Algı Yönetimi ve Manipülasyon (Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3730
Gösterim
Adı:
Algı Yönetimi ve Manipülasyon
Alt başlık:
Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753524292
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınları
İçinde yaşadığımız modern şehir hayatında, bir yandan görevler ve zorunlu ilişkiler içinde boğulurken, diğer yandan algı yöneticilerinin manipülasyona dayalı kandırma teknikleriyle baş etmeye çalışıyoruz. Zira gerçekle aramıza giren manipülatörler; gördüklerimizi, duyduklarımızı ve hatta dokunduklarımızı nasıl yorumlayacağımızı belirlemek için profesyonel bir çaba gösteriyor. Neticede algı yöneticileri kolaylıkla verebildiğimiz "hayır" deme ve itiraz etme tepkisini ortadan kaldırarak insanları edilgen hale dönüştüren uzman­lık kodlarından yararlanmakta son derece mahirdirler. Oysa bu teslimiyetçi durum aile, siyaset ve bilim ilişkileri başta olmak üzere toplumsal alanın farklı katmanlarında bizi türlü yalanların kurbanı haline getirebilir.
Peki, algı yöneticilerinin manipülasyonları karşısında "hayır" demek hepimize neden bu kadar zor gelir? Usta yalancıların yönettiği bir dünyada yaşadığımızın farkında mıyız? Onay­lamadığımız düşünceleri onaylar görünmek pahasına, bizi başkalarına uyum sağlamaya iten nedir? Dahası kandırmanın başarılı olmasında "niçin?" sorusunu sormayışımızın etkisi ne düzeydedir? Kampanyalar ve sürekli tekrar bizi nasıl yönlendirir? Manipülasyonları başarılı kılan unutkanlık, duy­gusallık ve düşüncesizlik zaaflarından kurtularak algı yöneti­cilerine karşı direnmeyi nasıl başarabiliriz?
Mücahit Gültekin, Algı Yönetimi ve Manipülasyon'da kanmanın ve kandırmanın psikolojisinin nasıl işlediğini çeşitli örneklerle gözler önüne seriyor. örnekler sağlık, eğitim, bilim, siyaset, sinema, ticaret ve İslam tarihi gibi farklı alanlardan seçilmiştir. Elinizdeki kitap manipülatörlerin tekrara dayalı kandırma süreçlerini sekteye uğratmak için her daim eleştirel düşün­menin gerekli olduğunun altını çiziyor. Gerçeğin peşinden sabırla yürüyerek yalanı, yalancıyı ve yalana maruz kalanı inceleyen yazar, algı yöneticilerinin operasyonlarına karşı direnememenin sebep olduğu sıkıntılardan kurtulmayı vaat ediyor.
haydali
haydali Algı Yönetimi ve Manipülasyon'u inceledi.
@Haydali·23 Mar 07:11·Kitabı okumadı
Zamanin ve mekanın kendisini belirledigi, Kendi zamanı üzerinde söz sahibi olamayan sözde modern bireyin nasıl manipulatorlerin kölesi haline geldigi sureci anlatan güzel bir eser olmuşsundugu cozum onerisi yetrsiz kalmış ama her birey kendisine ozgu cikarim yapip sadece kendisini kurtarsa bu bile belli bir kitleyi uyandirmaya yeter bizi uyutmak isteyenlere inat , malcolm x in de dedigi gibi, Bütün uyuyanlari uyandırmaya bir uyanık yeter..
Kitabın anlaşılması için ön sözündeki şu kısım yeterlidir:
Henry Kissinger'a atfedilen ''bir şeyin gerçek olması pek o kadar önemli değildir; fakat gerçek olarak algılanması çok önemlidir'' sözü bir bakıma içinde yaşadığımız dünyayı da özetlemektedir. Hepimiz demokrasi denilerek diktatörlüklerin tahkim edildiği, barış denilerek savaşların çıkarıldığı, özgürlük denilerek tutsaklıkların ve bağımlılıkların var edildiği, sağlık denilerek hastalıkların üretildiği, eğitim denilerek cehaletin yaygınlaştırıldığı bir dünyayı gözlemliyoruz. Kitlelerin zihni kıyasıya savaşların verildiği bir ''savaş meydanına'' dönüşmüş durumda. Gerçekle aramıza giren algı yönetmenleri ve manipülatörler; gördüklerimizi, duyduklarımızı ve hatta dokunduklarımızı nasıl yorumlayacağımızı belirlemek için profesyonel bir çaba gösteriyor.
320 syf.
·Beğendi·8/10
Günümüz dünyasında olan bitene ışık tutan samimi kitaplardan biri. Hiç bir söz sakınılmamış ve saklanmamış. Yazarın üzerinde durduğu bir başka konu ise eleştirel düşünme ve sorgulama. Okuyalım ve okutalım arkadaşlar.
320 syf.
Hayatın hemen hemen her alanında bize yol gösteren, nasıl yaşamamız gerektiğini vurgulayan uzmanların en büyük manipülatörler olduğu konusuyla başlamış yazarımız. Buraya dikkat zira kendisi de bir uzman.. Uzman psikolojik danışman.

