Algı Kapıları Cennet ve Cehennem

8,1/10  (29 Oy) · 
110 okunma  · 
32 beğeni  · 
7.247 gösterim
Algı kapıları temizlenseydi herşey insana olduğu gibi görünürdü, sonsuz. William Blake İçinde 'hayal mumu' kendiliğinden yanmayanlar için, bu mumu yakmanın yollarını denemiş ünlü bir yaratıcının kaleminden kendi anlığının bilinmeyen bölgelerine başka yaratıcıların derinliklerine vuran ışık.
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789755331058
  • Orijinal Adı:
    The Doors of Perception
  • Çeviri:
    Mehmet Fehmi İmre
  • Yayınevi:
    İmge Kitabevi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Peace 
 26 Eki 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Okurken kitap ortalarında bir ara bırakmayı düşündüğüm ama halusinojenlerin etkisi ve bazen tanı tedavi amacıyla kullanılan sinir sisteminde etkili olan benzeri maddelerin kişide nasıl bir duygu uyandırdığını, genel kültür , akla hitap eden çok okunanlar arasında yer alan bir kitap olması sebebiyle bitirmeye çalıştım.Kitabin tam adı; 'Algı Kapıları Cennet ve Cehennem' .Kitabın konusu , meskalin adlı bir tür kaktüs bitkisinden elde edilen ve alındığında insan vücudunda 8-10 saat süreyle algıda değişiklik yaşanması gibi durumlara sebep olan, bağımlılık yapmayan bir maddeden bahsediyor.

Yazarın kendi bir deneye katılarak bağımlılık yapmadığı bilinen ve yasal olan bu maddeyi kullanarak bir deneyim yaşıyor ve bu yaşadığı deneyimin tamamı ile düşüncelerini, tüm nesneler, insanlar, etrafta olan bitenler hakkında algısının nasıl değiştiğini kitapta paylaşıyor. Kitap içeriği biraz daha karışık ve çok daldan dala atlama şeklinde yazılmış.
Bahsedilen ilginç bir nokta ise, bu maddenin alımı ile doktorlar bizzat kendileri bir şizofreni hastasının dünyasına direk olarak girebiliyorlar, başka bir deyişle; şizofren hastalığına sahip bir kişinin dünyayı algılayış biçimi ve içinde yaşadığı cennet ve cehennem birebir olarak bu madde ile normal insan üzerinde simule edilebiliyormuş. Hastaların yaşadığı deneyimleri paylaşmaları mümkün fakat birebir aktarmaları imkansız olduğundan doktorlar bu tip hastaların ne hissettiğini, nasıl düşündüğünü ve kendini nasıl bir ruh halinde bulduğunu görebilmek amacıyla nadir de olsa bu tarz deneylere başvurabiliyorlarmış.
Bir nevi, deliliğin; normal bir insanın aklıyla algılanabilmesi için çabalamalar diyebiliriz.
Kitabın barındırdığı ilginç bir konu ise; meditasyonve bununla bağlantılı olarak yapılan nefes alıp verme egzersizleri gibi aktiviteler insanın nefesini çok daha uzun süreler tutabilmesine sebep olduğundan, kanda ve akciğerde karbondioksit miktarının yükselerek, beynin indirgeme filtresi işlevini görmesini azalttığını belirtmesi. Başka bir deyişle bu aktiviteler uzun süre yapıldığında hayali ve mistik deneyimlerin bilince işlemesine sebep olarak, algılama fonksiyonunun farklı bir boyuta çekilmesine neden olabiliyorlarmış.

Algının 'normal' seviyeden alınarak farklı bir seviyeye 8-10 saat için bile olsa çekilerek, bu süre içinde tüm renkler, alınan kokular, insanlar, iç ve dış dünya, görülen ve duyulanlara verilen tepkiler algı seviyeleri sanki birer basamakmış ve her birine basarak bir yolculuk yapılıyormuş gibi aktarılmaya çalışılmış kitapta. Çok kısa da olsa, dahi insanların dünyasına ve onların algı seviyelerine değinen bir kısım yer bulunduruyor kitap içerisinde.Ilgili okurlara tavsiye olunur...