Ali Ulvi Kurucu (Hatıralar 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.707
Gösterim
Adı:
Ali Ulvi Kurucu
Alt başlık:
Hatıralar 1
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054816767
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaynak Yayınları
Üstad Ali Ulvi Kurucu, Türkiyemizde ve Müslüman ülkelerde milyonların tanıdığı bir zat... Sevimli çehresi, Muhammedî güzel ahlâkı, ruhlara hitap eden millî, dinî şiirleri ve insanı manevî âlemlere alıp götüren gönül sohbetleri ile bir illim ve irfan önderi... Hayatının ilk yıllarını Konya'da geçirdikten sonra, Kahire'de El Ezher Üniversitesi'nde eğitim gören ve ömrünün geri kalanını Medine-i Münevvire'de geçiren Kurucu, 2002 yılında orada vefat etti. Ali Ulvi Kurucu'nun hatıraları hem Cumhuriyet sonrasındaki dönemde Türkiye'deki dine bakışı, hem Osmanlı'dan sonra dağılan İslam coğrafyasının durumunu, hem de önemli zatların etrafında geçen olayları aktarması bakımından önem arzediyor. Üstad M. Ertuğrul Bey, Üstad Mehmed Âkif üzerine çeyrek asırdan fazla süren deruni ve bereketli çalışmayla birlikte pek çok güzide eserden sonra, yine yüz akı bir çalışmayı başardı. Üstad Ertuğrul Bey’in usta kalemi Üstad Ali Ulvi Kurucu'nun hatıralarına eklenince hatıraların gergefinde önemli ipuçları bir girizgâh gibi önümüze açılıyor.
400 syf.
·14 günde·Beğendi
Kitabın bir yerinde;
"İnsan büyükleri anarken cennetteki gül bahçelerinden geçiyor gibi olur." diyor Üstad Ali Ulvi Kurucu.
Sayfaları ilerledikçe halimin izahı tam olarak bu oldu.
Şimdiye kadar hep İstanbul'un eski zamanlarına, o devirde yaşayan insanlarına dair rivayetler okur ve merak ederdim.
Meğer memleketimde de ne güzel zatlar yaşamış bir zamanlar, güzellikler bırakmışlar gittikleri her yere...
Konya'da bir tane Mevlânâ, bir tane Şems yokmuş sadece, onlarca imiş meğer...
O devrin zarâfeti her şehire yayılmış, güzel bir koku gibi...
Bir kitaptan okuyor ve öğreniyor gibi değil, bir sohbet halkasına oturmuşum da Ali Ulvi Kurucu'dan bizzat dinliyor gibiydim.
Hatırat tarzında kitapları okumak kalbime şifa gibi iyi gelse de bir yandan da gönlüme ince bir hüzün çöküyor.
Merhum Mehmet Akif'in;
"Virânelerin yasçısı baykuşlara döndüm,
Gördümde hazânında bu cennet gibi yurdu.
Gül devrini bilseydim onun, bülbül olurdum;
Yâ Rab, beni evvel getireydin ne olurdu?…" mısralarını kitap bitene kadar terennüm ettim hal lisanıyla.
Bunun yanında cumhuriyet yıllarında alime, ilme ve medreselere karşı yapılan zulümleri okudukça elinde olmadan ağlıyor insan, bütün bunlara rağmen onların gayret ve aşklarını çağımıza kıyasladığınız zaman kahredici bir tabloya şahit oluyorsunuz okudukça.
Hâsılı okuyun, kalbinize zarif rivayetler uçsun, geçmiş zamanda yaşanmış güzelliklerden hiç değilse bu şekilde hissedâr olsun gönlümüz.
Kitap bittiği vakit uzun uzun sohbet etmek istiyorsunuz birisiyle, güzel bir haber almış, güzel bir rüya görmüşcesine birine anlatmak istiyorsunuz.
Ben yapamadığım için böylesine uzunca yazmak istedim :)
Emeği geçenler arasında Metin Karabaşoğlu ağabeyin ismini görmek sevindirdi.
Mevlâ, emeği geçen herkesten ebeden razı olsun.
Kitapta ismi geçen terk-i diyar eylemiş bütün güzel insanlara da bin rahmet olsun.
Vesselâm.
400 syf.
·12 günde·Beğendi·10/10 puan
Okuduğum güzel kitaplardan biri hayranına dair ve hayatındaki değerli şahsiyetleri de anlatmış... Hafızlık ve ona dair bir çok şeyi de en güzel şeklide ele almış muhteşem bir eser... Şiddetle tavsiye ederim...
400 syf.
·10/10 puan
okuduğum ilk hatırat, 4 ciltten oluşuyor henüz 1. olanı bitirdim. maneviyatı ve islamın sancısını bu kadar derinden hisseden aziz insanları onların yaşamlarını anlatıyor Ali Ulvi Kurucunun dilnden.
400 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Şuraya güzel bir sürü söz sıralarım fakat bilirim eksik kalır.Bu kitap bütün güzel insanları bağrına basmış sanki.Kocaman yürekleri barındırmış sayfalarında.Devletim,dinim sözleri ile ve kalbimin orta yerine oturmuş bir sızı ile bitirdim kitabı.Konyalıyım,yıllardır bu güzel insanların bulunduğu camilere yürüme mesafesinde oturuyorum.Onca zaman nasıl kıymet bilmeden bastın o yollara diye kızarım kendime.Haciveyiszade yattığı mezarlıkta yürüme mesafesinde evime, okudukça utandım.Sonra ziyaretine gittim.Özrümü diledim.Dini için vakitlerini hazine gören bu insanların bulunduğu şehirde vakti kıymetsiz olan şeylere esir ettiğim için özür diledim.Duamı ettim.Okuyalım ki kalbimiz şöyle güzel insanları tanısın,dertleri ile dertlensin.İslam'ı yaşatma azmimiz olsun insallah.Dertlenerek okumanız duası ile,Allaha emanet olun
400 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Bu kitabı okulda bir yarışmaya katıldığım için okumuştum ve keyif veren bir eser.Ben aslında hatıra okumazdım genelde dedektif hikayeleri hoşuma giderdi.Herkesin okuması gerek.
400 syf.
·Puan vermedi
Ali Ulvi Kurucu 5 ciltlik hatıralar kitabının 1. Cildin de, kendinden fazla bahsetmemiştir.
Daha çok ailesinden, dedesinden amcasından ve tanıdığı alim ve şairlerden bahsetmiştir.

