi olmuştur.
Kitabı okuduğumda bugüne kadar dizi yapılmamasına hayret ettim. İnternet üzerinden araştırmalar yaptım evet bunu düşünen yalnızca ben değilmişim. :)
432 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Okurken kendimi olayların geçtiği zamana ışınlamış buldum. Kaliteli bir eski Türk filmi tadındaki bu romanı şahane olarak tarif edebilirim sadece. Haşarı bir genç subayken bir anda ülke savunması yani kuvayi milliyeden biri olmak uğruna makamını hiçe sayan birisi olan Nazmi'yi görüyoruz. Kendisinin de bahsettiği gibi asıl olaylar silsilesi ikinci bölümde başlıyor. Sevdiği insana kavuşamamış Nazmi'nin hiç beklemediği bir zamanda mecburi evine kabul ettiği küçük kız Jülide... Detay vermemek için kendimi zor tutuyorum ama okuyacaklar için biraz merak uyandırması adına burda bırakıyorum. Kitap bittiğinde "acabaolsam ne yapardım?" Sorusu kafamdan çıkmıyor. Bu güzel eseri mutlaka okumak gerekir diye düşünüyorum. Herkese iyi ve bol kitaplı günler dilerim.
432 syf.
·Beğendi·10/10
Çok ama çok güzel bir kitaptı. Kitabı 10 yıldan uzun süre önce okumuştum ama hala hatırlıyorum. Böyle güzel aşklar sevgiler.. Kitap bittğinde hıçkıra hıçkıra ağlamıştım.
432 syf.
·3 günde·9/10
Yazarın Türk Edebiyatına yakışır bir üslubu var. Okuduğum romanları içinden kusurlu bulduğum hiçbir romanı olmadığı gibi, Akşam Güneşi romanıyla da beni alıp Edebiyatımızın en derinliklerine doğru hüzünlü ve bir o kadar da aslında yasaklı bir aşk ilişkisi yolculuğuna sürükledi. Ve ben bu sürüklenmeden, bu yazarın samimi misafirperverliğinden ciddi anlamda memnun kaldım. Ben Edebiyatımızın güçlü kalemlerinden olan Reşat Nuri Güntekin'in Akşam Güneşi romanına konuk olurken, uzun zamandır kayda değer bir roman okuyamadığımın kanısına varmış bulundum. Bence herkesin kütüphanesinde bulunması gereken sayılı ve nadide eserlerden. Bu kitabı okumayan çok şey kaybeder.
432 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Reşat Nuri ,Türk edebiyatının en beğendiğim yazarlarından biridir.Romanlarında seçtiği konular hayatın içinden,bizlerden birinin yaşadıkları gibi,.... bazı eserleri de filmlere konu olmuştur zaten.Akşam güneşi de de eski bir zabit olan nazmi beyin hızlı,macera dolu hayatı sağlık nedeni ile emekliye ayrılmasıyla değişir ,inziva hayatına çekilmiş iken eşinin yeğeni hayatına girer ve ilerleyen yaşında onunla aralarında geçen imkansız aşkı konu alır.
432 syf.
·48 günde·Beğendi·Puan vermedi
Reşat Nuri Güntekin benim en sevdiğim yazarlardan biridir. Birçok kitabını bloğumu açmadan önce okuduğum için bloğumda yorumları yok.

Sizde de oluyor mu, bazen bir yazarın birçok kitabını arka arkaya okuyorum, sonra o yazara yıllarca ara veriyorum. Reşat Nuri’de de böyle oldu. Elimdeki kitaplarını bitirdim, yeni kitabını almadığım için birkaç yıldır yazarı okumuyordum. Tabii bunda İnkılap Yayınevi’nin aşırı pahalı fiyat politikasının da etkisi oldu. Mesela birazdan yorumunu yazacağım Akşam Güneşi’nin etiket fiyatı 50 lira. Kitabın piyasada kısaltılmış hali de satılıyor ama ben kitapların orijinal hallerini okumak istediğim için tercih etmedim. Daha kısa ve uygun olsun derseniz siz tercih edebilirsiniz.