Öncelikle dünyadaki sosyal, ekonomik ve politik örneklerden bahsetmiş. Bu konuyla ilgili olan bir çoğumuzun haberdar olduğu deneyleri ve olayları açıklamış. Bunlar; miligram deneyi, ilaçların etkilerini araştıran deneylerin yine ilaç şirketleri tarafından finanse edildiği vurgusu, yıllarca Amerika'nın komünizm propagandası yapıp, Sovyetler dağıldığında bu propagandayı İslami Terör adı altında devam ettirmesi, Irak savaşını başlatmak için dünyaya nükleer silah algısı oluşturması, gibi gibi youtubeda da bolca bulunan örnekler..

Algı yönetimi ve amaçlarını bu örneklerle açıklarken, kendisi de kitabı okuyan üzerinde algı oyunlarına başvuruyor. Çalışan kadının tüm dünyada ve ülkemizde mutlu gösterilmeye çalışıldığını, aslında arka planda bunun doğru olmadığını, kendi seksist görüş ve fikirlerine başvurarak desteksiz çürütmeye çalışıyor. Seksist yaklaşımını her fırsatta dile getiren yazarımız korunmamızı söylediği manipülatif oyunlara ''kadına şiddet'' konusuyla devam ediyor. Kadına şiddet konusunun ülkemizde medya tarafından abartıldığı, cinayet rakamlarının şişirildiği haberleriyle algımızın yönetildiğini öne sürüyor. Bu konunun algı ve manipülasyon aracı olduğu gafletine düşerken konunun ciddiyetini yok sayan uzman eğitimci yazarımız cani hemcinslerini koruyarak kitabında algı aracı olarak kullanıyor.

Yurt dışında gerçekleşen pedofili vakalarını, eşcinsellikle bağdaştıran yazarımız yüzlerce haberi örnek gösterebiliyorken, ülkemizdeki kadına şiddet ve pedofili vakalarının haberlerdeki çokluğunu abartılı buluyor.

Eşcinsellik konusuna da takmış olan yazarımız muhafazakar Amerika'nın bugünkü ahlaki çöküntüsünün sebebi olarak Alfred Kinsey'in raporunu göstermiştir.

Amerika'da yayınlanan rapora göre çeşitli insanlara sorular yönlendirilerek cevapları gizli tutulup, eşcinsel ilişki yaşamış, mastürbasyon yapan, evlilik dışı ilişki yaşamış insanların, yüzdeleri hesaplanarak toplumun cinsellik haritası çıkarılıyor. Yazar neredeyse kitabın yarısında bu rapordan bahsederek, ahlaki çöküntünün, eş cinselliğin, pedofilinin artmasını bu rapora bağlıyor. Rockefeller ailesinin bu raporun araştırmalarına finansal destek verdiğini sıkça vurguluyor. Muhafazakar Amerika'nın cinsellik algısını değiştiren adam Kinsey'in raporunu detaylandırmadan ve yanlı şekilde inceliyor. Türkiye'de eşcinselliğe karşı oluşmuş beli bir muhalif kesim yok diye eleştiride bulunan yazarımız nedense bu raporun detaylarını incelerken, rapora muhalif olan isimleri öne çıkarıyor.

