·
Okunma
·
Beğeni
·
809
Gösterim
Adı:
Alamut Efsaneleri
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759025571
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yurt Kitap Yayın
Dağın Yaşlı Adamı'nı ve fedailerini Sünni kaynaklar ve 
Batıdan gelen gezginler mi abartarak kötü göstermişti...
Fedailer gerçekten de haşhaş bağımlısı suikastçılar mıydı? 
"Cennet Bahçesi" için mi kendilerini feda ediyorlardı? 
Yoksa Hasan Sabbah ve fedaileri gerçekten birer efsane miydi?

Nizari İsmailileri, Ortaçağ Avrupa'sında "Haşaşiler" ismiyle nam salmışlardır. Haşhaş kelimesinden türetilen bu yanlış isim, XII. yüzyılın başlarında Ortadoğu'da varlık gösteren bu gizemli tarikatın üyeleriyle ilk olarak temasa geçen Haçlılar ve yanlarında gelen batılı yazarlar sayesinde geniş kitlelere yayılmıştır. Ortaçağ Avrupa halkları da Haşaşilerin gizli faaliyetleri ve onların gizemli liderleri Dağın Yaşlı Adamı Hasan Sabbah ile ilgili bir dizi hikâyeyi kulaktan kulağa aktarmışlardır. Zaman içinde, Marco Polo'nun kalemiyle zirveye ulaşan Haşaşi efsaneleri hiçbir temele dayanmadan oraya buraya çekilmişler ve Haşaşi'nin karşılığı olan "assasin" kelimesi, ihmalkâr bir etimoloji ile Avrupa dillerine "katil, suikastçı" anlamına gelen bir kavram olarak girmiştir. 