Kitabın ilk sayfalarında, Cumhuriyet döneminin sıkıntılı günlerine denk geldikleri için çektikleri zorlukları, verdikleri mücadeleri anlatmıştır.

Aslında Ali Ulvi Kurucu, Benim kitabı okurken hayranlığımı gizleyemdiğim ulvi bir şahsiyeti tanıtmıştır bizlere; dedesi Hacı Veys Efendi :)

Dedesi ile olan hatıralarını okurken; ferasetin, izzetin, saygınlığın, davasının, merhametinin ve dedeliğinin hakkını veren bir alim görüyorum. Dine olan bağlılığın, Allah'a sevginin, peygambere olan sadakatin timsali, yürüyen kur'an, Alleme.. İşte hayran olmamak elde değil. :)

Allah dini için mücadele eden bütün Alimlerimizi Rahmetiyle muamele etsin...

Ali Ulvi Kurucu, Mehmet Âkif Ersoy'u çok severmiş. O zaman :)

Bekleşirken gökte yüzbinlerce ervah intikam
Yerde kalmış naşa benzer kavm için durmak haram.
Kahraman ecdadınızdan sizde bir kan yokmudur
Yoksa istikbalinizden korkulur, pek korkulur


Mehmet Âkif Ersoy / Birlik bağı

Selametle :)
393 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Ali Ulvi Kurucu "Hatıralar"a babası, dedesi ve amcasını tanıtarak başlıyor. Bana çok tesir eden şahsiyetler olduklarını söyleyebilirim.. Dini yaşamak bu olsa gerek. Zamanın sahabisi olmak... Dünyadan geçmiş onlar. Pek çok sıkıntı yaşamışlar fakat akabinde yaptıkları şey imana sarılmak olmuş. Kendilerini değil hep başkasını düşünerek Müslüman kardeşliğini göstermişler. Ahlaken öyle ulvi bir yerdeler ki daima sevilen, sayılan, örnek alınan olmuşlar. Sahip çıkmışlar bizi biz yapan değerlere. Sahip çıkmışlar Kur'an'ımıza. Rabbim ebeden razı olsun o alimlerden; Konya'dan, Mekke'den, Kahire'den geçip iz bırakanlardan...
Ben daha çok kitapların gönlüme yer eden kısımlarıyla ilgileniyorum. Bu sebeple bazı hatıraların 3-4 kez tekrar etmesi benim için sorun teşkil etmedi. Böyle zengin içeriğin yanında kitabın tek eksiği de bu olsun ne mahzuru var?
400 syf.
·25 günde·Puan vermedi
Kitabı okumaya başladığınızda ister istemez sayfalarca okuyorsunuz. Bu kadar akıcı, bilgilendirici ve güzel olduğunu tahmin etmemiştim. İslam için nasıl uğraşılır? Eskiden imkanlar daha az iken neler yapılmış? Hicretin mâhiyeti, hafızlık, hocalık, hizmet. Hepsine cevap niteliğinde bir kitap. Tavsiye ediyorum.
400 syf.
Ali Ulvi Kurucu lise yıllarımda hocalarımdan ismini duyduğum derslerde hatırlarından sıkça zikredilen Konya'nın ve Türkiye'nin tanınmış alimlerindendir. Okuma serüvenimin başlangıcı da işte bu derslerde dinlediğim kıssaları merak etmemle oldu.. 9 yıl süresince aralıklarla okuduğum 4 ciltlik hatıratının ilk cildini dördüncü defa bitirmek nasip oldu.. .
