Aktörlük Hakkında Aykırı Düşünceler (Fransız Klasikleri 47)Denis Diderot

·
Okunma
·
Beğeni
·
445
Gösterim
Adı:
Aktörlük Hakkında Aykırı Düşünceler
Alt başlık:
Fransız Klasikleri 47
Baskı tarihi:
1943
Sayfa sayısı:
119
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Paradoxe sur le Comedien
Çeviri:
Sabri Esat Siyavuşgil
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maarif Matbaası
Baskılar:
Aktörlük Üzerine Aykırı Düşünceler
Aktörlük Hakkında Aykırı Düşünceler
Dünyanın en kederli felsefecisi denildiğinde tanınması imkansız ama Diderot denildiğinde de ‘Haaaa Şuu’ tepkisinin verilmesine neden olan büyük adam! Bu tepkiyi nereden mi biliyorum? Bir arkadaşımdan.
Sizlere tanıttığım bu eserde 1943 yılına ait bir basım ve sitemize de bunu ekledim zaten haricen. Bir de benim eski üniversite yani İstanbul Üniversitesinden ve Edebiyat Fakültesi Profesörü ‘Sabri Esat Siyavuşgil’den harika bir çeviri eser.
Kitap tam da adına layık aslında. Kimler kimler yok. Clairon (ki kendisi meşhur bir aktris. Fransız İhtilali ile her şeyini kaybedip sefalet içinde ölenlerden birisi de kendisi), Duquesnoy (Belçika asıllı bir heykeltraş. Kendi eserinden birisi de -adını burada zikredemeyeceğim- link olarak paylaştım), Voltaire’nin eserlerinde de oynayan Henri Louis Kain. Gene Voltaire’nin kendisine hediye ettiği Ecossaise ve tiyatroda yaptığı değişiklerle adını Fransız Tiyatro tarihine yazdıran Louis Leon Felicite de Brancas.
Moliere ile çalışan Michel Boyron ya da nam-ı değer Baron, Gaussem (az evvel sözünü ettiğimiz baronun yeğeni), Matmazel Raucourt, hatıratı da basılan Clairo Rene Mole. Hicivleriyle ve Shakespeare oyunlarıyla tanınan Dev. Garrick ve diğerleri…
https://i.hizliresim.com/2aAqr0.jpg
Kitap 2 adamın konuşması üzerine geçiyor. Birinci adamı zaten anlayacağımız üzere -ki kendisi ayrıca kitabın da yazarı- orada bir sorun yok ama ikinci adamı bir türlü çıkaramadığım da utanç resmen benim gibi hafiye için. :))))))
Böyle bir muhteşem eseri daha tadına doyamadan bitirmek, gerçekten kötü bir his. Bu arada bir önceki paragrafta da kelime oyunu yapmaya çalıştım ama beceremedim. Hadi sizi şu sürprizle baş başa bırakayım. İkinci de Diderot. Zaten burada iki tip sanatçı arasında kendi kişiliğini tartıştığını söylemek de manasız olmaz. Güzel ve doyamadığım bir kitaptı ne diyim ki? Bol keyifli okumalar, mutlu akşamlar dilerim..
Ebru Gökdağ'ın Oyuncunun Akıl ve Duygu Çatışması isimli kitabını okuyordum ve kitapta sık sık Diderot'nun bu eserinden alıntılarla karşılaşınca o kitaba ara verdim ve kütüphanede bulunuyor olmanın avantajıyla aldım bu kitabı elime. Dönemin tiyatro anlayışına aykırı ve sert düşüncelet getiren bir kitapla karşılacağımı biliyordum ama bu kitabın oyunculuk sanatını kökten sorgulamama yol açacağını tahmin etmemiştim doğrusu. Yazar, aktörün sahne üzerinde asla rolü "yaşayamayacağını" illa ki durumunun gerçek hayattan farklı olduğunu anlatıyor. Elbette burada haklı. Ve bu eleştiriyi getirmesindeki sebep dönem itibariyle yavaş yavaş doğalcı oyunculuk anlayışının oturmasıyla birlikte işin bokunun da çıkarılmaya başlanması ve sanattaki gerçeklik ile salt gerçekliğin karıştırılması. Eleştiriyi getirmesindeki sebebi de haklı buluyorum. Lâkin anlayamadığım şey yazarın "doğal oyunculuk"a neden savaş açtığı? Elbette aktörler sahnede birebir o role asla bürünemezler ama rolün kişilik durumuna yaklaşmak için ellerinden geleni yapmalarında bence bir sıkıntı yoktur. Diderot'yu kim kızdırdı bu kadar?
İki konuşmacı var. Bunlardan biri, Diderot'nun kendisi ve ortak dostlarının eseri hakkında yorumu sorulması üzerine o eserden yola çıkarak oyuncunun nasıl olması gerektiğiyle başlayıp, insan karakterine dek tartışıyorlar. Diderot, çoğunluğun aksine; oyuncunun duyarsız olması gerektiğini, ancak bu şekilde zirveye çıkabileceğini savunarak bu yönde birçok argüman ileri sürüyor. Aykırı olan da bu zira "Bunu sokakta söylesem beni taşlarlar," diye ekliyor.
Derler ki, akıllıların aklını başından alan aşk, akılsızları akıllı yapar; yani başka bir deyişle, aşk, kimilerini duyarlı ve sersem, kimilerini de soğukkanlı ve girişken kılar.
Düşünceme kılık değistirtmektense susmak daha kolay olur benim için.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aktörlük Hakkında Aykırı Düşünceler
Alt başlık:
Fransız Klasikleri 47
Baskı tarihi:
1943
Sayfa sayısı:
119
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Paradoxe sur le Comedien
Çeviri:
Sabri Esat Siyavuşgil
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maarif Matbaası
Baskılar:
Aktörlük Üzerine Aykırı Düşünceler
Aktörlük Hakkında Aykırı Düşünceler

Kitabı okuyanlar 17 okur

  • Sadık Kocak

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%14.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0