Elinizdeki kitap, Önderleri Hasan Sabbah'ın kandırmacalarıyla, haşhaş içerek kendilerini ölüme atan şuursuz bir topluluk gibi gösterilmeye çalışılan İsmaili topluluğunun, gerçekte kim olduklarını anlamamızı sağlayacaktır...
(Tanıtım Bülteninden)
296 syf.
·2 günde·6/10 puan
Oncelikle kitabi buyuk zevkle elime aldim ama istedigim okur zevkini yakalayamadim. Kitabin isminden de  anlasilacagi gibi daha çok Hasan Sabbah ve kale hakkında bilgi verilecegini dusunuyorsunuz fakat kitap daha çok İsmailileri ve hasan sabbah tarikatina mensup fedailerin hashas icmedigine dair tesbitler yer aliyor ve yazar  o tesbitleri gercegi kanitlanmamis bilgilerle ve  kendi gorusunden yolla cikarak o tezleri curutmeye calismis... Kitapta belli bir siralama yok cok tekrar oldugundan dolayi kitabin akicilligini bozulmus..Fazla beklentiye girmeden tarihi sevenler ve hasan sabbahin yasamini merak edenler icin ilgi cekeci gelebilir
296 syf.
·Puan vermedi
Hasan Sabbah ve Haşhaşiler hakkında araştırma kitabı olmuş. Alamut tan sonra büyük bir hevesle aldım ama daha çok makale tarzı bir kitap olduğu için beklentimi karşılamadı. Tarihi bilgiler açısından güzel tabi ama galiba ben Alamut gibi bir kurgu aradığım için bana hitap etmedi.
296 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Güzel bir tarihi araştırma eseri. Daha çok Hasan Sabbah adı ile bilinen Haşhaşi diye adlandırılan tarikat hakkında daha önceden yazışan efsaneleri çürüten ciddi bir araştırma. İşin aslının Şii mezhebine dayandığı, İsmailiye tarikatı ve Hasan Sabbah hakkında bilinmeyenlerin anlatıldığı bir kitap. Aynı zamanda haşhaş kullanma efsanesinin yalan olduğu, cennet bahçeleri diye bir şeyin olmadığı, Haçlılar ve Suriye Nizarileri yani İsmailiye tarikatının Suriye kolu ile ilgili derin bilgiler veren ve tespitlerde bulunan bir kitap. Mutlaka okunması gerekenlerden.
daha önce okudugum bu kitap gercekten güzel bir kitap,hatta okumakta oldugum faik bulut un hasan sabbah gerceği adlı kitabında kaynakçası gibi.farhad daftary bu konunun uzmanı bir bilim insanı.
296 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10 puan
Farhad Daftary zaten bu konuda önemli bir araştırmacı. Alamut Fedaileri gerçeğini düzenli ve dikkatli bir şekilde kaleme almış. Tarihsel safsata ve karalamalardan uzak gerçekçi bir çalışma.
Hasan sabbah Alamut'a yerleşir yerleşmez, bu eski kalede aşamalı olarak yenilemeler yaptı ve onun tam anlamıyla zapt edilemez hale getirdi. Bunun yanında su kanalları açarak ve çok sayıda ağaç dikilerek, Alamut vadisindeki tarım ve sulama sistemlerini geliştirdi (uzun kuşatmalara dayanabilmek için ) Marco Polo'nun kaleme aldığı masallardan birinde anlatılan, ismaili lideri tarafından yaptırılan "gizli cennet bahçesi" bu bölgede bulunmaktadır.
Ortaya atılan uydurma hikâyelerin yolculuğu böylece Bağdat'ta İbn Rizam'la ile başladı ve Çin, İran, Suriye ve başka pek çok bölgeden geçerek Marco Polo tarafından Cenova hapishanesinde tamamlandı ve Müslüman yazarların ortaya attığı İsmâilî karşıtı "kara efsane", Hıristiyan Haçlıların "Haşaşi efsaneleri"ne dönüştü. Gerçek tarihçilikten yoksun Haşaşi efsaneleri aslında söylentilerle oluşturulmuş bir tarihin mirasıyla ortaya çıkmıştı.
Abbasiler, tıpkı Fâtımîlere yaptıkları gibi, Nizari İsmâilîlerini ve öğretilerini etkisiz kılmak için de, karşıt görüşte yazılan tezleri finanse ettiler......Bu dönemde yazılan İsmâilî karşıtı eserlerin ilklerinden ve en çok itibar görenlerinden biri de el-Gazali'nin, Nizarilere ve öğretileri talime karşı kaleme aldığı el-Mustazhiri isimli eseriydi. ElGazali bu eserinde, kendi aklından uydurduğu ve ateistliğin en son aşamasına ulaşana kadar, akla gelebilecek her tür dinsiz davranışların izin verildiği kademeli bir Nizari eğitim sistemini ortaya attı. El-Gazali'nin İsmâilî karşıtı karalamaları, Alamut döneminde diğer Sünni yazarlar tarafından da benimsendi ve geliştirildi ki bu yazarların hepsi aynı zamanda, daha önceden Ibn Rizam ve Akhu Muhsin tarafından uydurulan çeşitli efsaneler konusunda da bilgi sahibiydiler....
İlk İsmâilîlerin başlattığı,geri gelecek olan bir Mehdî'yi işaret eden ve eylemci bir nitelik taşıyan bu hareket özellikle, kendi liderlerinin sessizliklerinden ve politikalarındaki pasifliklerinden hoşlanmayan İmâmî Şiîleri arasında büyük ilgi uyandırmıştı
El-amir'in, 1123 yılında yazılarak Suriye'ye yollayan ikinci mektubunda Nizari İsmailileri herhangi bir açıklama yapılmadan ilk kez "haşhaşiye" adıyla anılmışlardır.
...Nizari devletinin ilk yıllarından itibaren Selçuklular, kuzey İran ve Horasan'daki Nizari topraklarına seferler düzenlediler. Ancak üstün askeri güçlerine rağmen Nizarileri savaş alanında yenmekte başarılı olamadılar. Bunun sebebi Nizarilerin gösterdikleri inanılmaz birlik ruhu ve farklı bölgelerde konuşlanmış kalelerinin zapt edilemez oluşuydu. Selçuklular ve Sünni yandaşları da bunun sonucunda başka bir politikaya başvurdular: Nizari İsmâilîlerini toplu halde katletmek. Bu yöntem kent bölgelerinde yaşayan ve İsmâilî olmaları nedeniyle suçlanan insanların, ateşe atılarak ya da kılıçtan geçirilerek öldürülmeleri şeklinde uygulandı ve özellikle Nizarilerin gerçekleştirdiğinden şüphelenilen suikastlardan sonra daha da şiddetlendi. Halep, Şam, Kazvin ve İran'daki Selçuklu başşehri İsfahan başta olmak üzere, güney Horasan'daki kasabalar ve diğer bölgelerdeki şehirlerde çok sayıda Nizari bu şekilde katledildi ve mallarına el konuldu....
Nizarilerin ve fedailerinin düzenli olarak haşhaş kullandıklarını gösterecek hiçbir kanıt yoktur. Görevlerini yerine getirme fırsatını yakalamak için, uzun süreler boyunca sabırla tetikte bekleyen fedailerin, bilhassa haşhaş gibi insanı güçten düşüren bir ilaca bağımlı olmalarının,
başarılarını son derece kötü bir şekilde
etkileyeceğini söylemeye de aslında hiç gerek yoktur. Tarikatın isyankâr politik yapısını bizzat oluşturan Hasan Sabbah'ın dünyevi zevklerden uzak, sade kişiliği bir yana, Nizari fedailerinin bağlılıkları ve disiplinleri, ilk Şiî gruplarında yer alan atalarının seçkincilik ve benzersiz bir birlik
ruhu ve adanmışlıkla dolu hayat felsefelerinden geliyordu

