Adı:
Alice Harikalar Ülkesinde
Baskı tarihi:
Ocak 2021
Sayfa sayısı:
156
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750706141
Orijinal adı:
Alice's Adventures in Wonderland
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Alice Harikalar Ülkesinde, tam yüz otuz beş yıl önce yazıldı ve o günden beri tüm dünya çocuklarının hayranlıkla okuduğu bir kitap oldu. Yazarı Lewis Carroll, aslında başarılı bir metamatikçiydi. Bir dostunun Alice adındaki kızını oyalamak amacıyla anlattığı öyküleri bir kitapta toplamayı düşündü ve ortaya bu unutulmaz çocuk romanı çıktı. Alice Harikalar Ülkesinde, içine giren herkesi büyüleyen bir hayal ve masal ülkesi. Normal bir küçük kız olan Alice, bir gün yolda tuhaf giyimli bir tavşanla karşılaşır; tavşan randevusuna geç kalmamak için koştururken durmaksızın saatine bakmaktadır. Alice, tavşanın peşinden bir deliğe dalar ve o anda kendini olağanüstü bir serüvenin içinde bulur. İnanılmaz kahramanlarla dolu, budala bir korkunç Kupa Kraliçe'nin yönettiği Harikalar Ülkesi'ne girmiştir. Alice, kendisini ya küçücük yapan ya da dev gibi büyüten büyülü yiyecek ve içeceklerin yardımıyla Harikalar Ülkesi'nde gezinmeye başlar. Filozof bir Tırtıl'ın öğütlerini dinler, Vankara Kedisi'ne yol sorar, Deli Şapkacı'yla Mart Tavşanı'nın verdiği çay partisine katılır, Tarla Faresi'yle havadan sudan konuşur, her kızdığının kafasını uçurtan, öfkelenince gözü hiçbir şeyi görmeyen Kraliçe ile çelikçomak oynar. Harikalar Ülkesi'nde karşılaştığı bütün bu tuhaf yaratıkların dünyasına giren Alice, neredeyse onlardan biri olmak üzereyken...

Bu kitabın devamı olan Aynanın İçinden'de bir başka dünyada Alice'nin yeni bir serüvenini bulacaksınız.
128 syf.
·7/10 puan
BELKİ SPOİLER VARDIR?

Alice Harikalar Diyarında; her ne kadar çocuk kitabı olarak bilinse de, belli bir yaş düzeyinin altında okunduğunda anlaşılması zor cümlelerle karşılaşılabilir. yine de çocuklukta kahramanımızın hayal gücünün genişliğinde kaybolarak okuduysak, bence yetişkinlik zamanlarımızda tekrar sindirerek okumalıyız. ben ilk okumamı 19 yaşımda gerçekleştirdim. son olacağını da sanmıyorum.

yazar, matematik ve edebiyat alanındaki zekasını eserine kusursuz bir biçimde yansıtmış. başlarda okurken hepsinin hayal ürünü olduğunu bilsek de, okudukça sanki böyle bir dünyanın gerçekten var olduğuna inanırken buluyoruz kendimizi. Alice'in başına gelenler, tanıştığı hayvanlar, yediği yemekler ve içtiği içecekler sonucunda ne olduğu... okurken merak ve şaşkınlık duygunuzu harekete geçirecek türden. ben sonuna gelene kadar gerçekten böyle bir dünyanın var olduğuna inandırmıştım kendimi. beklenmedik bir finalle karşılaşmadım açıkçası, ama her şeyin gerçekten yaşanmış olmasını yeğlerdim sanırım. kısaca, bazı karakterlerin cümleleri, Alice'in duygu karmaşası bizleri düşündürmeli. okunup rafa kaldırılacak bir kitap değil (şahsımca). beğendiğim bir alıntıyla sonlandırmak istiyorum:

''Ben Düşes olduğumda; mutfağımdan içeri biber hiç sokmayacağım. Çorba bibersiz de güzel olur -belki de insanları böylesine öfkeli yapan şey yalnızca biberdir- Sirke surat astırıyor, papatya kederlendiriyor... ayrıca... ayrıca arpa şekeri gibi şeyler de çocukları iyi huylu yapıyor. Keşke büyükler bunu bilse: o zaman şeker konusunda bu kadar cimrilik etmezlerdi...''
112 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Bugüne kadar okumadığıma (okuyamadığıma) o kadar üzüldüm ki! Yazar hayal gücünü, yaratıcılığını ince göndermeler ile çok güzel aktarmış. Bence hayal gücü için hem çocukların hem yetişkinlerin, ince göndermeler için ise yetişkinlerin tercih etmesi gereken bir kitap.
88 syf.
·1 günde·8/10 puan
Bu kitap hakkında ilginç bir bilgi vereyim size bir dönem Çin de yasaklanmış. Sebebi ise hayvanlara insanlardan daha üstün özellikler veriliyor diye. Ayrica yazar Lewis Carroll takma adıyla dönemin ingilteresini elestirmektedir. Ben okurken abartı birşey bulamadım. Ama çocuk kitabı olduğu için tabiki hassas olunması lazım. Zira bizdeki Ömer Seyfettin in Bomba eseri de çocuk klasikleri diye gecer ama içinde savaş sürgün vs herşey var. Çocukları etkilenebilicegi hesaba katılmalı.

Kahramanımız bir tavşanı takip eder ve serüven tuhaflıklar şeklinde devam eder. Sayfa sayısı itibariyle çocuk, mana bakımından herkesin kitabıdır.

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
88 syf.
Alice Harikalar Diyarında
Lewis Carroll takma adını kullanan Charles Lutwidge Dodgson'ın 1865 yılında yayımlanan fantezi türündeki romanıdır..
Küçük kız Alice'nin , sevimli bir tavşanın peşine takılıp Harikalar Ülkesine gitmesini ve yaşadığı maceraları anlatan çocuk kitabıdır.
~
°° En sevdiğim Alıntılar..

¶¶ ''Dünü anlatmanın bir yararı olacağını sanmıyorum,
çünkü dün başka biriydim.''
¶¶ Dünyayı döndüren şey sevgidir, sevgi!
¶¶ Alice: Hangi yoldan gideyim?
Kedi: Nereye gittiğini bilmiyorsan hangi yoldan gittiğinin bir önemi yok!..
145 syf.
·Puan vermedi
Çocuk edebiyatı eseri diyip geçemediğim Alice Harikalar Diyarında, az sayfada yoğun felsefik ögeler barındırdığını düşündüğüm Alice Harikalar Diyarında...

11 yaşındaki Alice, hayatından sıkıldığı sırada merak duygusuyla beyaz tavşanın peşine düşüyor. Beyaz tavşan onun içindeki merak duygusu aslında. Kendini tavşanın girdiği derin, dönülmez o kuyuda buluyor. Bu kuyu neyi simgeliyor peki? Çocuğun anne karnına düşüşünü... Bu düşüşten sonra Alice için yepyeni bir dünya başlıyor. Merak duygusuyla özgürce saçmalayabildiği; her şeyi sorguladığı bu dünyada Alice yeni şeylerle tanışıyor. Yeri geliyor kendiyle yeri geliyor başkalarıyla konuşuyor. Alice konuşmayı, düşünmeyi çok seviyor. Alice sürekli değişiyor, bir büyüyor bir küçülüyor. Her defasında kendiyle yeniden tanışıyor, her koşulda neler yapabileceğini düşünüyor. Bilge kelebek ile karşılaştığında “Kimsin sen?” sorusu yöneltilen Alice kim olduğunu bilmediğinin farkına bir kez daha varıyor. Alice, içinde bulunduğu dünyayı ve kendini kendi bildiği kadarıyla algılıyor, hepimiz gibi... Bir de bir kaybolup bir ortaya çıkan Cheshire kedisi var ki bu kedinin yazarın kendisi olduğunu düşündürüyor.