Kitap haricinde edindiğim ek bilgilere göre o dönem Kinsey'in raporuna karşı çıkan bazı grupların onun Amerika'nın değerlerini zayıflatmak amaçlı komünistler tarafından görevlendirildiğini öne sürdüğü, başta destek veren Rockerfeller ailesinin de finansal desteğini Kinsey araştırma ekibinden çektiğiydi. Yazarın kitapta sürekli vurguladığı Rockerfeller desteğinin devam etmediğinden bahsetmezken, bir Amerikan algısı olan komünistlerin bu adamı görevlendirdiği konusundan da aynı şekilde söz etmiyor.

Kinsey'in raporuna konu olan insanlara ulaşılamamasını ve araştırmaların uydurma olup olmadığı konusunu sorgularken, kendisinin de psikoloji alanında uzman olduğunu unutarak, soruların yöneltildiği en mahrem sırlarını açıklayan deneklerin ''gizlilik konusunu'' adeta çiğniyor, kendi mesleğinin gerektirdikleriyle çelişiyor.

Kitapta geçmişteki dini olaylar üzerinden de manipülatif örnekler veren yazarımız, algı oyunlarından korunma yöntemlerini ayet ve hadisler üzerinden açıklamıştır. Kısacası yazar algı yönetimi oyunlarını anlatıp önlem almamızı söylerken, ateist ya da eşcinsel olan arkadaşların algı oyunlarını öğrenme hakkını da elinden alarak, son derece subjektif bir kitaba imza atmıştır.

Kitabı okurken sık sık yarım bırakma düşüncesine kapıldım, lakin yarım bırakmaktan hiç hoşlanmadığım için devam ettim, belki beklentimi karşılayacak daha farklı bilgilere rastlarım diye. Özellikle ikili ilişkiler konusunda da uzman yazarımızın bilgiler vermesini beklerdim, bu konuda da ayrıca hayal kırıklığına uğradım.

Yazarın sürekli tekrara düşmesi, kendisiyle çelişen, tamamen ideolojilerini dayatmak üzere yazdığı bu kitap beni gerçekten okurken çok yordu.

Kitaptan çok sayıda alıntı yaptım. Bu alıntılar ilgili olduğum, katıldığım ve konuyla ilgilenen arkadaşların da ilgileneceğini düşündüğüm bölümlerle ilgilidir. Tabiri caizse bu alıntıları yazarın kendi değer yargılarından biraz olsun ayırarak cımbızladım.
320 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Kitapta en çok dikkatimi çeken bölüm Hz. Muhammed (sav.) döneminde yaşanan İfk hadisesi üzerinden günümüze değinilmesiydi. Müslümanlar olarak cihad üzerinde birlik olabiliyoruz. Fakat dedikodu, algı yönetimi ve manipülasyon yönetimi konusunda yetersisiz. Bilinçlenmek ve farkındalık sahibi olmak için güzel bir kitap.
320 syf.
·4 günde
Kitap, algı yönetimi ve manipülasyonun işleyiş sürecini anlatıyor. 6 bölümden oluşan kitapta sırayla;
Manipülasyonun dayandığı temeller, algı yönetiminde özgürlük kavramı, tarihte üç büyük manipüle örneği ve Alfred Kinsey'in raporlarını anlattıktan sonra; peygamberimiz döneminde Velid b Muğire, İfk hadisesi ve Mescid-i Dırar üzerinden örnek vermiş. Firavun'un manipüle tekniklerini ayetler ışığında açıklamıştı. Sonrasında ilk kandırılmanın Hz. Adem ile başlaması üzerinden kandırılmaya yatkın insanların kişilik özelliklerini incelemişti. Son bölümde de algı yönetimine direnme ve eleştirel bakış kazanmanın yollarını anlatarak kitabı bitirmişti.
Kitap, LGBT'nin nasıl dünyaya kabul ettirildiğini en ince tarihi verilerine kadar almış.
Çok titiz, kaliteli ve veri tabanlı çalışılmış. Tavsiye edilebilir, güzel kitap
320 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Vakit kaybetmeden okunması gereken bir kitap. Gerek dünyadaki gerekse ülkemizdeki bilimsel, siyasi, hukuki, ticari vb. manipülasyonları kanıtlarıyla delilleriyle anlatan bir yapıt. Büyük güçlerin kendi istekleri doğrultusunda düşüncelerimizi ve ahlak sistemimizi yavaş yavaş nasıl çöktürdükleri birçok örnekle anlatılmış. Ve bazı yalanların hala günümüzde bile milyonlarca insanın canını almaya devam ettiğini görünce eminim benim gibi çok şaşıracak ve üzüleceksiniz.
Ve kitabın son sayfasında şöyle yazıyor:

"Bir kişinin kandırılması onur kırıcı bir şeydir. Ama ondan daha acısı, kandırıldığımızın farkına varmamaktır."

Bu kitap vesilesiyle bunun için en azından ilk adımı atmış olmayı ve etrafımızda dönen oyunları basiretle görebilmeyi umuyorum.
320 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap muhteşem. Anlatılan olaylar ayetlerle birlikte öyle güzel açıklanmış ki güncel bir tefsir kitabı dense yeridir. Herkes, herkes okumalı. Okudukça farkındalığınız çok yükselecek.
320 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Esselamu aleykum ve rahmetullah
Okuduğum en etkileyici kitaplardan biriydi. Çoğu sayfasını hayretler içerisinde okuduğumu söyleyebilirim. Bu kitabı okurken ne kadar kolay bir şekilde bizlerin kandırıldığını veya kandırma psikolojisini bize güzel bir şekilde empoze ettiklerini çok iyi anladım. Kesinlikle ve kesinlikle okunması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. Selametle...
320 syf.
·31 günde·Beğendi·10/10
Bu kitabı okumadan sakın siyasetten konuşmayın.
Değişeceksiniz, değişirken gelişeceksiniz.
Haber seyrederken perdenin arkasını görmeye başlayacaksınız.
Okumadan ölmemeye özen gösterin.
Keyifli okumalar (:
320 syf.
·1 günde·10/10
Hayatın her anına şüpheyle mi bakmak istiyorsun ? O zaman oku derim :) Gerçekten hayatın her anında ki düşüncelerinizi yıkacak türden bir kitap. Deneysel anlatımı sizi korkutmasın. Gerçekler ile yüzleştikçe okudukça okuyasınız gelecek..
320 syf.
·3/10
Kitabı sosyal medyada takip ettiğim eğitimci yazarın tavsiyesi üzerine biraz inceleyip aşmaya karar verdim. Hatta uzunca süre baskısını bulamadım. Baskısını uzunca süre beklediğim. Bu uzun süren bekleyiş benim beklentimi biraz artırdı sanırım.
Kitaba gelirsek karşımda çok daha bilimsel ve teknik açıdan manipülasyona yaklaşmasını bekliyordum. Malesef ki kitapta neden kadırılırızdan çok nasıl kandırılıyoruzu örnek vererek açıklamaya çalışmış. Ama örneklerle konuyu boğmuş. Ayrıca verdiği örnekler eşcinsellik, çalışan anneler, ve en çok beni rahatsız eden günümüz siyasi olaylarından örnekler vermiş. Kitabı okurken kendimi psikoloji üstüne değil de siyasi bir yazı okuyormuş gibi hissettim çoğunlukla. Üzülerek söylüyorum ki kitap benim için bi hüsran idi.
Bir kişi herhangi bir olaya/duruma/soruna karşı bir görüş bildirdiğinde ve bu görüşünü çevresiyle paylaştığında bu görüşünün aksine kanıtlar gelse dahi ilk ortaya koyduğu görüşten dönme olasılığı zayıftır.
Buradaki kritik nokta, kişinin görüşünü "başkalarıyla" paylaşmasıdır. Bu aşamadan sonra kişi görüşünü değil bir bakıma kendini savunmaya başlar...
Algı yönetimi uzmanları, camileri kendileri için kontrol edilemez tehlikeli mekanlar olarak gördükleri için ilk zamanlar etkisizleştirmeyi/itibarsızlaştırmayı seçmişlerdir. Bu sebeple, camilerde hocalar "çiçek böcek hutbesi" denilen hutbeler vermiş ve halkın sorunlarının konuşulduğu mekanlar olmaktan hızla çıkmıştır.