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Alamut Efsaneleri
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759025571
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yurt Kitap Yayın
Dağın Yaşlı Adamı'nı ve fedailerini Sünni kaynaklar ve 
Batıdan gelen gezginler mi abartarak kötü göstermişti...
Fedailer gerçekten de haşhaş bağımlısı suikastçılar mıydı? 
"Cennet Bahçesi" için mi kendilerini feda ediyorlardı? 
Yoksa Hasan Sabbah ve fedaileri gerçekten birer efsane miydi?

Nizari İsmailileri, Ortaçağ Avrupa'sında "Haşaşiler" ismiyle nam salmışlardır. Haşhaş kelimesinden türetilen bu yanlış isim, XII. yüzyılın başlarında Ortadoğu'da varlık gösteren bu gizemli tarikatın üyeleriyle ilk olarak temasa geçen Haçlılar ve yanlarında gelen batılı yazarlar sayesinde geniş kitlelere yayılmıştır. Ortaçağ Avrupa halkları da Haşaşilerin gizli faaliyetleri ve onların gizemli liderleri Dağın Yaşlı Adamı Hasan Sabbah ile ilgili bir dizi hikâyeyi kulaktan kulağa aktarmışlardır. Zaman içinde, Marco Polo'nun kalemiyle zirveye ulaşan Haşaşi efsaneleri hiçbir temele dayanmadan oraya buraya çekilmişler ve Haşaşi'nin karşılığı olan "assasin" kelimesi, ihmalkâr bir etimoloji ile Avrupa dillerine "katil, suikastçı" anlamına gelen bir kavram olarak girmiştir. 

Elinizdeki kitap, Önderleri Hasan Sabbah'ın kandırmacalarıyla, haşhaş içerek kendilerini ölüme atan şuursuz bir topluluk gibi gösterilmeye çalışılan İsmaili topluluğunun, gerçekte kim olduklarını anlamamızı sağlayacaktır...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 23 okur

  • Arkadash
  • Murat Mert
  • Merve Dereli karal
  • Tolga Gürses
  • Mehmet Tevfik
  • Tukama
  • Okan Akan
  • Rıdvan
  • Baran
  • Umut

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%33.3 (2)
8
%33.3 (2)
7
%16.7 (1)
6
%16.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0