Akşam Güneşi klasik bir Reşat Nuri kitabı. Yazarın kitaplarının şu şekilde açılmasına bayılıyorum. Önce bir karakter tanıtılıyor bize. Onun ilginç bir hayatı olduğu hissettiriliyor. Sonra o karakterin ağzından ya da kaleminden onun öyküsünü okumaya başlıyoruz ve görüyoruz ki hiçbir şey düşündüğümüz gibi değil.

Akşam Güneşi’nde de Nazmi’nin öyküsünü okuyoruz. Yazarın tarzına aşina olanlar kitabın ilerleyişinde doğru tahminlerde bulunabilirler. Mesela ben karakterin kime âşık olacağını en başta tahmin ettim. O dönemin romanlarında sıkça kullanılan bir aşk öyküsü işlenmiş. Tabii bu kitabı keyifle okumanıza engel değil. Anlatılan aşk öyküsü günümüzde pek hoş karşılanmasa da yazıldığı dönemde örneklerine sıkça rastlandığı için hoş görülebilir diye düşünüyorum. Dediğim gibi o dönemde geçen birkaç romanda daha benzer öyküler okumuştum.

Kitabın orijinal diline sadık kalınmış. Günümüzde kullanılmayan kelimelerin ise Türkçeleri sayfanın altında verilmiş. Kitabı bu şekilde okumak büyük kolaylıktı.

Yalnız bendeki kitapta baskı hatası vardı ve kitabın 30 sayfası yoktu. Fotoğraftan da görebilirsiniz. O otuz sayfa ise karakterin âşık olduğunu fark ettiği sayfalarmış. Yani anlayacağınız en önemli yerleri okuyamadım. Yayıneviyle iletişime geçeceğim. Umarım bu durumu telafi ederler.

Bana yazarın kalemini ne kadar sevdiğimi ve özlediğimi hatırlattı Akşam Güneşi. Şimdi ara vermeden yazarın Dudaktan Kalbe kitabını okumak istiyorum. Eğer siz henüz Reşat Nuri okumamışsanız mutlaka en kısa zamanda yazarın kitaplarıyla tanışmalısınız. Hepsi birbirinden güzel ve etkileyicidir.

