All About Space - Ocak 2021

·
Okunma
·
Beğeni
·
10
Gösterim
Adı:
All About Space - Ocak 2021
Sayfa sayısı:
98
Format:
Karton kapak
ISBN:
9772687202008
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Burda Dergi Yayıncılık
İngiltere'nin en çok okunan Uzay Bilimleri ve Astronomi dergisi All About Space, ülkemizde de yayınlanmaya başladı. Yeni dergimizle ülkemizin bilim okur-yazarlığına katkıda bulunmayı
ve geniş bir okur kitlesine seslenmeyi amaçlıyoruz. Derginin uzayla ilgili olması ise bilimin özellikle bu dalını merak eden okuyucular için sevindirici bir haber. Zira ülkemizde daha önce sadece Uzay Bilimleri odaklı bir dergi yayınlanmadı. All About Space dergisinin bir diğer önemli özelliği de görsel açıdan sunduğu zenginlik ve anlatım dilinin herkesçe anlaşılabilir olması.
98 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Sanırım tahmin etmişsinizdir, ben de “Büyüyünce ne
olacaksın?” sorusuna, “Astronot” cevabını veren çocuklardandım.
Doğaları gereği meraklı ve enerjik olan ve durmadan soru soran çocuklar, insanlığın
araştırma tutkusunun ne kadar tipik bir göstergesi
değil mi? Dolayısıyla seçecekleri mesleklere
dair yaptıkları tahminler de hep bu idealizm ve
hayalperestlik doğrultusunda oluyor. Her nasılsa
çoğumuz yaş aldıkça şu ana kadar çocuklara ait
olarak saydığım bu harika özellikleri kısmen hatta
tamamen kaybedebiliyoruz ne yazık ki. Fakat merak
duygusunu kaybetmeden araştırmaya devam edenler
çoğunlukla bilimle alakalı bir meslek seçmiş oluyor.
Çünkü merak etmek, sorgulamak ve cevaplar aramak
aslında bir yaşama biçimi. Bu bağlamda ilgiyle
okuyacağınızı düşündüğümüz kapak konumuz
olan “Tüm zamanların en büyük 50 keşfi” yazımız,
insanlığın keşif yolculuğunu keyifli bir anlatımla
sunuyor.
Astronot Scott Kelly, uzayda aralıksız 340 gün
kalarak bu alandaki önemli araştırmalara konu oldu.
Çünkü Kelly’nin Dünya’da onu bekleyen tek yumurta
ikizi vardı ve böylece tek yumurta ikizlerinin genetik
benzerlikleri sayesinde uzayın insan vücuduna ne
gibi etkileri olabileceği konusunda “bazı” cevaplar
elde edebildik. “Bazı” kelimesini tırnak içinde
kullanmamın sebebi, 340 günlük bir sürenin,
örneğin Mars’a gidiş için geçecek minimum 6 ay ile
karşılaştırınca pek de uzun olmaması. Özellikle
radyasyon kısmı dikkate alınırsa! Uluslararası Uzay
İstasyonu, Dünya’ya yaklaşık 400 km uzaklıktaki
bir yörüngede hareket ediyor ve gezegenimizin
koruyucu kalkanı astronotları korumaya yetmiyor.
Öyle ki UUİ’de 6 aydan daha uzun süre maruz
kalınan 50-2000 mSV aralığındaki radyasyon, ciddi
bir kanserojen etkiye sahip. Hatta bu etki, Hiroşima
ve Nagazaki bombalarından kurtulan yaralıların
karşılaştığı radyasyonla (türü farklı da olsa) benzer
bir tablo ortaya koyabiliyor. Sözün kısası astronot
olmak ciddi fedakarlıkları ve riskleri beraberinde
getiriyor. Gerisini ilerleyen sayfalarda Scott Kelly’den
dinleyelim...
Astronot olmak, kozmosta yolculuklara çıkıp
yeni dünyaları keşfetmek pek çok kişinin
hayali olabilir ama bunun hayal olarak kalması
gerekmiyor.
Gök cisimleri nelerden meydana geliyor?