sözde özgür dünyada bagimliligin nasil ve nelere karsı oldugunun, ve nasil bagimli bireyler haline geldigimizi anlatmış, hazza keyfe konfora ve teknolojiye bagimliligimizi, denysel calismalar sonucu elde edilen verilerle anlatmiş.. kesinlikle okumanızı tavsiye edeceğım bir eser
Tarihin bilinen en buyuk sahtekarlik vakası olan Piltdown adamı vakası, Sir Cyril Burt'un meşhur ikiz çalışmaları ve Alan Sokal Vakası gerçekten tüyler urpertici bu olaylar karsisinda Bilim Adamlarının nasil uyudugunu,sonsuz itimatları..sizi hayrete düşürecek...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Algı Yönetimi ve Manipülasyon
Alt başlık:
Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753524292
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınları
İçinde yaşadığımız modern şehir hayatında, bir yandan görevler ve zorunlu ilişkiler içinde boğulurken, diğer yandan algı yöneticilerinin manipülasyona dayalı kandırma teknikleriyle baş etmeye çalışıyoruz. Zira gerçekle aramıza giren manipülatörler; gördüklerimizi, duyduklarımızı ve hatta dokunduklarımızı nasıl yorumlayacağımızı belirlemek için profesyonel bir çaba gösteriyor. Neticede algı yöneticileri kolaylıkla verebildiğimiz "hayır" deme ve itiraz etme tepkisini ortadan kaldırarak insanları edilgen hale dönüştüren uzman­lık kodlarından yararlanmakta son derece mahirdirler. Oysa bu teslimiyetçi durum aile, siyaset ve bilim ilişkileri başta olmak üzere toplumsal alanın farklı katmanlarında bizi türlü yalanların kurbanı haline getirebilir.
Peki, algı yöneticilerinin manipülasyonları karşısında "hayır" demek hepimize neden bu kadar zor gelir? Usta yalancıların yönettiği bir dünyada yaşadığımızın farkında mıyız? Onay­lamadığımız düşünceleri onaylar görünmek pahasına, bizi başkalarına uyum sağlamaya iten nedir? Dahası kandırmanın başarılı olmasında "niçin?" sorusunu sormayışımızın etkisi ne düzeydedir? Kampanyalar ve sürekli tekrar bizi nasıl yönlendirir? Manipülasyonları başarılı kılan unutkanlık, duy­gusallık ve düşüncesizlik zaaflarından kurtularak algı yöneti­cilerine karşı direnmeyi nasıl başarabiliriz?
Mücahit Gültekin, Algı Yönetimi ve Manipülasyon'da kanmanın ve kandırmanın psikolojisinin nasıl işlediğini çeşitli örneklerle gözler önüne seriyor. örnekler sağlık, eğitim, bilim, siyaset, sinema, ticaret ve İslam tarihi gibi farklı alanlardan seçilmiştir. Elinizdeki kitap manipülatörlerin tekrara dayalı kandırma süreçlerini sekteye uğratmak için her daim eleştirel düşün­menin gerekli olduğunun altını çiziyor. Gerçeğin peşinden sabırla yürüyerek yalanı, yalancıyı ve yalana maruz kalanı inceleyen yazar, algı yöneticilerinin operasyonlarına karşı direnememenin sebep olduğu sıkıntılardan kurtulmayı vaat ediyor.

Kitabı okuyanlar 178 okur

  • Celalettin çizmeci
  • merve
  • Elif CAN
  • Merve Gizem Acet
  • Eyub Safa Çelik
  • Beyza Küçükgüzel
  • Gabby
  • Ferit Arslan
  • Glrcli
  • Merve

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%43.4 (33)
9
%23.7 (18)
8
%11.8 (9)
7
%11.8 (9)
6
%2.6 (2)
5
%2.6 (2)
4
%0
3
%1.3 (1)
2
%0
1
%2.6 (2)