Akşamüstü Yine Hüzün (Toplu Öyküler 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
44
Gösterim
Adı:
Akşamüstü Yine Hüzün
Alt başlık:
Toplu Öyküler 1
Baskı tarihi:
Temmuz 2011
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058839816
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hangar Yayınları
.....Gemiye alınmadan önce bize söylendiği gibi, her gün bir ölüm oluyor. Ama önceden o gün kimin öleceğini bilmiyoruz. Her sabah, gün başlangıcından kısa bir süre sonra, o gün kimin öleceği bir anonsla bildiriliyor. Tahmin edeceğin gibi, en çok heyecan veren zaman parçası bu anonsun yapıldığı an. Anonsla numarası verilen kamaranın kapısı kendiliğinden açılıyor. Kamaradan çıkıp geminin burnuna monte edilmiş, boşluğa uzanan, iki kapaklı tahta setin üstüne yürüyorsun. Ayaklarını, kurşun ağırlıklardan birine bağlı ipin ortasına koyman gerekli. Sonra da güvertedekilere el sallaman gerekiyor. Ya da bu kendiliğinden oluşmuş, belki eski bir yolcunun başlattığı bir vedalaşma biçimi. Ölüm insanı kapakta yerini alıp el sallamaya başladığında hepimiz sessizce ayağa kalkıp ona el sallamaya başlıyoruz. Bu da çok etkileyici bir görüntü. Büyülü bir fotoğraf gibi. Ne yazık neyse ki çok uzun sürmüyor. Beş ya da on saniye içinde kapak açılıyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Gideceğini biliyorum. Yalnızca bir ay var önümüzde. Sonra gidecek. Belki, sen haklısın. İstersen adını koymayalım. Dedim ya, hepsi bir ay işte. Gidecek. Yenerim yüreğimi ben. Merak etme.
Kış geçende bu leylek gendini dışarı verdi. Uçuy, evliğini onariy. Süslüy. Bekliyki gendinin eşisi gelecak. Biliy. Ha bugün geldi. Ha gelecaktır. Gözü semadadır. Keyiflidir ki nasıl anladam. Işte ağalar bu günlerden bir gün idi.
Hamogil ocak yakmıştı ki sabah ekmeğini yapalar. Ocak alev alev yanıydı. Yalımlar göğe çıkıydı ki, gökten bu leylek geldi, gendini ataş üstüne bıraktı. Koştular bunu ataştan aldılar. Ellerinden kurtuldu bir daha bıraktı gendini ataş üstüne. Tüyleri yaniydi zaten. Öldü getti. Göz açıp kapatana kadar. Evin içine bir telaş yürüdü. Herkes birbirine soruydu ki, ne olmuştur. Ne olmuştur ki bu leylek gendini ataşa bırakmıştır. O sıra damdan Hamo'nun sesi gelmiştir. Demiştir ki, ben biliyem. Gelin görün siz de bilin. Koşmuş bakmışızdır ki yuvada iki leylek oturuy. Anlamışızdır. Demişizdir ki, insan da beyle değil midir lo, beyledir.

Tuğrul Çakar, akşam üstü yine hüzün

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akşamüstü Yine Hüzün
Alt başlık:
Toplu Öyküler 1
Baskı tarihi:
Temmuz 2011
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058839816
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hangar Yayınları
.....Gemiye alınmadan önce bize söylendiği gibi, her gün bir ölüm oluyor. Ama önceden o gün kimin öleceğini bilmiyoruz. Her sabah, gün başlangıcından kısa bir süre sonra, o gün kimin öleceği bir anonsla bildiriliyor. Tahmin edeceğin gibi, en çok heyecan veren zaman parçası bu anonsun yapıldığı an. Anonsla numarası verilen kamaranın kapısı kendiliğinden açılıyor. Kamaradan çıkıp geminin burnuna monte edilmiş, boşluğa uzanan, iki kapaklı tahta setin üstüne yürüyorsun. Ayaklarını, kurşun ağırlıklardan birine bağlı ipin ortasına koyman gerekli. Sonra da güvertedekilere el sallaman gerekiyor. Ya da bu kendiliğinden oluşmuş, belki eski bir yolcunun başlattığı bir vedalaşma biçimi. Ölüm insanı kapakta yerini alıp el sallamaya başladığında hepimiz sessizce ayağa kalkıp ona el sallamaya başlıyoruz. Bu da çok etkileyici bir görüntü. Büyülü bir fotoğraf gibi. Ne yazık neyse ki çok uzun sürmüyor. Beş ya da on saniye içinde kapak açılıyor.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • FATMA ASRAV

Kitap istatistikleri