Akvaryum Fırtınası

·
Okunma
·
Beğeni
·
88
Gösterim
Adı:
Akvaryum Fırtınası
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
102
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052021798
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Pencereden uzaklaşalım,” dedi. Perdeleri çekip evini ve kendilerini görünmez kılınca tuhaf bir şekilde güvende olduklarını hissetti. Oysa tam rahatlamışken gökyüzü çatlıyor gibi bir gürleme yayıldı şehrin üstüne. Min, Tili’ye sarılıp “Korkuyorum,” dedi. Keşke o da bunu söyleyebilseydi. Sadece korkuyor olduğunu dile getirebilseydi çekinmeden ve bunun sonuçlarını düşünmeden. “Az sonra diner,” dedi inanmadığı hâlde. “Nereden biliyorsun?” diye karşılık verdi Min. Bilmiyordu tabii. Öyle olmasını umut ediyordu yalnızca.Bir çocukla aynı odada olmak yaşadığınız dünyadan daha büyük bir dünyada nefes almak demektir. Çocuk bakışıyla yenilenen ve genişleyen bir dünya Naime Erkovan’ın “Akvaryum Fırtınası.” Dingin bir üslupla nasıl sarsıcı olunabileceğini gösteriyor Erkovan. Bu öyle bir fırtına ki sendeleseniz de kârlı çıkıyorsunuz sonunda. Zira savrulduğunuz yer kendi masumiyetiniz oluyor: Çocukluğunuz.
102 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Sizleri Tili İle Min’in küçük dünyasına davet ediyorum.

Naime Erkovan (Yazar, editör ve çevirmen) hakkında kısa bir bilgiyle başlamak isterim. Naime Erkovan, öykü konusunda benim örnek almaya çalıştığım, kurgu, sadelik ve etkili anlatım konusunda çok beğendiğim bir yazar. Öykünün çok farklı teknikleriyle ustalıkla denemeler yapabiliyor ve asıl başarılı olduğu alan gerçeküstü öyküleri. Gerçeküstü öyküler anlatırken bunu hiç zorlamadan akıcı ve sade bir dille yapabiliyor.

Naime Erkovan’ın şimdiye kadar yayınlanan 6 kitabını kronolojik olarak okudum. İlk kitabı “Beşinci Düğme”yi çok beğenmiştim. Burada çok beğendiğim bir çok hikaye vardı. Özellikle “Adım Yok” hikâyesi çok iyiydi ve sürekli aklımda dolanmaya devam ediyor. Bundan sonraki kitabı “Soğuk Taht”ta tematik bütünlük içinde bir hikâye sunar okurlarına. Gerçeküstü ve yine duru bir anlatımla mesajlarını verir. Kral her kapıdan döndükçe okuru farklı farklı sorgulamalara götürür. “Asılsız Hikayeler” de ise öykünün bütün tekniklerini bir araya getirerek ustalık ortaya koyar. Kitabın sonunda bu öykülerin hangi tekniklerle yazıldığını anlatarak okura ufuk açıcı bir prospektüs sunar. Ay ve Güneş Kumpanyası ‘yla tekrar gerçeküstüne döner. Ve bir sonraki kitabı Olay Berlin'de Geçiyor la Yazarlar Birliği tarafından 2017 yılında öykü dalında ödüle layık görülür.

Bu kitabında ise yine tematik bir bütünlük içinde Tini ile Min’in küçük dünyasının kapısını bizlere açıyor. Bir çocuğu izlemenin ne kadar öğretici olduğunu kazıyor belleklere. Zamanının çoğunu penceresinden bakarak geçiren Tülin’in (Çocukcası Tin!) hayatına bir çocuğun girmesiyle başlıyor hikâyemiz. Çocuk enerjisi, hayal gücü ve güçlü duruşuyla Tin’i alt üst eder. Çocukluğundan bugüne kadar tüm duruşunu sorgulatır. Min’in yaptığı resimlere bakar. Kocaman ağızlarıyla gülen çocuklar vardır, yaptığı resimlerde. Küçükken hiç gülen çocuk resmi yaptığını bile hatırlamaz. Büyüyünce gülmeyi unuttuğu gibi.

