Algı Kapıları Cennet ve Cehennem

8,9/10  (13 Oy) · 
67 okunma  · 
19 beğeni  · 
5.491 gösterim
Algı kapıları temizlenseydi herşey insana olduğu gibi görünürdü, sonsuz. William Blake İçinde 'hayal mumu' kendiliğinden yanmayanlar için, bu mumu yakmanın yollarını denemiş ünlü bir yaratıcının kaleminden kendi anlığının bilinmeyen bölgelerine başka yaratıcıların derinliklerine vuran ışık.
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789755331058
  • Orijinal Adı:
    The Doors of Perception
  • Çeviri:
    Mehmet Fehmi İmre
  • Yayınevi:
    İmge Kitabevi Yayınları
  • Kitabın Türü:
DeliBilge 
04 Nis 20:11 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Algı kapıları, bilinci anlama yönünde ilerleyenler için doyurucu, ince tespitlerin olduğu başucu kitapları arasında yer alacak türden.
Altı çizilecek cümle, paragraflar oldukça fazla. Kitapta gereksiz bulduğum cümle olmadı. Okuyun, zihniniz şad olsun.

ahmet kaplan 
23 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

insanın algısını açmak için nasıl fiziksel veya ruhsal yollar olduğunu anlatan güzel bir kitap.çeşitli uyuşturucular alındıktan sonra gördüğümüz dünyanın değişmesi ve bunun benlikteki karşılığı çok şaşırtıcı.ayrıca fiziki değişimlerin ilahi yolu bulmakta nasıl kullanıldığı anlatılıyor

Kitaptan 15 Alıntı

Sevda k. 
28 Şub 18:41 · Kitabı yarım bıraktı · 3/10 puan

Birlikte yaşarız hepimiz, bir diğerimize etki ve tepki yaparız; ama her zaman ve her şartta kendi başımızayızdır.

Algı Kapıları, Aldous HuxleyAlgı Kapıları, Aldous Huxley
Derya 
16 Eyl 18:06 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Dinsel kayıtlar ve günümüze ulaşan anıtsal şiirler­den açıkça görülüyor ki, çoğu zaman insan­oğlu içgörüye nesnel varlıklardan daha fazla önem at­fetmiştir, gözleri kapalıyken gördüklerinin gözleri açık­ken gördüklerinden manen daha çok önemli olduğunu
hissetmiştir. Sebep? Aşinalık küçük görmeyi doğurur
ve hayatta kalmak sorunu aciliyette müzmi, eza vericiliğe kadar uzanan bir zincire haizdir. Dış
dünya hayatımızda her sabah uyandığımız ve ister iste­mez, hayatımızı kurmaya çalıştığımız yerdir. İç dün­yada ne çalışma ne de tek düzelik vardır. Oraya sade­ce rüyalarda ve derin düşüncelerde gideriz ve orası öyle tuhaftır ki birbirini izleyen iki olayda asla aynı dünyayı bulamayız. O zaman ilahiyi arayan insanlar genellikle içeriye bakmayı tercih ediyorlarsa bunda şaşılacak ne var!

Algı Kapıları, Aldous HuxleyAlgı Kapıları, Aldous Huxley
Derya 
 19 Eyl 00:36 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İkna edici bir ses ol­malı, ve şöyle demeli, bütün tedhiş, şaşkınlık ve kar­maşaya rağmen nihai Gerçeklik sarsılmaz biçimde kendi kalır.

Algı Kapıları, Aldous HuxleyAlgı Kapıları, Aldous Huxley
DeliBilge 
31 Mar 13:14 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

çıplak
"Şu zavallı yerliye bak, onun eğitimsiz aklı
Önünü giydirdi belki, ama arkasını çıplak bıraktı."

Ama aslında arkası çıplak kalanlar bizleriz; zengin ve yüksek eğitimli beyazlar. Öndeki çıplaklığımızı herhangi bir felsefeyle kapatıyoruz (Hristiyan, Marksist, Freudcü-psikanalist) ama kıçımız açıkta, şark rüzgarlarının insafına kalmış. O zavallı yerli, buna karşın, arkasını korumak için teolojinin incir yaprağı yerine aşkın deneyiminin kısa donunu koymak akıllılığını gösterdi.

Algı Kapıları, Aldous Huxley (Sayfa 61)Algı Kapıları, Aldous Huxley (Sayfa 61)
Derya 
15 Eyl 08:15 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kendimizi kainatın tek varisi olarak
hissettiğimizde, deniz damarlarımızda aktığında... ve
yıldızlar mücevherlerimiz olduğunda', bütün şeyler
sonsuz ve kutsal olarak algılandığında tamahkarlık
veya kendini üstün görmek için, güç peşinde koşmak
için veya kasvetli zevk biçimleri için nasıl bir güdümüz
olabilir?

Algı Kapıları, Aldous HuxleyAlgı Kapıları, Aldous Huxley

Ama aslında biz, zengin ve yüksek eğitimli beyazlar
kendi arkamızı çıplak bıraktık. Ön çıplaklığımızı biraz felsefeyle
kapatıyoruz (Hıristiyan, Marksist, Freudo-Psikanalist)
ama kıçımız açıkta, şark rüzgarlarının insafına kalmış.
O zavallı yerli, diğer yandan, arkasını korumak için bir teolojinin
incir yaprağına kendini aşma deneyiminin kuyruk
yamasını eklemek akıllılığını gösterdi. Hazırlanmış veya
gelecekte hazırlanabilecek herhangi bir uyuşturuoo veya
meskalin etkisi altında olanlarla insan hayatının nihai
amaç ve sonu: Aydınlanma. Muhteşem Hayal'in gerçekleşmesini
eşit tutacak kadar aptal değilim. Bütün önerdiğim
şu, meskalin deneyi Katolik teologların tanımlamalarıyla
"bir bedava kerem" , kurtuluş için gerekli değil, ama gizilgüç
olarak yararlı ve eğer alışverişi kolaylaştırılırsa şükranla kabul edilmeli. Sıradan algılanmanın kalıplarından sıyrılmak,
birkaç zamansız saat için dış ve iç dünyaların gösterilmesi,
hayatta kalma saplantısıyla yüklü bir hayvana
veya kelime ve fikir saplantısı olan bir insanoğluna göründükleri
gibi değil, ama Özgür Akıl tarafından algılandıkları
gibi doğrudan ve koşulsuz olarak; herkes ve özellikle entelektüeller
için paha biçilemez değerde olan bir deneyim
bu. Entelektüel için ise tanım gereği, Goethe'nin deyimiyle
"sözcüğün aslında verimli" olduğunu kabul eden insan
için demek. O "gözlerimizle algıladığımız, öyle olmasıyla
bize yabancıdır ve bizi derinden etkilemesi gerekmez" şeklinde
hisseden insandır.

Algı Kapıları, Aldous HuxleyAlgı Kapıları, Aldous Huxley

Kendimizi diğerlerinin bizi gördüğü gibi görmek en çok faydalı armağanlardan birisidir. Daha az önemli olmayanı da diğerlerini onların kendilerini gördüğü gibi görme kapasitesidir.

Algı Kapıları, Aldous HuxleyAlgı Kapıları, Aldous Huxley
2 /