Alfa ve Omega

·
Okunma
·
Beğeni
·
432
Gösterim
Adı:
Alfa ve Omega
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752124387
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
"Yaratıcınız" ile karşılaşsanız, ona soracağınız "soru" ne olurdu?

Her şey Bir'den var oluyor ve tekrar Bir'e dönüyor.

Bir'den Bir'e!

Değişim, dönüşüm ve döngü.​

Başlangıç ve Son Alfa ve Ωmega​

İsviçre’nin Lozan şehrindeki Ecole Polytechnique Federale de Lausanne'da (EPFL) Human Brain Project, "İnsan Beyni Projesi" adıyla devam eden proje Avrupa Birliği’nin desteklediği gerçek bir projedir. "2045 İnisiyatifi" ise amaçlarını "İnsan kişiliğini biyolojik olmayan taşıyıcılara aktarmak, ömrü uzatmak ve ölümsüzlüğü bulmak" olarak açıklayan gerçek bir organizasyondur. Rus milyarder Dmitry Itskov bu organizasyonun kurucusudur.​

İnsanoğlunun beyin, zihin, bilinç ve düşüncelerin kaynağı ile ölüm, ölümsüzlük, yaratıcı ve yaratılan üzerine binlerce yıldır sorduğu sorular "Alfa ve Omega" ile mistik ve heyecan dolu bir roman olarak elinizde… Peki siz ölümsüz olmak ister miydiniz?
272 syf.
·9/10
Harika bir bilimkurgu romanı okudum. İnsan Beyni Projesi, insan zihnini biyolojik olmayan taşıyıcılara aktarmak bu sayede de insanları bedensel hastalıklardan kurtararak ölümsüzlüğü elde etmeyi amaçlayan gerçek bir proje. Ve bu projenin etrafında kurgulanmış bir romandı bu. Projenin çalışmalarını hızlandırmak için zamanın gerçek dünyadan 3 kat daha hızlı aktığı bir simülasyon yaratılıyor ve o simülasyon içindeki karakterlerin de yine aynı amaçla bi simülasyon daha yaratmasıyla roman başlıyor. Konusu hakkında daha fazla bilgi veremeyeceğim çünkü anlatması bile karışık aslında simülasyon içinde simülasyon, yaşam içinde yaşam vardı. Komada bilincini kaybetmiş hastaların bilincini yerine getirme çalışmaları, simülasyonlar arası geçişler falan çok heyecanlıydı gerçekten. Bu kitabı okuyan herkes, "acaba şuan yaşadığımız şey de mi bir simülasyon?" diye düşünecektir mutlaka. Varoluşsal sorgulamalar yapan, kafa karışıklığı olan insanların kesinlikle okuması gerek. Ben okudukça bazı sorularımın cevaplarını bulabildim bu yüzden ayrı bir keyif aldım bu kitaptan. Yazarın dili de çok akıcıydı, 1 günde okuyup bitirdim. Herkese tavsiye ediyorum
272 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
"Bilim kurgu türü romanlar arasında ilk okuduğum kitap ve roman türü diyebilirim. Benim için ilk ve güzeldi. Birçok bilmediğim ve yabancı olduğum konu ve terimler hakkında gerek internet ortamında araştırarak gerek kitap içi bilgiler yoluyla yeni fikirler edindim. Ve edineceğim daha birçok bilgi de var. Doğrusunu söylemek gerekirse; bende farklı ufukların açılmasında çok büyük etkisi oldu. Yazarın ilk kitabı olan; "VITRIOL-Yeni Çağın Şafağı" adlı kitabını da hemen okumak için D&R'dan siparişimi verdim. Altı çizilmesi gereken bir hayli cümle, paragram ve hatta sayfalar var.

