Alice's Adventures Under Ground: The Original ManuscriptLewis Carroll

·
Okunma
·
Beğeni
·
9.766
Gösterim
Adı:
Alice's Adventures Under Ground: The Original Manuscript
Baskı tarihi:
Temmuz 2015
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780712356008
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
The British Library Publishing Division
Many millions know and love the tale of "Alice's Adventures in Wonderland", but how many know the original story behind the famous book? It all began one 'golden afternoon' in Oxford, in July 1862, when three young Liddell sisters set out on a boating trip, accompanied by the Reverends Robinson, Duckworth and Charles Lutwidge Dodgson. To keep the children amused, Dodgson, a diffident young maths tutor, began to tell a tale about an inquisitive youngster, Alice, and her escapades in an underground world. Dodgson spun out the 'interminable fairy-tale' until Alice Liddell - the heroine of the tale - implored him to write it down, and two tears later, on 26 November, 1864, he sent Alice an early 'Christmas gift for a dear child'.In this superb facsimile of Dodgson's manuscript - now one of the British Library's most treasured possessions - modern readers can enjoy the expressive script and vibrant illustrations of the original. In an accompanying commentary, Sally Brown sketches a portrayal of Dodgson, and traces the stages through which the story passed as it was revised, expanded, illustrated by the Punch cartoonist John Tenniel and finally published as "Alice's Adventures in Wonderland", under the celebrated pen-name Lewis Carroll.
"Alice Harikalar Ülkesinde" ismi en çok bilinen kitaptır heralde. Hemen herkes az çok hikayeyi bilir: Küçük bir kız beyaz tavşanı takip eder ve başına tuhaf, çok tuhaf şeyler gelir.

Muhtemelen ben de bu kitabı çocukken okumuşumdur fakat bir çok yerde kitaba göndermeler yapıldığı için tekrar keşfetmek istedim. Örneğin The Matrix filminin ilk sahnesinde Neo masa başında uyuya kalır ve bilgisayarı kendi kendine yazılar göstermeye başlar. Neo uyanır ve şaşkınlık içerisinde bilgisayar ekranında "Uyan Neo, beyaz tavşanı takip et" yazısını okur...

Bazen gün içerisinde yaşadığımız anlamlı olayları gece rüyamızda çok saçma bir şekilde görürüz ve bazen de rüyamızda saçma bir şekilde gördüklerimiz yaşayacağımız anlamlı olayların habercisi olur. Bu kitap da öyle bir şey, çok anlamsız gibi olan olaylar ve diyaloglar arasında birden çok felsefik cümleler çıkabiliyor. Yani anlayacağınız öyle basit bir kitap değil. Yazar 1861 yılında Oxford'u dereceyle bitirmiş ve matematik dalında doçentlik almış biri. Bu zekası da kitabına doğal olarak yansımış.

Alice'in başına gelen tuhaf olayları mutlaka okumalısınız. Çocukken okuduysanız bir de yetişkinken okumalısınız.
"Alice Harikalar ülkesinde" kitabı,bildiğimizin aksine bir çocuk kitabı değildir,bir matematik profesörü,aynı zamanda da bir rahip olan yazar bu kitabı dönemin İngiltere`sini eleştirmek için Lewis Carroll takma adıyla yazar.Kitabın başlarında Alice aşağıya düşer ve bir tavşanla karşılaşır.Önünde iki yol vardır; tavşana sorar :
"Hangi yoldan gideyim?".
Tavşan bugüne değin duyduğum en iyi cevaplardan birini verir:
"Nereye gideceğini bilmiyorsan hangi yoldan gittiğinin hiçbir önemi yok."

~Ahmet Şerif İzgören-Şu hortumlu dünyada fil yalnız bir hayvandır ~kitabından...
Alice harikalar ülkesinde bu kitabı 15 yaşında okumuştum hikayesini unuttuğum için tekrar okudum. Her yaşta insanın sevdiği bir roman alice harikalar ülkesinde ayna'dan içeri ikinci serisi de bu serisi kadar eğlenceli ve büyüleci.
Alice...