Kitabın felsefik boyutunun yanında bir de kitabın siyasal boyutu var. Beyaz tavşan, yönetimi memnun etmekten başka bir şeyi düşünmeyen kişileri temsil ediyor. Şapka ve şapkacı, kraliyet ailesi için çok önemli olduğundan iktidar olmanın gücünü simgeliyor. Yani bir statü göstergesi. Sürekli kafa uçurma emri veren kraliçe toplumda saygı görmek için çabalayan ama iki yüzlü olduğu bilinen kitabın yazıldığı dönemin iktidarını yansıtıyor. Alice, karşılaştığı hayvanlarla konuştukça ülkedeki sosyal sınıf ayrımıyla karşı karşıya kalıyor. Alice, yaşadığı içsel yolculuk sonucunda da o yaşına kadar bildiği geleneklerin değiştirilebilir olduğunun farkına varıyor.

Bu kitabı bitirdikten sonra, bir sürü imge olduğunu fark ettikten sonra fantastik bir kitap işte diyip geçemedim. Burada yazdıklarımı birkaç makale tarayarak kendimce de yorumlayarak sizinle paylaşıyorum. Keyifli okumalar
106 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
"Alice Harikalar Ülkesinde" ismi en çok bilinen kitaptır heralde. Hemen herkes az çok hikayeyi bilir: Küçük bir kız beyaz tavşanı takip eder ve başına tuhaf, çok tuhaf şeyler gelir.

Muhtemelen ben de bu kitabı çocukken okumuşumdur fakat bir çok yerde kitaba göndermeler yapıldığı için tekrar keşfetmek istedim. Örneğin The Matrix filminin ilk sahnesinde Neo masa başında uyuya kalır ve bilgisayarı kendi kendine yazılar göstermeye başlar. Neo uyanır ve şaşkınlık içerisinde bilgisayar ekranında "Uyan Neo, beyaz tavşanı takip et" yazısını okur...

Bazen gün içerisinde yaşadığımız anlamlı olayları gece rüyamızda çok saçma bir şekilde görürüz ve bazen de rüyamızda saçma bir şekilde gördüklerimiz yaşayacağımız anlamlı olayların habercisi olur. Bu kitap da öyle bir şey, çok anlamsız gibi olan olaylar ve diyaloglar arasında birden çok felsefik cümleler çıkabiliyor. Yani anlayacağınız öyle basit bir kitap değil. Yazar 1861 yılında Oxford'u dereceyle bitirmiş ve matematik dalında doçentlik almış biri. Bu zekası da kitabına doğal olarak yansımış.

Alice'in başına gelen tuhaf olayları mutlaka okumalısınız. Çocukken okuduysanız bir de yetişkinken okumalısınız.
64 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Aslında herkes bu hikayeyi az çok bilir; Alice beyaz tavşanı takip ederken kendini birden tavşan deliğinden aşağı düşerken bulur. Yediği şeylere göre büyüyüp, küçülürken çeşitli maceralara atılır. En sonunda kendini kupa kraliçesinin oyununda flamingosunu tutarken kirpilere vurarak oyun oynarken bulur.
Bu kitabı 2018 yılında ingilizce olarak okumuştum ancak hediye gelince tekrar okumak istedim. Çünkü bu kitabın aslında sadece bir çocuk masalı olmadığını işitmiştim.
Yazar 1861 yılında Oxford'u dereceyle bitirmiş ve matematik dalında doçentlik almış biri. Yazar Lewis Carroll takma adıyla dönemin ingilteresini eleştirmektedir.
Bu bilgiyi öğrendiğinizde cümlelerin altında aslında saklı anlamı aramaya başlıyorsunuz ve bence bu kitaba renk katıyor.
Eğer 1K yaş istatistiğine bakacak olursanız gerçekten 12 yaş altı okuyan da var; 65+ yaş okuyan da var.
Bana soracak olursanız hangi yaşta olursak olalım, her daim severek okuyacağımız hoş bir masal.
Keyifli okumalar dilerim.
2021 için 21 kitap önerisi