Fikrimce kitaptaki töz, 266. sayfada da belirttiği üzere; Hinduizm'de kullanılan bir terim olan "Maya"dır. Yani; "Maya, tezahür etmiş alem denilen, insanın yaşadığı fiziksel alemin bir hayal, bir aldanmadan (illüzyon) ibaret olduğunu dile getiren kavramdır.
Maya kavramının içeriğindeki fikirler şöyle açıklanabilir:
-Dünya yaşamı geçici bir rüya gibidir.
-Hakiki alem ya da hakikatler alemi “tezahür etmemiş alem”dir, tezahür etmiş alem bir hayaller ve
aldanmalar alemidir.
-İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde
algılamaktadır." (Kaynak: https://www.wikiwand.com/tr/Maya_(din)

Hermetizm, Hinduizm akımları ile birlikte Transhümanist düşüncenin birbirine harmanlandığı, "2045 inisiyatif"'nin(2045.com), Human Brain Project(HBP) İnsan Beyni Projesi üzerine kurgulanmış, insanı "zihin, beden ve ruh" bağlamında yapay zekalar, humanoidler ve projede amaçlanan ölümsüzlük üzerine düşündüren bir eser."

"Hey şey Bütün'ün içindeyken, Bütün'ün her şeyin içinde olduğu da doğrudur. Bu hakikati gerçekten anlayan yüce bir bilgiye sahip olur." - (Kybalion.)

"Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı. Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde hareket ediyordu. Tanrı, 'Işık olsun' diye buyurdu ve ışık oldu." - (Yaratılış 1-3)

"Başlangıçta 'söz' vardı ve 'söz' Tanrı'yla birlikteydi ve 'söz' Tanrı'ydı. O, başlangıçta Tanrı'yla birlikteydi. Her şey O'nun aracılığıyla var oldu; ve var olanlardan bir şey bile O'nsuz olmadı. Hayat O'ndaydı; ve hayat insanların nuruydu. Ve nur karanlıkta parlar; ve karanlık onu anlamadı." - Yuhanna 1-5

"Alfa ve Omega, birinci ve sonuncu, başlangıç ve son, Ben'im." - (Vahiy 22/13)

"O evveldir, ahirdir, zahirdir, batındır. 'O' her şeyi bilendir." - (Hadid Suresi/3)
"Görünen hiçbir zaman göründüğü gibi, bilinen de hiçbir zaman bilindiği gibi değil. Sırrın sırrı var…"
"Varoluşu anlamak için varlığı, varlığı anlamak için yokluğu ve ikisini anlamak için de hiçliği anlamak gerek. Hiçlik ise anlaşılamaz. O zaman varoluş da anlaşılamaz mı? Kavramları anlamaya çalışma, onları keşfetmeye çalış."
"Korku duydu, çünkü yalnızlık korku yaratır.
Benden başka biçbir şey yoksa ne için korkayım, diye düşündü.
O zaman korkusu geçti. Korkacak hiçbir şey yoktu;
Çünkü korku ikinci bir varlık olduğu zaman gelir."
"Sanatçılar düş kuran, tahayyül eden, hayallerini bir şekilde ortaya somut olarak koyma zorunluluğu hisseden, bir nevi anomali yaşayan insanlardı.

Anomali negatif bir anlamda olan kelime değildi ama az olduğundan çok tarafından negatif algılanırdı.

Tıpkı delilik gibi...

Sanatçılar, deliler ve veliler aslında toplumdaki anomalilerdi. Aynı kaynaktan beslenirler; ilham, doğuş, vahiy aslında hep aynı kaynaktan gelmekteydi. Normal insan bu kaynağa uzak ve farklı frekansta olduğundan kaynağı algılayamıyordu. Bu durumu algılayarak onu yaşayanlara da farklı sıfatlar altında kimi zaman gıpta ile kimi zaman çekinerek, kimi zaman da alay ederek anomali olarak değerlendirip genel çerçeveye koyuyordu.

Sanatçı ilham yoluyla kurduğu istemsiz ilişki nedeni ile neredeyse bir hasta gibi yaşardı. İçindeki fırtınaları, kurguları yani 'safra'yı en kısa zamanda atmalı ve dışa vurmalıydı. Bunu yaparken de aç kalması, perişan bir hayat sürmesi, acı çekmesi, toplumdan dışlanması onu asla etkilemezdi.

