Al Sana Bahar

·
Okunma
·
Beğeni
·
412
Gösterim
Adı:
Al Sana Bahar
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053110880
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Aralık 2010'da Tunus ve hemen peşinden Mısır'dan esen rüzgâra hemen ad aranmaya başlandı. Batılılar buna "Arap Baharı" dedi. Herkes heyecanlandı. Demokrasi ve özgürlüğe susamış Ortadoğu halkları sevindi. Bölgesel ve uluslararası medya müthiş bir görev üstlendi. Milyonlarca yalan üretildi. Çağdışı, ilkel ve bağnaz Suudi yönetimi ve yandaşı Körfez ülkeleri "Ortadoğu'da demokrasi ve özgürlük" için milyarlarca dolar dağıttı. Hüsnü Mahalli hemen "Ortada iğrenç bir oyun var. Bu bahar halklardan yana değil ve olamaz!" dedi. Ocak 2012'de "Ortadoğu'da Kanlı Bahar" kitabını yazdı ve tüm gerçekleri anlattı. Ocak 2014'te "Diren Suriye" kitabı ile Suriye merkezli tüm gelişmelere ışık tuttu ve hepimizi bekleyen tehlikelere dikkat çekti. Bahar'ın 5. yılında Mahalli "Al sana bahar!" diyor. 5 yılda Suriye, Irak, Libya, Tunus, Mısır, Lübnan, Yemen ve tüm bölgede olup biten her şeyi yazdı. Emperyalist ülke ve güçlerin bölgesel işbirlikçileriyle iğrenç tezgâhlarını. Din adına öldürülen insanları, yıkılan ülkeleri ve acı çeken milyonları. Ama daha önemlisi dünyanın dört bir yanından Türkiye'ye gelerek Suriye'ye giren IŞİD, Nusra ve benzeri örgütlerin ruh hastası, sapık ve manyak katillerini. Ve onlara destek veren, yardım eden, seven, dayanışma içinde olan ve duygusal bağla bağlanan milyonlarca cahil "radikal İslamcı" insanımızı. AKP olmasaydı bunların hiçbiri olmayacaktı.
(Tanıtım Bülteninden)
304 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
Hüsnü Mahalli'nin bu kitabı 2012'de yayımlanan Ortadoğu'da Kanlı Bahar ve 2014'te yayımlanan Diren Suriye adlı kitaplarının karışımından oluşmaktadır. Başından geçenlerle birlikte bizlere 'bahar' diye yutturulmaya çalışılan 'kara kışı', tüm çirkin yüzüyle anlatmaya çalışıyor. Doğru söyleyenin dokuz köyden kovulması gibi, doğruları haberleştiren kişiler de medyadan dışlanır (dışlandı). Bu kitap 2016 yılında yayımlandı; ben 2019 yılında okudum ve hala televizyonlara 'kerameti kendinden menkul' bir takım zevatı çıkartıp bunlardan çözüm önerileri alınmaya devam ediyor. Yabancı ajansların servis ettiği bilgilerden başka bir şey bilmeyen onları tekrarlamakla görevli bu (medya mensubu ve uzman kılıklılar) kişilerin anlattıkları da bir tükürük mesafesin uzağına gitmiyor. Televizyonlarda tartışma programları adı altında her şeyleri hep birilerinin bildiği zevat korosu "aynı nakarat hep aynı nakarat" diye diye uzarlar. Peki 2011'den beri çözümün neresindeyiz? Ya da çözümün kelime anlamından çıkartıp, pratikte neredeyiz?

Geriye baktığımızda Suriye bataklığı sorumluları kimler? Şu an terör bataklığına dönen bu coğrafyada Türkiye ne yapıyor? Esad hala iktidarda olduğuna göre ortada bir yanlışlık yok mu? Daha önce Suriye ile vizeler, sınırlar kalkıp, ortak bakanlar kurulu toplantısı yapacak konuma gelinmişken ve ayrıca ticaret şahlanmışken aynı Esad bir an da nasıl ve kimler yüzünden Esed oldu? Tükiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğünden kastettiği durum nedir? Şu an ki sorunun kaynağı Suriye'de Esad yönetimi mi yoksa ABD - İsrail - S. Arabistan şer üçgeni mi?

Hüsnü Mahalli 2010 yılından beri bu coğrafyada oynanan oyunları yazmayı sürdürürken, birileri de 'halifelik', 'abilik' sevdasıyla yanlış hesaplar peşinde koşmaya devam ediyor. Ve yanlış hesaplar hem Bağdat'tan hem de Şam'dan döndü. Olan bize ve Suriye halkına olurken, ABD ve Rusya ekonomik kazançlarını en üst seviyeye çıkarttı. O yüzden Hüsnü Mahalli, 'Al Sana Bahar' ile pis, kanlı, kokmuş baharı yutturmaya çalışanları deşifre edip, oyunu bozmaya çalışarak, vatandaşları uyarıyor. Ama 'ana akım medya' dedikleri 'işbirlikçi' medya içinde düşüncelerini açıklaması istenmez; yasaklıdır, sansürlüdür.

2020'den geriye baktığımızda Hüsnü Mahalli hala doğruları ve gerçekleri söylemeye devam ediyor. Ortadoğu ülkelerini, yöneticilerini ve liderlerini tanımak için bire bir kitap. Gerçek anlamda Suriye'de ne olduğunu anlamak istiyorsanız, bu konuda okunacak önemli kitaplardan biridir. Gazeteci olduğundan dolayı gazete köşelerinden kitap sayfaları haline getirilmiş kitabın okunmasını tavsiye ederim.

Hüsnü Mahalli, o bölgeyi, dili, kültürü, siyaseti, tarihini iyi bilen ve kendi görüşleriyle de bunları harmanlayan bir kişi olarak, sağa sola sapmadan doğrudan zamanın içinden yapılan tespitleri günümüze bile ışık tutmaya devam ediyor. Bu coğrafyanın makus talihi, emperyal devletlerin 'küçük adamları' (#62809933) yüzünden bu halde. Artık uyanma vakti gelmedi mi?

Bu kitabı 14 - 19 Aralık 2019 tarihleri arasında okuyup inceleme yazısı ise 24 Şubat 2020 tarihinde 1000Kitap sitesine eklenmiştir.
304 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hani bugünlerde Suriye haberleri ile yatıp Suriye haberleri ile kalkıyoruz ya, işte bu kitap Suriye konusunda ufuk açıcı bir kitap. Sadece Suriye konusunda değil, "Arap Baharı" nedir, senaryosu, aktörleri, figüranları kimlerdir? IŞİD-NUSRA-ÖSO-MÜSLÜMAN KARDEŞLER-PKK/PYD konularında da oldukça bilgilendirici bir kitap. Hüsnü Mahalli Suriye doğumlu bir kişi, bölgeye ve olaylara hakim bir gazeteci. Dolayısıyla yaşanan olayları anlamada bize katkı sağlayabilecek konumda. En azından farklı bir bakış açısıyla Orta Doğu'da dün neler olmuş, bugün neler oluyor sorusuna cevap arayanlara ışık tutabilecek bir yazar. Bence okunmalı...
304 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Hüsnü Mahalli Suriyeli bir gazeteci, yazar ve araştırmacı , Arap Baharı olarak adlandırılan Ortadoğu haritasının yeniden şekillendirilmesi sürecini ve ülkemize etkilerini çok sade ve etkili anlatmış. Keşke her bahar insanlara mutluluk ve barış getirse. Ancak Arap Baharı süreci kitapta da anlatıldığı gibi parçala, böl ve yönet taktiği ile demokrasi ihraç etmek isterken yerine kan ,gözyaşı ve bolca acı ihraç etmiş. Kitabı okuyunca İşid,Nusra gibi terör örgütlerinin doğuşu ve destekçilerini , ülkemizde son dönem artan terör olaylarının nedenlerini çok daha iyi anlıyorsunuz. Gerçekler maalesef acı. Ortadoğu batağına nasıl saplandık sorusunun cevabını oldukça yalın ve anlaşılır anlatmış.
304 syf.
Ortadoğu konusunda uzman olan yazarın bu kitabında "ARAP BAHARI" adı ile bölge insanına yutturulan ve binlerce bölge insanının savaşlar ve iç karışıklıklar nedenleri ile hayatını kaybettiği, göç ettiği, acı çektiği dönemi ülke ülke inceleyerek tarihe ışık tutuyor. Suriye'li sığınmacı belasını da başımıza saran bir stratejik senaryonun yapı taşlarını açıklıyor.. Son derece güzel bir anlatımla konular inceleniyor ve uygulanan senaryo açığa vuruluyor..
304 syf.
·Puan vermedi
Arap baharının başlangıcından günümüze kadar tüm gelişmeler anlatılmış. biraz olsun haberi takip edenler için çok güzel bir kaynak. güncel gelişmeleri takip etmeyi sevenler için öneririm. bir de makaleler olduğu için roman değil.
304 syf.
Libya dan Tunus a Mısır dan Suriye'ye Ortaasya daki kaosa neden olan emperyallerin kirli amaçlarını ,Türkiye'nin maalesef bu bahar adı verilen kanlı oyunun bir oyuncusu olduğunu tüm gerçekliğiyle anlatıyor.Yakın tarihe ışık tutan bir kitap...
O kadar gaza geldiler ki Suudi Baş Müftüsü Abdülaziz El-Şeyh “Acıkan erkekler ölmemek için eşlerini yiyebilirler” fetvasını verdi. Ona göre “kadınlar erkeğin özel malı olduğu için kocalar istedikleri her şeyi yapabilir”.
Hüsnü Mahalli
Sayfa 257 - 10. Baskı Nisan 2016
Örneğin 12-13 yaşlarında evlendirilen ve hemen hamile kalan kadınların yüzde 85’i hamilelik döneminde hiçbir şekilde hastaneye gitmiyor.
Hüsnü Mahalli
Sayfa 73 - 10. Baskı Nisan 2016
Sovyetlerin Afganistan’ı işgal etmesini (1979) fırsat bilen CIA Suudi vatandaşı Bin Ladin’e “Gel bize yardım et” dedi. Önceden beyni yıkanmış olan Bin Ladin kendisi gibi beyni yıkanmışları ya da beyinsizleri toplayarak Afganistan’ın yolunu tuttu.
Hüsnü Mahalli
Sayfa 194 - 10. Baskı Nisan 2016
Oysa Suriye’de Müslim ve PYD’ye özerkliği fazla bulan AKP hükümeti Barzani’ye devlet başkanı muamelesi yapıyor ve federal İrak Kürt bölgesine Kürdistan diyordu.
Hüsnü Mahalli
Sayfa 228 - 10. Baskı Nisan 2016
90 yıldır Ortadoğu coğrafyasından uzak kalan ancak “Arap Baharı” ile birlikte ortaya çıkıp “Bu coğrafyanın patronu yani halife ve sultanı benim!” diyen Ankara doğal olarak hiç kimseden kabul görmedi ve görmeyecektir.
Hüsnü Mahalli
Sayfa 207 - 10. Baskı Nisan 2016
Suriye Devleti 100 ülke tarafından desteklenen yaklaşık 100 bin teröriste karşı savaştı ve savaşıyor. Ama en önemlisi tank, top ve her türlü ağır silahları olan bu teröristlerin yarısı yabancıdır.
Hüsnü Mahalli
Sayfa 261 - 10. Baskı Nisan 2016
Sovyetler Birliği ve komünistlere karşı savaşsınlar diye Kaide ve ideolojik müttefiki olan Taliban’ı yaratan Batı “Arap Baharı” sürecinde aynı düşmanın destek verdiği Alevi Esad ve Şiilere karşı savaşsınlar diye aynı ideolojinin devam IŞİD ve Nusra’yı kurdurdu.
Hüsnü Mahalli
Sayfa 284 - 10. Baskı Nisan 2016
Deyim yerindeyse Suriye on binlerce teröristin yanı sıra onlara destek veren onlarca ülkeye karşı savaşıyordu.
Dönemin başbakanı Erdoğan 5 Eylül 2012’de “inşallah yakında Selahaddin Eyyubi’nin kabri başında Fatiha okuyacak ve Emevi Camii’nde namazımızı kılacağız” diyordu. Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu Esad’ın çok yakında devrileceğine ve Müslüman Kardeşler’in iktidar olacağına kesin olarak inanıyorlardı.
Hüsnü Mahalli
Sayfa 279 - 10. Baskı Nisan 2016
Libya’da rahat insanlara battı. Bu ülkenin tekrar eski Libya olma şansı zor değilse imkânsız. Petrol ve doğalgaz zengini bu ülkenin ulusal zenginliği artık savaşlarda heba edilecek.
Hüsnü Mahalli
Sayfa 293 - 10. Baskı Nisan 2016
Hizbullah ve Nasrallah bir vefa borcu olarak on binlerce militanıyla sonsuza dek Esad ve Suriye’nin yanında olacaktır. Tersini düşünenler ne Nasrallah’ı ne de Hizbullah’ın o inançlı militanlarını tanıyorlar demektir.
Hüsnü Mahalli
Sayfa 245 - 10. Baskı Nisan 2016
Esad beklenildiği gibi üç ayda devrilmedi, çoğunluğu Sünni olan Suriye ordusu dağılmadı ya da Esad’a karşı ayaklanmadı, Suriye Devleti kısa bir bocalamadan sonra kendini toparladı ve Suriye halkı tüm zor koşullara rağmen Esad’a, orduya ve devlete sahip çıktı. Durum böyle olunca 100 ülke, Arap Birliği Örgütü, İslam İşbirliği Örgütü, BM ve diğerlerinin oyunu bozuldu.
Hüsnü Mahalli
Sayfa 262 - 10. Baskı Nisan 2016