https://youtu.be/dVt15CdgsNI
156 syf.
·Puan vermedi
Düşünce ve sözlerin değiştiği zaman aklında olup bitenler arasında bir bağ vardır. Yeni birisi, özlenen eskiler ya da pişmanlıklar gibi... Kelimelerimin kimseye faydası yok. Montaigne ne güzel söylemiş " Kendimden başka amacım yok." derken... Kimseye faydalı olmak gibi bir niyetim yok. Öncelikle müsade ile kendimi tanımak istiyorum. Çocukluğumun ilk kitabı... Alice bana binevi hayal kurmayı öğreten kahraman. Alice' nin yaşadıklarını hayal dünyam yeni yeni idrak ediyor ki bu sadece bir sebep bile olsa geliştiğimi gösteriyor. Kurulan diyalog, hayvan ile insan sohbeti insanlara doğa ve hayvan sevgisini aşılıyor. Orman ile ilham bulan yazar büyümenin en iyi örneklemesini yalnızlık ile tamamlamış, korkunun insan için gelişme olduğunu belirtmiştir. Çeşitli hikaye birleşimi ile bir çok çocuğun hayal dünyasını zenginleştirip, şimdiye bir temel kazandırıp bir amaç uğruna çabalamasını sağlamıştır. Eğer küçükken hayal kurmasını bilmeseydim şuan bir amacım olmazdı ya da çabalamak için bir sebep bulamazdım. Küçükken başlıyor hayal dünya serüveni. Sekiz yaşında okuyup hayal kurmayı öğrenen ben şimdi bir amaç uğruna çaba sarfediyorum. Bu kitap ilklerim arasında. İlk aşk, ilk yazı, ilk arkadaş, ilk düşünce, ilk kitap gibi...
Gelişen hayallerim için yazara teşekkür ediyorum. Temelimde yatan bu kitap şimdi bana ıssız yolda yanan sokak lambası oldu. Hala hayal kurabiliyorum demek oluyor ki okumak dışında çok şeye emek vermişim. Anlamak, yazarın sakladığı duyguları hissetmek bunlardan sadece bir kaçı.
Huzurlu okumalar...
106 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Alice' nin hikayesini hepimiz biliriz. Beyaz bir tavşanı takip ederek tavşan deliğinden içeri atlar ve başına çok garip olaylar gelmeye başlar. Hepimiz küçükken ya dinledik ya da izledik bu hikayeyi. Olayları ve sonunu unuttuğum için tekrar okumak istedim. Okurken farkettim ki bu aslında sadece bir çocuk masalı değil. Her olayın altında daha derin anlamlar var. Yazarın aslında dönemin İngiltere' sini eleştirdiği bir kitap olduğunu öğrenince de olayların altındaki anlamları daha iyi kavrayabildim. Farkettiğim diğer şey de bazen hayatta tek yapmamız gereken o tavşan deliğinden atlamaktır. Okuması kolay ama bir o kadar da anlamlı bir kitaptı benim için. Biraz daha büyüyünce tekrar okuyacağım bu kitabı. O zamanki çıkardığım anlamlarla şimdikiler arasında ne fark olacak merak ediyorum. Keyifli okumalar... :)
106 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
Alice Harikalar Diyarında... bunu duyduğumuzda büyülü, eğlenceli, olağanüstü olaylarla karşılaşacağımızı bekliyoruz haliyle ama benim bu dünyada bulduğum şey tek kelime ile tuhaflıktı. Okumadan önce kitapla ilgili araştırma yaptığımda Alice Harikalar Diyarı'nın çocuk kitabı olmasından çok da ötede, bir matematiğin, felsefenin, mantığın, aklın ürünü olduğu gerçeğiydi. Okuduğum da bunu çok iyi anladım. Her ayrıntı, her cümle içinde bir gizi barındırıyor, bir şeyler anlatıyor bize bu olağanüstü dünya.

"Keşke bu kadar ağlamasaydım. Sanırım kendi gözyaşlarımın içinde boğularak bunun cezasını çekeceğim! Tuhaf bir şey olacak, bundan eminim! Zaten bugün her şey tuhaf." sözleri ile Alice'in içinde bulunduğu dünyayı anlayamadığını görüyoruz. Alice, konuşan hayvanlarla, önüne çıkan içecekleri içip yiyecekleri yedikten sonra bir dev gibi büyüyüp ardından minicik küçülmelerine alışmış bir tavır sergiliyor. Ancak Alice karşısına çıkan herkese ve en çok da kendisine sürekli sorular sorarak anlamaya çalışıyor olan biteni, hayvanların "sen kimsin?" sorularına bile bilmiyorum cevabını veriyor. "Öyleyse ben kimim? Ah bu çok büyük bir bilmece." diyerek kendini dahi sorgulamaya başlıyor Alice.

