Alice's Adventures in Wonderland and Through the Looking Glass

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.849
Gösterim
Adı:
Alice's Adventures in Wonderland and Through the Looking Glass
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780141192468
Dil:
English
Ülke:
United Kingdom of Great Britain and Northern Ireland
Yayınevi:
Penguin Classics
Baskılar:
Alice Harikalar Diyarında - Alice Aynanın İçinde
Alice Harikalar Diyarında ve Aynadan İçeri
Alice Harikalar Diyarında ve Aynadan İçeri
Alice
Alice
Alice
\'I had sent my heroine straight down a rabbit-hole without the least idea what was to happen afterwards\', wrote Dodgson, describing how Alice was conjured up one \'golden afternoon\' in 1862 to entertain his child-friend Alice Liddell. In the magical world of Wonderland and the back-to-front Looking-Glass kingdom, order is turned upside-down: a baby turns into a pig; time is abandoned at a tea-party; and, a chaotic game of chess makes a 7-year-old a Queen.
Nisan
Nisan Alice Harikalar Diyarında ve Aynadan İçeri'yi inceledi.
288 syf.
·8 günde·Beğendi·7/10 puan
"Alice! Çocukça bir öykü işte.
Tutun onu ellerinizde nazikçe,
Çocukluk düşlerinizin sarmalandığı bir yere koyun."

Yazarın kendi tabirince: "Bu bir saçmalıklar kitabı!". Ya da büyükler için yazılmış bir masal... Kitap iki ayrı hikayeden oluşuyor: Harikalar Diyarı ve Aynadan İçeri. Kitap yazarında dediği gibi saçmalıklarla dolu, bir düşler kitabı. Ancak çok ince dokunuşlar ve felsefik düşüncelerle de dolu. Ayrıca yazarın bir rahatsızlığı var, Boyutsal Algı Bozukluğu. Nörolojik bir rahatsızlık. Bu rahatsızlıkta kişi nesneleri olduğundan daha büyük veya küçük görebilir, yakınlık-uzaklık algılarınında da bozukluk olur. Yazarın rahatsızlığına Harikalar Diyarında atıfta bulunduğu görülmekte.

Harikalar Diyarında beyaz tavşanın peşine düşüp kendini bir dizi saçmalıklarla dolu harikalar diyarında bulan Alice'in maceralarını okuyoruz. Aynadan İçeri'de ise ayna ülkesindeki bir satranç tahtası üzerindeki Alice'in maceralarını okuyoruz. Ben okurken çok eğlendim, sevdim ama herkesin sevebileceğini düşünmüyorum. Gönül rahatlığıyla öneremeyeceğim, okumayı düşünenler yazarın rahatsızlığını ve kitaptaki felsefi savları bi araştırabilir daha iyi anlayabilmek için. Keyifli okumalar herkese...
276 syf.
·3 günde·7/10 puan
İnceleme değil aslında bir yorum yapmak istedim kitapla ilgili.

Alice Harikalar Diyarı'ndayı duymayan, bilmeyen hemen hemen yok gibidir. Çocukken sanırım daha çekici gelmişti bana, çok sıkıldım okurken. Bunun sebebi belki Viktoryen dönem göndermelerini yakalayamıyor olmamdır. Tamam çok ince mizah ya da felsefi göndermeler olan yerler yok değil kitapta ama genel olarak saçma. Şiirler, şarkılar saçma sapan geldi keyif vermedi. Bunun benzerini Otostopçunun Galaksi Rehberi 'ni okurken de yaşamıştım. Farklı bir kültüre ait şakalar cezbetmiyor sanırım beni. Yani bir kitapta Hababam Sınıfı'na yapılan ince bir göndermeyi ya da ne bileyim Yaşar Kemal'e ait çok popüler bir anektodun yeniden yazılmış olduğunu yakaladığınızda yüzünüzde oluşacak tebessümü hayal edin, bu kitabın kült olmasının sebebi de işte böyle keyifli göndermeleri muhtemelen. Ama ben bilmem hangi şairin bilmem ne hicvi ile yazdığı şiiri bilmiyorum doğal olarak bende bir karşılık bulamıyor metin.