Işığın tayf doğasını uzun zamandır
biliyoruz: Isaac Newton, 1666'da,
Güneş'in beyaz ışığını bir
prizmadan veya kendi deyimiyle
tayfçekerden geçirdiğinde bir dizi
renge ayrıştığını göstermişti. Yine
de maddenin yaydığı enerjinin
de ışık saldığı ve ısı kullanarak
kimyasal bağları parçalamanın
ve bir elementin küçük miktarları
için tayfını incelemenin mümkün
olduğu keşfedildiğinde işler daha da
ilginç hale geldi. Bunun mümkün
olmasının nedeni, yoğun gazların
veya katı cisimlerin ışık üretimi
yoluyla ısı yayma şekliydi. Bu
keşif gök cisimlerine başarılı bir
şekilde uygulandı. Bilim insanları,
rubidyum gibi başka türlü tespit
edilemeyecek yeni elementleri
keşfetmek için tayf çizgilerini
kullanabildiler. Ayrıca, Güneş'in
tayfındaki soğurma çizgilerini
inceleyerek, Güneş'in bileşimini
tespit etmeleri mümkün oldu. Bu
yöntem, Güneş tayfında 587,49
nanometrede helyumun bulunması
da dahil olmak üzere bazı temel
keşiflerin gerçekleştirilmesini
sağladı.
Albert Einstein yaklaşık 100 yıl önce genel görelilik kuramını ortaya koyarken kütleçekimi dalgalarının varlığını öngörmüştü.
Altın 79 proton ve 118 nötron içerir.İyi bir elektrik ve ısı iletkenidir, ancak nadir olması nedeniyle daha çok mücevher olarak değerlendirilir.
Eğer bir solucan deliği uzak bir yıldızın önünden geçerse o yıldızın ışığını ‘mikromerceklenme’ adını verdiğimiz bir olayla bükebilir.Bu teknik hali hazırda başıboş gezegenleri bulmak için kullanılıyor.
Güneş Sistemi’ndeki en ağır cüce gezegen

Plüton’un ötesinde
keşfedilen ilk gök cismi
2003 yılında alınan
görüntülerde Ocak 2005'te
keşfedilen Eris, Güneş
Sistemi’ndeki en büyük
kütleli cüce gezegen.
Evrenin bir kısmı eksik
1933'te İsviçreli astronom Fritz Zwicky, evrendeki
her şeyi göremediğimizi doğru bir şekilde savundu.
1930'larda Koma Kümesi üzerine yaptığı çalışmada,
hızla hareket eden galaksilerin onları bir arada tutmak
için gerekli kütle çekimini sağlayacak kadar görünür
maddeye sahip olmadığını kaydetti ve bu yüzden onları
parçalamaktan alıkoyan şeyin ne olduğunu keşfetmeye
çalıştı. Zwicky'nin çalışmaları, astronom Vera Rubin 1970'lerde
diğer galaksilerdeki yıldızların hızlarını ölçümleyinceye
kadar kabul görmedi. Rubin, kümelerin yanı sıra tek
galaksilerin de gizli bir kütleye sahip olduğunu keşfetti.
O da kütle çekimini başka bir şeyin sağlaması
gerektiğine inanıyordu. Bu şeyin, evrendeki tüm
maddenin şaşırtıcı bir şekilde yaklaşık yüzde
80'ini oluşturan (kalan yüzde 20 gözümüzle
gördüğümüz normal madde) karanlık
madde olduğu kabul ediliyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
All About Space - Ocak 2021
Sayfa sayısı:
98
Format:
Karton kapak
ISBN:
9772687202008
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Burda Dergi Yayıncılık
İngiltere'nin en çok okunan Uzay Bilimleri ve Astronomi dergisi All About Space, ülkemizde de yayınlanmaya başladı. Yeni dergimizle ülkemizin bilim okur-yazarlığına katkıda bulunmayı
ve geniş bir okur kitlesine seslenmeyi amaçlıyoruz. Derginin uzayla ilgili olması ise bilimin özellikle bu dalını merak eden okuyucular için sevindirici bir haber. Zira ülkemizde daha önce sadece Uzay Bilimleri odaklı bir dergi yayınlanmadı. All About Space dergisinin bir diğer önemli özelliği de görsel açıdan sunduğu zenginlik ve anlatım dilinin herkesçe anlaşılabilir olması.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • red john
  • Dilara Demirel
  • Elif Çeçen
  • Kayhan T.
  • Ekim

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0