Kitap, her ne kadar çocuklar için yani bir hikaye tazında görülsede, aslında okunduğu zaman pekte alakası olmadığı anlaşılıyor. Yazar Lewis Carrol, Matematik eklemeler yaparak, bunu müthiş hayal gücüyle pekiştirmiş. Yer yer gülümsetmiş, düşündürmüş, ikileme sokmuş, hissetmenize yardımcı olmuş...

Yazar Lewis Carrol,Alice Harikalar Diyarında kitabını okul müdürünün ortanca kızı Alice'ten ilham alarak yazmıştır. İyi ki de yazmış. :)

Kitaptan birkaç önemli yeri paylaşmak gerekirse şunlar olacaktır:''Dünyanın merkezine yakın bir yerde gidiyor olmalıyım.Bir bakalım;sanırım bu, yeryüzünün dört mil aşağısı demek.''

2-''Kediler yarasa yer mi? Kediler yarasa yer mi? hatta ara sıra,'Yarasalar kedi yer mi?' her iki soruya da yanıt veremediğinizden nasıl sorulduğunun pek bir önemi yok.

Çok acımasız bir 'Kraliçe' ve emirlerine uyan hizmetkarlarının affalandığı o söyleyiş:

''Uçurun şunun kafasını!'' diye haykırdı Kraliçe avazı çıktığı kadar. Ancak kimse kıpırdamadı.

''Kim dinler ki senin sözünü?'' dedi Alice.''Bir kart deseninden başka bir şey değilsiniz!''

Tavşan, kedi, tırtıl, kartlar, Fındık faresi...Alice gerçekten Harikalar diyarında.Keyifli okumalar.
Bu muazzam eserde, içinde doğup büyüdüğüm cennet güzelliğindeki Bayburt'u gördüm. Bayburt'ta beyaz tavşanları takip ederek ormanda kaybolduğum günü hatırlatmakla birlikte, bilinçaltımın derinliklerinde hep bir korku sebebi olan kaplumbağalarada bu eser sayesinde ısındım. Lewis Carroll' a teşekkürü borç bilir, böyle bir eseri ortaya çıkardığı için Allah'tan sonsuz rahmet dilerim.
İngiliz yazar Lewis Carroll'ın kendisinden çok daha ünlü eseri Alice Harikalar Diyarında'yı bir anlık düşünüp merakla okudum. Hemen herkesin okuduğu, okumasa da bir şekilde hikayesini bildiği kitap aslında sadece çocuklar için değil. Genelde çocuk öyküsü olarak lanse edilse de yetişkinlere yönelik pek çok nokta var. İçinde küçük bir kız çocuğu ve konuşan hayvanlar bulunca hemen bu bebek kitabı diye yapıştırılıyor yafta. Happy Tree Friends diye bir çizgi dizi vardır, karakterler çok şirin hayvanlardır ama olaylar tamamen şiddet, istismar ve vahşet içeriklidir. Uç bir örnek oldu belki ama demek istediğim Alice Harikalar Diyarında okumak çocukça bir eylem değildir. Zaten o kadar ünlü ki birçok şarkı, kitap ve filme esin kaynağı olmuştur. Dil ve anlatım biraz masalsı, biraz felsefi. Ingiliz edebiyatı gibi uzun uzun betimlemeler yok hatta nerdeyse hiç yok. Karakterler belli başlı hayvan tipleri olunca fazla uzatmak istemedi yazar belki. Harikalar diyarından çok tuhaflıklar dünyası gibi göründü bana çünkü harika olan fazla şey yok aslında. Hikayeden kısaca bahsedersek; Alice adında bir kızın nehrin kenarında otururken gözüne ilişen beyaz tavşanı takip etmesiyle aniden içine daldığı başka boyutlarda bir evrende başından geçen ilginç olaylar anlatılıyor. Tabi bu ilginçlikler anlatılırken gerçek dünyayla karşılaştırma ve sorgulamalar mevcut. Büyümenin ve küçülmenin oldukça kolay olduğu bir dünyada aslında insan kendi boyutunun değerini anlıyor bence. Düşündüren ilginç şeyler var gerçekten, farklı bakış açıları da sunuyor. Yazarın kendisi hem rahip, hem matematik öğretmeni olunca edindiği fikir ve tecrübeleri masalsı bir anlatımla sunmak istemiş. Birçok film ve oyun uyarlaması olan kitabı okumak farklı bir deneyim. Şunu belirtmem gerekiyor mükemmel bir eser değil bana göre bazı eksikleri var, aşırı eğlenceli ve sürükleyici olduğunu söyleyemem. İlk okurken çocuk kitabı olamaz dedim. Ancak bunlara rağmen içinde önemli dersler var. Bu güzel hikayeyi anlatmayan ilkokul öğretminimi buradan kınıyorum. Beyaz tavşan çok sevimli bir hayvan ama peşine takılmamak lazım fazla, av sezonunu takip etmiyorum.
Harika bir kitap. Hayalleri gerçekleştirmek ve hayatını yönetmek için ders alınabilecek yegane bir şey.
...Nereye gitmek istediğini bilmiyorsan, hangi yoldan gideceğin farketmez...
Let's follow the White Rabbit...