Şöyle bir liste var böyle felsefeler ima ediliyormuş, bunu bırakıp kaçayım.

https://listelist.com/...adan-felsefi-ogeler/
Hasret*
Hasret* Alice Harikalar Diyarında - Alice Aynanın İçinde'yi inceledi.
312 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
"Yeteri kadar yürürsen elbet bir yere varırsın."

Aslında küçük yaşlarımda okumuştum kitabı. Ancak pek hatırlamadığım için ve kitabı elime geçtiğinden okumak istedim. Konusunu, içeriğini hepiniz biliyorsunuz. Kitabı okumaya başlarken hiçbir beklentim yoktu. Yani kitabın gidişatını falan bildiğim için pek bir şey beklemedim. Kitabın başlarında o konuşmalardan, olaylardan hiçbir şey anlamadım. Okumakta zorlandım. Kitabı 2 -3 kere baştan okumak zorunda kaldım. Ama ilerledikçe olaylara, konuşmalara, karakterlere alıştım. Ve tekrardan yazarın hayal gücüne hayran kaldım. Karakterleri, ve olaylar inanılmaz bir düş gücüyle yazılmış. Çok severek okuduğum bir kitap oldu.
312 syf.
·5 günde·Puan vermedi
300 sayfalık bir kitabı bu kadar uzun zamanda bitirmemin nedeni kesinlikle yazılar. Normal puntoda olsaydı iki katı olurdu kitap. Prospektüs okuyormuşum gibi (ki açıklamaların notları aynen o boyutta) gözlerim sızlaya sızlaya okudum. Başımın zonklaması da cabası :(
İlk defa bir Alice kitabı okuyacaksanız bu kitabı okumayın. Önce başka bir yayından okuyup daha sonra sonra bunu okumanızı öneririm çünkü bu Alice Harikalar Diyarında kitabından çok açıklamaları için okunabilir. Neredeyse her cümlede -hatta sözcükte- açıklama var. Sürekli hikayeden kopup bazen iki sayfa açıklama okumak hikayenin bütünlüğünü bozup, sizi uzaklaştırabilir. Benim naçizane tavsiyem bu yönde :)
Carroll neredeyse her cümlesinde bir yerlere gönderme ya da atıfta bulunmuş. Mesela; 'Çılgın Çay Partisi' bölümünde şapkacı Alice'e 'bugün ayın kaçı?' diye soruyor ve Alice de 'dördü' diyor. Önceki bölümde aylardan Mayıs olduğunun belirtilmesiyle birleştirildiğinde 4 Mayıs olarak belirlenir. Aslında Carroll bununla; Alice Liddell'ın doğum gününe atıfta bulunmuş. (Kitabın ortaya çıkmasına ilham olan Alice Liddell Christ Church dekanının kızı ve Carroll'un en sevdiği çocukluk arkadaşı)
Kitapta çok fazla Victoria dönemi göndermesi olduğundan daha iyi anlayabilmek için Alice sever herkes bu kitabı edinmeli mutlaka.
Ben ilk fırsatta yazarın 'Syvie ve Bruno' kitabını da okuyacağım.
288 syf.
·22 günde·8/10 puan
"Vay canına!" dedi Alice. "Sanırım bir kitap yorumunun içine düştüm!"

Dönüp Şapkacı'yla Mart Tavşanı'na baktı.

"Baksanıza... İşte 1000kitap sayfasındayız; yukarıda da kitabın adı, yazarı ve fotoğrafı duruyor. Ama burada ne işimiz var? Acaba kitabın konusunu ve ana fikrini mi açıklayacağız?"

"Konu falan yok," dedi Mart Tavşanı itiraz ederek.

"Fikir mikir de yok," diyerek onu onayladı Şapkacı. "Hem yorum okumak istiyorsan bloga (https://yaprakonur.wordpress.com/...n-iceri-lewis-carol/) gitmelisin."
312 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10 puan
Alice masalı küçüklüğümden beri saçma gelmiştir bana. Bir büyüyüp bir küçülme, saçma kelime oyunları, ilginç karakterler ve onların egoları vs.vs. sonunda Alice'in uyanıp herşeyin bir rüya oluşu... 'Bu masal neyi amaçlıyor ki' derdim. Bu kitabı okuduktan sonra hiçbir masalın sadece görünür cümleden ibaret olmadığını anladım. Diğer masalların taşıdıkları gizli duygu ve düşünceleri de merak etmiyor değilim artık. Ve şunu anladım ki hiçbir masal göründüğü kadar masum değildir. Biz kitaba dönecek olursak, kitap gerçekten güzel çalışılmış, her konu titizlikle araştırılmış, yorumlanmış... Yapılan dipnotlar bazen olaydan koparabiliyor ya da anlamakta güçlük çekebiliyorsunuz, bu ne kadar gerekli bir açıklama diyebiliyorsunuz ama bu düşünce sanırım anlatılan döneme hakim olamadığımızdan kaynaklanıyor. Açıklamada bahsi geçen kişilerin çoğunu ve tarihteki önemlerini bilmediğimden masalda yapılan benzetmelerin bir kısmı benim kafamda havada kaldı ama çok da rahatsız etmedi diyebilirim. Yazarın kelime oyunlarını sevmesi, kız çocuklarına olan aşırı ilgisi ve Alice olan saplantılı sevgisi bu masalı ortaya çıkarmış. Bir düşünsenize Alice, yazarımıza 'bana bir masal yazar mısın' diyor ve yazarımız yüzyıllarca kimse tarafından unutulmayacak bir masal yazıyor... Bu masalı okuduktan sonra Charles Lutwidge Dodgson yani namı diğer Lewis Carroll'un hayat hikayesini merak etmedim değil.
Saii.S
Saii.S Alice Harikalar Diyarında ve Aynadan İçeri'yi inceledi.
288 syf.
·10 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitap hakkındaki düşüncelerimi nasıl ifade edebileceğimi ve nerden başlamam gerektiğini bilemiyorum. Tek seferde anlaşılması zor bir kitap bunu söyleyebilirim öncelikle. Fakat kitabı daha da özel yapan bu değil midir ? Hayatımızın farklı dönemlerinde ve yaş aldıkça tekrar tekrar okuyarak çok daha farklı bir perspektife büründürülebilmemiz.
Ben kitabı çok sevdim fakat ilk kez okuyan biri olarak zorlandığımı da belirtmeliyim.
Okurken çok keyif aldığım da aşikar,çoğu zaman,sanki “benim düşüncelerim yazılmış” hissiyatı uyandırdı.
Okurken sizi sürekli düşündürme ve sorgulama içerisinde bulunduruyor.
Ve gündelik,basit şeyleri o kadar farklı ve zengin bakış açısıyla süslemişler ki bir noktadan sonra da: “ yok artık” dedirtebiliyor size.
Kısacası toparlamam gerekirse, “Alice Harikalar Diyarında & Alice Aynadan İçeri” kesinlikle bir “masal veya çocuk kitabı” değildir.
Küçükten,büyüğe herkesin okuması gereken çok kıymetli bir eserdir. Ki bu özelliği ile Küçük Prens ve Şeker Portakalı kitabı ile aynı çember içerisinde yer alır.
Lütfen hayatınıza ve raflarınız da bu kitaplara özellikle kıymet verin. Çünkü bu kitaplar sizleri sonsuz girdaptan çekip alabilme gücüne sahiptirler.
Ecrin şahin
Ecrin şahin Alice Harikalar Diyarında - Alice Aynanın İçinde'yi inceledi.
312 syf.
·24 günde·Beğendi·10/10 puan
Bana göre bu kitap çok güzel yani ben sevdim okumanızı tavsiye ederim . Herkesin bakış açısı farklıdır. Ben bu kitapı okurken kendimi bir mecarada buldum o derece güzeldi .
288 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Küçükken okudunuz peki büyüdüğünüzde hiç okudunuz mu ?
Lewis Carrol'un bu iki eseri 'edebi saçma' olarak anılsa da içinde bazı anlamlar barındırmaktadır. Lewis bu kitabı 1876 yılında yazmıştır. Boyutsal Algı Bozukluğuna sahip olan Lewis, eserine de bu rahatsızlığı işlemiştir. Bu rahatsızlık nörolojik bi rahatsızlıktır. Nesneleri kendinden büyük veya küçük görme, uzaklık ve yakınlık algılarının değişmesi bu hastalığın semptomlarıdır.
Kitap tabi ki merak etmeyi ve sorgulamayı bize öğretiyor. Canı sıkılan bir çocuk en iyi örnek oldu bence. Beyaz tavşanı takip etmesiyle bir deliğin içine düştü. Bu delik solucan deliğiydi ve bilgelik yolunu temsil ediyordu. Sokratesçi bir yaklaşımla yazısına devam eden yazar Alice' e her şeyi sorgulamaya itti. Yol aldıkça karşısına çıkan hayvanlar veya yaratıklar Alice ' in gerçeklik kavramına ters düşüyordu. Artık kendini bile tanıyamaz hale geldi çünkü kendini bile tanımlamakta zorluk çekiyordu. Bazen büyüyor bazen küçülüyordu. Cheshire Kedisi ile konuşması aslında her şeyi özletliyor. 'Alice :Hangi yöne gitmem lazım?
Kedi: Nereye gitmek istediğine göre değişiri.
Alice: Bir yere varayım yeter.
Kedi: O zaman ne yöne gittiğin önemli değil. Yeteri kadar gidersen emin ol bir yere varırsın. '
Yani bilgeliğin yolu gerçek olan şeye varmaktır. Hangi yoldan ilerlersen ilerle gerçeği bulacaksın.
Alice her gittiği yer de saçmalıkların en üst seviyesini yaşıyor ve artık bu saçmalıkların mantıklı olduğunu düşünmeye başlıyor. Gerçek olan 'şey' e biraz daha yaklaşıyor.
Aynadan İçeri bölümünde ise, Alice her olayı santraç tahtasında yaşıyor. Bazen atlarla bazen de kraliçelerle irtibat halinde oluyor. Kraliçenin her seferinde kelle uçurması aslında bizim şuan ki toplumumuzda ki totaliter sistemi ele almaktadır. Peki Alice sonradan bu rüyadna uyandı ama gerçeklikten mi uyandı yoksa gerçekliğe mi ?
Post Mortem
Post Mortem Alice Harikalar Diyarında ve Aynadan İçeri'yi inceledi.
276 syf.
Alice'i tavşan deliğinden içeriye, İş Bankası sponsorluğunda yollamıştım (bkz. (#41278437) ), şimdi de İthaki sponsorluğunda aynadan içeriye gönderiyorum!

