Alkibiades 2 Cilt Takım

9,0/10  (2 Oy) · 
6 okunma  · 
3 beğeni  · 
167 gösterim
Alkibiades 1 ile Alkibiades 2, Platon'un kendi felsefi görüşlerinden ziyade, hocasının hayatını ve görüşlerini aktardığı gençlik diyalogları veya Sokratik diyaloglar arasında yer alır.
Platon'un çoğu Sokratik diyaloğunda olduğu gibi, Alkibiades 1 ile Alkibiades 2'de de başkarakterler Sokrates ve bi muhatabıdır. Sokrates'in muhatabı, pek çok yönüyle parlak bir genç olan ve ileriki yıllarda ünlü bir politikacı, hatip, kumandan olarak Atina siyasetinde çok önemli roller oynayacak olan Alkibiades'tir. Her iki diyalog da bütün Sokratik diyaloglar gibi ahlaki konularla ve moral erdemlerle ilgilidir. Birincisinde kişinin kendisini tanımasıyla ilgili hikmet ve söz konusu bilgelikle bağlantılı olarak basiret ve ölçülülük üzerinde durulur. Buna karşılık, ikincisinde neyin ahlaken iyi olduğunu bilmenin önemine vurgu yapılıp, moral bilgiden yoksun olunduğu takdirde, doğru davranışa, gerçek iyiliğe ve hakiki mutluluğa erişilemeyeceği ortaya konur.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 1989
  • Sayfa Sayısı:
    134
  • Çeviri:
    İrfan Şahinbaş
  • Yayınevi:
    Meb Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sinemis Özdemir 
13 Kas 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sokrates'in oluşturduğu, Platon'un yazıya döktüğü bir esere 10'dan aşağı herhangi bir puan vermem pek de uygun olmazdı sanırım. Platon'un gençlik dönemi eserlerinden birisi olduğu için edebi açıdan diğer eserlerine göre geride olduğu bariz bir durum. Yine de Sokrates'in Alkibiades'e sorup da cevabını bulmaya çalıştığı sorular her bireyin kendisine sorması gereken sorulardan.. Tabi Sokrates'e göre bu mayotik işlemi diyalog şeklinde olmalı. Ya Sokrates'inizi bulun ya da başkasının Sokrates'i olun. :)

Kitaptan 1 Alıntı

“Bir şeyi bilmediğini biliyorsan çelişkiye düşmüyorsun. Yanlış yapmanın nedeni bilmediğin bir şeyi bildiğini sanmandan kaynaklanmıyor mu?”

-Perslerin ve Spartalıların Atinalılara olan üstünlüklerini sayıyor.

“Çünkü seni sadece ben seviyorum. Diğerleri sana ait olan şeyleri seviyorlar. Sana ait olan şeyler solarken, sen çiçek açıyorsun.”

“-Özümüzü iyice kavramak için ne yapmalıyız? Bunu anladığımızda kendimizi de anlarız dedik. Tanrı aşkına Alkibiades, biraz önce söz ettiğimiz, Delphoi’daki yazı (Kendini Tanı manasındaki yazıyı kastediyor.) nedir? Bunu iyice anlıyor muyuz?
-Neden bunu soruyorsun?
-Ben bu yazıdan ve verdiği öğütten ne anladığımı söyleyeyim. Bunu anlatmak için “görmek”ten daha uygun bir kelime bulamıyorum.
-Bu da ne demek Sokrates?
-Şöyle düşün: Bu yazı bir göz için söylenseydi ve “Kendini gör” deseydi bundan ne anlardık? Yani göz kendini görebileceği bir şeye bakmalıdır derdik.
-Evet.
-Peki, neye bakarsak hem kendimizi hem de o gözü görürüz?
-Sanırım ayna ya da ona benzer bir şeye.
-Doğru ancak her şeyi görmemizi sağlayan gözün içinde de buna benzer bir şey yok mu?
-Var.
-Elbette biliyorsundur: Birisinin gözlerine bakan insan kendisini tıpkı bir aynada gördüğü gibi görür. Buna gözbebeği denir. Çünkü oraya bakan kendisini görür.
-Haklısın.
-O halde bir göze bakan bir başka göz kendisini, gözün en iyi kısmına, yani gören kısmına bakarak görebilir.
-Doğru.
-Vücudun başka bir yerine ya da kendisine benzemeyen bir şeye bakarsa kendisini göremez.
-Evet.
-O halde göz kendisini görebilmek için başka bir göze ve o gözün de en iyi olan kısmına bakmalıdır.
-Doğru.
-Sevgili Alkibiades, bu nedenle ruh da kendisini görmek istiyorsa, ruhta erdemin, yani bilginin bulunduğu yere ya da kendisine benzeyen başka bir şeye bakmalıdır.
-Bence de öyle Sokrates.
-Ruhta bilginin ve aklın bulunduğu yerden daha ilahi başka bir yer olabilir mi?
-Olamaz.
-O halde ruhun bu parçası ilahi bir parçadır. Buraya bakıldığında ilahi şeyleri, tanrıyı ve aklı görebilen insan kendisini son derece kolay bir şekilde anlayabilir.
-Tabii ki.
-Nasıl ki ayna gözün aynasından daha parlak ve temizse, Tanrı da ruhumuzun en iyi parçasından daha temiz ve parlaktır, değil mi?
-Haklısın Sokrates.
-O halde ruhun erdemini anlayabilmek için, tanrıya bakarak insan ait en güzel şeyleri bulacağız. Kendimizi en iyi olarak gördüğümüz zaman da kendimizin ne olduğunu iyi bir şekilde anlayacağız.”

“Bir kentin mutlu olabilmesi için surlara üç kürekli gemilere tersaneler nüfusa ya da büyüklüğe değil erdeme ihtiyacı vardır, değil mi?”
“O halde eşsiz Alkibiades, mutlu olmak için yönetimi değil, erdemi ele geçirmek gerekir.”
“Nasıl yapılır? Sen istersen olur Sokrates. Yine doğru söylemedin, Alkibiades. Nasıl söylemeliyim. Tanrı isterse…”

Immanuel Kant: Platon aklımızın kendi haline bırakılırsa deneyin verebileceği herhangi bir nesne ile kıyaslanamayacak bir bilgiye yükselmeye çalışacağını, bu bilginin her şeye rağmen gerçek olduğunu ve beynimizi saran bir ağ olmadığını biliyordu.

Ralph Waldo Emerson: Düşünce adamları tarafından yazılmış ve halen tartışılmakta olan her şey Platon’dan gelmiştir. O özgünlüğümüzü tahrip etmiştir.

Whitehead: Platon’dan sonraki felsefe tarihi ona düşülmüş dipnotlardan ibarettir.

Alkibiades, PlatonAlkibiades, Platon