Alice giriyor bi deliğe sonra da olanlar oluyor :D İllüminatiye üye olmak için okunması gereken kitabımızı da okuduğumuza göre artık hazırız :D

Bekle beni Mustafa İnan :)

Bazı bilgiler vardır siz onlara ulaşmasanız bile onlar size ulaşır. Mesela Star Wars...
Hiç okumadım hiç izlemedim ama "I'm your father" repliğini de Darth Vader'ı da bilirim.

Alice'de öyle... Hepimiz beyaz tavşanı takip edip deliğe girdiğini biliriz. Amaaa kaçımız kitabını okudu?

Neyse işte ben de dedim ki artık kitabını da okuyalım. (Yalan söylüyor,biriken puanlarıyla ücretsiz aldı kitabı :D )

İşte sonra okumaya başladım ama baştan söyleyeyim bu bir çocuk kitabıdır.
Küçük Prens'te çocuk kitabıdır!

Eeee yani? Çocuk kitabı olunca 21 yaşında bi' erkek bunu okuyamaz mı ya da 70 yaşındaki zeytin ağacı dikmeye çalışan tonton amcamız?

Tabii ki de okuyabilir ama buradaki söylemek istediğim tek nokta şu: Çocuk olmaktan da çocuk kitabı okumaktan da utanmamalı insanlar.

Kaçımız çocukluğunun kötü geçtiğini söyler? Hepimiz mutlu mutlu sokaklarda koşup eğlenmedik mi? (Ben hariç...)

Ya da kaçımız giysimizin yırtık olduğuna aldırmadan bi' karşı cins ile konuşmaya kalkmadık?

Yaaa ne güzel işte o çocukluk :) Alice Harikalar Diyarı da öyle güzel öyle mutlu bir hikaye işte! Sizi HARİKALAR DİYARI'na götürüyor ve orası gerçekten harika!

Kendi adıma konuşmam gerekirse ben hala çocuğum :D Otobüslerde bile çocuk kanalı açıp çizgi film izliyorum ve bunu yaparken çekinmiyorum. Asıl yanımda 20 yaşında olmasına rağmen ruhu çoktan sönmüş insan çekinsin!

İncelememi bütün çocuklara bütün çocuk kalmışlara ve hep çocuk kalacaklara adıyorum!