Kupa kraliçesinin konserinde şarkı söyleyen Fındıkfaresi şarkıyı tekrarlayınca "Zamanı öldürüyor! Kafasını uçurun!" dedi kraliçe. İşte o günden sonra saat durdu, hep altıyı gösterir oldu Şapkacı, Mart Tavşanı ve Fındıkfaresi için. Çay saati olması nedeniyle çay takımlarıyla dolu bir masada oturup duruyorlar. Bu çılgın çay partisi beni en çok etkileyen bölüm oldu okuduklarım içerisinde ve paylaşmak istedim, kraliçenin sözleri ise gerçekten düşünmeye değer.

Lewis Carroll mahlaslı matematikçi, fotoğrafçı ve mantıkçı Charles Lutwidge Dodgson çalıştığı okulun dekanının küçük kızı Alice Liddell için yazdığı Alice Harikalar Diyarında kitabıyla bize çok şey anlatıyor. Çalışma alanlarının da izlerini gördüğümüz, her durumun içinden Carroll'ın gizlerini, bize anlatmaya çalıştığı felsefesini bulmaya çalıştığımız, kendimize Alice'in de sürekli tekrarladığı 'neden' sorusunu sorarak bu dünyayı anlamaya çalıştığımız bir kitap Alice Harikalar Diyarında. Alice ile birlikte tavşanın girdiği delikten siz de gidip Harikalar Diyarı’na inerek aklın, mantığın, matematiğin ve felsefenin derinliklerinde dolaşabilirsiniz. Keyifli okumalar.
106 syf.
·Puan vermedi
Alice Harikalar Diyarı - Lewis Carroll

eskiden okuduğum, birkaç kez filmini izlediğim, bende yeri çok başka olan bu güzelce kitabı yeniden okudum. her seferinde bambaşka izler bırakması beni kendisine yeniden hayran bıraktı.

Canım Alice, yelek giyen, gözlük takan ve konuşan bir pembe tavşan görür. merak eder ve peşine takıldı. onunla birlikte tarlayı aştı, çitin kenarındaki tavşan deliğinden içeri daldı. karanlığın içerisinde uzun uzun yuvarlandı, çalı-çırpının üzerine düşüverdi. nereye gittiğini, nerede olduğunu, ne yapması gerektiğini bilmiyordu ama korkmadan, telaş yapmadan, başına gelenleri yaşayarak yoluna devam etti. artık geri gidemezdi.

kapıları olan bir odanın içerisinde çıkış yolu bulmaya çalıştı. masadaki anahtar kapıya uydu, kendisi çok büyüktü. kendisi küçüldüğünde anahtar dev masada kalmıştı. uyumu öğrendi Alice, böylece harikalar diyarına geçti. orada tırtıldan öğüt aldı, dönüşümün normal ve aslında harika bir şey olduğunu öğrendi. çay partisinde zamana takılı kalmamak gerektiğini farketti. düşesle mutfakta sohbet etti. yapacağı ve yapmayacağı şeyler hakkında kararlar aldı. kraliçeyle zorlu bir kriket oyunu oynadı. oyun ona çok şey düşündürdü. bir ejderha yolculuğuna eşlik etti. sahte kaplumbağanın öyküsünü dinledi, bazı kıyaslar yaptı. una bulanarak kızartılmış mezgitlerin gerçek hallerinin farklı olabileceğini farketti. büyük bir olaya tanıklık etti. kendini savunmayı öğrendi. derken en sonunda kendisini tavşan deliğinden çıkmış vaziyette, daha önce olduğu yerde, ablasının kucağında buldu.

her bir adımı adeta ders niteliğinde olan, üzerine uzun uzun konuşmak istediğim muhteşem eser. Alice'in hayal dünyasında yaşadığı her bir adım yaşadığımız dünyada yolumuzu bulmak için ekmek kırıkları toplayağımız bir iz. tatlı öğreti. minnoş bir misal. keşke herkes okusa. şevkle tavsiye ediyorum.