https://suleuzundere.blogspot.com/...in-aksam-gunesi.html
432 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Hayatımın romanı diyebilirim belki bu kitap için.. 14 yaşımda tanıştığım bir daha da kopamadığım bir kitap. Aradan zaman geçtikçe açıp okurum en sevdiğim sayfalarını. Öyle çok benimsedimki "Nazmi" karakterini, bir arkadaşım doğum günümde onun adının yazılı olduğu bir kolye hediye etmişti bana. Nazmi'nin içindeki zıtlıklar, yaşadığı duyguyu ifade ediş biçimi, akşam güneşi ile anlatılan bir sevdanın bu kadar kalbe hitap edişi.. beni çok etkiledi. Kendi kendine itirafta bulunduğu bir sayfa var ki.. her okuyuşumda aynı heyecanı duyuyorum..Şans eseri bu kitabı okumuş olan ya da Nazmi karakterine çok benzeyen insanlarla tanıştığım da oldu.. İmkansızlığın verdiği acı ve aynı zamanda gizli hissedilen duygular kitapta ağır basıyor diyebiliriz .. Reşat Nuri Güntekin seviyorsanız keyif alabileceğinizi söyleyebilirim..
432 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
Reşat Nuri Güntekin ile lise yıllarımda tanışmıştım. Bu kitabında anladım ki arayı çok uzatmışım. Yazarın üslubunu, hikayeyi işleyişini nasıl özlemişim, Akşam güneşi'ni okuyunca anladım. Sanırım bu romanı bazı eserleri kadar (mesela Çalıkuşu) bilindik değil ama onların arasında olmayı hak ettiğini düşünüyorum.
Akşam güneşi'nde Nazmi Bey ve Jülide ile tanışma fırsatı bulacaksınız. Biri hareketli gençlik yıllarının ardından inzivaya çekilmiş diğeri ise daha yaşamaya bile başlamamış gençliğini. Hayatlarınının farklı evresinde olan bu iki kahramanın ortak noktası ise hissettikleri duygular, ki bu duygular bir yandan yakınlaşmalarına diğer yandan ise birbirlerinden uzaklaşmalarına sebep oluyor.
Sevginin ve merhametin yanı sıra aşkın saf ve fedakar haline tanık olacaksınız bu romanda.
Ben çok beğenerek okudum, edebi açıdan da doyurucu bir eser olduğunu düşünüyorum. Benim gibi çoğunlukla günümüzün romanlarını okumaya alışmış biri için adeta bir kaçış, farklı bir dünyaya bakış niteliğinde bu kitap.
Okuyun, okutun! :)
432 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap içinde kitap var. Hikaye bir yerden sonra sizi içine çekiyor. Kadın da olsanız erkek de adınız artık Nazmi. Kitabın adını anlamlandırmak biraz zaman alıyor. 1974 basımı dili biraz ağırdı ama o ben de o dönemdeydim.
Diş ağrısı çok fena şey enişte,dedi.Fakat yeri belli olan,ağrılardan korkmamalı.Derinlerden gelen bazı ağrılar var ki...
Dininden sana,bana ne ki Doktor Bey...O,Allah ile kendi arasında bir iş...Benim atı da dereye sokup abdest aldırayım,beline köteği vurup secdeye yatırayım,yemini, suyunu kesip mükemmel oruç tutturayım...İnsan olmadıktan sonra ibadet etmiş neye yarar ki?..
Okumak benim için bir eğlenceden daha fazla bir şey,âdeta bir ihtiras oluyordu.Kitap okumak için derslerimi ve onlardan herhalde daha ehemmiyetli gördüğüm eğlencelerimi ihmâl ediyordum.
_ Bu acı zamanla geçer mi acaba..?
+ Her yara gibi o da kapanır...
İzi bile kalmaz...
_ Ne fena bir şey söylediniz...
+ Niçin?
_ Çünkü ben, bu yarayı çok seviyorum.
"Diş ağrısı çok fena şey enişte,dedi.Fakat yeri belli olan ağrılardan korkmamalı.Derinlerden gelen bazı ağrılar var ki..."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akşam Güneşi
Baskı tarihi:
Haziran 2010
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751026606
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkilâp Kitabevi
Baskılar:
Akşam Güneşi
Akşam Güneşi
CUMHURİYET romanının kurucularından Reşat Nuri Güntekin'in, daha çok, ülkemiz geleneklerini tanımlama ve kişilik canlandırmada başarılı, duygusal ve sevgi dolu bir kitabı da, onun ilk ve en önemli romanı Çalıkuşu'yla eş düzeyde sayılabilir. Akşam Güneşi'nde, romanın unutulmaz kahramanı olan Jülide'nin sımsıcak serüvenini bulacaksınız. Feride'den aşağı kalmayan bir kahramanın romanı.

Onu ilk defa bir haziran günü Sazlı Pınar yolunda gördüm. Viran bir köprünün başında köylülerle konuşuyordu.
Yanında dizgini boynuna bırakılmış bir kula at vardı. Yanından geçerken selam verdik. Jandarma arkadaşım:
- Keyifler iyidir inşallah Bey, dedi.
- Çok şükür çavuş... Sen de iyisin ya?
Biraz önümden giden ihtiyar jandarma, köprünün öte başında atını durdurdu, beni bekledi. Eski bir çizme gibi sert ve kırışıklarla dolu yüzünde memnun bir gülümseme vardı:
- Şu adamı gördün mü Doktor Bey, dedi. Hani Cenabı Hak, Kitabında Hazret-i Peygamberin son peygamber olduğunu yazmasaydı ben, bu adama peygamber derdim.
 

Kitabı okuyanlar 1.120 okur

  • Elif Atıcı
  • mk@
  • ོAnna Karenina
  • Papatya
  • Ahmet Sinan Yılmaz
  • Dilruba Berber
  • Yıldız Taşdemir
  • Ayse pekcan
  • Superisii
  • Sümeyra Göçer

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%3.6
18-24 Yaş
%21.8
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%23.4
45-54 Yaş
%9.9
55-64 Yaş
%2.3
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%82.8
Erkek
%17.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.6 (76)
9
%22.7 (53)
8
%21.5 (50)
7
%10.7 (25)
6
%6 (14)
5
%3.9 (9)
4
%0.9 (2)
3
%0
2
%0.4 (1)
1
%0.4 (1)

Kitabın sıralamaları