Aktüel Arkeoloji - Sayı 72 (Yollar ve İzler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
12
Gösterim
Adı:
Aktüel Arkeoloji - Sayı 72
Alt başlık:
Yollar ve İzler
Baskı tarihi:
Ocak 2020
Sayfa sayısı:
84
Format:
Karton kapak
ISBN:
9771307575003
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aktüel Arkeoloji Basın Yayıncılık
Artık görmezden gelinemeyecek, yok sayılamayacak ya da tek bir örnek diye bir kenara koyamayacağımız birçok olay ile her gün karşı karşıya kalıyoruz.

Bu olaylar o kadar hızlı yaşanıyor ve bir yenisi ile yer değiştiriyor ki düşünecek fırsat bile bulamıyoruz. Tüm olan biteni bir araya getirip anlam çıkarmak zorlaştıkça herşeyi zamanla gündelik yaşamın içinde anlamsızlaşıp unutuluyor ve bir yenisi ile devam ediyoruz.

Günümüzde hatalar, sorunlar tekil örnekler olarak ele alınamayacak kadar çoğalmış görünüyor. Hatalar genelleşmiş, normalleşmiş ve önemsizleşerek görmezden gelinmeye başlanmış. Bu durum tek başına sosyolojik değil, toplumsal psikolojik bir sorun haline gelmeye başlamış görünüyor.

Tek bir olaydan yola çıkarak bir olguyu tanımlamak ve bir toplumu anlamak oldukça zor. Benzer tekil olaylar çoğalıp genelleştikçe olgular zamanla biçimini alır, bir anlam kazanır ve sonuç olarak toplumu tanımlaya yetecek kavramlar ortaya çıkmaya başlar. Bu çok uzun bir süreçtir. Çünkü olaylar arasındaki benzerlik zamanla belirginleşerek yargı derinliği oluşur. Türkiye’de son yıllarda, hatta son aylarda, haftalarda ve günlerde birbirini takip eden birçok anormallik normalleşmiş gibi görünüyor.

Dipsiz Göl örneği bunun güzel bir örneği, sizi yanıltmasın, özel bir örnek değil. Toplumun, kurumların, ortak yaşam kültürünün içinde hergün önümüze çıkan onlarca örnekten sadece biri. Tek farkı, toplumun bir kısmının doğaya karşı yapılan saldırılara karşı duyarlı olmasından dolayı konunun sosyal medya ve basında güncel kalması. Tepkiler olmasa Dipsiz Göl’ün yok edilmesi çoktan unutulmuştu.

12 bin yıllık bir Buzul Çağı gölü, sadece Türkiye’ye bu coğrafyanın insanlarına ait değil, aynı zamanda insanlığın ortak mirası. Bugün dünya üzerinde var olan tüm toplumlardan, devletlerden ve uygarlıklardan çok daha önce vardı. Sonra bu meşhur yargı derinliği ortaya çıktı: sorumsuz, değersiz ve aidiyetsiz. Benzer birçok grup gibi birkaç insan elinde, tüm resmi kanallardan yasal izinler alınarak, kamu görevlilerinin gözü önünde yok edildi. Tüm bu yaşananlar NORMAL mi görünüyor? Bir gölü ya da bir arkeolojik alanı yok etmek hangi yasal, ahlaki ve toplumsal normlar ile açıklanabilir ki?

Bir gölün yok olmasına “izin vermek”- bunun maalesef yasal dayanakları da var ve henüz o dayanakları ortadan kaldıracak toplumsal bir gelişme ve uygarlaşma belirtisi yok- sonrasında bunu düzeltmek için sayısız açıklama yapmak... Yine bizim vergilerimizle finanse edilecek, hesabını bile yapamayacağımız milyonlar, bir gölü fiziken geri getirse bile fikren toplumun belleğinde, kültüründe, yargısında açılmış derin yarayı iyileştiremeyecek. Dipsiz Göl’ü, Hasankeyf’ten, su altında kalan onlarca höyükten, dinamitlenen Frig Kaya Anıtlarından, üzerine kurşun yağdırılan kaya kabartmalarından, maden aramak için yok edilen kaya resimlerinden, hergün defineciler tarafından tahrip edilen yüzlerce kalıntıdan nasıl ayrı düşünebileceğiz? Yaşanan her bir felaketi “bir Türkiye klasiği” diyerek kanıksamaya devam mı edeceğiz?

Bu yaşanan ne ilk ne de son örnek. Kaybedilen ise sadece bir toplumun ortak kültürel, arkeolojik ya da doğal mirası değil aynı zamanda toplumun birlikte yaşama değerleri ve geleceğidir.
84 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Derginin okuduğum ilk sayısıydı ve bundan sonra da kesinlikle takipçisi olacağım!

İlkçağ tarihine ve uygarlıklarına meraklı biri olarak bir arkeoloji dergisi takip etmeye karar vermiş ve Aktüel Arkeoloji dergisini satın almıştım, çok da iyi yapmışım.

Aktüel Arkeolojinin bu sayısında antik yollar işlenmiş. Nasıl yürüyerek ya da bisikletle seyahat edinilebileceği, tarihi alanların keşfedilebileceği kısa ve öz şekilde bizlere aktarılmış.