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Al Sana Bahar
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053110880
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Aralık 2010'da Tunus ve hemen peşinden Mısır'dan esen rüzgâra hemen ad aranmaya başlandı. Batılılar buna "Arap Baharı" dedi. Herkes heyecanlandı. Demokrasi ve özgürlüğe susamış Ortadoğu halkları sevindi. Bölgesel ve uluslararası medya müthiş bir görev üstlendi. Milyonlarca yalan üretildi. Çağdışı, ilkel ve bağnaz Suudi yönetimi ve yandaşı Körfez ülkeleri "Ortadoğu'da demokrasi ve özgürlük" için milyarlarca dolar dağıttı. Hüsnü Mahalli hemen "Ortada iğrenç bir oyun var. Bu bahar halklardan yana değil ve olamaz!" dedi. Ocak 2012'de "Ortadoğu'da Kanlı Bahar" kitabını yazdı ve tüm gerçekleri anlattı. Ocak 2014'te "Diren Suriye" kitabı ile Suriye merkezli tüm gelişmelere ışık tuttu ve hepimizi bekleyen tehlikelere dikkat çekti. Bahar'ın 5. yılında Mahalli "Al sana bahar!" diyor. 5 yılda Suriye, Irak, Libya, Tunus, Mısır, Lübnan, Yemen ve tüm bölgede olup biten her şeyi yazdı. Emperyalist ülke ve güçlerin bölgesel işbirlikçileriyle iğrenç tezgâhlarını. Din adına öldürülen insanları, yıkılan ülkeleri ve acı çeken milyonları. Ama daha önemlisi dünyanın dört bir yanından Türkiye'ye gelerek Suriye'ye giren IŞİD, Nusra ve benzeri örgütlerin ruh hastası, sapık ve manyak katillerini. Ve onlara destek veren, yardım eden, seven, dayanışma içinde olan ve duygusal bağla bağlanan milyonlarca cahil "radikal İslamcı" insanımızı. AKP olmasaydı bunların hiçbiri olmayacaktı.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 50 okur

  • `RōϻəØ
  • g h
  • taylan inanlı
  • Burçin
  • Cüneyt Yıldırım
  • Ali Savut
  • Mustafa Dorum
  • Şaban Bölükcü
  • Merve Karasulu
  • Deniz A. Şatır

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.6 (3)
9
%17.6 (3)
8
%35.3 (6)
7
%23.5 (4)
6
%5.9 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0