·
Okunma
·
Beğeni
·
859
Gösterim
Adı:
Alfred ile Emily
Baskı tarihi:
Temmuz 2009
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750710773
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Alfred and Emily
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Doris Lessing, Alfred ile Emily’de, Birinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde annesiyle babasının izini sürüyor. Kitabın ilk yarısını “savaş olmasaydı nasıl bir yaşamları olurdu”dan hareketle kaleme alan yazar, kitabın ikinci yarısında savaşın yaşamlarında yol açtığı onarılmaz hasarı gözler önüne seriyor. Hayalinde yaşattıklarını ve gerçekte yaşananları etkileyici bir anlatımla kâğıda döküyor.

Alfred ve Emily yazarın hayalinde umut ettikleri gibi mutlu bir yaşam sürerlerken, aslında Alfred savaşta sakat kalır, Emily hastanede hemşirelik yaparak askerlerin acılarını paylaşır.

Annesiyle babasının savaşla bölünmüş yaşamları, Lessing’in üzerinde derin izler bırakmıştır. Yazar bu kitapla, onlara olan gönül borcunu ödüyor ve umuyor ki, “onlarla Büyük Savaş’ı hiç yaşamamışlar gibi karşılaşsaydı, her ikisi de onlar için hayal ettiği yaşamı onaylarlardı.”
260 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Acaba çocukların anneleri ile hesaplaşmaları biter mi bir gün? Babalar daha korunaklı alandadır ve onlara daha müsamahalı davranılır; iş seyahatlerine çıkabilir, arkadaşları ile dışarıya çıkabilir, ev işleri ve çocuklardan ziyade futbola, internete, kendi hobilerine zaman ayırabilir onlar. Pek yadırganmaz bir baba böyle davranınca; sanki “erkek” olmanın bir gereğiymiş gibi düşünmeden kabulleniveririz.

Ama annemiz için öyle mi? Annelerden hem evi çekip çevirmesini, hem çocuklara bakmasını, hem her şeyi organize etmesini beklerken en küçük ihmali, yorgunluğu, öfkesi, gerginliği oturuverir içimize. Hata yapmasının yolu yoktur, zira o annemizdir; her daim dimdik, sağlam ve mükemmel olmak zorundadır. Aynı vücuttan türemenin, sihirli rahminde büyümenin getirdiği o görünmez bir bağı kırmak, koparmak için çabalarız ergenliğimiz ve o bitmek bilmeyen geç ergenliğimiz boyunca; bir birey olmanın, ayaklarımızın üzerinde durmanın, bağımsızlığımızın tek yolu bu hunharca yıkıp dökme eylemi gibi gelir. Bir yandan yokluğunu hayal bile edemezken, diğer yandan onu kıyasıya eleştirmeyi, itiraz etmeyi, üzmeyi, hayal kırıklığına uğratmayı barbarcasına severiz. Kimseye atmaya cesaret edemeyeceğimiz o zehirli oklar annemize kolayca yöneliverir.

Zira biliriz ki o annemizdir ve ne yaparsak yapalım bizi affedecektir…

Doris Lessing annesini okurlarına açıkça şikayet ettiği bir dolu roman ve hikayesinden sonra son döneminde; 89 yaşındayken anne ve babasının hayatlarını biraz farklı bir yönden incelediği, bu eserini “Alfred ile Emily”i yazmış. Kitap karma bir anlatım; ilk kısmı -ki yaklaşık yarısını oluşturuyor- bir kurgu hikaye. Lessing bu kurgu hikayede “1. Dünya Savaşı hiç olmasaydı anne ve babasının yaşamları nasıl olurdu?”nun cevabını arıyor. Romanın ikinci kısmı ise Lessing’in parça parça anıları; çocukluğa ve gençlik dönemine ait bu anılar bir günlüğün sayfaları gibi önümüze seriliyor.

“Onların en belirgin özellikleri enerjileriydi.” diyor Lessing. 1. Dünya Savaşı sırasında yaralanarak sakat kalan genç asker ile savaş sırasında Londra’da bir hastanede durup dinlenmeden çalışan hemşirenin aşkları onları bu savaş cehenneminden uzakta, Rodezya’da -şimdiki Zimbabwe- bir çiftlik kurmaya iterken, 4 yılda zengin olma hayalleri ile geldikleri topraklarda hem paralarını, hem de sağlıklarını her geçen gün kaybederlerken yaşanan üzüntüler ve hayal kırıklıklarından dolayı babasını daha kolay affediyor. Babasının görünür-görünmez tüm yaralarının o lanet savaştan kaldığını biliyor çünkü. Babası onun gözünde yakışıklı, çalışkan bir adam; “çok zeki olmayabilir ama bir çiftliğe yerleşir, mutlu, geniş bir aile kurabilirdi” diye düşünüyor onun için. Kitabının kurgu hikayesinde onu, küçük dünyasında yaşayan sağlıklı, mutlu bir çiftçi olarak resmediyor bu yüzden.

Halbuki annesi hırslı, kontrolcü, sert bir karakter; o yüzden kurgu hikayede de olsa mutluluğu haketmiyor! Mutsuz bir evlilik, başarısız bir seks hayatı, iş peşinde koşturmakla geçen kaybedilmiş bir ömür anneye layık görülen.

