Ali Şiası Safevi Şiası

·
Okunma
·
Beğeni
·
141
Gösterim
Adı:
Ali Şiası Safevi Şiası
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
255
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756004609
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fecr Yayınevi
Bugün İslam dünyasında şiddetlenen bu yalancı savaş Ali Şiası’yla Muhammedî Sünnîliğin savaşı değildir. Bu savaş, “Safevî Şiası”nın “Emevî Sünnîliği” ile savaşı olup Safevîler’in Osmanlılar’la savaşının ve bu iki düşman devletin siyasette dini kullanmalarının yansımasıdır. İkincisi, İslam ülkelerinin her yanında yeni yeni canlandırılan ve düzenli programlarla, düzenli işleyen bütçe, hesap, kitap ve taktiklerle icra edilen bu savaş, İslam-Siyonizm savaşından sonra ortaya çıkmıştır. Bu savaş, bütün halkın ve özellikle gerçek Ali Şiası ve Muhammedî Sünnîlik âlimlerinin düşüncesinde Müslümanların ortak dış tehlike karşısında birlik, beraberlik ve dayanışma fikri gündeme geldikten sonra gündeme gelmiştir. Plan, cephe gerisinde tefrika çıkarma planıdır. Bu, Müslümanların Siyonizm tehlikesinden gâfil kalmalarını sağlamanın en iyi yoludur. Amaç, Sünnî halkın, İslam’ın tehlikesi Şiîliktir, diye korkmasını sağlamak, Şiî halkı da, İslam’ın tehlikesi Sünnîliktir, diye korkutmaktır! Düşman için bundan daha iyi bir başarı olamaz. Öyle bir plan or-taya koyarlar ki karşı cephede düşmana saldırmak için aynı siperin içerisinde pusu kuran iki asker ansızın birbirinin canına kast eder ve beriki, “Kapıyı Hz. Fatıma’nın böğrüne vuran sendin.” diyerek arkadaşının yakasına yapışırken öteki de “Ömer’e şöyle böyle diyen sendin ha?” diye berikinin yakasına yapışarak bağırır. Bu iki kardeşin kopardığı yaygara ve İslam’ın ilk dönemindeki anlaşmazlıkları düzeltmek için çıkarılan kargaşa arasında biri kulak kesilse, ırmağın batı kıyısından zafer ve alay kahkahasını duyabilir.
Kitap aslında iktidar ve devlet ideolojisi ile dönüşen dinsel süreci iran cephesinden anlatiyor.nasil sünni dünya devlet çıkarını ideolojisini din diye topluma kabul ettirmiş ise şah ismail ile birlikte kurulan iran safevi devleti süreci ali nin felsefesi yaşayışı degil o günkü devletin ihtiyaçlarını karşılamak üzere oluşan dinsel sosyolojik siyasi süreci anlatiyor ve günümüze kadar da böle geliyor.bu durum tüm dinsel devletlerde mezhep gözetmeksizin aynı şekilde ilerlemiş aslında..
Önceki Şia, özgürce Kerbela’ya gidemeyen, Hüseyin’in adını ağzına
alamayan ve hatta dinî amellerini gözler önünde yapamayan,
sürekli takip altında, sürekli işkence altında ve zindanda
bulunan ve takiyyeye sığınmış mahkûm ve güçsüz bir azınlıktı.
Şimdi aynı Şia, en büyük resmî güçlerin kendisini koruduğu ülkeye
hâkim büyük bir güce dönüşmüştür. Hatta sürekli olarak
Şiîliği ezen ve herkesi Ali sevgisi adıyla ve suçlamasıyla yakalayan,
işkenceye uğratan aynı kutup, şimdi kendisini, “Rıza’nın
eşiğinin köpeği” olarak kabul eder. Büyük zafer!
Fıkıh mercii ve Iraklı büyük Şia araştırmacısı Kaşifu’l-Gıta:
“Yakınlaştırmanın amacı, Müslümanlann birbirlerine yaklaşmalarını
sağlamak ve fıkhı ihtilafların onlar arasında düşmanlığa
neden olmasını önlemektir. Bizim önemli farklarımızdan birisi
imamettir ki bunun İslam toplumuyla bir bağlantısı yoktur.
Ötekisi ise halifelerin yerilip lanetlenmesidir ki Şiîlerin çoğunluğu
buna karşıdır. Bu tavır, imamlardan gelen haberlerde yasaklanmıştır.
Doğrusu, Müslümanlar birlik olsalardı, tüm bu
büyük memleketleri kaybetmezler ve yedi büyük devlet, küçük
bir ulus karşısında yenilgiye uğramazdı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ali Şiası Safevi Şiası
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
255
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756004609
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fecr Yayınevi
Bugün İslam dünyasında şiddetlenen bu yalancı savaş Ali Şiası’yla Muhammedî Sünnîliğin savaşı değildir. Bu savaş, “Safevî Şiası”nın “Emevî Sünnîliği” ile savaşı olup Safevîler’in Osmanlılar’la savaşının ve bu iki düşman devletin siyasette dini kullanmalarının yansımasıdır. İkincisi, İslam ülkelerinin her yanında yeni yeni canlandırılan ve düzenli programlarla, düzenli işleyen bütçe, hesap, kitap ve taktiklerle icra edilen bu savaş, İslam-Siyonizm savaşından sonra ortaya çıkmıştır. Bu savaş, bütün halkın ve özellikle gerçek Ali Şiası ve Muhammedî Sünnîlik âlimlerinin düşüncesinde Müslümanların ortak dış tehlike karşısında birlik, beraberlik ve dayanışma fikri gündeme geldikten sonra gündeme gelmiştir. Plan, cephe gerisinde tefrika çıkarma planıdır. Bu, Müslümanların Siyonizm tehlikesinden gâfil kalmalarını sağlamanın en iyi yoludur. Amaç, Sünnî halkın, İslam’ın tehlikesi Şiîliktir, diye korkmasını sağlamak, Şiî halkı da, İslam’ın tehlikesi Sünnîliktir, diye korkutmaktır! Düşman için bundan daha iyi bir başarı olamaz. Öyle bir plan or-taya koyarlar ki karşı cephede düşmana saldırmak için aynı siperin içerisinde pusu kuran iki asker ansızın birbirinin canına kast eder ve beriki, “Kapıyı Hz. Fatıma’nın böğrüne vuran sendin.” diyerek arkadaşının yakasına yapışırken öteki de “Ömer’e şöyle böyle diyen sendin ha?” diye berikinin yakasına yapışarak bağırır. Bu iki kardeşin kopardığı yaygara ve İslam’ın ilk dönemindeki anlaşmazlıkları düzeltmek için çıkarılan kargaşa arasında biri kulak kesilse, ırmağın batı kıyısından zafer ve alay kahkahasını duyabilir.

Kitabı okuyanlar 24 okur

  • Suna Türk
  • Ömer Kurt
  • Requiem
  • Merve Sarıkaya
  • Preacher
  • Sümeyye Zehra
  • Kubilay TÜRKER
  • Nicat Hüseynov
  • HadRa
  • Cezmi şeker

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%71.4 (5)
9
%0
8
%0
7
%14.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%14.3 (1)