Ülkemizde bu kadar çok dünya mirası bulunması mükemmel bir şey. Aktüel Arkeoloji ekibi de bu duruma dikkat çekmiş ve sayfalarında kültürel mirasın korunması hakkında duyarlılık göstermiş. Bu hassasiyetlerinden dolayı takdiri hak ettiklerini düşünüyorum. Zaten dergide ki yazılara usta arkeolog ve hocaların mürekkebinin değdiğini okurken çok net hissediyorsunuz.

Değinmek istediğim bir başka nokta ise fotoğraflar! Dergiye öyle güzel fotoğraflar eklemişler ki... Kendimi ege sahillerinde hissettiğim, sessiz bir köyde konakladığım, güzel bir köy kahvaltısı ettiğim anlarda bulduğum oldu. Öyle güzel aldım o hissiyatı. :)

Okuyalım ve okutalım arkadaşlar!
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aktüel Arkeoloji - Sayı 72
Alt başlık:
Yollar ve İzler
Baskı tarihi:
Ocak 2020
Sayfa sayısı:
84
Format:
Karton kapak
ISBN:
9771307575003
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aktüel Arkeoloji Basın Yayıncılık
Artık görmezden gelinemeyecek, yok sayılamayacak ya da tek bir örnek diye bir kenara koyamayacağımız birçok olay ile her gün karşı karşıya kalıyoruz.

Bu olaylar o kadar hızlı yaşanıyor ve bir yenisi ile yer değiştiriyor ki düşünecek fırsat bile bulamıyoruz. Tüm olan biteni bir araya getirip anlam çıkarmak zorlaştıkça herşeyi zamanla gündelik yaşamın içinde anlamsızlaşıp unutuluyor ve bir yenisi ile devam ediyoruz.

Günümüzde hatalar, sorunlar tekil örnekler olarak ele alınamayacak kadar çoğalmış görünüyor. Hatalar genelleşmiş, normalleşmiş ve önemsizleşerek görmezden gelinmeye başlanmış. Bu durum tek başına sosyolojik değil, toplumsal psikolojik bir sorun haline gelmeye başlamış görünüyor.

Tek bir olaydan yola çıkarak bir olguyu tanımlamak ve bir toplumu anlamak oldukça zor. Benzer tekil olaylar çoğalıp genelleştikçe olgular zamanla biçimini alır, bir anlam kazanır ve sonuç olarak toplumu tanımlaya yetecek kavramlar ortaya çıkmaya başlar. Bu çok uzun bir süreçtir. Çünkü olaylar arasındaki benzerlik zamanla belirginleşerek yargı derinliği oluşur. Türkiye’de son yıllarda, hatta son aylarda, haftalarda ve günlerde birbirini takip eden birçok anormallik normalleşmiş gibi görünüyor.

Dipsiz Göl örneği bunun güzel bir örneği, sizi yanıltmasın, özel bir örnek değil. Toplumun, kurumların, ortak yaşam kültürünün içinde hergün önümüze çıkan onlarca örnekten sadece biri. Tek farkı, toplumun bir kısmının doğaya karşı yapılan saldırılara karşı duyarlı olmasından dolayı konunun sosyal medya ve basında güncel kalması. Tepkiler olmasa Dipsiz Göl’ün yok edilmesi çoktan unutulmuştu.

12 bin yıllık bir Buzul Çağı gölü, sadece Türkiye’ye bu coğrafyanın insanlarına ait değil, aynı zamanda insanlığın ortak mirası. Bugün dünya üzerinde var olan tüm toplumlardan, devletlerden ve uygarlıklardan çok daha önce vardı. Sonra bu meşhur yargı derinliği ortaya çıktı: sorumsuz, değersiz ve aidiyetsiz. Benzer birçok grup gibi birkaç insan elinde, tüm resmi kanallardan yasal izinler alınarak, kamu görevlilerinin gözü önünde yok edildi. Tüm bu yaşananlar NORMAL mi görünüyor? Bir gölü ya da bir arkeolojik alanı yok etmek hangi yasal, ahlaki ve toplumsal normlar ile açıklanabilir ki?

Bir gölün yok olmasına “izin vermek”- bunun maalesef yasal dayanakları da var ve henüz o dayanakları ortadan kaldıracak toplumsal bir gelişme ve uygarlaşma belirtisi yok- sonrasında bunu düzeltmek için sayısız açıklama yapmak... Yine bizim vergilerimizle finanse edilecek, hesabını bile yapamayacağımız milyonlar, bir gölü fiziken geri getirse bile fikren toplumun belleğinde, kültüründe, yargısında açılmış derin yarayı iyileştiremeyecek. Dipsiz Göl’ü, Hasankeyf’ten, su altında kalan onlarca höyükten, dinamitlenen Frig Kaya Anıtlarından, üzerine kurşun yağdırılan kaya kabartmalarından, maden aramak için yok edilen kaya resimlerinden, hergün defineciler tarafından tahrip edilen yüzlerce kalıntıdan nasıl ayrı düşünebileceğiz? Yaşanan her bir felaketi “bir Türkiye klasiği” diyerek kanıksamaya devam mı edeceğiz?

Bu yaşanan ne ilk ne de son örnek. Kaybedilen ise sadece bir toplumun ortak kültürel, arkeolojik ya da doğal mirası değil aynı zamanda toplumun birlikte yaşama değerleri ve geleceğidir.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Ali Ünal
  • Baran Can Akdere

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0