Sanatçının zihni ve vücudu, bir nevi üst planlar tarafından araç olarak kullanılan bir obje gibi düşünülebilirdi. Sanatçının bu 'safra'yı atarken herhangi bir amacı, kaygısı ve beklentisi yoktu, olmamalıydı, olamazdı...

Bu nedenle aslında alkış beklemez, övgüye gerek duymaz, 'safra'ları oluştuktan ve onlarla karşılaştıktan sonra ise bu 'eser'lerin ona doğup, ondan çıktığına inanamazdı. tıpkı bir annenin doğan bebeğini ilk defa görmesi gibi bir duyguydu bu...

Sanatçılar, deliler ve veliler ayrı gruptadır; yaşadıkları hayat, hikmete ulaşabileme yolları, anlaşılamama, ifade edememe ve anomali olarak değerlendirilmeleri benzerlik gösterse de 'safra'yı dışavurumları farklıydı.

Sanatçı üst âlemlere, planlara yaklaştıkça maddeden daha fazla kopacak ve manaya doğru seyahati hızlanacaktı.

Sanatçı maddeden kopabilmek için deliler ve veliler gibi bir süre için onu 'Vesika Piscis' alanına yaklaştıran akıldan da uzaklaşmalıydı. Aslında akıl, aklı ve ötesini anlamak için önemli bir araçtı. Bir noktaya kadar olmazsa olmazdı ancak sonrasında gerçek bir ayak bağı olabiliyordu.

Sanatçı, yaratıcının frekansına erişebilmiş ve onun sesi olmuş kişiydi. Düşünceleri, eylemleri ve safraları yani eserleri asla kendisine ait değildi.

İçine doğanlar, ona dile getirenler tamamen yaratıcının sediydi; bu nedenle kadim gelenekte sanatçılar, deliler ve veliler yaratıcının yeryüzündeki temsilcileri olarak görülürdü."
"İnsanı bir şeye bağımlı yapan onun zihni. Zihindeki bağlar koparılmadıkça o insan bağımlıdır."
"Yaratılan ve yaratıcıda ayrılık veya ikilik yoktur. Tam tersine Bir'dir. Bilinçlenmek, 'Bir' ile birleşmektir."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Alfa ve Omega
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752124387
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
"Yaratıcınız" ile karşılaşsanız, ona soracağınız "soru" ne olurdu?

Her şey Bir'den var oluyor ve tekrar Bir'e dönüyor.

Bir'den Bir'e!

Değişim, dönüşüm ve döngü.​

Başlangıç ve Son Alfa ve Ωmega​

İsviçre’nin Lozan şehrindeki Ecole Polytechnique Federale de Lausanne'da (EPFL) Human Brain Project, "İnsan Beyni Projesi" adıyla devam eden proje Avrupa Birliği’nin desteklediği gerçek bir projedir. "2045 İnisiyatifi" ise amaçlarını "İnsan kişiliğini biyolojik olmayan taşıyıcılara aktarmak, ömrü uzatmak ve ölümsüzlüğü bulmak" olarak açıklayan gerçek bir organizasyondur. Rus milyarder Dmitry Itskov bu organizasyonun kurucusudur.​

İnsanoğlunun beyin, zihin, bilinç ve düşüncelerin kaynağı ile ölüm, ölümsüzlük, yaratıcı ve yaratılan üzerine binlerce yıldır sorduğu sorular "Alfa ve Omega" ile mistik ve heyecan dolu bir roman olarak elinizde… Peki siz ölümsüz olmak ister miydiniz?

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Seda Özdemir
  • Burçak Çubukçu
  • Kemal kuşçu
  • Miuv
  • Ceylin SARIGÜL
  • Arda Öngören
  • Çağrı Önal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (3)
9
%33.3 (2)
8
%16.7 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0