Eveeet... Alice dedik, harikalar diyarı dedik, sevmedik keyif almadık dedik ama başladığımız işi yarım bıraktık mı? Tabii ki hayır. Aslında çoktan unuturdum ben bu masalı çoktaaan... Ah bu merak unsurunun gözü kör olsun.

1865 yılında yayınlanan Alice Harikalar Diyarında'nın devamı olan Aynadan İçeri, 1872 yılında yayınlanıyor. Alice Harikalar Diyarında çıktığında gerçek Alice 13 yaşında, Aynadan İçeri çıktığında ise artık 19 yaşında bir genç hanım. Hal böyle olunca masalın devamı da çocuksu edebiyattan sıyrılıp biraz daha akılcı ve oturaklı bir hal almış durumda. Bunda yazarın, Alice'e bakış açısının değişiminin de etkisi olabilir (pedofili göndermesi yaptım mı? Takdir okuyucunundur!).

Bu arada söylemeyi unuttum, Alice Harikalar Diyarında kısmında geçen "Kuzgun ve Masa" ile alakalı bilmece gerçekten de harika ve çok yönlü imiş, helal olsun dedim. Bunun yanında Aynadan İçeri kısmı ise bir satranç düzeninde ve kurulan düzene göre, gerçekten de hikayenin sonu, satranç oyununa uygun bir şekilde bitiyormuş. Bunu denemekle uğraştım mı? Hayır. Yaşasın üşengeçlik!

BU KISIMDA BİRAZ SPOILER KOKABİLİR!!!

