Adı:
Algının Fenomenolojisi
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
624
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053756859
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki
20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Maurice Merleau-Ponty, başyapıtı olan Algının Fenomenolojisi’nde, Husserl’den aldığı fenomenolojik yöntemi estetik bir anlayışla yeniden yorumluyor. Bedeni merkeze oturtan bu yorum, bir yandan psikolojizm ile entelektüalizm arasındaki Descartes ve empiristlerden beri devam eden tartışmaya özgün bir boyut kazandırıyor. Diğer yandan, bilim ile sanat arasındaki derinlemesine ilişkiyi felsefe aracılığıyla yeniden keşfetmemizi sağlıyor. Gerek analitik felsefenin gerekse kıta felsefesinin çağdaş sorunlarının ilk taslaklarını ortaya koyan bu çalışma, aslında yalnızca felsefe alanına değil, düşünceyi deyim yerindeyse ete kemiğe büründürmek isteyenler için bir referans kitap olma özelliğiyle edebiyattan sosyal bilimlere kadar uzanan geniş bir kapsama da hitap ediyor.

“Bizler dünyadayız, yani, şeyler bir resim gibi ortaya çıkar, devasa bir birey kendini olumlar, her varoluş kendini ve başkalarını anlar. Yapmak gereken sadece tüm kesinliklerimizi temellendiren bu fenomenleri kabul etmektir.”
– Maurice Merleau-Ponty

“Merleau-Ponty hep görme hakkında düşündü. (...) Görmek nedir? Bu soru sonuna kadar diğerlerine dayanak oluşturdu; ama bunun nedeni konuşmadan önce veya düşünmeden önce görüyor olmamız değil, daha ziyade her zaman bu görme hakkında konuşmamız ama onu unutmamızdı, sorgulamanın zaten ondan geçen bir sorgulamayı uyandırmak olmasıydı, aynı anda hem gözü hem de sesi titreştirmek, ifadenin gizemini kabul etmek olmasıydı...”
– Claude Lefort, “Eleştirel Baskıya Önsöz”
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Nitelik, duyumların sınırlarını çizmek için basit bir araç sunmaktan öte, kendisini açığa çıkaran deneyimin içinde ele alındığı takdirde, nesne veya bütün bir algı gösterisi kadar zengin ve karanlıktır.
Maurice Merleau-Ponty
Sayfa 31 - İthaki Yayınları
Kırmızı ve yeşil duyum değil, duyulan şeylerdir ve nitelik, bilincin bir unsuru değil nesnenin bir özelliğidir.
Maurice Merleau-Ponty
Sayfa 31 - İthaki Yayınları
Önümde kırmızı bir leke olduğunu söylediğimde, leke sözcüğünün anlamı, bu sözcüğü nasıl kullanacağımı bana öğretmiş olan daha önceki deneyimlerim tarafından sağlanmıştır.
Maurice Merleau-Ponty
Sayfa 43 - İthaki Yayınları
Fakat görmek, renkleri veya ışıkları elde etmek; işitmek, sesleri elde etmek; duymak nitelikleri elde etmektir.
Maurice Merleau-Ponty
Sayfa 31 - İthaki Yayınları
Fenomenlere bağlı kalırsak, şeyin birliği algıda çağrışımla inşa edilmez, aksine, çağrışımın koşulu olarak, çağrışımı doğrulayan ve belirleyen kesişmelerden önce gelir, yani kendi kendini önceler.
(kurgulardaki dil bulunamaz ya da kaybedilirse geçmiş olsun, o yüzden ki dikkat ve aynı ritm ne kadar önemli, ne kadar ciddi...)
bilinci daima dünya içinde düşünen psikolog, stimulusların benzerliği ve yakınlığını bir bütünün kuruluşunu belirleyen nesnel koşullar arasında sayar.En yakın ve en benzer stimuluslar, der psikolog(Örn. Wertheimer yakınlık, benzerlik yasası ve "iyi biçim" yasası) veya bir araya toplandıklarında gösteriye en iyi dengeyi sağlayanlar algı için aynı konfigürasyonda birleşme eğilimi gösterirler. Fakat bu dil yanıltıcıdır, çünkü algılanan dünyaya, hatta bilimsel bilincin inşa ettiği ikincil dünyaya ait nesnel stimulusları, psikolojinin doğrudan deneyime göre betimlemesi gereken algısal bilinç ile karşı karşıya getirir.
(Tabiri caizse analitik ve dinamik modeller birbiri ile işlerdir demeli değilse fikirleri beklerim)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Algının Fenomenolojisi
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
624
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053756859
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki
20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Maurice Merleau-Ponty, başyapıtı olan Algının Fenomenolojisi’nde, Husserl’den aldığı fenomenolojik yöntemi estetik bir anlayışla yeniden yorumluyor. Bedeni merkeze oturtan bu yorum, bir yandan psikolojizm ile entelektüalizm arasındaki Descartes ve empiristlerden beri devam eden tartışmaya özgün bir boyut kazandırıyor. Diğer yandan, bilim ile sanat arasındaki derinlemesine ilişkiyi felsefe aracılığıyla yeniden keşfetmemizi sağlıyor. Gerek analitik felsefenin gerekse kıta felsefesinin çağdaş sorunlarının ilk taslaklarını ortaya koyan bu çalışma, aslında yalnızca felsefe alanına değil, düşünceyi deyim yerindeyse ete kemiğe büründürmek isteyenler için bir referans kitap olma özelliğiyle edebiyattan sosyal bilimlere kadar uzanan geniş bir kapsama da hitap ediyor.

“Bizler dünyadayız, yani, şeyler bir resim gibi ortaya çıkar, devasa bir birey kendini olumlar, her varoluş kendini ve başkalarını anlar. Yapmak gereken sadece tüm kesinliklerimizi temellendiren bu fenomenleri kabul etmektir.”
– Maurice Merleau-Ponty

“Merleau-Ponty hep görme hakkında düşündü. (...) Görmek nedir? Bu soru sonuna kadar diğerlerine dayanak oluşturdu; ama bunun nedeni konuşmadan önce veya düşünmeden önce görüyor olmamız değil, daha ziyade her zaman bu görme hakkında konuşmamız ama onu unutmamızdı, sorgulamanın zaten ondan geçen bir sorgulamayı uyandırmak olmasıydı, aynı anda hem gözü hem de sesi titreştirmek, ifadenin gizemini kabul etmek olmasıydı...”
– Claude Lefort, “Eleştirel Baskıya Önsöz”

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Kübra Gülgel
  • Bünyamin palancı
  • urania
  • yasemin Ç
  • Abbas kaptan
  • Adem Şahin
  • MrvGc
  • Berger’in Gözü
  • Cengizhan06

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%33.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%33.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0