Alemin Yaratılışı

9,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
31 gösterim
İnsanın içinde kendisinin de bulunduğu 'varlık' ve âlem üzerinde düşünmesi tümevarım bir yolla merkezden çevreye doğru bir seyir takip ederek en nihayetinde sabit bir ilkede karar kılmak ister. Başlama noktası olarak kendisini alsa bile insan gördüklerinden hareketle evrende bir ilke bulmak ister. En azından düşünce tarihi sürekli bir ilke arayışı üzerinde odaklanmıştır. Bu itibarla bir ilkede karar kılmak düşünmenin gerekli kıldığı bir netice olarak kabul edilmiştir. Varlık bahsini tümel ve tümdengelim yöntemiyle ele alan en önemli isim hiç kuşkusuz İbnü'l Arabî oldu. Elinizdeki kitap Fütûhât-ı Mekkiyye'nin ilk cildinde yer alan 6-13. Bölümler arası ve 12-13. kısmı muhteva etmektedir. İbnü'l-Arabî bu kitabında; âlemin yaratılışını, göklerin, yerin, meleklerin ruhani varlıkların ve insanın yaratılışını sıralı olarak ele alır ve bütün bunları ilahi isimlere bağlar.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2015
  • Sayfa Sayısı:
    171
  • ISBN:
    9786059925198
  • Çeviri:
    Ekrem Demirli
  • Yayınevi:
    Litera Yayıncılık
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 2 Alıntı

Ben tek hakikat olarak doğmuşum, yalnız başıma
Bütün insanlar ise nedenlerin çocuklarıdır

Alemin Yaratılışı, İbn ArabiAlemin Yaratılışı, İbn Arabi

Sanat bir sanatçının var olmasını gerektirir ve bu zorunludur. Edilgen özü gereği etkin olanı talep eder, çünkü onun nedeniyle edilgen olmuştur. O`ndan dolayı edilgen olmasaydı, edilgenliği ve etkiyi kabul etmez ve failin aksine müteessir(etkilenen, edilgen) olmazdı. Çünkü fail, iradesiyle iş yapar.Dilerse yapar, bu durumda fail diye isimlendirilir, dilerse yapmaz. Edilgen ise bu özelliğe sahip değildir.

Alemin Yaratılışı, İbn ArabiAlemin Yaratılışı, İbn Arabi