Akvaryumda Ölü Bir BalıkMürselin Kurt

·
Okunma
·
Beğeni
·
473
Gösterim
Adı:
Akvaryumda Ölü Bir Balık
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755396545
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Mürselin Kurt ikinci romanı "Akvaryumda Ölü Bir Balık"ta bir aile dramını işliyor. Gündelik hayat içinde sıradan ve olağan deyip geçilecek bir olay gibi başlıyor hikaye. Bacağı kırılan genç bir kadın, kardeşine yardım etmeye gelen ablası, kardeşler arasındaki gerilim, mutsuz evlilikler, anneler, babalar, çocuklar... Mürselin Kurt ayrıntılara odaklanmış bir mercekle yaklaşıyor bu sıradan aile karmaşasına. Ayrıntılara eğildikçe üstünde durmadığımız ilişkilerin karanlık yüzünü soyuyor, bulanık resimleri aydınlatıyor, sızıya yol açan ince ve derin yaraları gözlüyor. Üstelik çok ince bir üslupla yapyor bunu. Kısacık br dokunuşla çevre, sesler, duyumlar, imajlar kahramanların bilincinden bağımsız, kendi gerçeklikleri içinde sökün ediyorlar; sonra geri çekiliş ve hayatın işleyişi geliyor. Her şey bittiğinde yakıcı bir hesaplaşma kalıyor geride; "İkinci cildin son sayfasını da okuyup kapağını kapadığım gün neredeyse bayılacak kadar büyük bir şok içindeydim. Sebebi okuduklarım değil, okuduklarımın ardına gizlenmiş bir zavallı kişilikti ve bu kişilikte acınası bir biçimde kendimi görüyordum. Keşke bunu büyük bedeller ödemeden önce görebilseydim..."
Okumamın üzerinden hayli zaman geçmişken bir Murathan Mungan kitabındaki bir hikayede aklıma düşüverdi bu abla-kardeş hikâyesi. İnsanın içini sızlatan, kendini sorgulatan bir hikâye. Gerçekten en yakınımız dediğimiz insanları ne kadar tanıyoruz? Aramıza mesafeler girince kopuyor mu kardeşlik bağı? "Aramızda kaç kilometre olursa olsun, ellerini hep omzumda hissediyorum" demiştim ablama uzaktan uzağa kutladığım bir doğum gününde. Öyle miydi sahiden? Aynı evi, aynı odayı paylaşırken de birbirinden bambaşka hayatlar kurduğumuzda da aynı insan oluyor mu? Ne kadar aksini iddia etsek de kendi hayatlarımıza dalıp gidince ne kadar ilgilenebiliyoruz canımızdan fazla kıymet verdiklerimiz ile? Sözde mi kalıyor hepsi? Günün birinde yüzümüze vurmak için pusuda mı bekliyorlar?
Mutlu ve Sumru iki kız kardeş, bir de küçük erkek kardeşleri var. Sumru psikologken Mutlu da bir ameliyathane hemşiresidir. Bir gün Mutlu'nun geçirdiği bir kaza sonucu bacağı kırılır ve ablasıda ona refakat etmeye başlar. Bir haftalık bir süreçte aralarında yaşanan olayları ve konuşmaları okuyoruz kitapta. Belki ömürleri boyunca hiç konuşmadıkları kadar konuşup bazı noktalarda birbirlerine açılıyorlar zira Mutlu'nun pek de rayında olmayan bir evliliği söz konusu. Bazen çocukluklarına atıfta bulunan Sumru bazen de iç dünyasına yaptığı yolculuklarını yansıtıyor bize.
Sumru'nun psikolog olup asla empati yapamaması, karşısındakini anlayamaması beni çok rahatsız etti. Kitap dil açısından okutturucu olsa da iki belirgin karakter de düşüncelerime aykırı olduğu için sevemedim. Ancak yeni bir yazar keşfetmiş olmak ve bu kadar basit bir konuyu 120 sayfa boyunca okutturmayı başarmasını görmek beni sevindirdi.
Konusu güzel diyebilirim ama yazarın üslubunu beğenmedim. Bazı yerleri neredeyse ilkokul kompozisyonları gibi yazmış, rahatsız ediciydi.
Ek olarak yazarın ilk romanıymış.
Tanrıdan ilk kez su gibi, ekmek gibi yalın ve anlaşılır bir şey istediğimi hatırlıyorum: Kardeşler ablalarından önce ölmemeli...
Erkekler kadınlığın bu basit kuralını kavrayamıyorlardı, biz ara sıra babalarımızın küçük kızları olduğumuzu hatırlamak istiyorduk ama payımıza hep anneliğin keskin sorumluluğu düşüyordu.
Mürselin Kurt
Sayfa 43 - Ayrıntı Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akvaryumda Ölü Bir Balık
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755396545
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Mürselin Kurt ikinci romanı "Akvaryumda Ölü Bir Balık"ta bir aile dramını işliyor. Gündelik hayat içinde sıradan ve olağan deyip geçilecek bir olay gibi başlıyor hikaye. Bacağı kırılan genç bir kadın, kardeşine yardım etmeye gelen ablası, kardeşler arasındaki gerilim, mutsuz evlilikler, anneler, babalar, çocuklar... Mürselin Kurt ayrıntılara odaklanmış bir mercekle yaklaşıyor bu sıradan aile karmaşasına. Ayrıntılara eğildikçe üstünde durmadığımız ilişkilerin karanlık yüzünü soyuyor, bulanık resimleri aydınlatıyor, sızıya yol açan ince ve derin yaraları gözlüyor. Üstelik çok ince bir üslupla yapyor bunu. Kısacık br dokunuşla çevre, sesler, duyumlar, imajlar kahramanların bilincinden bağımsız, kendi gerçeklikleri içinde sökün ediyorlar; sonra geri çekiliş ve hayatın işleyişi geliyor. Her şey bittiğinde yakıcı bir hesaplaşma kalıyor geride; "İkinci cildin son sayfasını da okuyup kapağını kapadığım gün neredeyse bayılacak kadar büyük bir şok içindeydim. Sebebi okuduklarım değil, okuduklarımın ardına gizlenmiş bir zavallı kişilikti ve bu kişilikte acınası bir biçimde kendimi görüyordum. Keşke bunu büyük bedeller ödemeden önce görebilseydim..."

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • Furkan Varol
  • Sema Uslu
  • Büşra Nur Aksu
  • Şura Leyla Çakar
  • Dilara Hacıfazlıoğlu
  • Eren Çiftlikli
  • Ayşegül
  • zehra
  • Meltek
  • Faithless

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%50 (2)
6
%25 (1)
5
%0
4
%25 (1)
3
%0
2
%0
1
%0