Roman okurken olaylardan ziyade nasıl anlatıldığı, hangi kelimelerin yan yana geldiği ve bana neler hissettirdiği ile daha çok ilgileniyorum .Yazar kelimeleri hoş bir şekilde yan yana getirmekle kalmamış adeta kelimelere dans ettirmiş Olaylara kapılmış giderken arada öyle
cümleler çıkıyor ki karşınıza hoş bir tebessüm bırakıyor yüzünüze, ya da minik tatlı bir hüzün ... Mesela ;
" Senin kalbin , coğrafyanın en bereketli toprakları gibi.
Gözyaşı döktüğün yerde bile öfken değil, merhametin filizlenir."
cümlesi bunlardan sadece bir tanesi. ș
"Arka bahçe" diye kelimelere döktüğü paragraf derin derin
düşünmeye sevkediyor okuru... Sonra Alaska'nın hikayesini son sayfalarda soluk soluğa okurken buluyorsunuz kendinizi... "Ahhh Alaska " diye bir iç çekişle kapatıyorsunuz kitabı. Hemen yazara "Ne zaman gelecek bu hikayenin devamı ?" diye mesaj bırakmak isterken, saatin çok geç vakit olduğunu farkediyor ve usulca telefonu tekrar yerine bırakıyorsunuz. c
Geride bıraktıkların seni bırakmıyor sevgili YAZAR ;)
- NE ZAMAN GELECEK HİKAYENİN DEVAMI ? :))