bu ay Sakarya Kitap Kulübü ile birlikte Alice'i okuduk, üzerine konuştuk. birlikte yol aldığımız her bir kitap dostuma teşekkürler.
.
.
şu muhteşem hayatta her şey var. tavşan deliğinden geçmeye korkmayın sevgili kitap dostları. güzel olsun her şey🕳
145 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Alice harikalar diyarında " bildiğimizin aksine bir çocuk kitabı değildir . Bir matematik profesörü ve aynı zamanda rahip olan yazar ,bu kitabı dönemin Ingilteresini eleştirmek için Lewis Carroll takma adıyla yazar.Kitabin başlarında Alice aşağıya düşer ve tavşanla karşılaşır Önünde iki yol vardır, tavşana sorar : "Hangi yoldan gideyim,
Tavşan bugüne kadar duyduğum en iyi cevaplardan birini verir :
" Nereye gideceğini bilmiyorsan hangi yoldan gittiğinin hiç bir önemi yok...
sirke surat astırıyor, papatya kederlendiriyor... ayrıca... ayrıca arpa şekeri gibi şeyler de çocukları iyi huylu yapıyor. Keşke büyükler bunu bilse: O zaman şeker konusunda bu kadar cimrilik etmezlerdi.
“Oyun gittikçe daha güzelleşiyor,” dedi konuşmayı sürdürmek için.
“Evet, öyle,” dedi Düşes, “ve buradan çıkaracağımız ders: Ah, 'dünyayı döndüren şey sevgidir, sevgi!”
“Kuzgun niçin yazı masasına benzer?”
Şapkacı tekrar Alice'e dönerek, “Bilmecenin yanıtını bulabildin mi?” diye sordu.
“Hayır, bulmaktan vazgeçtim. Yanıtı nedir?” dedi Alice.
“En ufak bir fikrim yok," dedi Şapkacı.
“Kuzgun niçin yazı masasına benzer?”
"İşte eğlence başlıyor!" diye düşündü Alice. "Bilmecelere başlamalarına sevindim – sanırım bunun cevabını tahmin edebilirim," diye ekledi yüksek sesle.
“Buna yanıt verebileceğini mi düşünüyorsun?” dedi Mart Tavşanı.
“Tam üstüne bastın,” dedi Alice.
“O zaman ne demek istediğini söyle,” diye devam etti Mart Tavşanı.
“Söylüyorum zaten,” dedi Alice hemen, “en azından - en azından söylemeye çalıştığım şeyi söylüyorum – ikisi de aynı değil mi zaten?"
“Hiç de değil!” dedi Şapkacı. “O zaman şunlar da aynı anlama gelirdi: 'Yediğimi görüyorum' demek, 'gördüğümü yiyorum' demekle aynı şey!”
“Ya da şöyle diyebilirsin," diye ekledi Mart Tavşanı: " 'Sahip olduğum her şeyi severim' ile 'sevdiğim her şeye sahibim.' "
“Şöyle de diyebilirsin,” diye devam etti Fındıkfaresi, “ 'uyuduğum zaman nefes alırım' demek, “nefes aldığım zaman uyurum' demekle aynı şey.” Fındıkfaresi, uykusunda konuşuyordu sanki.
"İşte senin dediğin buna benziyor,” dedi Şapkacı ve konuşma sona erdi.
“Lütfen bana hangi yolu izlemem gerektiğini söyler misiniz?”
“Bu, nereye gitmek istediğine göre değişir,” dedi Kedi.
“Aslında nereye gittiğim pek umurumda değil...” dedi Alice.
"O zaman hangi yolu izlersen izle, fark etmez,” dedi Kedi.
"...bir yere varayım yeter,” diye tamamladı Alice sözünü. "Ah, bundan kuşkun olmasın, kesinlikle bir yere varırsın, tabii eğer yeteri kadar yürürsen.”
“Ah, buldum!" diye haykırdı Alice. “Hardal bir sebzedir. Sebze gibi görünmese de öyledir.”
“Seninle aynı fikirdeyim,” dedi Düşes, “ve buradan çıkaracağımız ders: “Göründüğün gibi oľ – ya da daha basit bir şekilde söylemek gerekirse: 'Kendini başkalarına göründüğünden ya da görünebileceğinden farklı biri olarak görme ki, başkaları da seni başkalarının gözünde başka biri olmaya çalışan başka biri olarak görmesin.' ”