Ali Ulvi Kurucu 1922 yılında Konya dünyaya gelir. Aile mirası hafızlığını cumhuriyet döneminin en çetrefilli yasaklı yıllarında tamam eder. Babasının babası ve dahi babalarının mesleği hocalık suçtur o devirde. Canlı tanığıdır yaşanan hadiselerin..Hayat şartları Medine'ye hicret etmeye zorlar ailesini.. Bu süreçte yaşadıkları sıkıntılar ve teslimiyetin dimdik misali onu Ali Ulvi Kurucu yapmıştır.. Bu eser bir vesika niteliğindedir. İlk dönem Cumhuriyeti'nin inkılaplarının halk üzerindeki tesirini anlamak isterseniz muhakkak okuyunuz.
"İnsan, bir kere, aşk ile Allah dese;
sonbaharda dallardan kuru yaprakların dökülmesi gibi, bütün günahlar dökülür."
Her şeyhin, dervişin, müridin feyiz sahası değişiktir. Bazısı fincan, bazısı havuz kadar feyze sahip olur. Öylelerini bir çakıl taşı alt üst eder, bulandırır, feyizlerini keser. Bazısınınki de denizler, okyanuslar kadardır. Onları hiçbir şey bulandırıp karıştıramaz. Dereler, nehirler, seller hatta kanalizasyonlar dökülür; yine temiz yine berrak kalırlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ali Ulvi Kurucu
Alt başlık:
Hatıralar 1
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054816767
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaynak Yayınları
Üstad Ali Ulvi Kurucu, Türkiyemizde ve Müslüman ülkelerde milyonların tanıdığı bir zat... Sevimli çehresi, Muhammedî güzel ahlâkı, ruhlara hitap eden millî, dinî şiirleri ve insanı manevî âlemlere alıp götüren gönül sohbetleri ile bir illim ve irfan önderi... Hayatının ilk yıllarını Konya'da geçirdikten sonra, Kahire'de El Ezher Üniversitesi'nde eğitim gören ve ömrünün geri kalanını Medine-i Münevvire'de geçiren Kurucu, 2002 yılında orada vefat etti. Ali Ulvi Kurucu'nun hatıraları hem Cumhuriyet sonrasındaki dönemde Türkiye'deki dine bakışı, hem Osmanlı'dan sonra dağılan İslam coğrafyasının durumunu, hem de önemli zatların etrafında geçen olayları aktarması bakımından önem arzediyor. Üstad M. Ertuğrul Bey, Üstad Mehmed Âkif üzerine çeyrek asırdan fazla süren deruni ve bereketli çalışmayla birlikte pek çok güzide eserden sonra, yine yüz akı bir çalışmayı başardı. Üstad Ertuğrul Bey’in usta kalemi Üstad Ali Ulvi Kurucu'nun hatıralarına eklenince hatıraların gergefinde önemli ipuçları bir girizgâh gibi önümüze açılıyor.

Kitabı okuyanlar 649 okur

  • Muhammet Furkan Bozkurt
  • Betül Özgür
  • a
  • Mine Taşkın
  • Betül Gümüş
  • gul hikmetyâr
  • Esra Birge
  • Deniz Tapan
  • Güle Âşık
  • Rümeysa Çağlar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%76.1 (153)
9
%11.9 (24)
8
%9.5 (19)
7
%0.5 (1)
6
%1 (2)
5
%0
4
%1 (2)
3
%0
2
%0
1
%0