Kitabın ikinci kısmında görüyoruz ki, annesinin de bir savaş kurbanı olduğunu ancak 89 yaşında anlıyor Lessing. O cehennemi hastanelerde gencecik askerlerin ölümünü izlerken psikolojisi bozulan bu başarılı genç kadının; ayağı sakat, post travmatik davranış bozukluğu gösteren bir koca ve 2 küçük çocuk ile medeniyetten kopuk o coğrafyada var olma savaşı verirken, hayallerinin, ümitlerinin ve en önemlisi yeteneklerinin üstüne bir çizgi çizdiğini ve kanayanın bu yara olduğunu ancak farkediyor. O çocukluğunda dalga geçtiği süslü elbiselerini keserken, annesinin hayallerini ve umutlarını parçaladığını anca anlıyor. O kıyasıya eleştirdiği hırsının aslında onları maddi olarak ayakta tutabilen tek şey olduğunu görüyor. Aslında nefret ettiği “anne” figürünün de bir kurban olduğunu, travmaların sadece bacakları değil ruhları da parçalayabildiğini şimdi, ancak 90 yıl sonra farkediyor.

Kitabında sessizce günah çıkarıyor Lessing…

Tarz olarak ne bir roman, ne de bir anlatı; ikisinin değişik ve kopuk bir karması. Ama bu melez form beni rahatsız etmedi. “Aile üzerine sessiz, olağanüstü bir meditasyon” olarak tanımlanmış bir eleştiri yazısında; ben de katılıyorum. Ve hepimizin geçmiş travmalarımıza aynı meditasyonu, ama zaman geçirmeden, yapmamız gerektiğini düşünüyorum.
260 syf.
·2 günde·9/10 puan
Alfred ile Emily, Doris Lessing’in babası ve annesi. Her iki ebeveyni de 1. Dünya Savaşı sebebiyle kendileri için hayalini kurdukları hayatı yaşayamamışlar. Babası savaşta sakat kalmış, annesi ise yaralı askerlere hemşirelik yapmış. Her ikisinde de kalıcı izler bırakan savaş yaşanmasaydı hayatları nasıl olurdu diye düşünen yazar, kitabın ilk bölümünde annesi ve babası için hayallerindeki yaşamın romanını yazıyor. İkinci bölümde ise daha çok yazarın anılarını okuyoruz. İlk bölüme göre biraz daha durağan olsa da özellikle Doris Lessing’in edebiyatla tanışmasını, kitap okuma alışkanlığını nasıl kazandığını anlattığı bölümleri okumak çok zevkliydi. Hak ettiği ilgiyi göremeyen bu güzel kitabı okumanızı öneririm.
206 syf.
·Puan vermedi
Yazar Doris Lessing'in anne ve babası olan Alferd ve Emily'nin yaşamını, yani daha doğrusu ikinci dünya savaşında ailesinin çektiği zorlukları görmüş ve eğer savaş hiç olmasaydı ne olurdu diye kitabı ikiye ayırmış. Savaş olmadan yaşamları ve savaş olan yaşamları diye ayrılmakta.okuyun derim, pişman olmazsınız.
Derin bir acıyı tadanlar, onu doğruca yüreklerinde hissettiklerini, yüreklerine buz gibi bir ağırlığın çöktüğünü doğrulayacaklardır.
Bir şeyin önemini, değerini sonradan anlayıp temiz pak sonuçlara varmak ne kadar da çekicidir! Geriye dönük bakış açısının elbette’leri nasıl da tatmin edicidir. Şunu yaparsan, sonu elbette ki bu olur...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Alfred ile Emily
Baskı tarihi:
Temmuz 2009
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750710773
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Alfred and Emily
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Doris Lessing, Alfred ile Emily’de, Birinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde annesiyle babasının izini sürüyor. Kitabın ilk yarısını “savaş olmasaydı nasıl bir yaşamları olurdu”dan hareketle kaleme alan yazar, kitabın ikinci yarısında savaşın yaşamlarında yol açtığı onarılmaz hasarı gözler önüne seriyor. Hayalinde yaşattıklarını ve gerçekte yaşananları etkileyici bir anlatımla kâğıda döküyor.

Alfred ve Emily yazarın hayalinde umut ettikleri gibi mutlu bir yaşam sürerlerken, aslında Alfred savaşta sakat kalır, Emily hastanede hemşirelik yaparak askerlerin acılarını paylaşır.

Annesiyle babasının savaşla bölünmüş yaşamları, Lessing’in üzerinde derin izler bırakmıştır. Yazar bu kitapla, onlara olan gönül borcunu ödüyor ve umuyor ki, “onlarla Büyük Savaş’ı hiç yaşamamışlar gibi karşılaşsaydı, her ikisi de onlar için hayal ettiği yaşamı onaylarlardı.”

Kitabı okuyanlar 43 okur

  • OLCAY AYDIN
  • Engin merzali
  • esin akkurt
  • Ümmügülsüm
  • kübra
  • Merve
  • Kübra Doğan
  • Muteriz
  • Melda Gamze
  • Pınar Savun

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.5 (2)
9
%26.3 (5)
8
%15.8 (3)
7
%26.3 (5)
6
%10.5 (2)
5
%10.5 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0