Arzu Kadumi, kitabın adı hakkında yazdığı yorumunda “Akvaryumda kopan fırtınadan habersiz yetişkinler için yazılmıştır belki” diyerek bizleri de bu dünyaya davet eder aslında. Bir çocuğun saf ve basit dünyası bir büyük için bu kadar çok anlam ifade edebilir mi? Edebilir, hatta sarsabilir bile. Belki tüm çocukluğunu ve bugününü baştan yazmaya kalkabilir. Öğreten kim, öğrenen kim belli olmaz!
Çocuk önyargıyı ve tecrübeyi henüz öğrenememiş haliyle bizim öğretmemize muhtaç gibi görünürken, bu hikâye ters bir yöne bakmamızı sağlıyor. Hayır, çocuk o kocaman dünyası ve sınırsız güçleriyle bize öğretebilecek kadar büyüktür aslında. Çünkü biz, yıpranmışlığımızla ve görülmemesi gerekenleri görmüşlüğümüzle, doğallığımızdan uzaklaşmış ve savunmaya geçmişizdir. Artık daha fazla darbe yemeden kendimizi koruma güdüsü bizi çocukluğun o büyülü dünyasından uzaklaştırmıştır. Kurmuş olduğumuz güvenli bölgeden dışarıyı izliyoruz belki de! Olgun bir insan olarak bu savunma çok mantıklı bir duruşu ifade etse bile, uzaktan bakıldığında komik görünüyor olabiliriz!

Bir dönem çok popüler olan bir dizide, bir psikolog gelen her hastası için “Çocukluğuna inmek lazım” derdi. Bu ifade olumlu yönüyle bize çocukluğa gitme farkındalığı kazandırsa da, belki kavramın içini boşaltıp klişe haline getirmesi ile zararı dokunmuştur diye düşünüyorum. Çünkü gerçekten herkesin çocukluğuna inmek gerektiğine bugün daha fazla inanıyorum. Herkesin içinde bir şekilde yaşanamayan, eksik kalan, belki fazla gelen, o saf dünyasına silinemeyecek şekilde kazınan hikâyeler var.

Bu hikâyelere küçük bir çocuğun gözünden tekrar bakabilmeniz için sizi bu akvaryuma davet ediyorum. Küçük bir çocuk burada bir fırtına başlatabilir. Sorgulatan, gülümseten, sizi kendinize getiren bir fırtına. Belki siz de kurmuş olduğunuz dünyanızdan dışarı çıkabilmek için küçük bir öğretmene ihtiyaç duyabilirsiniz.

Kitabın girişindeki Ali Ural’dan yapılan alıntı kitabın özeti gibiydi aslında.
#45253563

Yine Arzu Kadumi’den bir alıntıyla son vermek istiyorum “Bir kitabı okuduğunuzda artık hiç okumamış gibi değilsinizdir.”

Keyifli okumalar diliyorum :)
Fakat bunlardan daha tuhaf bir şey olmuştu yeryüzünde. Aniden ortaya çıkan ve akıl almaz bir biçimde yayılarak bütün yerküreyi ele geçiren bir tuhaflıktı bu. Gülmeyi unutmuştu insanlar.
“Tam konuşmaya niyetlenmişken vazgeçti fikrinden. Bu fikirler ona aitti. Onları başkasına aşılarsa o kişi içinden geldiği gibi davranamazdı.”
Naime Erkovan
Sayfa 27 - Şule Yayınları
... güvenmenin sandığından kolay bir şey olabileceğini hissetti Tili. Kısa sürdü bu his ama varlığını duyurmuştu sonunda ve bu güzeldi.
Naime Erkovan
Sayfa 45 - Şule Yayınları
"Bu yol keşke toprak olsa Tili," dedi sıkıcı asfaltta yürürken.
"Neden?" diye sordu.
"Çünkü o zaman izimizi bırakabilirdik."
Naime Erkovan
Sayfa 101 - Şule Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akvaryum Fırtınası
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
102
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052021798
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Pencereden uzaklaşalım,” dedi. Perdeleri çekip evini ve kendilerini görünmez kılınca tuhaf bir şekilde güvende olduklarını hissetti. Oysa tam rahatlamışken gökyüzü çatlıyor gibi bir gürleme yayıldı şehrin üstüne. Min, Tili’ye sarılıp “Korkuyorum,” dedi. Keşke o da bunu söyleyebilseydi. Sadece korkuyor olduğunu dile getirebilseydi çekinmeden ve bunun sonuçlarını düşünmeden. “Az sonra diner,” dedi inanmadığı hâlde. “Nereden biliyorsun?” diye karşılık verdi Min. Bilmiyordu tabii. Öyle olmasını umut ediyordu yalnızca.Bir çocukla aynı odada olmak yaşadığınız dünyadan daha büyük bir dünyada nefes almak demektir. Çocuk bakışıyla yenilenen ve genişleyen bir dünya Naime Erkovan’ın “Akvaryum Fırtınası.” Dingin bir üslupla nasıl sarsıcı olunabileceğini gösteriyor Erkovan. Bu öyle bir fırtına ki sendeleseniz de kârlı çıkıyorsunuz sonunda. Zira savrulduğunuz yer kendi masumiyetiniz oluyor: Çocukluğunuz.

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • Sena demir
  • Gmz-Şhn
  • N.E.A 'nın Kütüphanesi
  • Ceren Akbulat
  • Esma ÇETİN
  • N. E. A.
  • hikayembu
  • Burak
  • Betül Bildik
  • Resul Bulama

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (3)
9
%50 (3)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0