“Bunu bir kenara yazarsam daha iyi anlarım galiba,” dedi Alice kibarca, “siz söylerken pek bir şey anlayamadım.”
“Eğer herkes kendi işine baksaydı, Dünya şimdi oldu ğundan daha hızlı dönerdi,” diye hırladı Düşes.
“Bu da iyi bir şey olmazdı,” dedi Alice
"Gece ve gündüz ne olacak hem? Biliyorsunuz, Dünya kendi ekseni etrafında bir dönüşünü yirmi dört saatte tamamlar..."
''Lütfen bana hangi yolu izlemem gerektiğini söyler misiniz?2'
''Bu, nereye gitmek istediğine göre değişir,'' dedi Kedi.
''Aslında nereye gittiğim pek umurumda değil...'' dedi Alice.
''O zaman hangi yolu izlersen izle, fark etmez,'' dedi Kedi.
''...bir yere varayım yeter,'' diye tamamladı Alice sözünü.
''Ah, bundan kuşkun olmasın, kesinlikle bir yere varırsın, tabi eğer yeteri kadar yürürsen.''
Lewis Carroll
Sayfa 49 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Alice Harikalar Ülkesinde
Baskı tarihi:
Ocak 2021
Sayfa sayısı:
156
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750706141
Orijinal adı:
Alice's Adventures in Wonderland
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Alice Harikalar Ülkesinde, tam yüz otuz beş yıl önce yazıldı ve o günden beri tüm dünya çocuklarının hayranlıkla okuduğu bir kitap oldu. Yazarı Lewis Carroll, aslında başarılı bir metamatikçiydi. Bir dostunun Alice adındaki kızını oyalamak amacıyla anlattığı öyküleri bir kitapta toplamayı düşündü ve ortaya bu unutulmaz çocuk romanı çıktı. Alice Harikalar Ülkesinde, içine giren herkesi büyüleyen bir hayal ve masal ülkesi. Normal bir küçük kız olan Alice, bir gün yolda tuhaf giyimli bir tavşanla karşılaşır; tavşan randevusuna geç kalmamak için koştururken durmaksızın saatine bakmaktadır. Alice, tavşanın peşinden bir deliğe dalar ve o anda kendini olağanüstü bir serüvenin içinde bulur. İnanılmaz kahramanlarla dolu, budala bir korkunç Kupa Kraliçe'nin yönettiği Harikalar Ülkesi'ne girmiştir. Alice, kendisini ya küçücük yapan ya da dev gibi büyüten büyülü yiyecek ve içeceklerin yardımıyla Harikalar Ülkesi'nde gezinmeye başlar. Filozof bir Tırtıl'ın öğütlerini dinler, Vankara Kedisi'ne yol sorar, Deli Şapkacı'yla Mart Tavşanı'nın verdiği çay partisine katılır, Tarla Faresi'yle havadan sudan konuşur, her kızdığının kafasını uçurtan, öfkelenince gözü hiçbir şeyi görmeyen Kraliçe ile çelikçomak oynar. Harikalar Ülkesi'nde karşılaştığı bütün bu tuhaf yaratıkların dünyasına giren Alice, neredeyse onlardan biri olmak üzereyken...

Bu kitabın devamı olan Aynanın İçinden'de bir başka dünyada Alice'nin yeni bir serüvenini bulacaksınız.

Kitabı okuyanlar 11,8bin okur

  • Fulya
  • ecemaleyna bedir
  • Medine Teker
  • Evin Yavuz
  • Lara
  • Gül
  • m.
  • ღ İREM KARAGEDİK ღ
  • BERİL  HUMAN
  • Büşra Nur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.7 (22)
9
%0.3 (9)
8
%0.9 (27)
7
%0.5 (16)
6
%0.3 (8)
5
%0.2 (6)
4
%0 (1)
3
%0
2
%0.1 (2)
1
%0

Kitabın sıralamaları