Başlangıç da dahil olmak üzere birçok şiirde ve hikayede, yazarın gerçek Alice'e dair göndermelerde bulunduğu izlenimine kapıldım. Hatta daha da ileri giderek, 8. bölümdeki beyaz şövalyenin, bizzat yazarın kendisi olduğunu ve Alice'e, sekizinci kareye giden yolda yani kraliçe olma yolunda refakat etmesini ona bir veda olarak düşündüm. Hatta şövalyenin vedadan evvel söylediği şarkının, Alice'in onca macera atlattığı aynadan aklında en net kalan şey olduğunun belirtilmesini, yazarın, Alice'in kendisini unutmamasına dair bir temennisi olarak yorumladım. Komplo teorisi ya da değil, şahsen ve bizzat yorumum budur. Carroll bir pedofildi veya değildi, o dönemde bunun ortaya çıkışı belki de bazı taşları yerinden oynatacaktı, belki de ortada hiçbir kanıt yoktu, belki de adam gerçekten de çocuklara karşı saf bir sevgiden başka bir şey beslemiyordu. Lakin şu da bir gerçek ki, içinde bulunduğumuz dünya, masallardaki kadar temiz değil ve her kötü durumdan, bir rüyadan uyanırcasına kolay kurtulamıyor insanlar. Hele ki çocuklar... Son bir şey söylemek gerekirse, çocukları masalların saf ve zarar vermeyen dünyalarında yaşatamayacağımıza göre, onları gerçek addettiğimiz dünyanın kirlerinden haberdar etmemiz ve elimizin yettiğince korumamız gerek.
Kahveli Kitap
Kahveli Kitap Alice Harikalar Diyarında - Alice Aynanın İçinde'yi inceledi.
312 syf.
·5/10 puan
Kitabın ikisini birden (Alice Harikalar Diyarında ve Aynanın İçinde) almak için seçtiğim kitabın kokulu bir kitap olması benim için bir sürpriz oldu. Çocukluğumda okuduğum kitabı bir de yetişkinken okumak istedim. Aldığım kitabın çevirisini beğenmedim maalesef. Gördüğü bir tavşanın ardından girdiği delikte Alice’in yaşadığı maceraları çoğumuz biliyoruz fakat bu kitabı ders almak, çıkarım yapmak amacıyla okuduğumuzda sadece bir çocuk kitabı okumadığımızı anlarız.
füsun
füsun Alice Harikalar Diyarında - Alice Aynanın İçinde'yi inceledi.
312 syf.
·137 günde·Puan vermedi
İlk defa ilkokul yıllarımda bir gazetenin verdiği 5-10 sayfalık haliyle buluşmuştum. O harika çizimler beni öyle büyülemiştiki gözlerimi kapattığımda o tavşan deliğinden Alice'le birlikte sanki ben de düşüyordum. Yıllar geçtikçe içimdeki çocuk hiç kaybolmadığından olsa gerek Alice'e olan düşkünlüğüm hiç bitmedi. Kitabı okurken hiç bitirmek istemedim. Tıpkı çocukluğumdaki gibi her gece birkaç sayfa okuyup öyle daldım uykuya. Ayrıca yakamoz yayınlarının bu baskıyla her iki lezzeti bir arada sunuyor olması da cabası.
"Burada kim deli değil ki! Ben deliyim. Sen delisin."
"Nereden biliyorsun benim deli olduğumu?" dedi Alice.
"Öyle olmalısın." dedi Kedi, "Yoksa buralara gelmezdin."
- Burada kim deli değil ki! Ben deliyim. Sen delisin.
+Nerden biliyorsun benim deli olduğumu.. dedi Alice.
- Öyle olmalısın..dedi Kedi. Yoksa buralara gelemezdin.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Alice's Adventures in Wonderland and Through the Looking Glass
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780141192468
Dil:
English
Ülke:
United Kingdom of Great Britain and Northern Ireland
Yayınevi:
Penguin Classics
Baskılar:
Alice Harikalar Diyarında - Alice Aynanın İçinde
Alice Harikalar Diyarında ve Aynadan İçeri
Alice Harikalar Diyarında ve Aynadan İçeri
Alice
Alice
Alice
\'I had sent my heroine straight down a rabbit-hole without the least idea what was to happen afterwards\', wrote Dodgson, describing how Alice was conjured up one \'golden afternoon\' in 1862 to entertain his child-friend Alice Liddell. In the magical world of Wonderland and the back-to-front Looking-Glass kingdom, order is turned upside-down: a baby turns into a pig; time is abandoned at a tea-party; and, a chaotic game of chess makes a 7-year-old a Queen.

Kitabı okuyanlar 375 okur

  • Geko
  • Dilek Çetinkaya
  • Naz Çoban
  • Gizem iskenderoglu
  • Lavinia
  • Nevruz Kurt
  • Lalin Dolu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%1 (1)
8
%1 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0