Okumak isteyen ve Beyaz Tavşanı takip etmek isteyen herkeseee
İyi okumalar dilerim :)
"Alice harikalar diyarında" adlı kitap çocuk kitabi olarak bilinmesine rağmen her yaştan okurun beğenerek okuyabileceği bir kitaptır. Özellikle kitabın yazarının mantıkçı olduğunu da göz önünde bulundurursak yetişkin okurlar için bu kitap bir yapıt sayılabilir. Keyifle okuyun.
Küçükken yatmadan önce okuduğum kitaplardan birisiydi ama sonunu hiç hatırlamadığımdan dolayı tekrar başlamak istedim. Okurken sanki bende Harikalar Diyarına adım atmıştım. Karakterlerin arasında geçen konuşmalar çok eğlenceliydi. Kesinlikle çok güzeldi.
Yetişkinlerinde bu kitapdan alacağı dersler var.
Alice: Hangi yoldan gideyim?
Tavşan: Nereye gittiğini bilmiyorsan hangi yoldan gittiğinin bir önemi yok!
En son ortaokulda karnemi gösterip iş bankasının hediyesi olarak alıp okuduğum bir kitaptı. O zaman daha sevimli ve ilginç gözükmüştü gözüme. Geçen 5 senenin ardından tekrar okuyunca içindeki düşündürücü öğeler kitabı tekrar sevmeme neden oldu. Eğer bu kitaptan bir ana fikir ya da totalde bir mesaj vermesini bekliyorsanız beklendiği gibi salt bir ana fikir yok ne yazık ki.. lakin belki de ben anlamamışımdır.
Hem Düşes ne demişti: Her şeyde bir ders vardır. Önemli olan o dersi çıkarabilmekte..
Benim için kitap derslerden oluşan fakat tek bir düşünce etrafında dönmeyen dağınık bir kitaptı.
''Dışın nasıl görünüyorsa için de öyle olsun, yahut, daha da yalın söylenmesini istersen: .''Kendinizi herkese olduğunuz yahut olabileceğinizden farklı olmamış olduğunuz gibi gösterecek olan durumunuzdan farklı değilmiş gibi göstermeyeceğiniz sanısına kapılmayın.''
Alice terbiyeli terbiyeli ''Bunu bir yere yazsam daha iyi anlardım'' dedi ''Siz söylerken pek anlayamadım.''
"Tıpkı bir mum gibi," dedi kendi kendine, "tamamen eriyip tükenebilirsin, biliyorsun," dedi.
Lewis Carroll
Sayfa 10 - Türkiye İş Bankası Yayınları, 11.Basım - 2013, Orijinal Dilinden Çeviri: Sinan Ezber, Tam Metin
"Vallahi efendim, şu sırada pek bilemiyorum. Bu sabah yataktan kalktığım zaman kim olduğumu biliyordum, ama o zamandan beri birkaç kez değiştim galiba."
Bakayım, eskiden bildiğim şeyleri şimdi de bilebilecek miyim? Dur bakalım: Dört kere beş on iki, dört kere altı on üç, dört kere yedi...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Alice's Adventures Under Ground: The Original Manuscript
Baskı tarihi:
Temmuz 2015
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780712356008
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
The British Library Publishing Division
Many millions know and love the tale of "Alice's Adventures in Wonderland", but how many know the original story behind the famous book? It all began one 'golden afternoon' in Oxford, in July 1862, when three young Liddell sisters set out on a boating trip, accompanied by the Reverends Robinson, Duckworth and Charles Lutwidge Dodgson. To keep the children amused, Dodgson, a diffident young maths tutor, began to tell a tale about an inquisitive youngster, Alice, and her escapades in an underground world. Dodgson spun out the 'interminable fairy-tale' until Alice Liddell - the heroine of the tale - implored him to write it down, and two tears later, on 26 November, 1864, he sent Alice an early 'Christmas gift for a dear child'.In this superb facsimile of Dodgson's manuscript - now one of the British Library's most treasured possessions - modern readers can enjoy the expressive script and vibrant illustrations of the original. In an accompanying commentary, Sally Brown sketches a portrayal of Dodgson, and traces the stages through which the story passed as it was revised, expanded, illustrated by the Punch cartoonist John Tenniel and finally published as "Alice's Adventures in Wonderland", under the celebrated pen-name Lewis Carroll.

Kitabı okuyanlar 2.325 okur

  • Limoniledefne
  • Betül yngn
  • Elif
  • Tuğçe
  • Mihriban
  • okuyanbirceylin
  • Mine yetkiner
  • 1903 Beşiktaşsssss
  • Yasemin A.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları